Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1071 E. 2026/1396 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1071
- Karar No
- 2026/1396
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1071 - 2026/1396 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/1071 KARAR NO : 2026/1396 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 12/02/2026 NUMARASI : 2026/53 E.
TALEP KONUSU : İhtiyati Tedbir
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 12/02/2026 tarih ve 2026/53 E. sayılı ara kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbir isteyen davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili, davalı adına kayıtlı 2024/029279 sayılı marka tescil başvurusu yapılan ve tescil işlemleri devam eden "..." ibareli dava konusu davalı şirket markasının, müvekkili şirket markalarına iltibas teşkil etmesinden ötürü YİDK'nın 2025/M-18960 sayılı kararının iptali ile "..." ibareli markasının tescili halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ettiği davada, 2024/029279 sayı ile markasının dava süresince tescil edilememesi, 3. kişilere devirinin önlenmesi ve kullanılmaması yönünde dava sonuçlanıncaya kadar ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, konusu itibariyle, markanın dava süresince tescil edilememesi ve kullanılmaması yönündeki istemlerinin yerinde olmadığı ve tedbir için yaklaşık ispat koşulları oluşmadığı, ancak markanın mahkemenin bilgisi haricinde devredilmesi ihtimalinde doğacak olumsuz sonuçların önlenmesi gereği gözetilerek ihtiyati tedbire yönelik istemin kısmen kabulüne karar verilmesinin yerinde olacağı gerekçesi ile ihtiyati tedbir isteminin kısmen kabulüne, davalı şirkete ait 2024/029279 sayılı marka tescil başvurusunun ve eğer tescil edilmiş ise markanın nihai kararın kesinleşmesine kadar HMK'nın 389 ve devamı maddeleri uyarınca 3. kişilere devrinin ihtiyati tedbir yoluyla önlenmesine, davanın niteliği ve tarafların durumuna göre takdiren teminat alınmasına yer olmadığına, davacının sair ihtiyati tedbir talepleri yaklaşık ispat koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalı kötüniyetinin korunarak marka başvurusunun tescil edilmesinin müvekkilinin kurulduğu yıldan bu yana, onca emek ve çaba harcayarak, yatırım yaparak oluşturduğu ve piyasada bilinir hale getirdiği “...” ve “...” ibareli markalarından haksız bir şekilde yararlanmasına neden olacağını, tüketici nezdinde söz konusu iki markanın yazılış, okunuş, görsel veya işitsel olarak aynıymış gibi algılandığını, markalar arasında iltibas bulunduğunu, markanın kullanımın durdurulmasının söz konusu yargılama açısından büyük önem teşkil ettiğini, markanın kullanılması halinde müvekkil telafisi güç ve imkansız zararlarla karşı karşıya kalınacağını ileri sürerek Ankara 2. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2026/53 E. Sayılı dosyasında verilen 12.02.2026 tarihli ara kararındaki kısmi redde ilişkin kısmın kaldırılmasına, 2024/029279 başvuru numaralı “...” markasının dava sürecinde tescil edilememesi kullanılmaması amacıyla ihtiyati tedbir verilmesine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Talep, ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, ihtiyati tedbirin şartlarını düzenleyen 6100 sayılı HMK.'nın 389/1. maddesinde "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." hükmünün yer aldığı, somut olayda dava konusu itibariyle ihtiyati tedbir koşullarının bulunmadığı anlaşılmakla, ihtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-İhtiyat tedbir isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati tedbir isteyen davacı, harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına 3-İstinaf aşamasında ihtiyati tedbir isteyen davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 02/07/2026 tarihinde HMK 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/07/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.