Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1414 E. 2026/3991 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1414
Karar No
2026/3991
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1850 E., 2025/125 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2023/38 E., 2024/41 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Mersin ili ... ilçesi ... köyünde 1976 yılında kesinleşen 6831 sayılı Orman Kanun'un 1744 sayılı Kanun'la değişik 2. madde uygulama çalışmalarında, dava konusu taşınmaz orman sayılmayan yerde kalmaktadır. 1977 yılında yapılan tapulama çalışmalarında tapulama harici ormanlık olarak bırakıldığı, 09.06.2008 tarihinde kesinleşen 4999 sayılı Orman Kanun'unda Değişiklik yapılmasına dair Kanun'un (4999 sayılı Kanun) fenni hataların düzeltilmesi işlemi neticesinde dava konusu taşınmazın sarıya boyalı kültür arazisi alanında kaldığı, 2018 yılında yapılan 3402 sayılı Kadastro Kanun'un (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi ile Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen yerlerden olduğu, 20 yıldır nizasız fasılasız eklemeli zilyetlik ile ve imar planında olmadığından limon bahçesi vasfıyla 1.247,47 metrekare yüzölçümüyle 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddeleri gereğince 02.11.2017 tarihinde davalı ... adına 1 10... parsel numarasıyla tespiti yapılmıştır. 07.04.2018-07.05.2018 tarihleri arasında dava açıldığından henüz kesinleşmemiştir. 2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; Mersin ili ... ilçesi ... köyünde bulunan 1 10... numaralı parselin, Kadastro Müdürlüğünce 06.04.2018 tarihinde askıya çıkarılan kadastro tespit çalışması ile 3402 sayılı Kanunu'nun geçici 8. maddesine dayanılarak davalı adına tespit edildiğini, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede kadastro çalışmalarının 1976 yılında tamamlandığını, taşınmazın orman olduğu gerekçesiyle tapulama harici bırakıldığını, 3402 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesine göre tespit dışı kalan kadastrosu yapılmamış yerlerin Hazine adına tescili gerektiğini ileri sürerek, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tespitinin iptaline Hazine adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı, cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı doğrultusunda uzman bilirkişiler eşliğinde yeniden keşif yapılmış olup, keşifte dinlenen mahalli ve tespit bilirkişiler ortak beyanlarında, dava konusu taşınmazın ...'dan davalıya kaldığını, taşınmaza limon ağacı dikildiğini, 02.05.2024 tarihli bilirkişi raporunda taşınmazda hava fotoğraflarına göre 1980 yılı öncesinde imar-ihyanın başladığı, taşınmazın 1990 yılı memleket haritasında turunçgiller olarak gösterildiği, 1990 yılında imar-ihyanın tamamlandığı, dava konusu taşınmazın tapulama harici-ormanlık alan olarak tespit dışı bırakıldığı, taşınmazın önce tarla olarak kullanıldığı, sonrasında limon bahçesi olarak kullanıldığı, taşınmazın davalının babasından davalıya kaldığı, taşınmazda 1990 yılı itibarıyla imar-ihyanın tamamlandığı, bu bağlamda dava konusu taşınmazda 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddesindeki zilyetlik ve imar-ihya koşuluyla edinim şartlarının davalı lehine oluştuğu " gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, 3402 sayılı Kanun'un zilyetlikle kazanıma ilişkin 14... . maddeleri ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713. maddesinin birinci fıkrası ve 715. maddesinde belirtilen koşullarının davacı yararına gerçekleşmediğini, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazlardan olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. Maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/1414, K. 2026/3991, T. 08.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-1414-e-2026-3991-k-997dc891c537