İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/136 E. 2026/603 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/136
Karar No
2026/603
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2026/136 Esas KARAR NO :2026/603

DAVA:Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ:12/02/2026 KARAR TARİHİ:14/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Sigorta A.Ş. tarafından ... numaralı .../... & ... ... (... ...) Poliçesi kapsamında sigortalanan .... Şti.'ye ait, ... Mah. ... Cad. ... No:21B .../İstanbul adresindeki iş yerinin -2 bodrum katında 08/04/2025 tarihinde dahili su hasarı meydana geldiğini; Mağazanın -2 bodrum katında bulunan bina pis su gider hattının, şehir kanalizasyon hattındaki dış tıkanıklık nedeniyle geri tepmeye maruz kaldığını, bu durum sonucunda PVC gider borusunun koptuğunu/açıldığını ve pis suyun depo alanına sirayet ederek sigortalıya ait televizyon, buzdolabı, bulaşık makinesi ve sair elektronik emtiaya zarar verdiğini; olay üzerine ... ... numaralı başvurunun yapıldığını ve tıkalı rögarın İSKİ ekiplerince açıldığını; Hasarın oluşumunda sigortalıya atfedilebilecek herhangi bir ihmal veya kusur bulunmadığını, zararın davalı ... bakım, onarım ve işletmesinden sorumlu olduğu şehir kanalizasyon hattındaki tıkanıklıktan kaynaklandığını; söz konusu hasar nedeniyle sigortalıya 13/05/2025 tarihinde tazminat ödemesi yapıldığını ve TTK m.1472 uyarınca halefiyet ilkesi gereğince ödenen bedel nispetinde davalıya rücu hakkı doğduğunu belirterek; rücuen tazminat alacağı olan 21.427,03 EURO'nun (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere) ödeme tarihi olan 13/05/2025 tarihinden itibaren işleyecek devlet bankalarının döviz mevduatına uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; uyuşmazlığın idari yargıda görülmesi gerektiğini, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazları ile döviz üzerinden talep edilemeyeceği yönünde usule ilişkin itirazlarda bulunduğunu; esasa ilişkin olarak ise dava konusu yapının onaylı atıksu projesinin bulunmadığını, atıksu bağlantısının cephe alınan ... Caddesi'ne değil kural dışı biçimde sahipli parseller altından geçirildiğini, hasarın meydana geldiği -2 bodrum katın kanal kotunun altında kaldığını ve bu kısımda çek valf vb. geri tepme önleyici sistemin yapı malikince tesis edilmediğini, PVC boru kopmasının bina içi tesisat kapsamında olup İdarenin görev alanı dışında bulunduğunu (TBK m.69), zararın yapı bağlantı şekli, alt kot kullanımı ve geri tepme önleyici sistem bulunmaması ile ilişkili olduğunu, sigortalının riskli kotta yüksek bedelli emtiayı gerekli önlemleri almaksızın depoladığını, ekspertiz raporunun tek taraflı düzenlendiğini ve sigorta primlerinin zarar hesabına katılamayacağını ileri sürerek davanın usul ve esastan reddini talep etmiştir. DELİLLER: ... Belediye Başkanlığına müzekkere yazılarak, ... Mah. ... Cad. ... İş Merkezi No:21B .../... adresindeki dava konusu binaya ait, atık su projesi, iskan raporu, iskan izni, yapı ruhsatı, onaylı proje ve yapı kullanım izin belgelerinin çıkartılarak gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. Mahkememizce 08.08.2026 tarihinde Mali Müşavir, Makine Mühendisi ve Sigorta uzmanı bilirkişiler vasıtasıyla bilirkişi raporu aldırılmış ve rapor dosyamız arasına alınmıştır. GEREKÇE: Dava, davacı sigortacının sigortalısına ödediği sigorta tazminatının kusurlu olduğu iddia edilen davalıya rücu istemine ilişkindir. Dava dışı sigortalının iş yerinde meydana gelen su basması olayı sebebiyle zarar meydana gelmiştir. Davacı sigortacı, sigortalının zararını aralarındaki sigorta poliçesi kapsamında gidermiştir. Davacının, sigortalısına yaptığı ödeme sonucu halefiyet ilkesi işlerlik kazanmaktadır. TTK md. 1472 uyarınca, sigortacı tarafından sigortalısının talebi üzerine sigorta tazminatı ödemesi yapılması halinde sigortacı, sigortalısının haklarına halef olur. Başka bir anlatımla sigortacı; sigorta tazminatı ödemesine sebep teşkil eden somut olay akabinde, sorumlulara karşı, diğer tarafın onayını gerektirmeksizin, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat etmek koşuluyla, sigortalısının haklarına halef olur ve sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa, söz konusu hak, tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal eder. Davalı İSKİ’nin sorumluluğu hizmet kusuruna dayanmaktadır. Mahkememizce riziko adresinin atık su ve inşaat projeleri, iskân ruhsatları ve yapı ruhsatları getirtilerek incelenmiştir. Zararın meydana gelmesinde davalının hizmet kusurunun bulunup bulunmadığı, binanın yapısal eksikleri ve ayıplarının zarara sebep olup olmadığı ve davalının kusuru varsa rücu bedelinin hesaplanması için alanında uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır. İbraz edilen 08/08/2026 tarihli bilirkişi raporunda yapıya ait onaylı atık su projesinin ve geri tepme önleme sisteminin bulunmadığı tespit edilmiş ve yapının atık su bağlantısının mevzuata ve bilimsel kurallara aykırı olduğu değerlendirilmiştir. Bununla beraber tıkanıklığın İSKİ’nin sorumluluğunda bulunan şebeke hattında yaşandığına dair davacı tarafından bir bilgi ve belge dosyaya sunulmamıştır. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler kapsamında, meydana gelen su baskını olayının binanın yapısal eksik ve hatalarından kaynaklandığı, İSKİ’nin şebeke hattında meydana gelen bir tıkanıklığın bulunmadığı ve bu sebeple İSKİ’ye izafe edilebilecek bir kusurun bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Yukarıda açıklanan sebeplerle, kusurun varlığını ispat yükünün davacı üzerinde olması ve dava konusu olayda davalının kusurunun bulunmaması sebebiyle davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL harcın peşin alınan 18.937,18 TL harçtan mahsubu ile fazladan yatan 18.205,18 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 187.067,84-TL nisbi vekalet ücretinin Davacıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil eden Davalıya verilmesine, 5-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 6-Artan Gider Avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14.09.2026

Katip ...

Hakim ...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/136, K. 2026/603, T. 14.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-136-e-2026-603-k-38ab0e5a0858