Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2367 E. 2026/3994 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2367
- Karar No
- 2026/3994
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1437 E., 2025/135 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Taşköprü Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/8 E., 2024/175 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... Köyü Tüzel Kişiliği vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kastamonu ili ... ilçesi ... köyünde yapılan 3402 sayılı Kadastro Kanun'a (3402 sayılı Kanun) göre yapılan tesis kadastrosunda, 1 82... parsel sayılı taşınmaz 14.513,45 m², 1 83... parsel sayılı taşınmaz 24.987,75 m², 1 91... parsel sayılı taşınmaz ise 5.210,73 m² yüzölçümleri ile hali arazi vasıflarıyla 22.05.2009 tarihinde yapılan tespit edilmiş, 16.07.20 09... .08.2009 tarihleri arasında askı ilan süresinde itiraz edilmeksizin kesinleşerek, 18.08.2009 tarihinde tapuya tescil edilmişlerdir. 2. Davacı köy tüzel kişiliği vekili dava dilekçesinde; kadastro çalışmaları sırasında Kastamonu ili ... ilçesi ... köyü 1 82... , 1 91... ve 1 83... parsel sayılı taşınmazların hali arazi vasfıyla Hazine adına tescil edildiğini ancak yapılan tescilin hatalı olduğunu, taşınmazların ... Köyü Tüzel Kişiliğine ait olduğunu ileri sürerek, taşınmazların müvekkili Köy Tüzel Kişiliği adına tescil edilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı, Hazine vekili cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "..dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile davacı tarafın zilyetlik iddiasını ispatladığı, mahalli tanık beyanlarında dava konusu taşınmazların herhangi bir şahsa ait olmadığı, köylünün ortak kullanımında olan yerlerden olduğu, köylünün hayvanlarını otlattığı, harman yeri olarak kullanıldığı, tüm dosya kapsamından davacı tarafın zilyetlik iddiasını ispatladığı anlaşıldığı" gerekçesiyle davanın kabulüne, 1 82... , 1 83... ve 1 91... parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının ayrı ayrı iptali ile davacı ... Köyü Tüzel Kişiliği adına tescillerine, 16.11.2023 havale tarihli fen bilirkişi raporu ve eki kroki ile 06.12.2023 tarihli ziraat mühendisi bilirkişi raporlarının kararın eki sayılmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...mahallinde yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişiler, dava konusu taşınmazlarda köylülerin hayvan otlattığını, harman yeri olarak kullanıldığını, taşınmazların köylüler tarafından zaman zaman ekildiğini ancak uzun zamandır (yaklaşık 20... yıldır) ekilip biçilmediğini; keşif sonrası düzenlenen ziraatçı bilirkişi raporunda da, taşınmazlarda tarımsal faaliyet yapılmadığı belirtildiği, buna göre, her ne kadar köy tüzel kişiliğinin kazandırıcı zamanaşımı yoluyla taşınmaz edinmesi mümkün ise de; dava konusu taşınmazlarda davacı ... Köyü Tüzel Kişiliğinin imar-ihyaya yönelik herhangi bir faaliyetinin söz konusu olmadığı ve taşınmazlar üzerinde ekonomik amacına uygun bir zilyetliğinin bulunmadığı anlaşıldığından, bununla birlikte dava konusu taşınmazların 3402 sayılı Kanun'un 16-A maddesinde kamu hizmetinde kullanılan yerlerden de olmadığı" gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.2 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden davanın esasına yönelik hüküm kurulması suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... Köyü Tüzel Kişiliği vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi kararında zilyetlik yoluyla iktisap koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğinin açıklandığını, ancak bu gerekçenin kabul edilemez olduğunu, zira İlk Derece Mahkemesince yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık anlatımlarından anlaşılacağı üzere taşınmazların şahıs malı olmadığını, köylünün kullanımında olduğunu, taşınmazların köylünün hayvanlarını otlattığını, harman yeri olarak kullandıkları taşınmazların ekilip biçilmediği zamanlarda dahi yine köylü tarafından kullanıldığını ve zilyetlik iddiasının ispatlandığını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tapu iptal ve tescil talebine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... Köyü Tüzel Kişiliği vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.