Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1190 E. 2026/790 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/1190
Karar No
2026/790
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2025/1190 - Karar No:2026/790 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/1190 KARAR NO : 2026/790

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/10/2023 NUMARASI : 2021/494 E-2023/660 K

DAVACI : VEKİLİ : Av.

DAVALI : VEKİLİ : Av.

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 01/07/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 01/07/2026 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davasında mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; müvekkilinin Türkiye genelinde taahhüt işleri yapmakta olduğunu, bugüne kadar yüklendiği yüzlerce işi başarıyla tamamladığını, müvekkili tarafından ... şantiyesinde kullanılmak üzere paletli ekskavatör kiralandığını, kira sözleşmesine göre kiralama süresi içerisinde ekskavatörde arıza meydana gelmesi halinde tamir-bakım masrafları müvekkili firmaya ait olacağını, müvekkili şirket tarafından kiralanan ...- paletli ekskavatör 20.03.2021 tarihinde; kullanılmakta olduğu ... şantiyesinden bakım ve onarım yapılmak üzere ... Yetkili Servisi olan davalının Ankara Şubesi’ne götürüldüğünü, müvekkili şirket tarafından ekskavatörün davalı yetkili servise teslim edildiğinde, servis yetkililerince motor yağının radyatör suyuna karıştığı belirtilerek, bu doğrultuda onarım yapılacağının bildirildiğini. uzun süre serviste kaldıktan sonra bakım ve onarımı yapıldığı ve sorunsuz çalıştığı bildirilerek taraflarına teslim edilen ekskavatörün servisten alınıp müvekkilinin bir başka şantiyesi olan ... köyüne götürüldüğünü ve 01.04.2021 tarihinde çalışmaya başladıktan 2 saat sonra radyatör hortumunun patladığını, yere akan suda yağ olduğunun görüldüğünü. 02.04.2021 günü sabahı patlayan hortum değiştirilerek işe başlandığını ancak 3 saat sonra hortumun tekrar patladığını ve yine hortumdan akan suda yağ olduğunun görüldüğünü, bu olaydan sonra, makinede yapılan kontrollerde radyatör su tankının (expansion tankının) içerisinin komple yağ dolduğunun tespit edildiğini, daha sonra makinenin motor yağı kontrol edildiğinde motor yağının eksildiğinin görüldüğünü ve bu eksiklik yaklaşık 10 lt yağ ile kapatılabildiğini, servis yetkilileriyle hem telefonla hem de yüz yüze görüşülüp, taraflarınca tespit edilen ve devam eden arızalarla ilgili gerekli bilgilerin defalarca verildiğini, arızanın giderilmesi talebinin müvekkili şirketin idari işler müdürü tarafından 08.04.2021 tarihinde elektronik posta yoluyla da davalıya iletildiğini, tüm bunlara rağmen, makinedeki arızanın giderilmemesi üzerine, ekskavatörün 20.04.2021 tarihinde yeniden davalıya ait servise götürüldüğünü, bunun üzerine servis çalışanları tarafından düzenlenen 013189 numaralı servis formunda “Daha önce değiştirilmiş motor yağ soğutucusundan yeniden yağ verdiğinin görüldüğü, motor yağ soğutucusu ve housinginin değiştiği, motorun yerinden sökülerek yerde çalıştırıldığı, üç gün boyunca motor bloğunun temizlendiği, makine üzerine montaj yapılıp makinenin çalıştırılarak denendiği, herhangi bir sıkıntının bulunmadığı…” belirtilerek makine tesliminin gerçekleştirildiğini ancak ekskavatörün giderildiği iddia edilen arızayı vermeye devam ettiğini, servis formunda da “motor yağ soğutucusundan yağ verdiğinin görüldüğü” ibaresi ile açıkça yer verildiği üzere 30.03.2021 tarihli fatura konusu hizmet gerektiği gibi ifa edilmediğini, arıza giderilemeden ayıplı olarak hizmet ifa edildiğini, bunun üzerine ikinci kez servise götürüldüğünde de makine arızası giderilmediğini, bahsi geçen ikinci servis hizmetinin de ayıplı olarak ifa edildiğini, müvekkili tarafından davalı tarafça servis hizmetine istinaden düzenlenen faturaya Ankara 57. Noterliği'nin 27.04.2021 tarih ve 11457 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile itiraz edilmiş olup, servis hizmetinin ayıplı ifa edildiğinin ihtar edildiğini, müvekkili tarafından kiralanarak kullanılan ekskavatörün arızalanması üzerine, yetkili servise taşınması için gerekli nakliye, yol izin, yakıt gibi giderlerin yanı sıra, şantiyenin en önemli aracı olan ekskavatörün kullanılamaması sebebiyle tüm şantiye duracağından müvekkili şirket tarafından muadil iş makinesi kiralanmak zorunda kalındığını, davaya konu tazminat talebine dayanak ayıplı servis hizmeti verilen paletli ekskavatörün servisten çıkarıldığında fatura kesildiğini ve müvekkili tarafından ödeme yapıldığını, fatura