Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2523 E. 2026/4003 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2523
Karar No
2026/4003
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2316 E., 2024/3316 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 35. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/381 E., 2023/138 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesinde 1957 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında, dava konusu taşınmaz ... Mezarlığı vasfıyla ... adına tescil edilmiştir. ... Mahallesinde yapılan 1938 yılında 3116 sayılı Orman Kanunu'na (3116 sayılı Kanun) göre ilk orman tahdidi, 1980 yılında 6831 sayılı Orman Kanun'un (6831 sayılı Kanun) 1744 sayılı Kanuna göre 2. madde uygulamaları, 1985 yılında 2896 sayılı Kanuna göre 2/B madde uygulamaları, 1989 yılında ise 3302 sayılı Kanun'a göre 2/B madde çalışmalarının hepsi ilan edilerek kesinleşmiş ve dava konusu taşınmaz bu çalışmalarda Devlet ormanı sınırları içerisinde kalmış, 2016 yılında yapılan 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) Kanun'un 11/10. maddesi kapsamında yapılan Orman Kadastro haritasındaki teknik hataları tespit ve düzeltme çalışmaları sonucu Devlet Ormanı sınırları içerisinde kalmakta olduğu tespit edilerek aplikasyon ve düzeltme krokisinde O.S 420, 0.S 4 21... /1 numaralı orman sınır noktaları ile ölçülüp koordinatlandırılmıştır. 2. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 8 99... parsel sayılı taşınmazın kesinleşen tahdit içinde kaldığı tespit edilen kısmının tapu kaydının iptal edilerek Hazine adına orman vasfında tapuya tescil edilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak açılmış olan davanın reddine karar verilmesini, İlk Derece Mahkemesi tarafından hak düşürücü süre yönünden inceleme yapılarak, dava açma süresi geçirilmiş ise öncelikle davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca zamanaşımı itirazında bulunduklarını ve davanın esas bakımından da reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "İstanbul ili ... ilçesi ... Köyü 8 99... parsel sayılı bulunduğu mahalde 3116 sayılı kapsamında ilk orman tahdidinin 1938 yılında yapılarak ilan edilip kesinleştiği, dava konu taşınmazın tamamının orman sınırları içinde kaldığı, bilirkişi raporu uyarınca da dava konusu alanın orman niteliğini koruduğundan Devlet ormanlarının da Anayasamızın 169. maddesine göre mülkiyetinin devrolunamayacağı ve mülk olarak edinemeyecekleri nazara alınarak taşınmazın davalı adına tescil edilmesinin yolsuz tescil niteliğinde olduğu kabul edilerek dava konusu taşınmazın Devlet Ormanı içinde kaldığı ve kesinleşen orman tahdit sınırları içinde kaldığı, eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafından orman sayılan yerlerden olduğu ve dolayısıyla 6831 sayılı Kanun'un 1. maddesine göre orman sayılan yerlerden olduğu" gerekçesiyle davanın kabulüne, mülkiyeti davalı adına olan 8 99... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "İstanbul ili ... ilçesi .... Mahallesinde ilk orman tahdidinin 1938 yılında 3116 sayılı Kanun'a göre 1/10000 ölçekli krokiye dayalı Mavramotez Devlet Ormanı olarak yapıldığı, 1980 yılında 6831 sayılı Kanun'un 1744 sayılı Kanunla değişik 2. madde uygulama çalışmaları yapılarak 22.01.1982 tarihinde ilan edilerek kesinleştiğini, 1984 yılında 6831 sayılı Kanun'un 2896 sayılı Kanunla değişik 2/B uygulama çalışmaları yapılarak 29.11.1985 tarihinde ilan edilerek kesinleştiği, 1988 yılında 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B uygulama çalışmaları yapılarak 27.04.1989 tarihinde ilan edilerek kesinleştiği, dava konusu Sarıyer ilçesi Rumelikavağı Mahallesi 8 99... parsel sayılı taşınmazın, 1957 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında, davalı adına islam mezarlığı niteliğinde tespit görerek itiraz edilmeksizin kesinleştiği, ancak 21.02.2023 tarihli bilirkişi kurulu raporunda da dava konusu 8 99... parsel sayılı taşınmazın rapor eki krokide gösterilen tamamının kesinleşen orman kadastro sınırları içerisinde kaldığının" gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporuna karşı yapılan itiraz dilekçelerinin dikkate alınmadığını, dava konusu taşınmazda ... Kavağı Mezarlığı bulunmakta olduğunu, tapu kaydından da 1957 yılında tesis kadastrosu şekliyle ... Mezarlığı niteliğiyle müvekkil Belediye adına tescil edilmiş olduğunu, söz konusu ... Kavağı Mezarlığına ait ilk defter kaydının 06.09.1944 tarihinde başladığını ve mezarlığın dava konusu 27 parsel üzerinde bulunan kısmında ilgili teknik elemanlarca yapılan araştırma neticesinde alanda tarihi taşların olduğunu, 1931, 1934, 1941 yıllarına ait definlerin bulunduğunun tespit edildiğini, bu nedenle dava konusu yer orman niteliğinde olmadığını ayrıca hak düşürücü süre ve zamanaşımı yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kesinleşen tahdide dayalı tapu iptal ve tescil talebine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/2523, K. 2026/4003, T. 08.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-2523-e-2026-4003-k-2a49f5d9e184