Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/16381 E. 2026/5924 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/16381
- Karar No
- 2026/5924
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/500 E., 2025/1615 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 19. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/201 E., 2023/500 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı'nın davacı şirkete ait .. .. .. Şubesinde 08.02.2022-24.02.2022 tarihleri arasında yaptığı teftiş sonucu düzenlemiş olduğu 13.05.2022 tarihli raporun tebliğ edildiğini, raporda Kısa Çalışma Ödeneğine aykırılık nedeniyle davacı şirketin işçi ücretlerini eksik tahakkuk ettirdiği ve işçilere ödemediği gerekçe gösterilerek raporda tespit edilen dönem aralıklarına ilişkin eksik tutarların işçilere ödenmesi gerektiğinin bildirildiğini, davacı şirketin COVİD-19 döneminde çalışmaları yasal mevzuata uygun olarak yaptırdığını belirterek söz konusu raporun iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinin konu kısmında "dava dilekçesinin arzından ibaret olduğu" belirtilmiş, netice ve talep kısmında da "davanın kabulüne ve raporun iptaline" karar verilmesini talep ettiğini, talebin açık olmadığını, daha önce açılan davada İzmir 6. İş Mahkemesinin E.2022/417 - K.2023/185 s. kararı ile "davanın açılmamış sayılmasına" karar verildiğini, davacı tarafça daha önce aynı dilekçe ile dava açıldığını, talep sonucu ve dava konusunun belirtilmemiş olması sebebiyle mahkemece davacı tarafa bir hafta kesin süre verilerek ihtarat yapıldığını, ancak verilen sürede açıklama yapılmaması sebebiyle 6. İş Mahkemesi tarafından HMK 119. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, dava dilekçesi yeterince açık olmayıp dilekçe içeriğinde bir cümlede 13.05.2022 tarihli raporun taraflarına tebliğinden bahsedildiğini, kayıtların tetkikinden 13.05.2022 tarihli raporun .. Şubesindeki teftişe ilişkin olduğu ve İzmir 15. İş Mahkemesinin 2022/453 E. sayılı dosyası ile davanın derdest olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın HMK 114/1-ı ve HMK 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan (derdestlikten) usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin, İzmir 19. İş Mahkemesi 21.12.2023 tarih ve 2023/201 Esas - 2023/500 Karar sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konularının aynı olması ve henüz istinaf aşamasında olduğundan kesinleşmeyen İzmir 6. İş Mahkemesinin 2022/417 Esas sayılı dosyasının yalnızca vekalet ücreti bakımından davalı tarafça istinaf edildiğini, söz konusu davanın esasına ve verilen hükme ilişkin olarak yapılmış olan bir istinaf başvurusu mevcut olmadığını, İzmir 6. İş Mahkemesinin 2022/417 Esas sayılı dosyasında verilmiş olan nihai kararın taraflarınca istinaf edilmediğini, ilgili kararın davalı tarafça yalnızca vekalet ücreti bakımından istinaf edilmiş olduğundan ortada HMK kapsamında kabul edilen bir derdestlik mevcut olmadığını, zira taraflarınca ve davalı tarafça davanın esasına ilişkin olarak yapılmış bir istinaf başvurusu mevcut olmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı Bakanlık müfettişleri tarafından davacı şirkete ait işyeri hakkında hazırlanan raporun iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.