Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/12126 E. 2026/5977 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/12126
- Karar No
- 2026/5977
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/139 E., 2025/40 K.
Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı ve davalı ... A. Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava, birleşen dava ve talep artırım dilekçesinde özetle; davacının 09.11.2015 günü meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP 1.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kaza tarihinde müvekkilleri nezdinde sigortalı olduğunu ancak ... Yapı San. Tic. Ltd. Şti.’ye ait iş yerinde çalıştığını, müvekkillerinin davacıya iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerini verdiğini ve işiyle ilgili tüm teçhizatın davacıya teslim edildiğini, davacının iş göremezlik derecesinin Sosyal Güvenlik Kurumunca %34 olarak belirlendiğini ancak sürekli iş göremezlik durumunun değişken olduğunu davacının bir süre aradan sonra aynı iş yerinde aynı görevde çalışmaya devam ettiğini, davaya konu kaza gerçekleştiğinde davacının diğer davalı ... Yapı San. Tic. Ltd. Şti.’ye ait sahada olduğunu, davacının iş alanı dışında, görevi olmadığı halde aracını terk ederek başka bir aracı karşılamak için karanlık, yaya alanı olmayan ışıklandırma olmadığı için ancak arabalarin ışıklarıyla aydınlatarak sadece arabaların geçtiği alanda kendi ifadesiyle gelen arabanın ışıklarından yolu göremeyerek çukura düştüğünü beyan etmesi karşısında tam kusurlu olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ... Yapı Sanayi ... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirket çalışanı olmadığını ... Beton A.Ş. firmasının sigortalı çalışanı olduğunu, dava konusu kazanın işvereni olan ... Beton A.Ş’nin geçici görevlendirmesi ile müvekkillerine ait ..-.../.. adresindeki ... ... Kağıt isimli şantiyede çalışırken iş kazası geçirdiğini, dava konusu kaza ile ilgili müvekkillerinin herhangi bir kusuru bulunmadığından bahisle davanınreddine karar verilmesini talep etmiştir. 3. Davalı ... ... Kağıtları Boya Kimya Sanayi A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; iş kazası nedeniyle açılan davanın zamanaşımına uğradığını beyan ederek zamanaşımı def'inde bulunmuş, müvekkili şirket ile davalılardan ... Yapı San. Tic. Ltd. Şti. arasında düzenlenmiş olan bir "yüklenici sözleşmesi" mevcut olduğunu, anılan yüklenici sözleşmesi dikkate alındığında ... firmasının işçilerin iş güvenliğinin sağlanması konusunda sorumlu tutulduğunu, davacının dikkatsiz ve tedbirsiz davranması nedeniyle, söz konusu kazanın yaşandığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 25.06.2019 tarihli ve 2016/390 E., 2019/218 K. sayılı kararıyla; "Dava ve birleşen dava açısından; 1-Davacının davalı şirketler hakkında açmış olduğu maddi tazminat davasının ıslah dilekçesi nazara alınmak suretiyle kabulüne; 322.831,69 TL alacağın 09.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine; 2-Davacının açmış olduğu manevi tazminat davasının ıslah dilekçesi nazara alınmak suretiyle kabulüne; 34.000,00 TL alacağın 09.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 25.06.2019 tarihli ve 2016/390 E., 2019/218 K. sayılı kararına karşı davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 23.06.2021 tarihli ve 2019/3422 E., 2021/1339 K. sayılı kararında özetle; davacının 09.01.2015 tarihinde davalı ... Şirketinin sigortalısı olarak, davalı ... ... Kağıtları Şirketine ait fabrika inşaatında beton pompa operatörü olarak çalıştığı sırada, mikser operatörüne yol göstermek amacıyla yürürken yeterli aydınlatma, emniyet şeridi, uyarı levhası, koruyucu veya ızgara bulunmayan açık boşluktan düşerek iş kazası geçirdiği, hükme esas alınan kusur raporunda davalıların her birinin %30, davacının ise %10 oranında kusurlu bulunduğu ve bu raporun rücu dosyası, ceza dosyası, ... tahkikat raporu ile olayın oluş şekline uygun olduğu, davacının sürekli iş göremezlik oranının Bölge Sağlık Kurulu, Yüksek Sağlık Kurulu ve Adli Tıp Kurumu raporlarıyla çelişkisiz biçimde %34 olarak belirlendiği, olay tarihinden itibaren faize hükmedilmesinde, hesap raporunun hükme esas alınmasında ve davacının maluliyet oranı, tedavi süreci, geçici iş göremezlik süresi, tarafların kusur durumu, sosyal ve ekonomik halleri ile olayın özellikleri dikkate alınarak takdir edilen manevi tazminat miktarında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 23.06.2021 tarihli ve 2019/3422 E., 2021/1339 K. Sayılı kararının süresi içerisinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi, davalı ... San. A.