içeriği incelendiğinde ekskavatörün Nisan ayında bakım ve onarım için servise götürüldüğünde mevcut bulunmayan hasar ve arızaların bulunduğunun görülmekte olduğunu, bu duruma, ayıplı servis hizmetinin sebebiyet verdiğinin açık olduğunu, bilirkişi incelemesi ile de bu durumun netliğe kavuşacağını, davalı tarafından gerekli özen gösterilmeksizin servis hizmeti sunulduğunun açık olduğunu, zira, iş makinasının sıklıkla aynı arızayı verdiğini ve her seferinde bakım ve onarımı tamamlandığı ve sorunsuz çalıştığı iddia edilerek müvekkiline teslim edildiğini, söz konusu paletli ekskavatörün bir yerden bir yere taşınmasının zahmetli ve maliyetli olduğunu, her seferinde yetkili servisten alınıp çalışma alanına götürülmesi hem maliyet hem de işgücü kaybı oluşturduğunu, ayrıca Haziran ayında müvekkiline kesilen faturada, iş makinasının ilk hasar tespit formunda yer almayan arızaların giderildiğinden bahisle ödeme talep edildiğini, oysa ki, aradan geçen iki buçuk aylık süreçte davaya konu paletli ekskavatörün zaten müvekkilince kullanılamadığını, bakım ve onarımı gerçekleştirildiğini, bu durumun, ilk iki onarım işlemi esnasında iş makinasına zarar verildiğini gösterdiğini ve daha hasarlı hale gelmesine sebep olduğunu, bu durumda, verdiği hasarı tamir ettiğinden bahisle müvekkilinden talepte bulunulmasının hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığını, müvekkili şirketin, davalının servis hizmetini gerektiği gibi yerine getirmemesi sebebiyle, maddi olarak ciddi zarara uğradığını ileri sürerek, müvekkilinin uğradığı maddi zarar karşılığı ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte 10.000 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini, 25.04.2022 tarihli somutlaştırma dilekçesi ile dava dilekçesinde belirtilen 10.000 TL'nin; müvekkili şirket tarafından iş makinesinin bulunduğu yerden yetkili servise taşınması için yapılan masraflar için (Yol izin belgesi, yakıt, nakliye bedeli, ilave edilen yağ vs.) 3.000 TL, iş makinesinde davalı şirket yetkili servisi tarafından verilen servis hizmetinden sonra ortaya çıkan hasar ve zarara istinaden 2.000 TL, iş makinesinden mahrum kalınan dönemde ödenen kira bedelleri ve uğranılan sair zararlar için 5.000 TL olarak açıkladıklarını, 23.06.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile de; iş makinesinin bulunduğu yerden yetkili servise taşınması için yapılan masraflar için (Yol izin belgesi, yakıt, nakliye bedeli, ilave edilen yağ vs.) 3.000 TL olan talebi 14.703 TL artırmak suretiyle 17.703,00 TL, iş makinesinden mahrum kalınan dönemde ödenen kira bedelleri ve uğranılan sair tüm zarara ilişkin 5.000 TL olan talebi 70.716,47 TL artırmak suretiyle 75.716,47 TL olmak üzere toplam 93.419,47 TL'nin zarar tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, satılanın ayıplı olmayıp onarım hakkını kullanan davacı tarafa karşı müvekkili şirketin yükümlülüklerini yerine getirdiğini ve ayrıca satılandaki arızaların kullanım hatasından kaynaklandığını, müvekkili tarafından ihtilafa konu iş makinası için verilen ve sağlanan tamir bakım hizmeti kapsamında düzenlenen 30.03.2021 tarihli AS12021000001285 numaralı 17.621,83 TL bedelli faturanın kesilerek, davacı firmaya gönderdiğini ancak davacının bu faturayı iade edip faturaya itiraz ettiğini, davacının bu itirazında haklı olmadığını, zira, davacının ihtilafa konu iş makinasını motor soğutma suyuna yağ verme şikâyeti üzerine Ankara’da bulunan servise getirdiğini, yapılan kontrollerde soğutma sisteminde yağ olduğunun görüldüğünü, davacının da maliyetleri gözetilerek; arıza çözüm proseslerine uygun olarak öncelikle motor soğutma sisteminin temizlenmesi ve kontrolü sonrasında arızanın devam etmesi durumunda motorun diğer parçalarının kontrolü ve motor revizyonu yapılması gerekebileceği bilgisinin davacıya verildiğini, verilen ilk teklife ve davacının onayına istinaden işlemlere başlandığını, davacının daha önce yağ soğutucusunu değiştirdiğini söylemesi üzerine yağ soğutucusu söküldüğünde çelik pullarının üzerinde olmadığının müvekkilinin yetkili servisi tarafından tespit edildiğini, daha önce yapılan işlemin hatalı olabileceği düşünülerek, davacıya bilgisi verildiğini, buna istinaden de makina formenleri, davacının yetkili kişisi olduğunu söylenen...’in kontrol ettirip getirdiği makinanın üzerinden çıkan orijinal yağ soğutucusunun davacının talebi üzerine makinaya montaj edildiğini, hali hazırda motor yağı karışmış olan motor soğutma sisteminin temizlendiğini ve sisteme ait parçaların servis formlarında da belirtildiği