Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1330 E. 2026/1040 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1330
Karar No
2026/1040
Karar Tarihi

T.C. SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 2. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/1330 KARAR NO : 2026/1040

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAMSUN 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/02/2026 NUMARASI : 2025/708 ESAS 2026/207 KARAR

DAVACI : ... VEKİLİ : ... DAVALILAR : ... DAVA : Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 21/02/2025 KARAR TARİHİ : 17/09/2026 KARARIN YAZILMA TARİHİ : 18/09/2026 Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi ve Çarşamba 1. Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Çarşamba İcra Dairesi .... Esas sayılı dosyasında borçlunun, borcundan dolayı müvekkilinin icra işlemleri yapmasına arabuluculuk başvurularının yapılmasına ve hukuk mahkemelerinde dava açmasına sebebiyet verdiğini, müvekkilinin alacağının sürüncemede bırakıldığını, müvekkilinin enflasyon sebebiyle uğradığı zarara ilişkin alacağın değer kaybettiğini, bu nedenlerle, HMK md. 107 belirsiz alacak davası kapsamında harca esas değer 1.000,00 TL tazminatın müvekkiline verilmesine, İcra takibinin kesinleştiği tarihten itibaren müvekkilinin muhtelif dosyalarda karşılamak zorunda kaldığı yargı harç ve giderleri bakımından HMK md. 109 - kısmi dava kapsamında fazlaya dair hak ve taleplerimiz saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500,00 TL tazminatın müvekkiline verilmesine ve müvekkilinin icra dosyasındaki alacağını tahsil etmek için taraflarına ödediği vekalet ücretleri bakımından HMK md. 109 kısmi dava kapsamında fazlaya dair hak ve talepleri saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL tazminatın müvekkiline verilmesine, 2.500,00 TL tutarında davalılara ait taşınır, taşınmaz, üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesine, davalıya ait olan; taşınmazlar hakkında ihtiyati tedbir uygulanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Çarşamba 3. Asliye Hukuk Mahkemesince (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) ; "Somut olayda; Çarşamba İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyasında uyuşmazlığın kambiyo senetlerine ilişkin olduğu ve takip yapıldığının anlaşıldığı, bu sebeple davacının talebinin ticari davaya ilişkin olduğu, talebin incelemekle görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olduğu, " gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir. Samsun Asliye Ticaret Mahkemesince; "Somut olayda, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, görevsizlik kararı veren Çarşamba 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin değerlendirmesinin aksine kambiyodan kaynaklanmadığı, davalı aleyhine başlatılan icra takibinin kesinleşmesinden sonraki safhada ödenen harçlar ile sarf edilen masrafların ve davacının kendi avukatına ödediği (akdi) vekalet ücretinin tahsili, ayrıca munzam zararın tazmini (TBK m. 122) istemine ilişkin olduğu, dolayısıyla mutlak ticari dava niteliğinde olmadığı, davacının potansiyel mükellef olduğu, davalı ...'nun Hedef Servis Hizmetleri Taşımacılık Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi ortakları ve yetkilisi olması ile birlikte anonim şirketin ortaklarının değil anonim şirketin kendisi tacir sıfatına haiz olduğu için davalı ...'nun tacir sıfatına haiz olmadığı anlaşıldığı, davalı ... ve davalı ... adına Samsun Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne yazılan sicil kaydı olup olmadığına ilişkin müzekkereye herhangi bir kayda rastlanmadığına dair cevaben davalılar ... ile ...'ın da tacir sıfatına haiz olmadığının anlaşıldığı, buna göre her iki tarafın tacir olması koşulunun gerçekleşmediği, yine davalıların kambiyo senedinin varlığına bir itirazları da olmadığı, uyuşmazlığın tarafların ticari işletmelerinden kaynaklanmadığı ve bu şartlar altında davanın nispi ticari dava olarak kabulüne imkan bulunmadığı anlaşıldığı, buna göre; uyuşmazlığın, mahkemenin görev alanı dışında kaldığı ve davanın genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği, " gerekçesiyle karşı görevsizlik kararı verilmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 5/1. maddesine göre, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. Bu hükme göre ticaret mahkemelerinin görev alanı ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleridir. Ticari faaliyetleri ilgilendiren bütün davalar ticari dava değildir. Bu nedenle ticari işlerle ilgili bütün davalar ticaret mahkemelerinin görev alanına sokulmamış, yalnızca uzmanlık gerektiren hususların ticaret mahkemelerince karara bağlanması esası getirilmiştir. Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Türk Ticaret Kanununun 3. maddesinde, "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir." düzenlemesi getirilmiştir. TTK'nın 14. maddesine göre “Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.” Aynı Kanunun 17. maddesi hükmünce de; “iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir.” düzenlemesi yer almaktadır. Dava, davacı tarafından davalı hakkında kambiyo senetlerine mahsus takip yolu ile icra takibine konu edilen senede dayalı alacağın zamanında ödenmemesi sebebi ile oluşan temerrüt faiziyle karşılanmayan enflasyon kaynaklı munzam zararın tazmini ve alacağın tahsili yönünde yapılan yargılama giderinin tahsili istemine ilişkin olup kambiyo senedine bağlı alacak istemine ilişkin olmadığından mutlak ticari davalardan olmamasına, tarafların tacir niteliğinde olduğuna ilişkin dosyada belge veya iddia bulunmaması ve bu haliyle taraflar arasında uyuşmazlığın nispi ticari davalardan da olmamasına göre uyuşmazlığın Çarşamba 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerekmektedir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK'nın 21 ve 22. maddeleri gereğince Çarşamba 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, HMK'nın 23/1 ve 362/1-c maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 17/09/2026

... Başkan ... e-imza ... Üye ... e-imza ... Üye ... e-imza ... Katip ... e-imza

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1330, K. 2026/1040, T. 17.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1330-e-2026-1040-k-323374ab7d3b