Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/3838 E. 2026/3996 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3838
Karar No
2026/3996
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/673 E., 2025/611 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Artova Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/29 E., 2024/47 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ... ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 1 04... parsel sayılı taşınmaz, 766 sayılı Tapulama Kanunu (766 sayılı Kanun) hükümlerine göre yapılan çalışmalar sırasında orman olarak tescil harici bırakıldığı, yine 3402 sayılı Kadastro Kanun'un (3402 sayılı Kanun) Ek-5. madde kapsamında yapılan çalışma sırasında kesinleşen ormanlar ile idari sınır arasında kaldığı ve Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu gerekçesiyle davalı Hazine 46.640,76 m² yüzölçümüyle ve ham toprak vasfıyla tespit ve tescil edildiği anlaşılmıştır. 2. Asıl ve birleşen davacılar ... ve ... dava dilekçelerinde; ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 04... parsel sayılı taşınmazın evveliyatının kendilerinin murisi ... tarafından ekilip biçilirken ölümü ile çocuklarına kaldığını, nizasız fasılasız olarak 30 yılı aşkın süredir zilyet ettiklerini, halende tasarrufun mirasçıların elinde olduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmaza ait tapu kaydının iptali ile ...'ye ait veraset ilamındaki payları oranında mirasçıları adına tesciline karar verilmesi istemi ile dava açmışlardır. 3. Birleşen davacı ... dava dilekçesinde; dava konusu yerin yarısının murisi evvellerinden intikal eden yerlerden olduğunu ve halen zilyet ve tasarrufu altında bulunduğunu, aynı yer hakkında ... tarafından da dava açıldığını ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile dava konusu taşınmaz yerin 1/2 hissesinin adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup evveliyatında orman olduğunu, taşınmaz üzerinde öncesinde 766 sayılı Kanun gereği yapılan kadastro çalışmalarında taşınmazın orman olarak tescil harici bırakıldığını, evveliyatı orman olan yerin niteliğini kaybetse dahi zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "harita mühendisi bilirkişinin 07.07.2023 havale tarihli rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen kısmın davacılar ... ve ... murisi ... tarafından, (E) ve (F) harfleri ile gösterilen kısmın ise davacı ...'in murisi ... tarafından kadastro öncesinde 20 yılı aşkın süre ile davasız ve aralıksız malik olma iradesi kullanıldığı, ölümü ile mirasçılarına kaldığı, muris...'ın mirasçılar arası yapılan rızai taksim sonucu kullandığı alanın davacı ...'e bırakıldığı zilyetliğin eklemeli olarak davasız aralıksız sürdüğü, kazandırıcı zaman aşımı ile zilyetlik koşullarının kadastro öncesi dönemde oluştuğunun açık olduğu, (C) ve (D) harfleri ile gösterilen alanlarda ise bir kullanımın olmadığı" gerekçesiyle asıl dava ve birleşen (2018/11 Esas) dava yönünden; davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 1 04... parsel sayılı davalı Hazine adına kayıtlı taşınmazın, 25.01.2024 havale tarihli fen bilirkişisi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 21.929,03 m² kısmın tapu kaydının iptaline aynı adaya son parsel numarası verilmek suretiyle Artova Sulh Hukuk Mahkemesinin 15.08.2017 tarihli ve 2017/127 Esas, 2017/125 Karar numaralı veraset ilamında gösterildiği şekilde 2 pay sayılarak 1/2 hissesinin davacı ... adına, 1/2 hissesinin ise ... adına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen (2017/137 Esas) dava yönünden; davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 1 04... parsel sayılı davalı Hazine adına kayıtlı taşınmazın, 25.01.2024 havale tarihli fen bilirkişisi raporuna ekli krokide (B) harfi ile gösterilen kısım içerisinde (E) (2.813,76 m²) ve (F) (13.897,75 m²) harfleri ile belirtilen alanların tapu kaydının iptali ile aynı adaya son parsel numarası verilmek suretiyle davacı ... adına tapuya tesciline, geriye kalan 25.01.2024 havale tarihli fen bilirkişisi raporuna ekli krokide (B) harfi ile gösterilen kısım içerisinde (C) ve (D) harfleri belirtilen alanların davalı Hazine üzerinde bırakılmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 25.01.2024 havale tarihli fen bilirkişisi raporu ve ekli krokinin kararın bir eki sayılmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "dava konusu taşınmaz bölümlerinin orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlenmiş olmasına, fotogrametri bilirkişinin 1973, 1983, 2005, 2010 tarihli hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle incelenmesi sonucu 1973 tarihinden tespit tarihine kadar taşınmaz bölümünün ekonomik amaca uygun şekilde kullanıldıklarının bildirilmesine, ziraat bilirkişi raporu, dinlenilen mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişi beyanları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taşınmazın mera olmadığı, taşınmaz bölümlerinde davacılar yararına 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği" gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın, 766 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan çalışmalar sırasında orman olarak tescil harici bırakıldığı ve yine Ek-5 madde kapsamında yapılan çalışma sırasında kesinleşen ormanlar ile idari sınır arasında kaldığını ve Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu gerekçesiyle ham toprak vasfıyla Hazine adına tescil edildiğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.10.2001 tarihli ve 8/964-751, 13.02.2002 tarihli ve 8/183-187, 21.01.2004 tarihli ve 8/15-7, 12.05.2004 tarihli 8/242-2 92... .03.2008 tarihli ve 20/214-241 sayılı kararları ile kadastro (tapulama) komisyonlarınca orman sayılarak tespit harici bırakılan yerlerin, orman kadastrosunun kesinleştiği güne kadar orman sayılacağını, dava konusu taşınmazın evveliyatının orman olduğunu etrafının ormanla çevrili olduğunu, zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmadığını ayrıca ham toprak vasfıyla tescili yapılan taşınmazların imar-ihya yoluyla ile 3402 sayılı Kanun'un 17. maddesi uyarınca iktisap edilebileceğinden dava konusu taşınmaz aynı Kanun'un 14. maddesi kapsamında olmadığını, söz konusu 17. madde kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, bu nedenle 14. maddede belirtilen şartlara ek olarak 17. maddede yer alan "masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilerek tarıma elverişli hale getirme" şartını da taşıması gerektiği gözönünde bulundurulması gerektiğini, bilirkişi raporlarında imar ihyanın hangi tarihte başladığının tespit edilemediğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kazandırıcı zilyetliğe dayalı tapu iptal ve tescil talebine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/3838, K. 2026/3996, T. 08.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-3838-e-2026-3996-k-bca7f4f527a7