İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1724 E. 2026/778 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1724
Karar No
2026/778
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1724 Esas KARAR NO : 2026/778

DAVA : Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) DAVA TARİHİ : 16/09/2026 KARAR TARİHİ : 02/10/2026

Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacının mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Elinde bulundurduğu dava konusu çeki kaybettiğini, çekin iptal edilmesini talep ve dava etmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava kıymetli evraklardan olan çekin iptali istemine ilişkindir. Yasal Mevcuat incelendiğinde; 6102 Sayılı Türk Ticarek Kanunu madde 651'e göre "Kıymetli evrak zayi olduğu takdirde mahkeme tarafından iptaline karar verilebilir. Kıymetli evrakın zayi olduğu veya zıyaın ortaya çıktığı anda senet üzerinde hak sahibi olan kişi, senedin iptaline karar verilmesini isteyebilir. " şeklinde düzenleme ile yine aynı kanunun 652. Maddesinde " İptal kararı üzerine hak sahibi hakkını senetsiz olarak da ileri sürebilir veya yeni bir senet düzenlenmesini isteyebilir. Bunun dışında iptal usulü ve hükümleri hakkında, kıymetli evrakın çeşitli türlerine ilişkin özel hükümler uygulanır." şeklinde düzenleme mevcut olup bu düzenlemenin ve 818/s. maddesinin yollaması gereği poliçenin iptaline ilişkin hükümler çekin iptalinde de uygulanacaktır. 6102 Sayılı TTK' nın 757 vd. maddelerinde yer alan kambiyo senedinin zayi nedeni ile iptal davası, iradesi dışında kambiyo senedi elinden çıkan kişiye, hakkın senetsiz olarak ileri sürülmesi veya borçludan yeni bir senet düzenlenmesini isteyebilme imkanı verir (TTK m. 651-652). Aynı Kanunun 759. maddesi uyarınca, iptal isteminde bulunan kişi, çek elinde iken zayi olduğunu inandırıcı bir şekilde gösteren delilleri mahkemeye sunmak, çekin bir suretini ibraz etmek yahut da çekin esas içeriği hakkında bilgi vermekle yükümlüdür. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 790. maddesinde "Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır" düzenlemesi bulunmaktadır. Somut olay bakımından mahkememize ibraz edilmiş olan dava dilekçesi ve ekindeki davaya konu edilen çek sureti incelendiğinde hem keşide eden kısmında hem de lehtar kısmında... isminin yer aldığı görülmekle mahkememizce davaya konu edilen çekin kimden alındığı, çek defterinin sahibinin davacı olup olmadığı, lehtar ismindeki... ile çek hesabı sahibinin aynı kişi olup olmadığı hususunda beyanda bulunmak üzere davacı tarafa çıkartılan muhtıra kapsamında sunulan beyan dilekçesi ile birlikte davacının çek defterinin sahibi olduğu ve aynı zamanda çekte lehtar olarak görünen kişinin de kendisinin olduğunun beyan edilmiş olduğu görülmekle mahkememizin işbu dosyası ile benzer mahiyette olan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 2019/1785 Esas, 2019/1706 Karar Sayılı, 18/09/2019 Tarihli "... Esasen çekte alacaklı ve borçlu sıfatının birleşmesi halinde çek kıymetli evrak niteliğini kaybeder. Böyle bir çek makbuz hükmündedir. Çek vasfında olmayan, makbuz hükmünde olan belgenin iptali de istenemez. Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olup," şeklindeki gerekçeli ilamı da göz önünde bulundurulduğunda davaya konu çeklerin keşidecisinin... olduğu, aynı şekilde lehtarının da... olduğu, işbu hali ile davaya konu çeklerin aynı zamanda kıymetli evrak vasfında olmadığı, kanunen dava açma yetkisinin keşideciye verilmemiş olduğu da görülmekle HMK m.30 hükmü göz önünde alındığında gereksiz yargılama giderlerine sebebiyet verilmemesi amacıyla dosyanın hasımsız olduğu hususu da dikkate alınarak re'sen dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda aşağıdaki şekilde davanın reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere; 1-Davacının davasının reddine, 2-Alınması gereken 732,00-TL karar ilam harcı dava açılırken başlangıçta peşin olarak alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Yargılama giderlerinin davanın mahiyeti itibariyle davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere karar verildi. 02/10/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

* İş bu karar 5070 Sayılı Kanun hükümlerine göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1724, K. 2026/778, T. 02.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1724-e-2026-778-k-f79c09aee802