İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/377 E. 2026/800 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/377
- Karar No
- 2026/800
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/377 Esas KARAR NO : 2026/800
DAVA TARİHİ : 12/09/2014 KARAR TARİHİ : 18/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Davacı vekili mahkememizin .../... esas sayılı dosyasına verdiği dava dilekçesinde özetle; davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; davacı banka ile dava dışı ... A.Ş. arasında ... ve ... tarihli Genel Kredi Sözleşmeleri düzenlendiğini, sözleşmelere davalılar ..., ... ve ... ...'ın müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıklarını, şirkete davacı banka tarafından kredi açıldığını ve kullandırıldığını, davalının sözleşmeleri, sözleşmelerde yazılı bulunan kefalet limiti dahilinde, müşterek borçlu müteselsil kefil/bağımsız müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, adı geçen şirket ile banka arasında kurulacak cari kredi ilişkisinden dava dışı şirketin doğmuş ve doğacak borçlarına şahsi teminat verdiklerini, kullandırılan kredinin geri ödemelerinin aksaması ve yapılan borç ödeme protokolüne de uyulmaması nedeniyle kredi hesabı kat edildiğini, Antalya ... Noterliği’nin ... tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderildiğini, ihtarnamede yazılı hesap özetinde gösterilen borcun, ödeme gününe kadar işleyecek temerrüt faizi, BSMV'si, komisyon ve masrafları ile birlikte ödenmesinin, aksi halde haklarında yasal yollara başvurulacağı hususları dava dışı borçlu şirkete, davalıya ihtar olunduğunu, ihtarnameye karşı davalılardan ... A.Ş tarafından kredi hesabının kat edilmesi için gerekli koşulların oluşmadığı ve ihtarname ekindeki hesap özetinde gösterilen borcun gerçeğe uygun olmadığı yönünde itirazda bulunulduğunu, ihtarnamelere rağmen borcun ödenmemesi üzerine, davacı banka alacağının tahsilini teminen dava dışı asıl borçlu şirket ve ipotek borçluları aleyhine Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile davalılar aleyhine de Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı dosyası ile haciz yoluyla tahsilde tekerrür olmamak üzere icra takiplerine başlandığını, davalı vekili aracılığıyla davacı bankaya hiçbir borçlarının bulunmadığını ileri sürerek tüm borca ve ferilerine itiraz edildiğini, itirazların yasal süresinde yapılmış olması nedeni ile icra müdürlüğünce de takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalıların itirazları haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, alacağın tahsilini geciktirme ve icra takibini semeresiz bırakma amacına yönelik olduğunu, davalıların takip dosyası içinde mevcut genel kredi sözleşmelerinde imzaları bulunduğunu, takip öncesinde de kendilerine borçları ve sorumlulukları ile ilgili ihtarat yapıldığını, davalıların icra takibini semeresiz bırakmaya yönelik, haksız ve dayanaksız itirazlarının iptaline, takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrarlamıştır. Davadan sonra davalılardan ... ...'ın öldüğü anlaşılmakla, mirasçıları davaya dahil edilerek yargılamaya devam olunmuştur. Davalılara usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı tereke temsilcisi vekilinin ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle; davalı ...'ın ... tarihinde vefat ettiğini, tüm mirasçıların Antalya ... Sulh Hukuk Mahkemesinin .../... Tereke sayılı dosyada tereke tespiti davası açtıklarını, ... tarihli ara kararı ile müvekkili ... ...'in ... ...'ın terekesine mümessil tayin edildiğini, ölmeden önce muris tarafından takibe itiraz edildiğini, murisin imzasını kabul etmediklerini, bankadan tüm belgelerin getirtilmesini beyanla tereke tespiti davasının sonucunun beklenmesini ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş vekilinin ibraz ettiği ... tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı banka tarafından alacaklı olduğu cihetiyle davalı şirket hakkında icra takibine girişildiğini, süresinde yapılan itiraz ile takibin durduğunu, davacı bankanın kredi sözleşmesine taraf olan dava dışı şirketten ... A.