Ş. vekilinin temyiz isteminin süreden reddine dair verilen ek kararın da temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 10.01.2023 tarih ve 2021/10489 E.- 2023/86 K. ilamında özetle; "... Somut olayda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın davalı ... San. A.Ş. Vekiline elektronik tebliğ suretiyle 18.07.2021 tarihinde tebliğ edilmiş; temyiz dilekçesi ise adli tatile tabi olmayan iş bu dava için yasal süre geçirildikten sonra 03.09.2021 tarihinde verilmiştir. Bu açıklamalar doğrultusunda temyiz dilekçesinin süre aşımı sebebiyle reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince verilen ek karar yukarıda anılan Kanun hükümlerine uygun olduğundan temyiz isteminin reddi ile söz konusu kararın onanmasına karar verilmiştir... .. O halde mahkemece, davaya konu fabrika inşaatının davalı ... ... Kağıtları Boya Kimya Sanayi A.Ş.'den davalı ... Yapı San. Tic. Ltd. Şti'ne verilmesine ilişkin sözleşmenin dosyaya temini sağlandıktan, giderek bu sözleşme kapsamında inşaat sahibi şirket yetkililerinin yapı denetim ve kontrol yetkisinin istisna (eser) sözleşmesi özelliğini ortadan kaldırmayacağı hususunu gözeterek, bu kapsamda davalı şirketler arasındaki ilişkinin asıl-alt işveren ilişkisi mi, yoksa istisna akdine tabi bir ilişki mi olduğu değerlendirildikten, aynı zamanda davalılardan ... Beton San. AŞ'nin kararı süresinde temyiz etmemesi nedeniyle bu davalı aleyhine oluşan kazanılmış hak kapsamında bu davalının en az %30 oranında kusurlu olması gerektiği hususu gözetilerek tarafların kusur oran ve aidiyetlerinin belirlenmesi açısından dosyanın iş kazasının gerçekleştiği inşaat alanında uzman A sınıf İş Güvenliği Uzmanlarından teşkil edilecek 3 kişilik heyete tevdi edilmesi, belirlenecek kusur oranları ile dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin bir bütün olarak değerlendirilerek, davalıların sorumlulukları hakkında bir karar verilmesi, aynı zamanda bozmadan sonra yapılacak yargılamada davacının kararı temyiz etmemiş olması nedeniyle davalı taraf lehine oluşan usuli kazanılmış hak kapsamında özellikle maddi tazminatın hesabında hükme esas alınan 16.04.2019 tarihli hesap raporuna tespit edilecek kusur oranı uygulandıktan sonra bu raporda işlemiş (bilinen) devre tarihi olarak esas alınan tarihin ileri çekilmemesine özen göstererek hüküm tesis edilmesi gerekmektedir... ... Somut olayda bu iş kazası nedeniyle görülen Ceza Dava dosyasına münhasıran düzenlendiği anlaşılan bila tarihli ibraname içeriğine göre; davacının oluşan zararlarını karşılamak ve manevi acılarını dindirmek amacıyla davalı ... ... Kağıtları Boya Kimya Sanayi AŞ. tarafından davacının hesabına 10.000,00 TL maddi ve 2.500 TL vekalet ücreti ödemesi yapıldığı takdirde, davacının anılan şirketi ve başta ... olmak üzere tüm şirket yetkilileri ile çalışanlarını tamamen ibra ettiğini, beyan etmekle beraber, davacının iş bu ibranın sadece ceza davası yönünden olup iş gücü kaybından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasına ilişkin talep hakkının saklı tutulduğunu belirtmiş olması karşısında anılan ödemelerin tazminat alacağından indirilmesi mümkün ödemelerden olup olmadığı değerlendirilip, indirilmesi mümkün olması halinde maddi ve manevi tazminata mahsuben ne kadar ödeme aldığı açıklatılıp sonucuna göre tazminat alacaklarından denkleştirme suretiyle mahsubu, ödemenin tazminat alacaklarına mahsuben ifa amacıyla yapılmadığının kabulü halinde ise gerekçede buna ilişkin açıklamaya yer verilerek hüküm tesisi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm tesisi de hatalı olmuştur.. ." gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davalı ... ile davalı ... arasındaki sözleşmenin eser sözleşmesi niteliğinde olduğu, fabrika kaba inşaat işinin yüklenici ... tarafından üstlenildiği, ...’