Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1011 E. 2026/1210 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1011
- Karar No
- 2026/1210
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1011 - 2026/1210 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/1011 KARAR NO : 2026/1210 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 18/10/2023 NUMARASI : 2019/275 E. - 2023/440 K.
DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18/10/2023 tarih ve 2019/275 E. - 2023/440 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, davalı şirketin kişinin 2018/103644 sayılı "..." ibareli markanın 30. sınıflarda adına tescili başvurusuna müvekkilinin itirazlarının, davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa davalının başvurusu ile müvekkiline ait "..." ibareli marka arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, müvekkilinin tescilsiz kullanıma dayalı hak sahipliğinin olduğunu, müvekkilinin markasının tanınmış olduğunu ve davalının başvurusunun kötü niyetli bulunduğunu ileri sürerek, YİDK'nın 2019-M-7268 sayılı kararının iptalini, tescil edilmiş olması halinde diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı şirket savunmada bulunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, 6769 sayılı SMK'nın 6/1. maddesi anlamında tarafların markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, 6/5. maddesi anlamında davacının markasının tanınmış marka olduğunun kanıtlandığı ve 6/9. maddesi anlamında davalının marka tescil başvurusunun kötü niyetli olduğunun ortaya konulamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacıya at olan markalar ile davalının başvuruya konu markası arasında iltibasa yol açacak düzeyde bir benzerlik bulunmadığı, davacı markalarının asli unsurunu oluşturan ve ... anlamına gelen "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, yaygın kullanıma sahip olan bu ibarenin davacının tekelinde olmadığını, taraf markalarında olan malların benzer olmadığını ve tanınmışlık koşullarının somut olayda gerçekleşmediğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, marka (marka ile ilgili kurum kararlarının iptali) istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin olduğu, zira bilirkişi raporunda belirtildiği üzere taraf markalarının asli unsurunu oluşturan ... ve ... ibarelerinin başlangıç kısmındaki beş harfin aynı dizilimle yer almasının markaları işitsel ve görsel olarak birbirine yakınlaştırdığı, farklı olarak yer verilen diğer unsurların başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, davacı markalarının enerji içeceği sektöründe tanınmışlığının ispat edildiği ve buna bağlı olarak SMK'nın 6/5 maddesi koşullarının marka kapsamında bulunan tüm mallar yönünden gerçekleştiği, anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 462,15-TL'nin davalı Kurumdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 11/06/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/06/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.