İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/627 E. 2026/660 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/627
- Karar No
- 2026/660
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/627 Esas KARAR NO : 2026/660
DAVA : 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Alacak) DAVA TARİHİ : 16/03/2022
BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2022/... - 2022/... EK SAYILI DOSYASI
DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 27/04/2022 KARAR TARİHİ : 24/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, ASIL DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil şirketin halı sektöründe faaliyet gösteren itibarlı bir kuruluş olduğunu, davalı ... firmasından 13.07.2020 tarihli proforma faturaya istinaden satın alınan ... cm model ... baskı makinesinin ... Bankası A.Ş. ile akdedilen 28.07.2020 tarihli finansal kiralama sözleşmesi kapsamında 120.000,00-USD karşılığı 940.056,00-TL bedelle 30.09.2020 tarihli fatura uyarınca ödendiğini, makinenin tesliminden sonra kurulum aşamasında uzun süre bekletildiğini, kurulum sonrası ise makinede sürekli arızalar yaşandığını ve verimli çalışmadığını, bu durumun whatsapp yazışmalarıyla sabit olduğunu, müvekkilin .... Noterliği aracılığıyla keşide ettiği 20 Eylül 2021 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile ücretsiz onarım talep ettiğini, 5 Ekim 2021 tarihinde gelen teknik servislerin ayıbı gideremediğini ve makinedeki ayıbın gizli ve esaslı nitelikte olduğunu, davalı ... ve dava dışı ... tarafından ... 25. Noteri aracılığıyla gönderilen 27.09.2021 tarihli ve 20704 yevmiye ile 20705 yevmiye numaralı ihtarnamelerle taleplerinin reddedildiğini, arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlandığını belirterek HMK 107 maddesi uyarınca şimdilik 800.000,00-TL bedel indiriminin ticari temerrüt faiziyle tahsilini, ayıptan kaynaklı 90.000,00-USD, 13.600,00-EURO ve 4.205,38-TL maddi zararın tazminini, finansal kiralama sözleşmesinden kaynaklanan ekstra maliyetler için şimdilik 20.000,00-TL'nin faiziyle tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkil şirket ile davacı şirket arasında herhangi bir sözleşme bulunmadığı ve taraflar arasında hukuki ilişki mevcut olmadığından husumet itirazında bulunulduğunu, davacının malı dava dışı ... Bankası A.Ş. üzerinden kiraladığını ve muhatabın müvekkil şirket olmadığını belirttiğini, davacının TTK m. 23/c ve TBK m. 223 hükümlerinde düzenlenen zamanaşımı sürelerini geçirdikten sonra dava açtığını ifade ettiğini, ürünün 13.07.2020 tarihinde dava dışı bankaya satıldığını ve 30.09.2020 tarihinde davacıya teslim edildiğini, ayıp ihbarının ise 20.09.2021 tarihinde .... Noterliği aracılığıyla yapıldığını ve bu sürenin yasal zamanaşımı süresini aştığını savunduğunu, taraflar arasında USD üzerinden bir anlaşma bulunmadığını ve müvekkil şirketin ödemeyi TL olarak tahsil ettiğini vurguladığını, ürün teslim tarihine ilişkin bir sözleşme bulunmadığını ve makinenin 30.09.2020 tarihinde teslim edilerek kullanılmaya başlandığını belirttiğini, davacının 03.03.2021 tarihli kuruluş formunu teslim tarihi olarak gösterme çabasının gerçeği yansıtmadığını, davacının 01.10.2020,02.02.2021 ve 02.03.2021 tarihlerinde yüklü miktarda boya alımı yaptığını ve makineyi kullandığını ileri sürdüğünü, teknik servis formlarının itirazsız imzalandığını ve gecikme iddialarının kabul edilmediğini, davacının zarar iddiasını ispatlayamadığını ve hakkın kötüye kullanıldığını beyan ettiğini, .... Noterliği aracılığıyla gönderilen ... yevmiye numaralı ve 20.09.2021 tarihli ihtarnamede gecikme iddiası bulunmadığını, sunulan WhatsApp görüşmelerinin müvekkil şirketle ilgisi olmadığını ve 25.12.2020 tarihli yazışmaların makinenin kullanıldığını kanıtladığını, iddia edilen ayıpların kullanıcı hatasından, voltaj dalgalanmalarından ve bakım eksikliğinden kaynaklandığını, davacının teknik servis formlarında belirtilen arıza sebeplerini görmezden geldiğini, davacının basiretli bir tacir gibi davranmayarak arızalı olduğunu iddia ettiği makinede binlerce dolarlık boya tüketmeye devam ettiğini ve bu durumun kendi kusurundan kaynaklanan zararı müvekkile yükleme çabası olduğunu, 20.05.2021, 21.06.2021, 27.07.2021, 30.07.2021 ve 09.08.2021 tarihlerinde alınan diğer makinelerle üretimin devam ettiğini, döviz kuru üzerinden yapılan zarar hesaplamalarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ve davacının makineyi iade etmeksizin tazminat talep etmesinin çelişkili olduğunu belirterek davanın husumet, zamanaşımı ve esas yönünden reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu ... cm model ... baskı makinesinin, dava dışı ... tarafından düzenlenen 13/07/2020 tarihli proforma faturaya istinaden dava dışı ... Bankası A.