şekilde değişimlerinin yapıldığını, makinanın deforme olduğunu, radyatör hortumlarıyla ilgili de davacıya bilgi verildiğini, parça stoklarda olmadığı için sonrasında değiştirilmek üzere yurtdışından sipariş edildiğini, işlemler tamamlanıp makina Ankara’da denenmek üzere davacıya teslim edilmiş olup, davacının makinayı sonrasında ... Şantiyesine götürüp ve denedikten sonra problem olduğunu görüp ve makinayı tekrar müvekkili yetkili servisine getirdiğini, arızanın çözümü için izlenmesi gereken proseslerin gerektiği gibi tam olarak uygulandığını, her aşamanın davacı yetkililerine bilgi verilerek ilerlendiğini, davacının dava dilekçesinde yer alan ve müvekkili tarafından kesilen hizmet faturasının motor soğutma sisteminin temizlenmesini, soğutma sistemi parçalarının değişimini ve arızadan bağımsız olarak klima peteği ve deforme olmuş motor kayışlarının değişimini içermekte olduğunu, satılan ayıplı olmayıp onarım hakkını kullanan davacı tarafa karşı müvekkilinin yükümlülüklerini yerine getirdiğini ve satılandaki arızaların kullanım hatasından kaynaklandığını, dava konusu iş makinasının ayıplı olduğunu kabul anlamına gelmemek üzere, süresinde ayıp ihbarında bulunmayan davacının TBK'nın 223. maddesi gereğince satılanın ayıplı olduğu varsayılsa dahi ayıpla birlikte kabul etmiş sayılacağını, iş makinasında üretimden kaynaklı bir ayıp bulunmadığını savunarak, haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davacı tarafça davalı taraftan 2 kez alınan servis hizmetinin ayıplı olması nedeniyle servis hizmetine konu ekskavatörün servis hizmeti için taşınması, yağ değişimi, yol masrafı olarak yapılan giderler, serviste yapılan hasar bedelinin ve aracın kiralanması nedeniyle (ikame araç) mahrumiyet bedeli, davalı tarafça ise davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş olup, davacı tarafça dava dışı ......A.Ş ile imzalanılan kira sözleşmesi uyarınca işletilmek üzere kiralanan ... iş makinesinin arızalanması üzerine suya yağ karıştırma şikayeti ile davacıya ait Ankara servisine 30.03.2021 tarihli 013255 nolu iş emri ile teslim edildiği, davalı tarafça yapılan işlem yapılan kontrolde motorda hasar olmadığı sistemin temizlenmesi gerektiğine karar verilip "radyatör sökülerek temizlenip, harici kaçaklar giderildiği, klima peteğinde kaçak tespit edildiği, yenisi ile değiştirildiği, devir daime yağ geldiği için yenisi takıldığı, yağ sogutucu temizlendiği, contalar değiştiği, makina temizlendikten sonra 1 gün boyunca sistemdeki yağı atması için çalıştırıldığı, sürekli yeni su konulduğu, herhangi bir kaçak suda motor yagı görülmediği, makinaya antfriz konularak çalıştırıldığı" belirtilerek davacıya teslim edildiği, ekskavatörün aynı şikayet ile davalı servise 20.04.2021 tarihinde tekrar getirildiği, 013189 nolu iş emri üzerine bakım yapıldığı iş emrinde "Şikayet Motor Suyuna Yağ karışıyor. Yapılan İşlem Daha önce değiştirilen motor yağ soğutucusunun tekrar yağ verdiği görüldü, motor yağ soğutucusu ve housting değişti, motor yerinden sökülerek yerde çalıştırıldı, 3 gün boyunca motor bloğu temizlendi makina üzerine montaj yapıldı, makina çalıştırıldı, tekrar sıkıntı verirse motor revizyon yapılacak." denilerek onarıldığı iddiası ile davacıya teslim edildiği, davalı tarafça teslim alınan ekskavatörün...'de bulunan şantiyeye götürüldüğü, ertesi gün 01.04.2021 tarihinde hortum patlattığı, 02.04.2021 tarihinde hortum değişikliğine rağmen davalıya müracaat edilen şikayetlerle tekrar karşılaşıldığı, onarımın ayıplı olduğunun süresinde 08.04.2021 tarihli e-mail ile davalıya bildirildiği, davalının aracın ilk servis bakımından sonra olduğu yerde, ikinci servis bakımında ise motorun sökülerek yerde çalıştırılmak suretiyle onarım sonucuna baktığı, dava konusu aracın ağır hizmet veren bir iş makinası olması zor şartlarda yüksek güçlerde çalıştırılmakta olduğu gözetildiğinde, yapılan testler ile iş makinasına yük verilmeden rölantide çalıştırılarak test yapıldıktan sonra servise giriş şikayeti olan suya yağ karıştırma arızasının olmadığı tespiti ile onarımı tamamlanmadan iş makinesinin tesliminin ayıplı hizmet olduğu, bu kapsamda ekskavatörün nakliyesi sırasında ... plakalı araca ödenen akaryakıt bedellerinin davacının zararı kapsamında belgelendirildiği ancak ... plakalı araçlar ile plakasız araçlara ait akaryakıt fişlerinin dava konusu ekskavatörün taşınması ile ilişkilendirilemediği, bu araçların refakatçi araç olduğuna dair dosyada bilgi ve belgenin bulunmadığı, dava dışı... A.