ın beton temini ve dökülmesi işini davalı ...’a verdiği, ... Beton sigortalısı olan davacının olay günü beton pompa operatörü olarak inşaat alanında bulunduğu sırada yeterli aydınlatma bulunmayan, çevresi kapatılmamış ve gerekli güvenlik önlemleri alınmamış havalandırma boşluğuna düşerek iş kazası geçirdiği, bozma sonrası alınan kusur raporları arasındaki çelişkilerin giderildiği ve davacının %10, davalı ...’ın %50, davalı ...’un %30 oranında kusurlu olduğu, davalı ...’ın ise iş sahibi konumunda olup eser sözleşmesi kapsamında meydana gelen kazadan sorumlu tutulamayacağı, davacının sürekli iş göremezlik oranının Bölge Sağlık Kurulu, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu ve Adli Tıp Kurumu raporlarıyla çelişkisiz biçimde %34 olarak belirlendiği, tazminat hesabında işyeri kayıtları ve bordrolardaki ücretin esas alındığı, Kurumca yapılan geçici iş göremezlik ödemeleri ile bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin rücu edilebilir kısmının maddi zarardan indirildiği, davacı tarafından temyiz yoluna başvurulmaması ve davacının kusur oranında değişiklik bulunmaması nedeniyle yeniden hesap raporu alınmasına gerek olmadığı, davalılar ... ve ... Beton’un maddi zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, ayrıca davacının maluliyet oranı, tedavi süreci, geçici iş göremezlik dönemi, olayın meydana geliş şekli, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile hakkaniyet ilkeleri gözetilerek 34.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle; "1-Maddi tazminat davasının kabulü ile 322.831,69 TL alacağın iş kazası tarihi olan 09.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... Beton San. A.Ş ve ... Yapı San. Tic. Ltd. Şti.'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2-Manevi tazminat davasının kabulü ile 34.000,00-TL alacağın iş kazası tarihi olan 09.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... Beton San. A.Ş. ve ... Yapı San. Tic. Ltd. Şti.'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 3-Davalı ... ... Kağıtları Boya ve Kimya San. A.Ş. hakkında açılan davanın Reddine" karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; a. Yargıtay bozma ilamı sonrasında dosyaya sunulan davalı ... şirketi ile ... şirketi arasındaki sözleşmenin her zaman düzenlenebilecek nitelikte olduğu, davalıların aralarındaki ilişkiyi kötüniyetli şekilde eser sözleşmesi olarak göstermeye çalıştıkları, mahkemece sözleşmenin içeriği ve fiili durum değerlendirilmeden karar verildiğini, b. Sunulan sözleşmede Yargıtay bozma ilamında belirtilen eser sözleşmesinin unsurları ile biçimsel koşullarının bulunmadığı, kazanın gerçekleşme şekli, fiili durum ve dosyadaki deliller birlikte değerlendirildiğinde yapılan işin hizmet ilişkisi kapsamında bulunduğunu, c. 19.12.2018 tarihli bilirkişi raporunda kazanın meydana geldiği şantiyenin davalı ... ... Kağıtları Boya ve Kimya San. A.Ş.’ye ait olduğu, kaba inşaat işinin davalı ... Yapı San. Tic. Ltd. Şti. tarafından ... şirketinin yönlendirmesi, kontrolü ve denetimi altında yapıldığı, bu nedenle davalıların müteselsilen sorumlu olduklarının tespit edildiğini, d. 20.05.2024 tarihli bilirkişi raporunda sözleşme maddeleri incelenerek işin anahtar teslimi niteliğinde olmadığı, bir kısım malzemelerin ve işlerin işveren tarafından sağlandığı, ... şirketinin yapılan işe her aşamada müdahil olduğu ve bu nedenle yalnızca iş sahibi değil asıl işveren niteliğinde bulunduğunun belirtildiğini, e. İş kazasının meydana geldiği fabrika şantiyesi ve taşınmazın davalı ... A.Ş.’ye ait olduğu, bu nedenle davalı şirketin TBK’nın 69. maddesi kapsamında yapı maliki sıfatıyla kusursuz sorumluluğunun bulunduğu, ayrıca fabrika inşaatı işyeri niteliğinde olduğundan iş güvenliği tedbirlerini alma ve denetleme yükümlülüğü nedeniyle kusura dayalı sorumluluğunun da bulunduğunu, f. Gebze 7. İş Mahkemesi dosyasında da ... şirketinin inşaatı anahtar teslim olarak yükleniciye vermediği, kontrolü elinde tuttuğu, inşaatın yapımına müdahil olduğu ve saha kontrol elemanı aracılığıyla denetim yaptığı kabul edildiğinden, davalı ... şirketinin iş güvenliği eksikliklerinden sorumlu olduğunu,
g. Yargıtay içtihatları uyarınca eser sözleşmesinde iş sahibine emir ve talimat verme, işi kontrol ve denetleme yetkisi tanınmış ise iş sahibi ile yüklenici arasında bağımlılık ilişkisi kurulacağı ve iş sahibinin yüklenicinin üçüncü kişilere verdiği zarardan zincirleme sorumlu olacağı, somut olayda davalı ... şirketinin işe müdahil olduğu ve emir-talimat ilişkisi bulunduğundan sorumluluğunun kabulü gerektiğini, h. Mahkemece davalı ... şirketi lehine manevi tazminat yönünden hükmedilen vekâlet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 7. maddesine aykırı şekilde hatalı hesaplandığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı ... San. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; a. Yerel Mahkeme kararında, kazanın meydana geldiği şantiyenin sahibi ve inşaatı fiilen yürüten firmalar ile inşaata yalnızca beton mikseriyle beton temin eden müvekkil şirketin aynı kusur oranında sorumlu tutulmasının somut olayın özelliklerine, hakkaniyete ve dosya kapsamına aykırı olduğunu, b. Müvekkil şirketin inşaat sahasının tertip ve düzeninden, şantiyedeki çukur, yol, aydınlatma ve sair iş güvenliği önlemlerinden sorumlu olmadığı, bu hususların inşaat sahibi ve yüklenici firmaların sorumluluğunda bulunduğu, müvekkilin şantiyeyi denetleme yetki ve yükümlülüğünün bulunmadığını, c. Müvekkil şirketin kazalı işçiye iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerini verdiği, ... katılım tutanakları, fotoğraflar, koruyucu donanım teslim belgeleri ve iş güvenliği talimatlarının dosyada bulunduğu, buna rağmen müvekkilin hiç ... vermemiş gibi kusurlu kabul edilmesinin hatalı olduğunu, d. Kazalı işçinin kendi beyanında iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerini aldığını, gerekli teçhizatın verildiğini ve beton mikserini karşılamak için kendiliğinden çalışma alanı dışındaki yola girdiğini belirttiği, buna rağmen raporlarda işçinin neden görev alanı dışında bulunduğu ve kendi kusurlu davranışının kazaya etkisinin yeterince değerlendirilmediğini, e. Olayın, kazalı işçinin görevi olmadığı halde mikser operatörüne yol göstermeye çalışması ve çalışma sahası dışına çıkması sonucu meydana geldiği, işçinin ... ve tecrübesine aykırı şekilde kendi inisiyatifiyle tehlikeli davranışta bulunmasının kusur oranında gereği gibi dikkate alınmadığını, f. Müvekkil şirkete yüklenen şantiyenin tamamındaki iş güvenliği önlemlerini kontrol etme, eksiklikleri bildirme ve giderilmesini sağlama yükümlülüklerinin, mobil beton temini yapan ve sahada geçici olarak bulunan bir firma bakımından gerçek hayatta karşılığı olmayan, ölçüsüz ve hukuki dayanağı bulunmayan sorumluluklar olduğunu, g. Beton temin sözleşmesinde şantiyedeki iş güvenliği önlemlerinin inşaatı yapan firma tarafından alınacağı ve sağlanacağı kararlaştırıldığı, diğer davalıların gerekli yasal prosedürleri tamamladıklarını bildirerek inşaat faaliyetine devam ettikleri, müvekkilin bu beyan ve izinleri ayrıca denetleme imkânı bulunmadığını, h. Müvekkil şirketin ne inşaat sahibi ne de yüklenici olduğu, yalnızca mobil beton dökümü hizmeti verdiği, inşaatın projelendirilmesi, çalışma düzeni, personel organizasyonu, saha aydınlatması, kapatılması gereken boşluklar ve girilmemesi gereken alanlara ilişkin önlemler üzerinde fiili hâkimiyetinin bulunmadığını, i. Kusur ve hesap raporlarına yönelik itirazlar değerlendirilmeden, olayın oluş şekli ve tarafların gerçek sorumluluk alanları tam olarak ortaya konulmadan, müvekkil şirketin inşaat sahibi ve yüklenici firmalarla aynı oranda kusurlu kabul edilmesinin eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, iş kazası nedeniyle iş göremezliğe uğrayan sigortalının tazminat istemine ilişkindir.
A)Davalı ... San. A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Davacının, dava açmada hukuki yararının bulunması 6100 sayılı HMK'nın 114/1-h maddesinde de belirtildiği üzere dava şartlarından olduğu gibi temyiz yoluna başvuracak olan tarafın da temyiz yoluna başvuruda hukuki yararının bulunması gerekir. Temyiz yoluna başvuran tarafın hukuki yararının bulunup bulunmadığı, öncelikle onun davadaki talebi ile mahkemenin hükmü karşılaştırılarak belirlenir. 2.Somut olayda, Dairemizce daha önce yapılan incelemede; Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın davalı ... San. A.Ş. vekiline elektronik tebliğ yoluyla 18.07.2021 tarihinde tebliğ edildiği, adli tatile tabi olmayan eldeki davada temyiz dilekçesinin yasal süre geçirildikten sonra 03.09.2021 tarihinde sunulduğu belirlenmiş; bu nedenle temyiz isteminin süre aşımı sebebiyle reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi ek kararının usul ve kanuna uygun olduğu kabul edilerek anılan ek kararın onanmasına karar verilmiştir. 3.Bu suretle davalı ... San. A.Ş. yönünden hükmedilen tazminat miktarları kesinleşmiş olup, sonraki yargılama aşamasında bu davalı yönünden kesinleşen tazminat tutarlarını değiştiren veya aleyhine yeni bir hukuki sonuç doğuran bir hüküm kurulmadığı anlaşılmaktadır. Kanun yoluna başvuruda hukuki yararın bulunması zorunlu olup, hakkında kesinleşmiş hüküm bulunan ve mevcut kararla hukuki durumunda aleyhe bir değişiklik yapılmayan davalının yeniden temyiz başvurusunda bulunmasında korunmaya değer güncel ve hukuki bir yarar mevcut değildir. 4.Bu nedenle, davalı ... San. A.Ş. vekilinin temyiz başvurusunun hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmiştir. B)Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne karar verilmiştir.
2.Dosya kapsamındaki kayıt, belge ve delillerin incelenmesinden; davalı ... ... Kağıtları Boya Kimya Sanayi A.Ş.’nin ... Organize Sanayi Bölgesinde bulunan ... kağıdı fabrikası inşaatının kaba inşaat işlerini davalılardan ... Yapı San. Tic. Ltd. Şti.’ne verdiği, ... Yapı San. Tic. Ltd. Şti.’nin de inşaatta kullanılacak betonun temini hususunda davalı ... San. A.Ş. ile sözleşme ilişkisi kurduğu, davacının, davalı ... San. A.Ş. işçisi ve pompa operatörü olarak olay günü saat 18.00 sıralarında inşaat alanına geldiği, beton mikserinin gelişini beklediği, beton mikserinin inşaat alanına girdiğini fark etmesi üzerine miksere yol göstermek amacıyla inşaat sahası içinde hareket ettiği sırada, zeminde bulunan havalandırma boşluğunu karanlık nedeniyle fark edemeyerek boşluğa düşmesi sonucu yaralandığı ve meydana gelen zararlandırıcı olay neticesinde %34 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı anlaşılmıştır. 3.Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından olayın iş kazası olarak kabul edildiği, Kurum inceleme raporunda; kazalı işçi ...’e kusur izafe edilmediği, kazalı işçinin işvereni ... Beton San. A.Ş.’nin %30, alt işveren ... Yapı San. Tic. Ltd. Şti.’nin %35, asıl işveren ... ... Kağıtları Boya Kimya Sanayi A.Ş.’nin ise %35 oranında kusurlu olduğu yönünde kanaat bildirildiği görülmüştür. 4.Aynı olaya ilişkin yürütülen ceza soruşturması kapsamında Gebze Cumhuriyet Başsavcılığına sunulan 04.04.2016 tarihli bilirkişi raporunda, kazalı ...’in tali kusurlu, şüpheli ...’nun kusursuz, şüpheli ...’ın ise asli kusurlu olduğu yönünde değerlendirme yapıldığı; Gebze 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/407 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada ise davacının şikâyetinden vazgeçmesi nedeniyle düşme kararı verildiği anlaşılmıştır. 