Ş.’den herhangi bir alacağı bulunmadığını, davanın reddi gerektiğini, davalıların asıl borçlu statüsünde olmadığını, dava dışı şirket tarafından kullanılan krediye kefil olduklarını, davacı bankanın kefile karşı takibe girişirken gerekli aşamaları katedip etmediğinin incelenmesi gerektiğini, asıl borçluya başvurulmadan borcun kefilden tahsil edilmesi usul, yasa ve hakkaniyete uygun olmadığını, davalı şirkete gönderilen ihtarnameye süresi içerisinde itiraz edildiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca faiz oranının % 54 olduğunu belirttiği, talep edilen faiz oranı açıkca fahiş olduğunu, taraflar arasındaki ilişki ticari olduğunu, reeskont avans faiz oranına göre faiz hesabı yapılması gerekirken davacı banka tarafından talep edilen faiz oranı fahiş olduğundan faiz miktarını da kabul etmediklerini belirterek davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddine, kötüniyetli olarak takibe girişen banka aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, davacı banka tarafından dava dışı şirkete kullandırılan ve davalı şirketin ve davadan tefrik edilen dava dışı ... ... ve ... ...'ın müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıkları genel kredi sözleşmesine dayalı kredinin ödenmeyen bakiye alacağının ferileri ile birlikte tahsiline yönelik ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Mahkememizden verilen ... tarihli ve ... Esas - .../... Karar sayılı kararında; " davalı şirketin kefaletinin yasaya uygun ve geçerli olduğu, kredinin geri ödemesinde temerrüde düşüldüğü, banka tarafından kredi hesabının kat edilerek asıl borçlu ve kefillere kat ihtarının tebliğ edildiği, buna rağmen borç ödenmeyince asıl borçlu şirket ve kefiller hakkında icra takibine geçildiği, takipten sonra davadan önce ve davadan sonra tahsilatların devam ettiği, takip tarihi itibariyle davacı banka tarafından davalı kefilin temerrüdü nedeniyle talep edebileceği asıl alacak tutarının ...-TL olduğu, bunun temerrüt tarihine kadar işlemiş akdi faiz tutarının ...-TL olduğu, temerrüt tarihinden takip tarihine kadar işlemiş temerrüt faizi tutarının ...-TL, gider vergisinin ...-TL, ihtar masrafının ...-TL olduğu, takipten önce ...-TL kısmi tahsilat yapıldığı, takip tarihinden sonra ise ...-TL kısmi ödeme yapıldığı, takip tarihi itibariyle talep edilebilir toplam alacak tutarının ...-TL olduğu, dava tarihinden sonrada kısmi tahsilatların yapıldığı anlaşılmakla, davanın kısmen kabulü ile; davalı Müflis ... ... nin Antalya ... İcra Müdürlüğü .../... esas sayılı dosyasına yönelik itirazının kısmen iptaline, takibin ...-TL asıl alacak, ...-TL işlemiş akdi faiz, ...-TL işlemiş temerrüt faizi, ...-TL gider vergisi, ...-TL ihtar masrafı, -...-TL kısmi tahsilat -...-TL takip sonrası kısmi ödeme olmak üzere toplam ...-TL alacak üzerinden ve ... tarihinden itibaren yıllık %22,50 oranında temerrüt faizi ve faizin %5'i gider vergisi uygulanmak ve tahsilde tekerrüre yol açmamak kaydıyla devamına, Fazlaya ilişkin talebin reddine, dava tarihinden sonra yapılan tahsilatların infaz aşamasında nazara alınmasına, haksız itiraz edilen ...-TL asıl alacağın takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine" şeklinde kara verildiği, verilen kararın istinaf edilmesi üzerine; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin ... tarihli .../... Esas - .../... Karar sayılı ilamıyla; "Dava, yargılama sırasında davalının iflası ile kayıt kabul davasına dönüşmüştür. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava devam ederken davalının iflasına karar verilmiştir. İİK'nın 194. maddesi uyarınca ikinci alacaklılar toplantısına kadar açılan tüm davalar durur, 2. alacaklılar toplantısında belirtilen alacak miktarının iflas masasına kabul edilmesi halinde dava konusuz kalacağından, karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi, alacağın masaya kabul edilmemesi halinde ise davaya kayıt kabul davası olarak devam edilmesi gerekmektedir. Somut olayda ise ikinci alacaklılar toplantısının yapıldığı, dava konusu alacak hakkında kabul kararı verilmediği anlaşılmaktadır. Mahkemece ise yukarıda yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır. Davalı iflas idare memuru ... tarihinde istinaf dilekçesi sunmuş ve aynı tarihte maktu istinaf karar harcını ve başvuru harcını yatırmıştır. Mahkemece istinaf karar harcının nispi olduğu gerekçesi ile davalı iflas idare memuruna eksik istinaf karar harcını yatırması için muhtıra çıkartılmış, belirtilen süre içerisinde eksik harcın yatırılmadığı gerekçesi ile ... tarihinde mahkemece ek karar ile kararın istinaf edilmemiş sayılmasına karar verilmiştir. Bu defa davalı iflas idare memuru tarafından yeniden maktu istinaf karar harcı yatırılarak ek karar ve asıl karar istinaf edilmiştir. Kayıt kabul davaları İİK'nın 235. maddesinde düzenlenmiş olup maktu harca tabi davalardır. Dolayısı ile davalı iflas idare memuru tarafından süresi içerisinde istinaf dilekçesi sunularak, maktu istinaf karar harcı ve başvuru harcı yatırılmasına rağmen ... tarihli ek karar ile eksik harcın yatırılmadığı gerekçesi ile kararın istinaf edilmemiş sayılmasına karar verilmesi hatalı olmuştur. Ek karara yapılan istinaf başvurusunun esastan kabulüne karar verilmiştir. Esas yönünden yapılan incelemede, kayıt kabul davaları alacağın iflas masasına kaydı istemine ilişkin olup, belirli bir miktar alacağın tahsiline yönelik olmadığından, alacağın iflas masasına kaydına karar vermekle yetinilir. Kaldı ki iflasın açılması ile birlikte takipler de düşer. Mahkemece ise bu hususa aykırı olarak "itirazın kısmen iptaline karar verilmesi, hüküm altına alınan alacağın % 20si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi" hatalı olmuştur. Mahkemece yapılması gereken; takip tarihi itibari ile davacının talep edebileceği alacak belirlenip, ardından bu tutarın iflas tarihinde ulaştığı değerin faizi ile birlikte tespit edip, kefalet limitinin gözetilerek, yapılan ödemelerin mahsup edilerek, bu tutarın masaya kayıt ve kabulüne karar vermekten ibarettir. Yine kayıt kabul davalarında maktu harç alınması ve maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir. Harç konusu kamu düzeni ile ilgili olduğundan mahkemece re'sen gözetilmesi gerekmektedir. Mahkemece ise bu esaslara aykırı olarak nispi harca ve nispi vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olup, davalı iflas idare memurunun bu yöndeki istinaf itirazı da yerinde görülmüştür. İtirazın iptali davası kayıt kabul davasına dönüştüğünde ise; iflasın açılması ile takipler düşeceğinden icra inkar tazminatına hükmedilemez. Mahkemece bu hususlar gözetilmeden icra inkar tazminatına hükmedilmesi de hatalı olmuştur. Yine önceki raporlarla oluşan çelişkiyi gidermek amacıyla ek rapor alınmadan karar verilmesi de hatalıdır. Ayrıca; 06/08/2015 tarih, 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Bölge Adliye ve Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdarî ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 169. maddesinde; "(1)Mahkemelerde bir yazı işleri müdürü, yeterli sayıda zabıt kâtibi, memur, mübaşir, hizmetli ve diğer görevliler bulunur.(2) Yazı işleri hizmetleri ilgisine göre mahkeme başkanı veya hâkiminin denetimi altında, ilgili yazı işleri müdürü ve onun yönetiminde zabıt kâtibi, memur, mübaşir, hizmetli ve diğer görevliler tarafından yürütülür...(4) Zabıt kâtibinin görev ve sorumlulukları şunlardır:ç) Yargılaması devam eden dosyaları düzenli ve eksiksiz bir şekilde muhafaza etmek.ğ) Dizi pusulası düzenlemek."Aynı Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca; "(1) Dava dosyasının fiziksel olarak diğer bir mahkeme veya mercie gönderilmesi gerektiğinde, zabıt kâtibince dosya içerisindeki her türlü belgeyi gösteren bir dizi listesi yapılır ve altı imzalanır. Gönderilen dosyanın son duruşma tutanağının bir örneği ile dizi listesinin bir sureti alınarak geçici bir dosya açılır". düzenlemesi yer almaktadır. Diğer yandan, 6100 sayılı HMK'nın 30. maddesinde; hakimin, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olduğu hüküm altına alınmıştır. Bu hükümlerden anlaşılacağı