Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/993 E. 2026/1174 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/993
Karar No
2026/1174
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/993 - 2026/1174 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/993 KARAR NO : 2026/1174 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 19/09/2018 NUMARASI : 2017/185 E. - 2018/340 K.

DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali - Marka Hükümsüzlüğü

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 19/09/2018 tarih ve 2017/185 Esas - 2018/340 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ile davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkili adına tescilli 2000/07612 sayılı ve "..." ibareli tanınmış markanın bulunduğunu, davalı Şirketin 2016/11221 sayılı "..." ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından kısmen kabul edildiğini ve başvuru kapsamından 30. sınıftaki bir kısım malların çıkarıldığını, oysa başvurunun tümden reddinin gerektiğini, dava konusu başvuru ile müvekkili markası arasında sadece tek harf farklılığının olduğunu, başvuruda "..." harfi olmasından kaynaklanan faklılığının, davalı markasına ayırt edicilik katmadığını, başvurunun müvekkili markasının serisi izlenimi yarattığını, tüketicilerin sözcüklerin başlangıcına daha fazla dikkat ettiğini, müvekkili markalarının tanınmışlığı nedeniyle de başvurunun reddinin gerektiğini, davalı başvurusunun kötü niyete dayandığını ileri sürerek, YİDK'in 2017-M-1743 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru kapsamında kalan mallar yönünden KHK'nın 8/1-b maddesi koşullarının oluşmadığını, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı Şirket vekili, “...” ve “...” ibarelerinin bütün olarak bıraktıkları izlenim, şekil, okunuş ve anlam olarak birbirini çağrıştırmadığını, okunuşlarının farklı olduğunu, davacı markası büyük harflerle yazılırken, davalı markasının sadece ilk harfinin büyük olduğunu, markaların farklı mal ve hizmet sınıflarını kapsadığını, davacının markasının sektörde tanınmış olmadığını, davalı markasının ise sektöründe tanınmış bir marka olduğunu, davacının kötü niyet iddasını ispatlar nitelikte delil sunamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalının "..." ibareli başvuru markasıyla davacının "..." ibareli tescilli markası arasında dava konusu edilen 2016/11221 sayılı markanın kapsamında bulunan 29. sınıftaki "Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları" emtiası ile 30. sınıfta yer alan "Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Dondurmalar, yenilebilir buzlar.. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç" emtiası yönünden görsel ve sescil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, bu mallar yönünden taraf markalarının aynı işletmeye ait markalar ya da idari ve ekonomik anlamda birbirleriyle bağlantılı işletmelere ait marka olduğu ihtimalinin olduğu, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesindeki iltibas ihtimalinin oluştuğu, bunlar dışında kalan mallar yönünden ise anılan madde koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2017-M-1743 sayılı YİDK kararının, 29. sınıftaki "Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları" emtiası ile 30. sınıfta yer alan "Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Dondurmalar, yenilebilir buzlar.. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç” emtiası yönünden iptaline, dava konusu marka tescilli olduğundan yukarıda belirtilen 29 ve 30. sınıfta yer alan mallar yönünden 2016/11221 sayılı markanın iptali ile sicilden terkin edilmesine, diğer kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, dava konusu YİDK kararının tümüyle iptal edilmesi ve davalı markasının kapsamında bulunan tüm mal ve hizmetler yönünden hükümsüz kılınması gerektiğini, davalı marka başvurusunun kapsamında bulunan malların tümü ile müvekkili markalarının kapsamında bulunan mal ve hizmetler arasında benzerlik bulunduğunu, markalar arasında iltibas oluşup oluşmadığı değerlendirilirken, marka işaretleri ile ilgili mal ve hizmetler arasındaki ilişkinin de iyi incelenmesi gerektiğini, buna göre mal ve hizmetlerin aynı/aynı tür olması halinde marka işaretleri arasındaki düşük derecedeki benzerliğe rağmen markalar arasında iltibas tehlikesi ortaya çıkabileceği gibi aynı şekilde marka işaretleri arasındaki yüksek derecedeki benzerliğin, mal ve hizmetler arasındaki düşük derecedeki benzerliğe rağmen markalar arasında iltibas oluşmasına neden olabileceğini, taraf markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak ayniyet derecesinde benzerlik bulunması hususları göz önünde bulundurulduğunda, markalar arasındaki küçük bir mal ve hizmet benzerliğinin dahi KHK m.8/1 anlamında karıştırılma ihtimalini doğuracağını, müvekkili markalarının 556 sayılı KHK’nın 8/4 bendi anlamında tanınmış marka olduğunu ve müvekkili markalarının tanınmışlığından faydalanmayı amaçlayan davalı marka başvurusunun kötü niyetli bulunduğunu, gerekçeli kararda, müvekkilinin adil yargılanma hakkının ihlaline sebebiyet verecek şekilde tanınmışlık ve kötü niyet iddiaları hakkında herhangi bir değerlendirme yapılmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, istinafa konu kararın aksine taraf markaları arasında iptal edilen mallar yönünden 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında iltibas ihtimali bulunmadığını, zira söz konusu mallar ile davacı markasının kapsamındaki mal ve hizmetlerin benzer olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE :1-Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "..." ibareli marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet "..." esas unsurlu marka arasında başvuru kapsamında yer alan 29. sınıftaki "Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları" malları ile 30. sınıfta yer alan "Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Dondurmalar, yenilebilir buzlar.. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç" malları yönünden biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunduğu, esasen marka işaretlerinin benzer olduğunun istinaf kanun yoluna başvuran tarafların da kabulünde olduğu, içinde gıda mühendisi bulunan bilirkişi heyetince hazırlanan bilirkişi raporunda açıklandığı üzere emtia benzerliğinin ise yalnızca sayılan mallar yönünden oluştuğu, dolayısıyla bu mallar yönünden 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi koşullarının somut olayda bulunduğu, bunun dışında başvuru kapsamında kalan mallar yönünden ise emtia benzerliği olmadığından anılan madde koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, davalı Kurum vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. 