Ş. ile müvekkili şirket arasında akdedilen 28/07/2020 tarihli Finansal Kiralama Sözleşmesi'ne dayanılarak satın alındığını ve satış bedeli olan 120.000-USD karşılığı 940.056-TL 30/09/2020 tarihli fatura uyarınca dava dışı ... firmasına ödendiğini, dava konusu makinenin müvekkili şirkete teslim edildikten sonra kurulum için uzun bir süre bekletiliğini ve kurulum sonrası sürekli sorun yaşandığını, müvekkilinin makinedeki arızanın giderilmesi için davalıya talepte bulunduğunu, ancak talebin yerine getirilmediğini, ayıptan kaynaklı şimdilik 800.000-TL'nin bedelden indirilerek, dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizilie birlikte davalıdan tahsiline, ayıptan kaynaklı 90.000-USD, 13.600-EURO ve 4.205,38-TL maddi zararının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birilkte davalıdan tahsiline, finansal kiralama sözleşesinden kaynaklanan maliyete ilişkin zararlara yönelik olarak şimdilik 20.000-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve ikame olunan işbu davanın .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/... Esas sayılı dosya ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Asıl ve birleşen dava; satış sözleşmesine konu malın ayıplı olduğu iddiasına dayalı zararın tazmini istemine ilişkindir. Davacı finansal kiracı, dava dışı finansal kiralayan bankadan dava konusu makineyi kiralamış, banka ise bu malı asıl davalıdan satın almıştır. Davacı, birleşen davalı yetkili servis ile asıl davalı arasında organik bağ bulunduğunu iddia ederek, birleşen davalıya da husumet yöneltmiştir. Dava tarihi itibariyle davacının dava konusu malın maliki olmadığı dosya kapsamıyla belirgindir. Taraf sıfatı, bir başka deyişle husumet ehliyeti; davaya konu hak ile kişiler arasındaki ilişkiyi ifade eder. Sıfat, bir maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Davacı sıfatı, davaya konu hakkın sahibini, davalı sıfatı ise davaya konu hakkın yükümlüsünü belirler. Uygulamada davacı sıfatı, aktif husumeti, davalı sıfatı ise pasif husumeti karşılayacak şekilde kabul edilmektedir. Dava konusu şey üzerinde kim ya da kimler hak sahibi ise, davayı bu kişi veya kişilerin açması ve kime karşı hukuki koruma isteniyor ise o kişi veya kişilere davanın yöneltilmesi gerekir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayininde olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir. Taraf sıfatı bu anlamda, defi değil itiraz niteliğinde olup; taraflarca süreye ve davanın aşamasına bakılmaksızın her zaman ileri sürülebileceği gibi taraflar ileri sürmemiş olsalar bile mahkemece re'sen nazara alınmalıdır (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2022/476 E-2023/1467 K sayılı kararı). Somut olay açısından durum değerlendirildiğinde; davanın satılanın ayıplı olmasına yaslandığı, ne var ki davacının satış sözleşmesinin tarafı olmadığı gibi malın maliki de olmadığı, bu nedenle ayıptan kaynaklı hakları kullanma hakkının dava dışı bankaya ait olduğu görülmektedir. Her ne kadar banka tarafından davacıya muvafakat verilmesi halinde bu davanın açılması olanaklı ise de verilecek muvafakat açık olmalı ve şarta bağlı olmamalıdır. Aksi takdirde davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2012/12617 E-2013/3182 K sayılı kararı). Eldeki davada da dava dışı bankanın davaya muvafakat verme gibi bir uygulamasının olmadığını beyan etmesi karşısında dava dışı banka tarafından davacıya şarta bağlı olmayan ve açık bir muvafakat verildiğini kabul etmeye olanak bulunmadığından asıl ve birleşen davanın aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; ASIL DAVADA; 1-)Davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine, 2-)Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli 732,00-TL harcın başlangıçta peşin alınan 40.599,95-TL harçtan mahsubu ile bakiye 39.867,95-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, -6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.360,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-)Davacı yanca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-)Davalı ... ... ... LTD ŞTİ duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 45.000,00 -TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile işbu davalıya verilmesine, 5-)Davalı yanca yapılan 607,75-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak asıl davada davalı ... ... ... LTD ŞTİ'ne verilmesine, BİRLEŞEN.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2022/... ESAS SAYILI DOSYASINDA; 1-)Davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine, 2-)Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli 732,00-TL harcın başlangıçta peşin alınan 40.523,47-TL harçtan mahsubu ile bakiye 39.791,47-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-)Davacı yanca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-)Davalı ... Reklam ... LTD ŞTİ duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 45.000,00 -TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-)Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde re'sen taraflara/vekiline iadesine, Gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/09/2026
Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır