Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/955 E. 2026/1173 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/955
- Karar No
- 2026/1173
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/955 - 2026/1173 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/955 KARAR NO : 2026/1173 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 18/12/2017 NUMARASI : 2016/396 E. - 2017/492 K.
DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18/12/2017 tarih ve 2016/396 Esas - 2017/492 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflarca istenmiş ve davacı ile davalı Kurumun istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin nitelikli oyuncu, yönetmen ve senarist kadrosu ile sektörde diğer şirketlerden farklı bir yere sahip olduğunu, 2003 yılında kurulduğunu ve o tarihten beri faaliyetlerini sürdürdüğünü, müvekkili adına tescilli 2003/30963 ve 2014/57461 sayılı "..." ibareli markaların bulunduğunu, davalı gerçek kişinin ise 2014/102001 sayılı "..." ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, markaların okunuş, görsel ve fonetik yönlerden orta seviyedeki tüketiciler tarafından karıştırılacağını ileri sürerek, YİDK’in 2016-M-7326 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacının "..." ibareli markaları arasında dava konusu markanın kapsamında yer alan 35. sınıftaki "Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Ticari ve sınai ürünler için eksperlik hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar (veri işlem, haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar ve bilgisayar çevre donanımları dahil). Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik/optik okuyuculu kartlar. Antenler, uydu antenler, yükselticiler ve bunların parçaları. Gözlükler, güneş gözlükleri, lensler ve bunların kutuları, kılıfları, parçaları ve aksesuarları. Mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" ve 41. sınıftaki tüm hizmetler yönünden biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sescil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, yukarıda belirtilen 35. ve 41. sınıftaki hizmetler yönünden 556 sayılı KHK'nın 8/1 maddesindeki iltibas koşullarının oluştuğu, bunun dışında kalan mal/hizmetler yönünden iltibas koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2016-M-7326 sayılı YİDK kararının dava konusu edilen 2014/102001 sayılı markanın kapsamında yer alan 35. sınıftaki "Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Ticari ve sınai ürünler için eksperlik hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar (veri işlem, haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar ve bilgisayar çevre donanımları dahil). Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik/optik okuyuculu kartlar. Antenler, uydu antenler, yükselticiler ve bunların parçaları. Gözlükler, güneş gözlükleri, lensler ve bunların kutuları, kılıfları, parçaları ve aksesuarları. Mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" ile 41. sınıftaki tüm hizmetler yönünden iptaline, dava konusu marka tescilli olmadığından hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili katılma yoluyla, taraf markaları arasında bütüncül ve esaslı unsur benzerliğinin mevcut olduğunu, reddedilen hizmetler yönünden de taraf markaları arasında iltibas tehlikesinin bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, dava konusu marka başvurusu ile davacıya ait markalar arasında mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilen hizmetler yönünden benzerlik veya karıştırılma ihtimali bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... katılma yoluyla, dava konusu markalar arasında bir bütün olarak iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE :1-İlk derece mahkemesi kararına karşı süresi içinde yalnızca davalı ... tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, istinaf dilekçesinin davacıya 22.03.2026 tarihinde tebliği üzerine davacı tarafından 31.03.2026 tarihinde katılma yoluyla istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin davalılara tebliği üzerine bu defa davalı ... tarafından 27.04.2026 tarihli dilekçe ile katılma yoluyla istinaf başvurusu yapılmıştır. Katılma yoluyla başvurma başlıklı 6100 sayılı HMK'nın 348/1. maddesi "İstinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, vereceği cevap dilekçesi ile istinaf yoluna başvurabilir. İstinaf yoluna asıl başvuran taraf, buna karşı iki hafta içinde cevap verebilir." düzenlemesini havidir. Görüldüğü üzere anılan hükümde, istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen tarafın, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile vereceği cevap dilekçesi ile istinaf yoluna başvurabileceği, istinaf yoluna başvuran tarafın da buna karşı iki hafta içinde cevap verebileceği öngörülmüş, bunun dışında istinaf kanun yoluna başvurmayan davanın diğer taraflarına bir hak verilmemiştir. Diğer bir deyişle 6100 sayılı HMK’da, katılma yoluyla istinafa karşı tekrar katılma yoluyla istinaf gibi bir kanun yolu düzenlenmemiştir. Kaldı ki davalı ...'un katılma yoluyla istinaf dilekçesi, davacı vekilinin istinaf dilekçesinin kendisine tebliğinden itibaren iki hafta içinde verilmemiştir. Bu itibarla, davalı ...'un katılma yoluyla istinafa karşı tekrar katılma yoluyla istinaf dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, ilk derece davanın reddine dair hüküm kurulan hizmetler yönünden emtia benzerliğine ilişkin koşulun gerçekleşmediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. 3-Davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesine gelince; yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davalı gerçek kişinin 2014/102001 sayılı "..." ibareli marka başvurusuna davacı tarafından 2003/30963 ve 2014/57461 sayılı "..." ibareli markalara dayalı olarak itiraz edilmiş, davalı Kurumca bu itirazın reddi üzerine eldeki dava açılmış, ilk derece mahkemesince de yukarıda belirtilen hizmetler yönünden taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında iltibas bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Buna göre istinaf incelemesine konu uyuşmazlık, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet 2003/30963 ve 2014/57461 sayılı markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında iltibas tehlikesi olup olmadığıdır. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun geçici 1. maddesi yollamasıyla somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa tescil edilemez. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Burada öncelikle iltibas (karıştırılma) kavramının da açıklanması gerekmektedir. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408- 409). İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir. Öte yandan, markaların ayırt edicilik güçlerinin de iltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde dikkate alınması gerekmektedir. Zira, ayırt edici niteliği zayıf olan markalar yönünden iltibas ihtimali daha düşük olacaktır. Diğer bir deyişle, tescili istenilen mal ve hizmetleri, diğer işletmelerin mal ve hizmetlerinden ayırt etme gücü düşük kalan, zayıf marka olarak nitelendirilebilecek markaların koruma alanı daha dar bulunmaktadır. Böyle durumlarda, küçük farklılıklar dahi tescil olunmak istenen markaya ayırt edicilik kazandırabilecektir. Yapılan açıklamalar çerçevesinde somut olaya dönüldüğünde; dava konusu başvuru, standart karakterlerle yazılmış "..." ibaresinden oluşmaktadır. Bunun dışında başvuruda, başkaca bir şekil veya kelime unsuruna yer verilmemiştir. Buna göre dava konusu marka bir bütün olarak algılanacağından, başvurunun asli unsuru, başvuruyu oluşturan "..." ibaresidir. Davacının itirazına mesnet 2003/30963 sayılı marka "..." ibareli olup özel bir yazım ve değişik renklerle gölgeli olarak yazılmıştır. İtiraza mesnet 2014/57461 sayılı marka da "..." ibaresinden oluşmaktadır. Markadaki "..." ibaresi yine özel bir stilde ve "..." ibaresinden farklı olarak kırmızı renkle yazılmıştır. ... ibaresi ülkemizin en büyük ilinin adı olduğundan kimsenin tekeline bırakılamayacak ibarelerdendir. Yine her ne kadar davacı markaları özel bir stilde yazılsa da bu durumun ayırt ediciliğe katkısı sınırlı olduğundan, davacı markalarının asli unsurunu "..." ibaresi oluşturmaktadır. Bu ibare İngilizce bir kelime olup Türkçe'de ... anlamına gelmektedir. Bu kelimenin anlamının ülkemizde yaygın olarak bilindiği, genel olarak beceri, bilim dalı, sanat eseri vb. anlamlarını da karşıladığı, dilimizde yaygın kullanıldığı ve ayırt ediciliğinin zayıf bulunduğu, "... ..." ve "... ..." markalarını 35.ve 41. sınıfta benzer görmeyen Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2018/3370 Esas, 2019/4332 Karar sayılı kararının da bu yönde olduğu, davacının bunu öngörerek aynı ibarenin başka sözcüklerin ilavesiyle farklı kişilerce marka olarak kullanılmasına katlanmasının gerektiği, somut uyuşmazlıkta ise başvurunun bir bütün olarak "..." olarak algılanacağı, bu hali ile davacının ayırt ediciliği zayıf "..." ibareli markalarından yeterince ayırt ediciliğin sağlandığı, buna göre tarafların markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında iltibas tehlikesinin söz konusu olmadığı kanaatine varılmıştır. Diğer bir deyişle Dairemizce, taraf marka işaretleri arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde bir benzerliğin olmadığı, taraf markalarının, ortalama tüketicilerce ilişkilendirilmeyeceği ya da dava konusu başvurunun, davacı markalarının serisi olarak algılanmayacağı sonucuna ulaşılmış, aksi yöndeki ilk derece mahkemesi kararı yerinde görülmemiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 tarih ve 2014/11-696 E.- 2016/778K. sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan, Dairemizce bu yönden dosyada mevcut bilirkişi raporundaki tespitlere itibar edilmemiş, ayrıca bir bilirkişi incelemesi de yaptırılmamıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesince, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markala arasında iltibasa yol açacak derecede benzerlik bulunmadığı kabul edilerek bu gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ...'un katılma yoluyla istinafa karşı katılma yoluyla istinaf dilekçesinin, HMK'nın 352. maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE, 2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 3-Yukarıda (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18/12/2017 gün ve 2016/396 Esas - 2017/492 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 4-YİDK kararının iptali istemine yönelik davanın REDDİNE, 5-Dava konusu marka tescilli olmadığından hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına, 6-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 29,20-TL harcın mahsubu ile bakiye 702,80-TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 7-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. hükümlerine göre belirlenen 55.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak anılan davalı Kuruma verilmesine, 8-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 9-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 2.002,00-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı ve 774,00-TL posta giderinden oluşan toplam 2.776,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı Kuruma verilmesine, 10-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip resen taraflara iadesine (HMK m.333), 11-Harçlar Kanunu uyarınca davacıdan alınması gereken istinaf karar ve ilam harcı, davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 12-Davalı ... tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde anılan davalıya iadesine. 13-Davalı Kurum tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, kararın kesinleşmesinden sonra ve talebi halinde davalı Kuruma iadesine, 14-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 11/06/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/07/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.