2-Ancak davacı tarafça, marka başvurusuna itiraz ve dava dilekçesinde, diğer iddiaların yanında davacı markasının 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesi anlamında tanınmış bulunduğu ve dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğu da ileri sürülmüş olup bu hususta ilk derece mahkemesince olumlu-olumsuz bir değerlendirme yapılmamıştır. 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesinde "Marka, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir markanın aynı veya benzeri olmakla birlikte, farklı mallar veya hizmetlerde kullanılabilir. Ancak, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği veya tescil için başvurusu yapılmış markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilir” hükmüne yer verilmiştir. Bu maddeden de anlaşılacağı üzere tanınmış marka koruması için taraf markalarının aynı veya benzer olması, önceki tescilli markanın tanınmış olması ve başvuru konusu olan markanın kullanımının, başvuru sahibine haksız menfaat sağlaması veya tanınmış markanın itibarına veya ayırt edici karakterine zarar vermesi gerekmekte ve bu üç kriterlerin tümünün bir arada mevcut olması aranmaktadır. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda, dosya kapsamındaki delillerle davacı markalarının tanınmış olduğunun ispat edilemediği bildirilmiştir. Bu yönden söz konusu bilirkişi raporunun ayrıntılı ve gerekçeli olduğu, yapılan değerlendirmelerin de KHK hükümleri ile yerleşik uygulamaya uygun bulunduğu değerlendirilmiş, bu nedenle hüküm kurmaya elverişli görülmüş ve somut olayda 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesi anlamında bir tescil engelinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Yargıtay HGK'nun 16.07.2008 gün ve 2008/11-501 E.-507 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi marka hukukunda genel olarak kabul gören anlayışa göre, tescil yoluyla sağlanan marka korumasının amacına aykırı biçimde kötüye kullanılması yoluyla başkasının markasından haksız olarak yararlanmak veya gerçekte kullanılmayıp yedekleme, marka ticareti yapmak amacına ya da şantaja yönelik başvuru ve tesciller kötü niyetli olarak kabul edilmektedir. Kötü niyetin varlığı, her somut olayın özellikleri göz önüne alınarak belirlenmelidir. Yine Yargıtay HGK.'nun 21.09.2005 gün ve 2005/11-501 E.-507 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca iyiniyetin asıl, kötüniyetin istisna olması sebebiyle davalının kötüniyetli olduğunun delil ve gerekçelerinin gösterilmesi gerektiğinden davacı, davalının kötüniyeti bulunduğunu kanıtlamalı ve mahkemece de bunun delil ve gerekçesi gösterilmelidir. Bu açıklamalardan sonra somut olay değerlendirildiğinde, davacı tarafça dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli olduğunun ispatına dair bir delil sunulmadığı gibi dava konusu marka ve davacının itirazına mesnet marka işaretleri arasında benzerlik bulunmasının tek başına kötü niyetin kabulü için yeterli olmadığından, kötü niyet iddiaları da Dairemizce yerinde görülmemiştir. HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, diğer bir ifade ile kanun koyucu, temyiz kanun yolunda Yargıtay tarafından verilebilen, yerel mahkeme hükmünün gerekçesinin değiştirilerek düzelterek onanması kararını, istinaf mahkemeleri için öngörmeyip, bu halde istinaf mahkemesince yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiğini düzenlediğinden, Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun, ilk derece mahkemesi hükmünün gerekçesine ilişkin olarak yerinde görülmekle kabulü ile HMK.'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 19/09/2018 gün ve 2017/185 Esas - 2018/340 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA, 3-Davanın KISMEN KABULÜ ile YİDK'in 20.03.2017 tarih 2017-M-1743 sayılı kararının 29. sınıftaki "Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları" malları ile 30. sınıfta yer alan "Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Dondurmalar, yenilebilir buzlar.. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç” malları yönünden KISMEN İPTALİNE, 4-Dava konusu 2016/11221 sayılı markanın, 29. sınıftaki "Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları" malları ile 30. sınıfta yer alan "Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Dondurmalar, yenilebilir buzlar.. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç” malları yönünden HÜKÜMSÜZLÜĞÜ ile sicilden TERKİNİNE, 5-Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 6-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 31,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 700,40-TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 7-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. hükümlerine göre belirlenen 55,000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. hükümlerine göre belirlenen 55,000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 9-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 1.500,00-TL bilirkişi ücreti, 300,00-TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 340,00-TL posta masrafı, 2.002,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 4.142,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 1/2 kabul edilerek bu orana tekabül eden 2.071,00-TL'ye, 31,40-TL başvurma harcı, 31,40-TL peşin harç tutarı eklenerek oluşan toplam 2.133,80-TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 10-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 2,50-TL tebligat gideri, 2.002,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 2.004,50-TL yargılama giderinindavanın kabul ve ret oranına göre takdiren 1/2 kabul edilerek bu orana tekabül eden 1.002,25-TL'nin davacıdan alınarak davalı kuruma verilmesine, 11-Davalı şirket tarafından ilk derece ve istinaf aşamasında herhangi bir gider yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 12-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), 13-Davacıdan peşin olarak alınan 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 14-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu karar ve ilam harcı, istinaf başvurusunda davalı Kurum tarafından peşin olarak yatırıldığından, başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

15-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 11/06/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/06/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/993, K. 2026/1174, T. 11.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-993-e-2026-1174-k-d01bdcf5f37f