Ş. tarafından davacı adına düzenlenen "Makinenin Motor Revizyon Bedeli" açıklamalı 197.854,99 TL tutarlı fatura ile aracın bu serviste bulunduğu tarihte...'in banka hesabına ödenen 1.000,00 TL akaryakıt bedelinin dava konusu iş makinesinin var olan arızasının onarımına ilişkin olması nedeni ile davacının davalıdan talep edebileceği zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği, davacının hem iş makinesini kiraladığı ... firmasına ödediği kira bedellerini hem de iş makinesi yerine ikamesi için ... firmasına ödediği kira bedellerinin tamamını, davalıdan zarar olarak tanzim etmesi halinde, iş makinesini bedelsiz olarak kullanmış olacağı, yalnızca iş makinesinin ikamesi için ... firmasına ödediği kira bedellerini zarar kapsamında talep hakkı bulunduğu, bu kapsamda davacının aracın servise taşınması için yapılan masraflar için (yol izin ücreti, akaryakıt gideri) 17.703,00 TL ile araç kira bedeli 75.716,47 TL talep edebileceği, araçta oluşan hasar bedeli ve masrafını talep edemeyeceği bilirkişi raporu, ek raporu, iş emirleri, araç kiralama sözleşmesi, dekont ve faturalar ve tüm dosya kapsamı ile anlaşıldığı, davacının davalıyı talepler yönünden davadan önce temerrüde düşürmediği faiz başlangıç tarihi yönünden gözetilerek, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf başvurusunda; müvekkili şirket tarafından kiralanan 2...ekskavatörün 20.03.2021 tarihinde kullanılmakta olduğu ... şantiyesinden bakım ve onarım yapılmak üzere ...ankara yetkili servisi olan davalının Ankara Şubesi’ne götürüldüğünü, müvekkili tarafından ekskavatörün davalı yetkili servise teslim edildiğinde, servis yetkililerince motor yağının radyatör suyuna karıştığı belirtilerek, bu doğrultuda onarım yapılacağının bildirildiğini, 30.03.2021 tarihli servis formunda da, motorda sorun olmadığının belirtildiğini, uzun süre serviste kaldıktan sonra, gözeneklerin temizlenmesi için ilaca yatırıldığı, temizlendiği, bakım ve onarımı yapıldığı, hararet yapmadığı bildirilerek teslim edilen ekskavatörün, servisten alınıp müvekkilinin bir başka şantiyesi olan ... köyüne götürüldüğünü ve 01.04.2021 tarihinde çalışmaya başladıktan 2 saat sonra radyatör hortumunun patladığını, 02.04.2021 günü sabahı patlayan hortum değiştirilerek işe başlandığını ancak 3 saat sonra hortumun tekrar patladığını, hortumdan akan suda yağ olduğunun görüldüğünü, radyatör hortumunun patlaması akabinde makinede yapılan kontrollerde radyatör su tankının (expansion tankının) içerisinin komple yağ dolduğunun tespit edildiğini, daha sonra makinenin motor yağı kontrol edildiğinde motor yağının eksildiğinin görüldüğünü, bu eksikliğin yaklaşık 10 lt yağ ile kapatılabilindiğini, servis yetkilileriyle hem telefonla hem de yüz yüze görüşülüp, tespit edilen ve devam eden arızalarla ilgili gerekli bilgilerin verildiğini, arızanın giderilmesi taleplerinin 08.04.2021 tarihinde e-posta yoluyla davalıya iletildiğini, davalının tüm süreç boyunca bilgilendirilmesine rağmen iş makinesinin hortum patlatması üzerine, ekskavatörün 20.04.2021 tarihinde yeniden davalıya ait servise götürüldüğünü, bunun üzerine servis çalışanları tarafından düzenlenen 013189 numaralı servis formunda “Daha önce değiştirilmiş motor yağ soğutucusundan yeniden yağ verdiğinin görüldüğü, motor yağ soğutucusu ve housinginin değiştiği, motorun yerinden sökülerek yerde çalıştırıldığı, üç gün boyunca motor bloğunun temizlendiği, makine üzerine montaj yapılıp makinenın çalıştırılarak denendiği, herhangi bir sıkıntının bulunmadığı…” belirtilerek, makine tesliminin gerçekleştirildiğini ancak ekskavatörün giderildiği iddia edilen arızayı vermeye devam ettiğini, servis formunda da “motor yağ soğutucusundan yağ verdiğinin görüldüğü” ibaresi ile açıkça yer verildiği üzere 30.03.2021 tarihli fatura konusu hizmetin gerektiği gibi ifa edilmediğini, arıza giderilmeden ayıplı olarak hizmetin ifa edildiğini, bunun üzerine ikinci kez servise götürüldüğünde de makine arızasının giderilmediğini, ikinci servis hizmetinin de ayıplı olarak ifa edildiğini, yetkili servis olması sebebiyle işinin ehli olması gereken ustalarca ve otomasyon sistemi kullanılarak arızanın tespit edilmesi beklenirken, her iki servis hizmetinin de ayıplı olması üzerine davalıya ait yetkili servise olan güvenini yitiren müvekkilinin, davalı tarafından yapılan onarım hizmeti sonrası daha da arızalı hale gelen iş makinesini bu kere de Kayseri'de bulunan ...yetkili servisine götürmek zorunda kaldığını ve burada yapılan incelemede ise motorda arıza bulunduğunun belirtildiğini, motordaki arızanın sebebi olarak da davalıya ait yetkili servisin iş makinesine uygun olmayan yan sanayi ayıplı yedek parça takmış olmasının gösterildiğini, davalının yan sanayi yedek parça kullandığını ve bu parçaların iş makinesine uyum sağlayamadığını da dava dışı Kayseri ...yetkili servisinden öğrendiğini, yan sanayi kullanılırken müvekkiline hiçbir şekilde bilgi verilmediğini ve onayının alınmadığını, Kayseri ...yetkili servisi dava dışı...tarafından ayıplı yedek parçalar dava konusu ekskavatörden çıkarılarak davalı şirkete ait yetkili servise gönderilmiş olup, buna ilişkin tutanak tutulduğunu, tutanak içeriğinden motor yağ soğutucusu ile yağ soğutucusu kapağının ayıplı parçalar olduğunun ve bu parçaların davalıya iade edildiğinin açıkça anlaşıldığını, bu durumun müvekkili şirket yetkilisine mesaj ile bildirilerek, müvekkili tarafından daha açık tutanak tutulmasının ayıplı malzemelerin açıkça belirtilmesinin istenildiğini, dava dışı...'in ise, önceki servis form ve faturalarıyla zaten durumun ortada olduğunu ifade ettiğini, davalı şirkete ait yetkili servis tarafından servis hizmetinin ayıplı sunulduğunun açıkça ortaya konduğunu, Kayseri ...yetkili servisi tarafından yapılan tespit ile de durumun netleştiğini, ayıplı olan ve Kayseri ...yetkili servisi tarafından davalı yetkili servise iade edilen yedek parçaların, motor yağ soğutucusu ve soğutucu kapağı olup, radyatör arızasında ve motorun işlevini yerine getirmesinde hayati öneme sahip bu parçaların ayıplı parçalarla değiştirilmiş olması sebebiyle iş makinesinde başlangıçta var olmayan arızalar meydana geldiğini ancak bilirkişi raporunda ve kararda bu hususlara yer verilmediğini, itiraz ve beyanlarının değerlendirilmeden hüküm tesis edildiğini, mahkemece davalı şirkete ait yetkili servis tarafından sunulan her iki servis hizmetinin de ayıplı olduğu kabul edilmiş olmasına rağmen taleplerinin kısmen reddine karar verilmiş olmasının yerinde olmadığını, bilirkişi kök ve ek raporlarının tümünde davalı tarafından sunulan servis hizmetinin ayıplı olduğu yönünde kanaat bildirilmiş olup, mahkemece bu doğrultuda karar verildiğini, yetkili servisten beklenilenin hasarı doğru tespit ederek bu doğrultuda onarımı gerçekleştirmek olduğunu, davalının arıza tespitinde hataya düştüğünü ve akabinde ayıplı yedek parça ile onarım gerçekleştirmeye çalışması sebebiyle makinenin hasara uğradığını, davalıya ait serviste, makinenin rölantide çalıştırılarak çalışır durumda olduğu belirlemesinin yapıldığını, oysa bilirkişi tarafından da tespiti yapıldığı üzere dava konusu iş makinesinin ağırlık altında çalıştırılması gereken makinelerden olup, ağırlık verilmeden belirleme yapılmasının yerinde olmadığını, iş makinesinin servise götürüldüğü tarihte hortum patlatma arızası bulunmadığını, ilk servis hizmetinde yan sanayi parça takılması ile soğutma sistemine zarar verildiğini ve bu nedenle oluşan basıncın hortum patlatmaya neden olduğunu, her yan sanayi yedek parçanın her makineye uyum sağlamayacağını, dava dışı...tarafından davalıya iade edilen yedek parçaların davalı tarafından kabul edilmiş olmasının da ayıbın ikrarı mahiyetinde olup, davalının ayıpsız ürün takılmış olsaydı yedek parçaların kendisine iadesini kabul etmeyeceğini, onarım hizmetinin yerinde olduğunu savunacağını, motor arızasının tespiti için makineye kablolar bağlanmalı, herhangi olumsuzluk tespit edilmemesi üzerine muhtemel diğer arızalar üzerine yoğunlaşılarak araştırma yapılması gerektiğini, dolayısıyla mahkemece kabul edildiği şekilde başlangıçta motor arızasından kaynaklı bir durum olsaydı tespit edilebilirdi şeklindeki hükmün gerekçesinde bir açıklık bulunmamakla beraber başından itibaren araçtaki arızanın motor arızasından kaynaklandığını fakat servisin zamanında tespit edemediğinin ima edildiğini, müvekkilinin, dava dışı servise yaptırdığı tamiratı davalının ayıplı hizmeti kaynaklı olarak yaptırmış olup, tazmininin gerektiğini, davalı tarafından sunulan servis hizmetinin ayıplı olduğunun mahkemece kabul edilmiş olmasına rağmen arıza sebebiyle uğranılan büyük zarar kalemlerinden biri olan dava dışı...'e fatura karşılığı yapılan 197.854,99 TL ödemenin zarar kapsamında değerlendirilmemesinin yerinde olmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayandığını, makine mühendisi bilirkişinin düzenlendiği 08.06.2022 tarihli kök raporda açıkça her iki servis kaydında da arıza nedeni ile ilgili bariz bulguları tespit edemeden ve suya yağ karıştırma arızasına neden olan hasarları gideremeden iş makinasını teslim ettiği görüldüğünden dolayı aracı ayıplı olarak teslim ederek hizmet kusuru işlediği kanaatinin bildirildiğini, teknik bilirkişinin bu tespitleri yaptığını ancak heyete nitelikli hesap bilirkişisinin eklenmesi halinde tazminat hesabı yapılabileceğinin belirtildiğini, bunun üzerine dosyanın, nitelikli hesap uzmanı eklenmek suretiyle oluşturulan bilirkişi kuruluna tevdi edilerek rapor aldırıldığını, bahsi geçen 12.12.2022 tarihli ek raporda ise, dava konusu edilen ekskavatörün ... marka iş makinesinin bulunduğu yerden servise taşınmasına ilişkin ödenen yol izin ücretleri ve akaryakıt bedelleri toplamı 17.703,00 TL zararının bulunduğu, iş makinesinden mahrum kalınan dönemlere ilişkin kira bedeline ilişkin düzenlenen 41.300,00 TL ve 34.416,47 TL tutarlı faturalara istinaden davacı tarafından ödeme belgelerinin dosyaya sunulması halinde 75.716,47 TL zararının olduğu kanaatinin bildirildiğini, rapora karşı itiraz edildiğini ancak bilirkişilerce itirazlar değerlendirilmeksizin ek rapor düzenlendiğini, bilirkişi tarafından da arıza kayıt servis formları ve bu formlarda belirtilen tespitler göz önüne alınarak yapılan değerlendirmede, davalıya ait yetkili servis tarafından hasarın doğru tespit edilmediği ve bu nedenle de onarımın doğru yapılamadığının ifade edildiğini, iş makinesinin giderek artan arızası sebebiyle servise götürülmesinin de, bu durumun göstergesi olduğunu, bilirkişi kurulu tarafından yapılması gerekenin, iş makinesine yanlış müdahalede bulunularak makineye zarar verilip verilmediğinin fatura, servis formları, tutanaklar, görüşme kayıtları, fotoğraflarla incelenerek kanaate varılması olması gerekirken, içeriğinde bir çok mükerrerlik barındıran faturayı doğrudan değerlendirme dışı bırakmanın da ve itirazlar edilen hususlar aydınlatılmadan sonuca varılmasının yerinde olmadığını, 12.04.2023 tarihli hükme esas alınan bilirkişi ek raporunun hesaplama hataları içerdiğini, teknik bilirkişinin davalı tarafından sunulan her iki servis hizmetinin de ayıplı ifa edildiği tespiti üzerine yapılan hesaplamada yalnızca bu hizmetler sebebiyle yapılan ödemenin tazmin edilmesi gerektiğinin değerlendirildiğini ancak bu değerlendirmenin eksik olduğunu, ayıplı servis hizmetinin iş makinesine verdiği hasar ve zarar dikkate alınmaksızın kanaate varıldığını, mahkemece de buna göre karar verildiğini, davalı tarafından ayıplı yedek parça monte edilmesi sebebiyle iş makinesinin motor revizyonunu gerektirecek ölçüde zarara uğradığını ve dava dışı yetkili servise bu nedenle yüklü miktarda ödeme yapılmak durumunda kalındığını, bu nedenle, dava konusu iş makinesinin "var olan arızasının onarımına ilişkin" tamirat bedeli olduğu değerlendirmesi nedeniyle bu zararın tazmin edilemeyeceği görüşüne katılmanın mümkün olmadığını, yine, kiralama bedelleri hesabının neye göre yapıldığının anlaşılamadığını, iş makinesinin arıza verdiği ilk tarih olan 20.03.2021 tarihinden 24.06.2021 tarihine kadar kullanılamaması söz konusu olmakla, bu tarihler arasında şantiyenin durmaması adına ikame araç kiralandığını, iş makinesinin ilk kez servise götürüldüğü 20.03.2021 tarihi ile dava dışı ......tarafından arızanın giderilerek aracın teslim alındığı 24.06.2021 tarihi arasında iş makinesinden mahrum kalındığının açık olduğunu, bu da, arızalı iş makinesi için 20.03.2021-24.06.2021 tarihleri arasında ödenmek durumunda kalınan kira bedeli ile iş makinesinin arızalanması sebebiyle kiralanan ikame iş makinesine 20.03.2021-24.06.2021 tarihleri arasında ödenmek zorunda kalınan kira bedelleri sebebiyle zarara uğrandığını göstermekte olup, bilirkişi kurulunca yalnızca Haziran dönemi faturası sebebiyle zarara uğranılmış gibi değerlendirme ve hesaplama yapıldığını, raporun hiçbir yerinde buna ilişkin açıklama bulunmadığını, hangi gerekçe ile faturaya dayalı olarak ödenen bedellerin zarar kapsamına dahil edilmediğinin anlaşılamadığını, rapora yapılan itirazlarının ise dikkate alınmadığını, eskort araca ait akaryakıt bedellerinin de tazminat hesabında dikkate alınması gerektiğini, bilirkişilerce sunulan akaryakıt bedellerine ilişkin fiş ve faturaların dava konusu iş makinesi ile ilişkilendirilmediğinin belirtildiğini ancak Karayolları Trafik Kanunu 33.maddesi, Karayolları Trafik Yönetmeliği 128.maddesi ve Araçların Ağırlıkları, Boyutları Ve Yüklenmelerine İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 10.maddesi gereğince toplam ağırlığı 58.000 kg olan dava konusu iş makinesi ve taşıyıcısı 2. kategoriye girmekle, aynı yönetmeliğin 15.maddesine göre, paletli ekskavatörün eskort- destek araç olmaksızın trafiğe çıkmasının söz konusu olmadığını, paletli ekskavatörün ...