İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/1136 E. 2026/774 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/1136
Karar No
2026/774
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/1136 Esas KARAR NO : 2026/774 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/12/2025 KARAR TARİHİ : 16/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket nezdinde ZMMS kapsamında sigortalı bulunan ... plakalı aracın ... tarihinde ... ili ... ilçesinde müvekkilin alacağı temlik aldığı ... plakalı araca çarpması sonucunda kazanın meydana geldiğini, kazanın oluşumunda davalı şirket sigortalısının %100 oranında kusurlu bulunduğunu, müvekkilinin ... plakalı aracı ... tarihinde kazalı olarak satın aldığını ve önceki maliki olan ... Limited Şirketi ile araçtaki değer kaybı alacağının temlikine ilişkin sözleşme imzaladığını, bu suretle müvekkilinin değer kaybı tazminatını istemeye hak kazandığını, yasal düzenlemeler gereği sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunulduğunu ancak davalı şirketin başvurunun tebliğ edildiği ... tarihinden itibaren 15 günlük yasal sürede ödeme yapmadığını ve herhangi bir yazılı cevap vermediğini, yasal arabuluculuk sürecinin de anlaşmazlıkla sonuçlandığını belirterek HMK 107 hükmü uyarınca fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik ... TL değer kaybı tazminatının kaza tarihi itibarıyla işleyecek ticari faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin sorumluluğunun ancak sigortalısının kusuru oranında ve maddi zararın ispatı halinde poliçe limitiyle sınırlı olduğunu belirttiğini, belirsiz alacak davası olarak açılan işbu davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, alacak miktarı ekspertiz raporuyla belirli olduğundan davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu Ek 6. madde ve ilgili genelge uyarınca sigorta tazminat alacaklarının devir ve temlikinin hukuken mümkün olmadığını, bu nedenle temlik sözleşmesinin geçersiz olduğunu ve davacının dava sıfatı bulunmadığını ifade ettiğini, araçta değer kaybı oluşmadığını savunduğunu, ... ... .. Ltd. Şti. 'ye kaza tarihinde ... -TL hasar tazminatı ödemesi yapıldığını ve ödeme dekontu ile ekspertiz raporunun dosyaya sunulduğunu bildirdiğini, davacının avans faizi talebinin haksız olduğunu, haksız fiilden doğan ilişkilerde ticari faiz uygulanamayacağını ve sigortalı aracın ticari araç niteliğinde bulunmadığını belirterek uygulanacak faizin yasal faiz olması gerektiğini vurguladığını, tüm bu nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, mahkeme masrafları ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Dava konusu uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklı araçtaki değer kaybı tazminatına ilişkindir. Mahkememizce tarafların bildirdiği deliller toplanmış, kusur raporu aldırılmış, hasar dosyası celp edilmiş, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nden davacının aracının daha önce geçirmiş olduğu kazalara ilişkin bilgiler dosyaya kazandırılmış, araç sahiplik kayıtları celp edilmiş, adli trafik bilirkişi, oto alım satım uzmanı ve sigorta eksper bilirkişi heyetinden rapor aldırılmıştır. Hukuki bir işlem (tasarrufi işlem) olan alacağın temliki sonrasında alacak üçüncü kişiye intikal etmektedir. Bu andan itibaren üçüncü kişi, borçlu karşısında alacaklı sıfatını kazanmaktadır. Niteliği itibariyle alacağın temliki, alacaklının tasarruf işlemidir. Temlik, alacağın tamamı için yapılabileceği gibi bir kısmı için de yapılabilir. Tam temlikte alacağın aslı ve fer’ileri temlik alana geçmekte olup alacaklı borç ilişkisinde taraf olmaktan çıkar. Temlik alan, temliki ve alacağın varlığını ispat ederek borçludan talepte bulunur. Temlik ile birlikte temlik alan, alacağın aslı ve fer’ileriyle birlikte, alacağa bağlı rüçhan haklarını da iktisap eder. Dolayısıyla temlik konusu alacak itibariyle dava ve takip hakkı da temlik alana geçer. Alacağın temlikinde esasen borç değişmez, sadece onu talep edecek taraf değişmiş olur. 28.07.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7251 sayılı Kanun’un 57. maddesi ile 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’na eklenen Ek Madde 6.’da “(1) Bu Kanun uyarınca sigortacılık yapan kurum veya kuruluşlardan ya da Hesaptan talep edilecek tazminat alacağı ancak; a) Alacaklı tarafından bizzat, b) Alacaklının kanuni temsilcisi veya kanuni temsilcinin bizzat vekâlet verdiği avukat vasıtasıyla, c) Alacaklının bizzat vekâlet verdiği eşi, çocukları, annesi, babası, kardeşleri veya avukatı vasıtasıyla, takip edilebilir. Takip yetkisi, sigortacılık yapan kurum veya kuruluşlar ya da Hesap nezdinde yapılacak işlemleri kapsar. (2) Tazminat alacağı, sadece hak sahibine veya avukatına ödenir ve birinci fıkrada belirtilen kişiler de dâhil olmak üzere hiç kimseye devredilemez. (3) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunca belirlenir.” şeklinde düzenleme yapılmıştır. 28/07/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7251 sayılı Kanun’un 57. maddesi ile 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’na eklenen Ek Madde 6. hükmü ile 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu Ek 6. Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Genelge hükümlerinin temlik yasağına ilişkin olduğu, eldeki davada davacı ile dava dışı üçüncü kişi arasında temlik sözleşmesinin(sözleşmede tarih yazılmamış ise de) ... tarihli kazadan sonra imzalanmış olduğu anlaşılmakla, temlik sözleşmesinin bu durumda geçersiz olduğu ve davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı anlaşılmakla, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2024/7028 esas, 2025/11245 karar sayılı ilamı da gözetilerek, davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-HMK madde 114/1-d yollaması ile madde 115/2 gereği aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın USULDEN REDDİNE, 2-Alınması gerekli ... TL harçtan alınan ... TL peşin harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. Maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ... TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 6-Yatırılan avanstan kullanılmayan kısmın, HMY’nin 333/1. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra, re’sen ilgilisine geri verilmesine, gider avansı tarifesi’nin 5. maddesi gereğince hesap numarası bildirilmiş ise ödemenin elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle yapılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise artan kısmın masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri aracılığıyla adreste ödemeli olarak ilgilisine gönderilmesine, Dair, Davacı vekili ile Davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 16/09/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/1136, K. 2026/774, T. 16.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-1136-e-2026-774-k-03a2f80c2438