İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1573 E. 2026/710 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1573
- Karar No
- 2026/710
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1573 Esas KARAR NO : 2026/710
DAVA : Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) DAVA TARİHİ : 23/09/2026 KARAR TARİHİ : 30/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: ... Şubesi'ne ait ... hesap numaralı çek koçanındaki, ... seri numaralı boş çek yaprağının, tarafına ait olduğunu, rızası hilafına kaybolduğunu, çek yaprağının tamamen boş olduğunu, üzerinde herhangi bir imza, kaşe lehtar veya tutar bilgisi bulunmadığını, boş çek yapraklarının üçüncü şahısların eline geçmesinin müvekkili açısından telafisi imkânsız zararlar doğurabileceğini belirterek, ... Şubesi'ne ait ... hesap numaralı çek koçanındaki, ... seri numaralı boş çeke, ödeme yasağı konulmasını ve iş bu çekin zayii nedeniyle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava; ... Şubesi'ne ait ... hesap numaralı çek koçanındaki, ... seri numaralı boş çekin zayi nedeniyle iptaline ilişkindir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde; 6100 Sayılı HMK'nın 114/h maddesi uyarınca davacının dava açmakta hukuki yararının bulunması dava şartıdır. Kıymetli evrakta hakkın senede bağlı olması nedeniyle senedin zayi edildiği durumlarda senede bağlı hakkın senetsiz de ileri sürülebilmesi için 6102 Sayılı TTK'nın 651. ve 652. maddelerinde hamile iptal davası açma hakkı getirilmiştir. İptal kararı alan hamil hakkının senetsiz olarak ileri sürebilecek ya da borçludan yeni bir senet tanzim edilmesini isteyebilecektir. Bu davayı açma hakkı hamile aittir. Yine 6102 Sayılı TTK'nın 651/2. maddesi uyarınca iptal davasını açmaktaki hukuki menfaati olan kişi senede bağlı alacak hakkı olan hamildir. Keşidecinin iptal kararı almakta hukuki yararı bulunmamaktadır. Dava dilekçesi ekindeki çek görüntüsü bulunmamakla birlikte dava dilekçesinde açıklamalar kısmının 1. maddesinde davacı taraf açıkça çekin kendisine ait olduğunu ve dava konusu çekin çek koçanının son boş yaprağı olduğunu beyan etmiştir. Davacı, dava konusu çeke ilişkin çek koçanının sahibi olduğu, yani iptali talep eden davacı, çek üzerinde hak sahibi olan kişi değil, çek hesabı karşılığı çek karnesi verilen kişidir ve TTK. 757–764. maddeleri gereğince çekin iptalini talep etme hakkı hamile ait olduğundan, davacının dava açma hakkı bulunmamaktadır. Diğer bir önemli husus ise iptali istenen senedin yasada öngörülen şekilde senet niteliğinde olması gerekir. Çekin şekil unsurların TTK 780. Madde de düzenlenmiştir. Düzenleme karşısında boş çek yaprağı senet niteliğinde değildir. Çek zayi davaları hasımsız olarak açılan davalardan olup, iradesi dışında çek elinden çıkan hamil, çekin kimde olduğu bilinmiyorsa iş bu davayı açma hakkının olduğu ancak davacının dava dilekçesinde çekin keşidecisi olduğu çek koçanında son boş çek yaprağı için iş bu davayı açtığı anlaşılmaktadır. Keşidecinin, muhatap bankayı ödemeden men yetkisi bulunmamaktadır. Çek ibraz edildiği takdirde, hak talep eden hamile karşı İİK'nın 72. maddesi uyarınca olumsuz tespit davası açma imkanları mevcut bulunmaktadır. Yine TTK'nın 651/2. maddesi uyarınca iptal davasını açmakta hukuki menfaati olan kişi senede bağlı alacak hakkı olan hamildir. Somut olayda davacı, çekin hamili değil çeklerin bağlı olduğu hesabın sahibi olduğu gibi çek henüz keşide dahi edilmemiş yani kambiyo vasfını haiz olmayan boş çek yaprağı olduğu açıklanmıştır. Keşideci hesap sahibinin boş çek için iptal talebinde hukuki yararı bulunmamaktadır. Nitekim benzer şekilde Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 14/09/2015 tarih, 2015/3370 Esas ve 2015/9210 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; "...Davaya konu çeklerin boş çek yapraklarından ibaret olmakla, boş çek yapraklarının zayi nedeniyle iptalinin talep edilemeyeceği, TTK 781/1. maddesinde belirtilen ibareleri içermediğinin dava dilekçesi kapsamından anlaşıldığı, ayrıca davacının olsa olsa keşideci olabileceği, keşidecinin zayi nedeni ile iptal davası açma yetkisi olmadığından davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddin karar verilmesi.." gerektiği anlaşılmakla davanın HMK madde 114/1-h ve 115/2 gereği hukuki yarar yokluğu nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-Davanın HMK. 114/1-h ve 115/2 gereği hukuki yarar yokluğu nedeniyle dava şartı yokluğu nedeniyle REDDİNE, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli harç peşin olarak alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Yapılan yargılama giderlerinin davanın niteliği gereği davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde davacı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle, dosya üzerinden karar verildi. 30/09/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır
¸"5070 sayılı yasanın 5. Ve 22. Maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."¸ "Bu belge elektronik imza ile imzalanmış olup ayrıca ıslak imza uygulanmayacaktır"