İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/897 E. 2026/628 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/897
Karar No
2026/628
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ E

ESAS NO : 2026/897 Esas KARAR NO : 2026/628

DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/06/2025 KARAR TARİHİ : 15/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından müvekkili aleyhine ... İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyaları ile kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takipleri başlatıldığını, takibe konu senetlerin arka kısmındaki kaşe üzerinde yer alan imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin davalı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını, senet içeriğinde tahrifat yapıldığını, bu hususta ... 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında dava açıldığını ve bu dosyadan imza örneklerinin alınmış olduğunu, ayrıca ... 2. İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyası ile başlatılan takipte ... 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin... E. ve...K. sayılı dosyası ile yapılan imzaya itiraz neticesinde imzaların müvekkiline ait olmadığının tespit edildiğini ve bu kararın İstanbul Bölge Adliye Mah. 20. Hukuk Dairesinin ... E. ve... K. sayılı ilamı ile kesinleştiğini, HMK 209. maddesi uyarınca menfi tespit davası sonuçlanıncaya kadar ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyaları üzerinden yürütülen icra takiplerinin teminatsız olarak durdurulması gerektiğini, ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuk dava şartı kapsamında ...tarihinde ... Arabuluculuk Bürosuna ...başvuru numarası ile müracaat edildiğini, davalının kötü niyetli olması sebebiyle asıl alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere icra tazminatına mahkum edilmesini, takip konusu senetlerdeki tahrifatın tespiti ile öncelikle ihtiyati tedbir kararı verilerek icra takiplerinin durdurulmasını ve iptalini, müvekkilinin davalı şirkete borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyalarına konu kambiyo senetlerindeki imzalarda tahrifat yapıldığı iddiasıyla borçlu olmadığının tespiti amacıyla dava açıldığını, ancak davanın yasal süresi içerisinde ikame edilmediğini, söz konusu icra takiplerinin 2022 yılında başlatılarak kesinleştiğini, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, davacı ...'ın ... Ticaret unvanıyla müvekkili şirketin müşterisi olduğunu, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, davacının ... aracılığıyla aldığı malların faturalarının davacı adına düzenlenerek tebliğ edildiğini ve kesinleştiğini, satılan mallara karşılık ... tarafından düzenlenen ve davacının ciranta olduğu 13 adet vadeli senedin cari hesap borcuna istinaden müvekkili şirkete verildiğini, senetlerin vadesinde ödenmemesi üzerine Noter protestosu yapıldığını ve icra takibi başlatıldığını, davacının imza itirazlarının asılsız olduğunu ve ispat yükünün davacıda bulunduğunu, müvekkili şirketin iyiniyetli meşru hamil olduğunu, davacı ve diğer borçlunun hileli eylemleri nedeniyle müvekkili şirketin zarara uğratıldığını, bu hususta ... Cumhuriyet Başsavcılığının... soruşturma numaralı dosyasında şikayette bulunulduğunu, söz konusu ceza dosyasının işbu dava için bekletici mesele yapılması gerektiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkinin ticari defterler üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile ortaya konulabileceğini, davacının kötüniyetli olarak dava açtığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas, ...Karar sayılı gönderme kararının kesinleşmesi üzerine söz konusu dava dosyası mahkememize gönderilmiştir. Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun ...tarih ve ... sayılı kararı ile ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...tarihi itibariyle faaliyetinin durdurulmasına ve ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan dava ve işler ile arşiv dosyalarının ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne devrine karar verilmiş olup söz konusu karar uyarınca ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne devredilerek söz konusu dava dosyasının ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yukarıdaki esasına kaydının yapıldığı görülmüştür. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. HMK'nın 320/2. maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; davacının ... İcra Müdürlüğü'nün ...E. Sayılı dosyalarına dayanak yapılan kıymetli evrak üzerindeki imzaların davacıya ait olup olmadığı, söz konusu senetler uyarınca davacının davalıya borçlu olup olmadığı ile davacı ve davalı lehine tazminata hükmedilmesi koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında toplandığı tespit edilmiştir. ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyaları dosyamız arasına alınmıştır. İlgili soruşturma dosyaları dosyamız arasına celp edilmiştir. Dosyaya sunulan 02/03/2026 tarihli ... tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda; Belgelerin analizi sonucunda elde edilen bulgular ışığında; inceleme konusu senetlerdeki imzalar ile ...'ın karşılaştırma belgelerindeki imzaları arasında grafolojik ve grafometrik tanı unsurları açısından benzerlik noktasında bir ilişki saptanmaması nedeni ile inceleme konusu senetlerin arka yüzlerinde ... 'a atfen atılmış imzaların, karşılaştırma belgelerindeki imzalarına kıyasla, ...'ın eli ürünü olmadığı, hususları tespit edilmiştir. Dosyaya sunulan 18/06/2026 tarihli ... tarafından düzenlenen bilirkişi ek raporunda; Belgelerin analizi sonucunda elde edilen bulgular ışığında; İnceleme konusu senetlerdeki imzalar çapraz çizgilerle oluşturulmuş miniskül “f” harfi benzeri bir yapının devamında oluşturulmuş gramalarla tamamlanmış, sağa eğimli, yukarı doğrultulu, işlek özellikte imzalar olup (Şekil A 7-9) bu imzalar ile ...'ın karşılaştırma belgelerindeki imzaları arasında grafolıjik ve grafometrik tanı unsurları açısından benzerlik noktasında bir ilişki bulunmaması nedeni ile 40.000 TL bedelli, 20.07.2021 düzenleme tarihli; 28.02.2022, 31.01.2022 ve 31.12.2021 tediye tarihli üç adet bonoda ...'a atfen atılmış imzaların, karşılaştırma belgelerindeki imzalarına kıyasla, ...'ın eli ürünü olmadığı, hususları tespit edilmiştir. Huzurda görülen dava, İİK'nın 72. maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer, fakat davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır; davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukuki ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukuki İlişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukuki ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı HMK m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Fakat, alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer. (Kuru-El Kitabı, s.370 ilâ 372) Menfi tespit davasında amaç bir hukuki ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitine yöneliktir. Başka bir deyişle hukuki bir yarar bulunması koşuluyla sonuçta alacak-borç ilişkisi doğuracak bir durumun olmadığının tespiti amaçlanır. Dayanılan hukuki ilişkinin gerçekten mevcut olmadığı icra takibine maruz kalmadan önce (alacaklının harekete geçmesini beklemeden borçlu olmadığının tespitinde korunmaya değer bir yararı bulunması şartı ile) ileri sürülebileceği gibi, icra takibinden sonrada ileri sürülebilir. Borçlunun icra takibinden önce veya sonra menfi tespit davası açabilmesi için borçlu olmadığının tespitinde hukuki yararının bulunması şarttır. Borçlu, belirtilen şekilde takipten önce veya sonra alacaklıya karşı bir menfi tespit davası açar; bu davayı kazanırsa, hakkındaki icra takibi iptal edilir ve borcu ödemekten kurtulur. Ancak, borçlu borcunu icra dairesine ödedikten sonra, artık menfi tespit davası açamaz. Bu halde, borçlunun sırf borçlu olmadığının tespitinde, hukuki bir yararı yoktur. Bundan sonra, ödediği paranın geri alınması için bir dava açması söz konusu olur ki, bu da istirdat davasıdır (Hakan Pencanıtez, Oğuz Atalay, Meral Sungurtekin Özkan, Muhammet Özekes, İcra ve İflas Hukuku, s.156- 164). Bütün mücerret alacaklarda olduğu gibi kambiyo senedi alacağı da kural olarak, uygun bir asıl borç ilişkisine, bir illi ilişkiye dayanır. Bir kambiyo senedi düzenleyip veren ve bu senedi alan herkes, bütün hukuki işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir gayeye ulaşmak istemektedir. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise, bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır. Hemen belirtmelidir ki, bono, ödeme vaadi niteliğinde bir kambiyo senedi olup, bağımsız borç ikrarını içerir. Bonoda zorunlu şartlardan biri eksik olduğu takdirde, senedin bono niteliği kaybolur. Bunlardan vade ve ödeme yeri esaslı şekil şartlarından değildir. Zorunlu şekil şartlarının yanında seçimlik unsurlar da vardır. Bonoya isteğe bağlı olarak, faiz, bedelin nakden yada malen alındığı veya yetkili mahkeme kayıtları da konabilir. Yerleşik Yargıtay kararlarında ve öğretide de kabul edildiği üzere, bonolara özgü seçimlik unsurlardan biri de, temel borç ilişkisinden kaynaklanan borcun dayandığı nedenin gösterilmesine yönelik "bedel kaydı"dır. Bu kayıt keşidecinin (borçlunun), senedin lehdarından (alacaklıdan) karşı edayı aldığını ispata yarar. Temel borç ilişkisinin bir sözcükle senede yansıtılması şeklinde ortaya çıkan bedel kaydının varlığı ya da yokluğu senedin bono niteliğini etkilemez. Zira bono, bağımsız borç ikrarını içeren bir senettir. Bu nedenle, bir illete bağlı olması gerekmez. Bedel kayıtları daha çok keşideci ile lehdar arasındaki iç ilişki yönünden ve ispat konusunda önem taşır. Kişisel def'i nedenlerinin varlığının kanıtlanmasını kolaylaştırır. Sözü edilen kayıtlar özellikle ispat hukuku açısından ilgilileri bağlayıcı niteliktedir. Bedel kaydı içeren bononun lehdarı, artık senedin “kayıtsız ve koşulsuz bir borç ikrarı olduğu” yolundaki soyutluk kuralına dayanamayacaktır. Bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespitini içeren davada ispat yükü, kural olarak senedin bedelsiz olduğunu iddia eden tarafa aittir. Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekili tarafından ... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyaları ile kambiyo senedine dayalı olarak aleyhine başlatılan icra takiplerinde borçlu olmadığının tespiti istemli olarak huzurda görülen dava açılmıştır. Söz konusu bonoların incelenmesinde; davacının bonoların lehtarı ve ilk cirantası olduğu, davalının ise davacıdan sonraki ciranta olduğu görülmüştür. Davacı vekili tarafından takibe dayanak yapılan bonolardaki lehtar imzalarının müvekkiline ait olmadığı iddia edilmiştir. Dava konusu icra takiplerine dayanak yapılan bonolardaki imzaların davacıya ait olup olmadığının tespiti için ilgili kurumlardan davacının ıslak imzalı evrak asılları celp edilerek bonolar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Yapılan bilirkişi incelemesi sonunda bilirkişi Mustafa Fatih Yavuz tarafından düzenlenen 02/03/2026 ve 18/06/2026 tarihli bilirkişi kök ve ek raporunda inceleme konusu yapılan bonolardaki imzaların davacıya ait olmadığı hususu tespit edilmiştir. Tekniğine uygun ve denetime elverişli olarak düzenlendiği kabul edilen bilirkişi kök ve ek raporu doğrultusunda takibe dayanak yapılan bonolardaki lehtar imzalarının davacıya ait olmadığı mahkememizce kabul edilmiş olup imzaların davacıya ait olmaması nedeniyle açılan davanın kabulü ile davacının söz konusu bonolar nedeniyle davalıya borçlu olmadığına karar verilmiştir. Ciranta olan davalının, davacı olan lehtar hakkında icra takibi başlatmakta kötü niyetli ya da ağır kusurlu olduğu ispatlanamadığından davacının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebi ile davalının şartları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; AÇILAN DAVANIN KABULÜ ile davacı ...'ın 1-... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyasında takibe dayanak yapılan; a.Keşidecinin ..., lehtarın ise davacı ... olduğu, 10/09/2020 düzenleme tarihli, 30/04/2021 ödeme tarihli 35.000,00 TL bedelli senet, b.Keşidecinin ..., lehtarın ise davacı ... olduğu, 10/09/2020 düzenleme tarihli, 15/05/2021 ödeme tarihli 20.000,00 TL bedelli senet, c.Keşidecinin ..., lehtarın ise davacı ... olduğu, 20/07/2021 düzenleme tarihli, 30/10/2021 ödeme tarihli 40.000,00 TL bedelli senet, d.Keşidecinin ..., lehtarın ise davacı ... olduğu, 20/07/2021 düzenleme tarihli, 30/11/2021 ödeme tarihli 40.000,00 TL bedelli senet, 2-... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyasında takibe dayanak yapılan; a.Keşidecinin ..., lehtarın ise davacı ... olduğu, 20/07/2021 düzenleme tarihli, 31/12/2021 ödeme tarihli 40.000,00 TL bedelli senet, b.Keşidecinin ..., lehtarın ise davacı ... olduğu, 20/07/2021 düzenleme tarihli, 31/01/2022 ödeme tarihli 40.000,00 TL bedelli senet, c.Keşidecinin ..., lehtarın ise davacı ... olduğu, 20/07/2021 düzenleme tarihli, 28/02/2022 ödeme tarihli 40.000,00 TL bedelli senet, 3-... İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı takip dosyasında takibe dayanak yapılan; a.Keşidecinin ..., lehtarın ise davacı ... olduğu, 20/07/2021 düzenleme tarihli, 31/05/2022 ödeme tarihli 43.000,00 TL bedelli senet, b.Keşidecinin ..., lehtarın ise davacı ... olduğu, 20/07/2021 düzenleme tarihli, 31/07/2021 ödeme tarihli 45.000,00 TL bedelli senet, c.Keşidecinin ..., lehtarın ise davacı ... olduğu, 20/07/2021 düzenleme tarihli, 30/06/2022 ödeme tarihli 45.000,00 TL bedelli senet, d.Keşidecinin ..., lehtarın ise davacı ... olduğu, 20/07/2021 düzenleme tarihli, 31/08/2022 ödeme tarihli 45.000,00 TL bedelli senet, e.Keşidecinin ..., lehtarın ise davacı ... olduğu, 20/07/2021 düzenleme tarihli, 30/04/2022 ödeme tarihli 40.000,00 TL bedelli senet, f.Keşidecinin ..., lehtarın ise davacı ... olduğu, 20/07/2021 düzenleme tarihli, 31/03/2022 ödeme tarihli 40.000,00 TL bedelli senet, nedeni ile davalı ... A.Ş.'ye borçlu olmadığının TESPİTİNE ve söz konusu icra dosyalarının davacı bakımından İPTALİNE, 2-Davalının, davacı hakkında icra takibi başlatmakta kötü niyetli ya da ağır kusurunun bulunduğu ispatlanamadığından davacının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, 3-Davalının şartları oluşmayan tazminat talebinin REDDİNE, 4-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 35.718,18-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 8.929,55-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 26.788,63-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 83.661,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan; 615,40-TL Başvuru Harcı, 8.929,55-TL Peşin/Nisbi Harç, 15.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 3.497,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 28.042,45-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 8-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26. maddesine göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 9-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra ve talep halinde yatırana İADESİNE, Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/09/2026

Katip e-imzalı

Hakim e-imzalı

HMK'NIN 304'NCÜ MADDESİ UYARINCA TASHİH ŞERHİ

Her ne kadar mahkememizin 15/09/2026 tarihli 1 Numaralı kısa kararı ile, "... İcra Müdürlüğü'nün 2024/78451 E. Sayılı takip dosyasında takibe dayanak yapılan...." denmiş ise de dosya numarasının sehven yazıldığı, doğru icra dosyasının ... İcra Müdürlüğü'nün 2024/63816 Esas sayılı dosyası olduğu anlaşılmakla, kısa kararda dosya numarasının sehven yer aldığı anlaşılmakla tespit edilen durumun HMK'nın 304'ncü maddesinde yer alan "...diğer benzeri açık hatalar" dan olduğu ve madde kapsamında söz konusu yazım hatasının mahkemece re'sen düzeltilebileceği anlaşıldığından, Mahkememizce verilen 15/09/2026 tarihli 1 nolu kısa kararın "... İcra Müdürlüğü'nün 2024/63816 Esas sayılı takip dosyasında takibe dayanak yapılan" şeklinde tashih edilmesine karar verildi.

Katip e-imzalı

Hakim e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/897, K. 2026/628, T. 15.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-897-e-2026-628-k-0bbb1a437710