Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2436 E. 2026/4000 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2436
- Karar No
- 2026/4000
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/989 E., 2025/156 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/72 E., 2023/44 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Aydın ili ... ilçesi ... Mahallesinde ilk tesis tapulama çalışmaları 1985 yılında 766 sayılı Tapulama Kanunu (766 sayılı Kanun) hükümlerine göre yapılarak, dava konusu taşınmaz orman olduğu gerekçesiyle tescil harici alan olarak bırakıldığı, daha sonra 1967 yılında 6831 sayılı Orman Kanun'un (6831 sayılı Kanun) 1. maddesine göre seri bazda fotoğrametrik yöntemle yapılan ve 30.04.1969 tarihinde kesinleşen.... Devlet Ormanı kadastro çalışmalarında ise 30 numaralı orman sınır noktası ile kapanan 23 numaralı orman içi ziraat parseli içinde, kesinleşmiş orman tahdit sınırları dışında, orman sayılmayan yerler içerisinde bırakıldığı ve 2020 yılında yapılan 3402 sayılı Kadastro Kanun'un (3402 sayılı Kanun) geçici 8. madde ile davalı ... adına 1 03... parsel numarası ile kagir ev ve cevizlik ve 5.811,13 m² yüzölçümü ile 12.05.2020 tarihinde tespit edildiği anlaşılmıştır. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; Aydın ili ... ilçesi ... Mahallesinde 1985 yılında arazi kadastrosunda tescil harici bırakılan orman kadastrosunda da orman sınırlaması içerisine alınmayan alanlarda 3402 sayılı Kanun'un 14. ve geçici 8. maddesi kapsamında kadastro çalışması yapıldığını, 1 03... parsel sayılı taşınmazın davalı adına tespit gördüğünü, Hazine adına orman sınırlaması dışına çıkarılan taşınmazların zilyetlikle mülkiyetinin kazanılamayacağını, 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımının davalı gerçek kişi lehine gerçekleşmediğini belirterek, davalı adına yapılan kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın Hazine adına tapuya tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar, cevap dilekçesi sunmamışlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...taşınmazın davalı ... tarafından kargir ev ve cevizlik olarak yargılama sürecinden öldüğü tarihe kadar kullanılageldiği, onun ölümü ile de ardılları eski zilyetlerden devralınarak, hiçbir itirazı uğramayan zilyetlikle imar ve ihya edilerek kadastro tespit tarihi itibarı ile dava tarihine kadar devam eden zilyetlikle kullanıldığı, zilyetliğin kadastro tespit tarihine ve nihayetinde de keşif tarihine kadar devam ettiği 19 64... tarihli memleket haritaları, amenajman planları ve 1957, 1964, 19 88... uçuşlu hava fotoğraflarının; 6831 sayılı Kanun kapsamında yapılıp 1967 tarihinde kesinleşen orman kadastrosunda davaya konu taşınmazın orman sınırlaması içerisine alınmamasının, davalı gerçek kişinin iddiasını doğrular nitelikte olduğu; amenajman planlarında ziraat arazisi olarak gösterildiği; 1985 yılında 766 sayılı Kanun kapsamında yapılıp kesinleşen kadastroda tespit gören sınırdaş arazilerin tespit tutanaklarının içerikleri, 3402 sayılı Kanun'un ek 8. maddesi kapsamında tarım alanı vasfıyla gerçek kişiler adına tespit gören ve tespiti kesinleşen benzer özellikteki civar arazilerin hukuki vasfı ve eylemli durumlarının bu durumu doğrulayıp, belgelendirdiği" gerekçesiyle davacı Hazinenin davasının reddi ile 1 03... parselin kadastro tespiti gibi tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle, davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmaz; kadastro tespit tutanağında da belirtildiği gibi, 1985 yılında 5602 sayılı Tapulama Kanunu Hükümlerine göre yapılan tapulama çalışmalarında Orman olduğu gerekçesi ile tapulama harici bırakılmış alanda kalmakta iken, bu birimde 6831 sayılı Kanuna göre yapıldığını ve kesinleşmiş orman kadastrosu çalışmalarında “orman sınırı dışında kültür arazisi” olarak bırakıldığını, taşınmazın evveliyatı orman olduğu için, orman sınırı dışına çıkarıldığı tarihten önce zilyetlikle edinme koşullarının gerçekleşemeyeceğini, bu nevi taşınmazların Hazine adına orman dışına çıkarılan taşınmazlar oluduğunu, öncesi orman olan bu yerde zilyetlik süresinin işlemeyeceğine dair pek çok yerleşik Yargıtay kararlarının ve İçtihatlarının bulunduğunu, gerek dava konusu taşınmazın evveliyatının orman olması, gerekse dava açıldığı esnada dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan meyve ve zeytin ağaçlarının yaşlarının kanununun aradığı 20 yıllık zilyetliğe esas kullanım süresinde olmadığının gözönünde bulundurulduğunda, taşınmazın Hazine adına tescili gerekirken davalı adına tescilinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.