- ... Şantiyesinde kullanıldığı dosya kapsamında mevcut sözleşme, teslim-tesellüm tutanağından da teyit edilebilir olmakla, refakatçi aracın da dosya kapsamında mevcut fiş ve faturalara göre ...'tan akaryakıt aldığı gözetilmeksizin değerlendirme ve hesaplama dışı tutulmasının kabul edilemeyeceğini, bu hususlar gözetilerek emsal bir eskort araç yakıt giderinin hesaplamada dikkate alınması gerekirken, doğrudan hesap dışı bırakılmış olması sebebiyle de dosyanın yeniden bilirkişiye tevdi edilerek rapor aldırılmasını ve neticede kararın kaldırılması gerektiğini, davalının temerrüdü ile ilgili mahkeme tarafından yapılan değerlendirmenin yerinde olmadığını, tüm ödeme belgeleri dosya kapsamında mevcut olup, taleplerine ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesi, bu taleplerinin kabul görmemesi halinde ise davalıya ihtarname gönderilen tarihe göre faiz işletilmesi gerektiğini, müvekkilinin KEP üzerinden 17.05.2021 tarihinde gönderilen ihtarname ile fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak suretiyle, o tarihe kadar uğranılan zararı davalıdan talep ettiğini, kabul anlamına gelmemek üzere, bu tarihte de temerrüt oluşmadığı düşünülse dahi (temerrüdün ihtarname vs şekilde tespit edilemediği hallerde) yargı kararları istikrar kazanmış olup en geç arabuluculuk son tutanağının düzenlenme tarihi olan 20.08.2021 tarihinde davalının temerrüde düştüğünün değerlendirilmesi gerektiğini, bütün bunlara rağmen dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu (Yargıtay 9. HD'nin 21.03.2022 tarih ve 2022/3222 E- 2022/3813 K) belirterek, mahkemenin kısmen redde yönelik kararının kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf başvurusunda; usule ilişkin olarak, mahkemece her ne kadar dosyada düzenlenen bilirkişi raporları doğrultusunda karar verildiği belirtilmişse de, söz konusu raporların eksik ve hatalı inceleme ile düzenlenmesi nedeniyle hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, bu hususta dosyaya sunulan beyan ve itiraz dilekçelerinde defalarca kez belirtildiği üzere, bilirkişi raporlarında yalnızca dosya ve evrak üzerinden inceleme yapılarak sonuç ve kanaatlere varıldığını, davaya konu iş makinasının ayıplı olduğunun iddiasının araştırılması için söz konusu makina üzerinde gerekli testleri uzun uzadıya yapacak, gerçekten varsa bir imalat/üretim hatasının, ayıbının (gizli veya açık) var olduğunun tespitini gerçekleştirebilecek, bu markanın iş makinasından anlayan uzmanlarından oluşan bir heyetin tüm ilgili testleri gerçekleştirmesi ve kapsamlı bir analiz yapması gerektiğini, bunu yapabilecek kapasitede olan bilirkişiler ya İstanbul Teknik Üniversitesi'nin ya da Ortadoğu Teknik Üniversitesi'nin makina fakültelerinde ve/ veya bölümlerinde bulunduğunu, tüm gerekli testlerinin icra edilmesi, uzun uzadıya denenmesi, test edilmesi sağlanması gerektiğini, farklı bir heyetten rapor alınması gerekirken yapılan yargılama esnasında, usule ilişkin bu hususların gözardı edildiğini (Yargıtay 19. HD'nin 22.02.2016 tarih ve 2015/14842 E- 2016/2743 K, Yargıtay 9.HD'nin 10.05.1996 tarih ve 1995/36350 E- 1996/10021 K, 07.11.2019 tarih ve 2016/10322 E- 2019/19429 K), eksik ve hatalı inceleme ile düzenlenen bilirkişi raporları doğrultusunda karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, esasa ilişkin ise; davacının motor soğutma suyuna yağ verme şikâyeti üzerine aracın Ankara’da bulunan servise getirildiğini, yapılan kontrollerde soğutma sisteminde yağ olduğunun, davacının maliyetleri gözetilerek; arıza çözüm proseslerine uygun olarak öncelikle motor soğutma sisteminin temizlenmesi ve kontrolü sonrasında arızanın devam etmesi durumunda motorun diğer parçalarının kontrolü ve motor revizyonu yapılması gerekebileceğinin davacı yetkilisine verildiğini, verilen ilk teklife ve davacının onayına istinaden işlemlere başlandığını, davacının daha önce yağ soğutucusunu değiştirdiğini söylediğini, yağ soğutucusu söküldüğünde çelik pullarının üzerinde olmadığının tespit edilmesi üzerine öncesinde yapılan işlemin hatalı olabileceğinin düşünülerek, davacıya bilgisinin verildiğini, buna istinaden de makina formenlerinin, davacı yetkilisi olan...’in kontrol ettirip getirdiği makinanın üzerinden çıkan orijinal yağ soğutucusunu, davacının da talebi üzerine araca monte edildiğini, hali hazırda motor yağı karışmış olan motor soğutma sisteminin temizlendiğini ve sisteme ait parçaların servis formlarında da belirtildiği şekilde değişimlerinin yapıldığını, makinenin deforme olmuş radyatör hortumlarıyla ilgili de davacıya bilgi verildiğini, parça stoklarda olmadığı için sonrasında değiştirilmek üzere yurtdışından sipariş edildiğini, işlemler tamamlanıp aracın Ankara’da denenmek üzere davacıya teslim edildiğini, davacının aracı... Şantiyesine götürerek, denedikten sonra problem olduğunu gördüğünü ve aracı tekrar müvekkiline getirdiğini, davacının isteği üzerine takılan eski yağ soğutucusundan kaynaklı da tekrar problem yaşanabileceği düşünülerek onayı da alınarak motor yağ soğutucusunun yenisiyle değiştirildiğini, motor soğutma sisteminin tekrar temizlendiğini, motorun yerde çalıştırılarak 3 gün denendiğini, yapılan test işlemi sırasında davacı yetkilisi...'in servise çağrıldığını ve ayrıntılı bilgilerin verildiğini, kendisinin onayı alınarak tekrar denenmek üzere motor montajının yapıldığını, bu arızadan bağımsız olarak yurt dışından gelen hortumun değişimi, turbo geri dönüş hortumu ve dışardan tedarik edilen hidrolik hortumun değişiminin yapıldığını, makine saha çalışma şartlarında, yükte denenmek üzere davacıya teslim edildiğini, davacının Ankara içerisinde aracı denedikten sonra aracın kontrollerinin yapılabilmesi için bilgi vereceğini ilettiğini ancak kontrollerini yaptırmadan arızanın çözüldüğünü düşünerek aracı ...’a sevk ettiğini, davacının, çalışmaya devam ettiğinde motor soğutma suyunda tekrar yağ olduğunu gördüğü zaman servis formlarında belirtildiği gibi motorun diğer parçalarının kontrolü ve gerekirse revizyonu için aracın en yakın servis noktası olan ... ...Otomotiv’e gönderildiğini, müvekkilinin arızanın çözümü için izlenmesi gereken prosesleri gerektiği gibi tam olarak uygulanmış olup, her aşamada davacı yetkililerine bilgi verilerek ve davacı yetkililerinin istekleri doğrultusunda ilerlendiğini, yapılacak keşif sonucunda ayıp bulunup bulunmadığının anlaşılabileceğini, yargılamada bu hususların göz ardı edildiğini, dava konusu iş makinesi üzerinde bir ayıp bulunmadığı gibi, davacı ile müvekkili arasında iş makinesinin nakliye bedellerini ve çalışmadığı sürece kiraladığı diğer makinelerin kira bedellerinin ödeneceğini dair bir anlaşma bulunmadığını, mahkemece hatalı şekilde, davaya konu iş makinesinde ayıp olmamasına rağmen davacının, iş makinesinin ikamesi için ... firmasına ödediği kira bedellerinin zarar kapsamında değerlendirilerek, davacının aracın servise taşınması için yapılan masraflar olan 17.703,00 TL ile araç kira bedeli olan 75.716,47 TL'nin müvekkilinden tahsiline karar verildiğini, dosyada mevcut olan ek bilirkişi raporunda, davaya konu iş makinesinin 2013 yılında Zaman Grup’a satıldığının görüldüğünü, davacının da bu gruba dahil ve/ veya aynı kişinin şirketleri olduğunun görüldüğünü, bu şirketle müvekkili arasında yapılan iş makinesi satış sonrası hizmetler sözleşmesine bakıldığında ise 4. maddesinde "Taraflardan hiçbirinin işbu Sözleşmeden doğan doğrudan ya da dolaylı olarak hafif ihmal neticesinde ortaya çıkan; kazançlardan kayıp, kullanım kaybı, özel, dolaylı veya arızi zararlardan diğer tarafa karşı sorumlu olmayacaktır." hükmü gereğince müvekkilinin bu tür kira bedellerinden ve/ veya kazanç kayıplarından dolaylı zararlardan sorumlu tutulamayacağının açıkça görüldüğünü, buna rağmen mahkemece bu hususların göz ardı edilerek karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığının anlaşılmasına göre, taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince; -Davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcının peşin alınan 1.596,00 TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 864,00 TL harcın talep halinde davacıya iadesine, -Davalıdan alınması gereken 6.381,48 TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.596,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.785,48 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, 3-İstinaf talep eden taraflarca yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçları ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 04.06.2025 Tarihli Resmî Gazete’de Yayımlanan 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi dikkate alınarak belirlenen temyiz kesinlik sınırı ve HMK’nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay’da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 01/07/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan e-imzalıdır

Üye e-imzalıdır

Üye e-imzalıdır

Katip e-imzalıdır

e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/1190, K. 2026/790, T. 01.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-1190-e-2026-790-k-f3abfc087893