üzere; dava dosyasının belirli bir düzen içerisinde oluşturulması, yargılama devam ederken dosya düzeninin korunması gerekir. Bu görev zabıt katibi ile yazı işleri müdürünün olduğu gibi hakimin de bu düzenin sağlanması konusunda denetim ve gözetim görevi bulunmaktadır. Dava dosyasının düzenli olması; dosyadaki belgelerin belirli bir sıra içerisinde olmasını, aynı cins ve mahiyetteki belgelerin bir arada olmasını, davanın esasına etki etmeyen belgeler ile delil gibi esasa etkili belgelerin birbirinden ayrı yerde tutulmasını gerektirir. Dosyanın düzenli olması, dava, cevap, itiraz ve beyan dilekçeleri, deliller, duruşma zabıtları ve ara kararlar ile kararın, istenildiğinde kolayca bulunmasını, kaybolmalarının engellenmesini ve taraflar ile hakimin dosyayı emek ve zaman kaybı yaşamadan incelemesini sağlayacaktır. Eldeki dava dosyasının incelenmesinde, yargılama sırasında tefrik öncesi dosyaya gelen bilirkişi raporlarının, bilirkişi raporlarına beyanların dosyaya konulmadığı, dava dilekçesinin dahi gelişi güzel şekilde dosya arasına takıldığı anlaşılmaktadır. Dosya, ne yargı yolu denetimi yapacak makamlar ne de uyuşmazlığın tarafları açısından denetime elverişlidir. O halde Mahkemece yapılacak iş; muhakemenin icrasına yönelik genel ve emredici düzenlemeler dikkate alınarak, muhakemenin düzenli ve tertipli bir şekilde yürütülüp, bu şekilde dava dosyasını oluşturmaktır. Ayrıca Uyap üzerinden verilen müzekkere cevaplarının, bilirkişi raporlarının, tefrik öncesi tüm evrakların dosyaya fiziki olarak da takılmasına özen gösterilmeli, duruşma tutanakları sıralı şekilde dosyaya takılmalı, dosyadaki belgeler istinaf incelemesine gönderilirken ayrıntılı olarak dizi pusulasına bağlanılmalıdır. Sonuç olarak,taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına" şeklinde karar verildiği, verilen karar üzerine mahkememizin .../... Esas sırasına kaydının yapıldığı, yargılamasına devam olunduğu görüldü. Davacı vekilinin ... tarihli dilekçesinde; " itirazın iptali davasının konusu olan, Antalya (Kapatılan) ... İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas (Yeni Esas: Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas) sayılı icra takibinin konusu Müvekkil Banka alacağı, söz konusu icra takibi ile tahsilde tekerrür olmamak üzere açılan Antalya (Kapatılan) ... İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas (Yeni Esas: Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas) sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibinde yapılan ipotekli taşınmazların satışları sonucunda tahsil edilmiş ve söz konusu takip dosyası infaz olmuştur. Dolayısıyla iş bu dava konusuz kalmış bulunmaktadır. Bu hususta Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı icra takip dosyasına beyanda bulunulmuş olup, yargılama gideri, vekalet ücreti ve inkar tazminatı talebimiz bulunmamakta olup, Konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini" şekilnde talepte bulunduğu anlaşılmıştır. Yapılan yargılama, toplanan deliller, davacı vekilinin beyanı birlikte değerlendirildiğinde; dava ve takip konusu alacağın Antalya Genel İcra Müdürlüğü .../... Esas sayılı dosyasında tahsil edildiği, davanın konusunun kalmadığı anlaşılmakla esas hakkında karar verilmesine yer olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. KARAR: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın konusu kalmadığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2-Alınması gereken ... TL maktu harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, (mahkememizin ortadan kaldırma kararı öncesi .../... Esas - .../... Karar sayılı dosyasında ... tarihli .../... harç numaralı ... TL Bakiye Karar Harcı konulu harç tahsil müzekkeresinin iptaline, ) 3-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalanının karar kesinleştiğinde talebi halinde davacıya İADE EDİLMESİNE, 5-Vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı yanın yokluğunda HMK'nun 345 maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/09/2026
Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır