Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2282 E. 2026/3995 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2282
- Karar No
- 2026/3995
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/201 E., 2025/194 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çarşamba Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/48 E., 2024/56 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Samsun ili ... ilçesi ... Mahallesinde ilk tapulama çalışmaları 1967 yılında yapılmış ve 29.08.19 67... .09.1967 tarihleri arasında 30 günlük askı ilanına alınmış ve itiraz edilmeyen parseller 29.09.1967 tarihinde kesinleşmiştir. Dava konusu Samsun ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan eski 186 parsel, 10.300 m² yüzölçümüyle ve tarla vasfı ile malik hanesi boş bırakılarak 11.09.2023 tarihinde ihyaen tutanak düzenlenmiş ve 2017 yılında yapılan 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca uygulama çalışmalarında yeni 1 13... parsel numarasını alarak 15.104,09 m² yüzölçümü ile tespit edildiği anlaşılmıştır. 2. Davacı dava dilekçesinde; Samsun ili ... ilçesi ... Mahallesi cilt 135, Sahife 36 No: 1 27... .12.1959 tarihli tapu kaydında kayıtlı taşınmazın murisi olan babası ... ve annesi ... adına kayıtlı iken tapulama esnasında bahsi konu taşınmazın, ... Mahallesi 1 13... parsel numarası ile tespitinin yapıldığını, bilinmeyen kişiler tarafından itirazlı görüldüğünden tescilinin yapılamadığını, halen taşınmazın kendileri tarafından kullanıldığını, bahse konu taşınmaza ait intikal için yapılan müracaatlarında taşınmazın davalı olarak görüldüğü için intikal işleminin yapılamadığını ileri sürerek, 1 13... parsel sayılı taşınmazın kök murisleri adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın müvekkil Belediye yönünden taraf sıfatı yokluğu nedeniyle reddini, davanın kabulü durumunda ise de müvekkil kurumun sadece kanuni hasım olmasından ötürü işbu davaya sebebiyet vermediği için yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden aleyhlerine karar verilmemesini savunmuştur. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kanuni dayanaktan yoksun davanın usul ve esas yönünden reddine, ek cevap hakkımızın saklı tutulmasına ve yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına dair karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "ilgili taşınmazın malik hanesinin boş olduğu, tapu kayıtlarında davalı olarak görüldüğü, kadastro tutanağına ise yapılan incelemelere rağmen ulaşılamamış olup tutanağın ihya edilmesi yoluna gidilmiş, bu çerçevede ihya edilen kadastro tutanağının edinme sütununda ismi geçenin mirasçıları davaya dahil edilerek yargılamaya devam edildiğini, uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişiler taşınmazın evvelinde ...'un büyüğü olan ...'a ait olduğunu, ...'nın, ...'un yanında büyüdüğünü, ...'un ölümüyle taşınmazı ...'ya bıraktığını, o zamanlardan bugüne kadar ... ve mirasçılarınca kullanıldığını, 1932 doğumlu olan mahalli bilirkişi... bu durumun 1950'li yıllara ait olduğunu, sonrasında bizzat kendisinin de mısır ekmek suretiyle ... adına taşınmazda çalıştığını, aynı durumun 19 44... doğumlu diğer mahalli bilirkişilerce de keşif anında dillendirilmesi ile durumun sabitlendiği, davacının dayandığı tapu senedinin hudutlar itibariyle komşu taşınmazlar ile dava konusu taşınmazı kapsadığının bilirkişi raporuyla sabitlendiği, taşınmaz üzerindeki imar-ihyanın ise dosya içerisinde bulunan 1953 tarihli hava fotoğrafı ve 1957 tarihli memleket haritasıyla o tarihlere dayandığının gözlemlendiği gözönüne alınarak, taşınmazın kanunda belirtilen azami kullanım süresi olan, 20 yılı aşkın süredir davacıların kök murisleri ve sonrasında mirasçıları tarafından imar ve ihya edilerek, asli zilyet sıfatıyla kullanıldığı" gerekçesiyle davanın kabulüne, 1 13... parsel (eski 186 parsel) sayılı taşınmazın tarla vasfıyla, ihyaen düzenlenen kadastro tutanağındaki boş olan malik hanesinin 3402 sayılı Kanun'un 25. maddesi uyarınca Mahkemece resen düzenlenen müteveffa ...'a ait 15.03.2024 tarihli veraset ilamı doğrultusunda doldurularak, paylar oranında mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazlara ilişkin mülkiyet uyuşmazlığı bulunduğu için malik hanesinin davalı olarak bırakıldığının tapu kayıtlarından anlaşıldığını, davacı tarafın dava konusu taşınmazın uzun yıllardır kullanımında olduğu gibi iddialar ile dava açmış ise de davasının haksız ve yersiz olduğunu, İlk Derece Mahkemesi kararının eksik araştırma ve incelemeye dayalı bir karar olduğunu, sadece mahalli bilirkişi beyanları dikkate alınarak verilen kararın kabulünün mümkün olmadığını, İlk Derece Mahkemesince dava konusu taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olup olmadığı veyahut orman olup olmadığı hususlarında inceleme yapılmadığını, sadece mahalli bilirkişi beyanları dikkate alınarak zilyetlik araştırmasının yapıldığını ve eksik incelemeye dayanarak hüküm tesis edildiğini, ayrıca dava konusu taşınmazların tapu kaydında mülkiyetinin davalı olarak görüldüğünü, İlk Derece Mahkemesince dava konusu edilmiş olan ve davalı olarak görülen kadastro tutanağının ihya ettirilmesine karar verildiğini, tapu kaydında mülkiyeti davalı olarak görüldüğünden dava konusu taşınmazların kadastro tutanağına ve tapulama komisyonu kararına karşı dava dosyasının esası belirli olmasa bile davanın açılmış olduğunun sabit olduğunu ancak bu davanın hangi mahkemede ve hangi esasa kaydının yapıldığının belirlenmediğini, söz konusu mahallede dava konusu taşınmazlara komşu ve yakın olan taşınmazların tapu kayıtlarının evveliyatları ile getirilmesi gerektiğini, ihya işleminin yeni bir tespit işlemi olmadığını, eski tutanakların yenilenmesi ve tekrarı niteliğinde olduğunu, hakkında dava açılmış tutanak gereğince yapılan tespite göre karar verilemeyeceğini, dava dosyasının bulunmasının ve akıbetinin tespiti gerektiğini, ayrıca davacı tarafın aralıksız ve kesintisiz dava konusu taşınmaza zilyet olup olmadığı hususlarında da yeterince araştırma yapılmamış olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kazandırıcı zilyetliğe dayalı tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.