5.Öte yandan, aynı olaya ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından açılan rücuan alacak davasında; ... Beton San. A.Ş.’nin %30, ... ... Kağıtları Boya Kimya Sanayi A.Ş.’nin %30, ... Yapı San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin %30, sigortalı ...’in ise %10 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek hüküm kurulduğu ve anılan hükmün Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile kesinleştiği anlaşılmaktadır. 6.Somut uyuşmazlık, davalı ... ... Kağıtları Boya Kimya Sanayi A.Ş.’nin meydana gelen iş kazası nedeniyle hükmedilecek tazminatlardan sorumlu tutulup tutulamayacağı, başka bir anlatımla anılan davalının asıl işveren olarak hukuki sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. 7.Mahkemece Dairemizin bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş; bozma ilamı doğrultusunda davalı ... ... Kağıtları Boya Kimya Sanayi A.Ş. ile davalı ... Yapı San. Tic. Ltd. Şti. arasındaki sözleşme dosya arasına alınmış ve kusur yönünden yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bu kapsamda alınan 19.01.2024 tarihli kusur raporunda davacının %20, davalı ... Yapı San. Tic. Ltd. Şti.’nin %50, davalı ... San. A.Ş.’nin %30 oranında kusurlu olduğu, davalı ... ... Kağıtları Boya Kimya Sanayi A.Ş.’nin ise kusurunun bulunmadığı belirtilmiş; 20.05.2024 tarihli kusur raporunda davacının %10, davalı ... Yapı San. Tic. Ltd. Şti.’nin %50, davalı ... San. A.Ş.’nin %30, davalı ... ... Kağıtları Boya Kimya Sanayi A.Ş.’nin %10 oranında kusurlu olduğu bildirilmiş; 23.12.2024 tarihli kusur raporunda da aynı şekilde davacının %10, davalı ... Yapı San. Tic. Ltd. Şti.’nin %50, davalı ... San. A.Ş.’nin %30, davalı ... ... Kağıtları Boya Kimya Sanayi A.Ş.’nin %10 oranında kusurlu olduğu mütalaa edilmiştir. 8.Mahkemece, davalı ... ... Kağıtları Boya Kimya Sanayi A.Ş. ile davalı ... Yapı San. Tic. Ltd. Şti. arasındaki ilişkinin eser sözleşmesine dayandığı, meydana gelen iş kazası nedeniyle yapılan iş bakımından genel sorumluluğun yüklenici ... Yapı San. Tic. Ltd. Şti. üzerinde bulunduğu, ... ... Kağıtları Boya Kimya Sanayi A.Ş.’nin meydana gelen zarardan sorumlu tutulamayacağı kabul edilerek bu davalı yönünden davanın reddine; davacı kusuru dışında kalan %90 kusur oranından ise diğer davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasına karar verilmiştir. 9.Ne var ki Mahkemece yapılan değerlendirme, dosya kapsamı ve bozma sonrası celbedilen sözleşme hükümleriyle uyumlu değildir. Davalı ... ... Kağıtları Boya Kimya Sanayi A.Ş. ile davalı ... Yapı San. Tic. Ltd. Şti. arasındaki sözleşmenin incelenmesinden; taraflar arasında kaba inşaat işlerine ilişkin bir sözleşme düzenlendiği, yapı ruhsatının ... ... Kağıtları Boya Kimya Sanayi A.Ş. tarafından alınacağı, inşaatın ilim ve fen kuralları ile iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına uygun yürütülüp yürütülmediğinin ... ... Kağıtları Boya Kimya Sanayi A.Ş. tarafından kontrol ve denetim altında tutulacağı, bu kurallara aykırılık hâlinde işi durdurma ve cezai yaptırım uygulama yetkisinin de anılan davalıya tanındığı anlaşılmaktadır. 10.Asıl işveren-alt işveren ilişkisinin varlığı değerlendirilirken taraflar arasındaki sözleşmeye verilen isim tek başına belirleyici değildir. Hukuki ilişkinin niteliği, sözleşme hükümleri yanında işin fiilen yürütülme biçimi, iş organizasyonu üzerindeki hâkimiyet, denetim ve gözetim yetkisi, işyerinde sigortalı işçi çalıştırılıp çalıştırılmadığı, işin bütünüyle devredilip devredilmediği ve iş sahibinin faaliyetten tamamen el çekip çekmediği hususları birlikte değerlendirilerek belirlenmelidir. Bu nedenle taraflar arasındaki ilişkinin eser sözleşmesi olarak adlandırılmış olması, somut olayda asıl işveren-alt işveren ilişkisinin bulunmadığı sonucuna varılması için yeterli değildir. 11.Somut olayda ... ... Kağıtları Boya Kimya Sanayi A.Ş.’nin inşaat işini bütünüyle bu konuda uzman bir firmaya devrederek işten tamamen el çekmediği; aksine yapı ruhsatını kendi adına aldığı, işin yürütümünü ve iş sağlığı ve güvenliği kurallarına uygunluğunu denetleme yetkisini sözleşme ile saklı tuttuğu, gerekli hâllerde işi durdurma ve ceza uygulama yetkisine sahip olduğu, inşaatın ilim ve fen kurallarına ve iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına uygun yürütülüp yürütülmediğini olağan iş sahibi denetimini aşacak biçimde, bu konuda uzman müşavir firma aracılığıyla takip ettiği anlaşılmaktadır. 12.Bunun yanında, ... ... Kağıtları Boya Kimya Sanayi A.Ş. adına şantiyeye ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu asıl işveren dosyası açıldığı, ... Yapı San. Tic. Ltd. Şti.’nin de bu dosya altında alt işveren olarak tescil edildiği, asıl işveren dosyası açılabilmesi için şantiyede sigortalı işçi çalıştırılması gerektiği hususu da dikkate alındığında, ... ... Kağıtları Boya Kimya Sanayi A.Ş.’nin şantiyedeki iş organizasyonundan tamamen ayrık ve yalnızca pasif iş sahibi konumunda bulunduğundan söz edilemez. 13.Bu maddi ve hukuki olgular birlikte değerlendirildiğinde, ... ... Kağıtları Boya Kimya Sanayi A.Ş. ile ... Yapı San. Tic. Ltd. Şti. arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisinin bulunduğu kabul edilmelidir. Asıl işveren, alt işveren işçilerine karşı işyerinde yürütülen işten kaynaklanan yükümlülüklerden alt işveren ile birlikte sorumludur. İş kazasının meydana geldiği alanın ... ... Kağıtları Boya Kimya Sanayi A.Ş.’nin iş organizasyonu ve denetim alanı içinde bulunması, havalandırma boşluğu gibi düşme riski yaratan tehlikelerin iş sağlığı ve güvenliği önlemleri kapsamında bertaraf edilmesi yükümlülüğünün de bu organizasyon içinde değerlendirilmesini gerektirir. Bu nedenle, davalı ... ... Kağıtları Boya Kimya Sanayi A.Ş.’nin hükmedilecek tazminatlardan asıl işveren sıfatıyla sorumlu tutulması gerekirken, yalnızca taraflar arasındaki ilişkinin eser sözleşmesi olduğu kabulünden hareketle bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur. 14.Hâl böyle olunca Mahkemece yapılacak iş; davalı ... ... Kağıtları Boya Kimya Sanayi A.Ş.’nin asıl işveren sıfatıyla hükmedilecek tazminatlardan sorumlu olduğunu kabul etmek, bozmadan önce yapılan yargılamada davacının kararı temyiz etmemiş olması nedeniyle, tarafların usuli kazanılmış haklarını gözetmek, 23.12.2024 tarihli kusur raporunda belirlenen kusur oranlarını ve maddi tazminat hesabında hükme esas alınan 16.04.2019 tarihli hesap raporunu esas almak suretiyle davacının maddi ve manevi tazminat istemleri hakkında sonucuna göre hüküm kurmaktan ibarettir. 15.O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Mahkemece verilen hüküm bozulmalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı ... San. A.Ş. vekilinin temyiz dilekçesinin hukuki yarar yokluğundan REDDİNE, 2.Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, 3.Peşin alınan temyiz harcının ilgilisine iadesine, 4.Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine, 28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.