Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2494 E. 2026/4004 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2494
- Karar No
- 2026/4004
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1348 E., 2025/570 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 26. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/488 E., 2023/901 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesinde yapılan tapulama çalışmaları sırasında, 29 parsel ... oğlu ... adına 23.11.1956 tarihinde tespit edilmiş, daha sonra 26.11.1965 tarihinde satış yoluyla Hazine adına 01.02.2008 tarihinde ise hükmen ... Belediye Başkanlığı adına, tescil edilmiş ve 32 parsel ise Hazine adına 23.11.1956 tarihinde tespit edilmiştir. ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 29... (XXIX ve XXXII) numaralı parsellerin 1988 yılında 6831 sayılı Orman Kanun'un (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca 59 numaralı Orman Kadastro Komisyonu tarafından Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, taşınmazların eylemli orman vasfında olduğunun müfettiş raporu ile tespit edilmesi üzerine 29... numaralı 2/B parsellerinin de bulunduğu 11 adet taşınmazın eylemli orman olarak kullanılmak üzere Milli Emlak Dairesi Başkanlığının 12.09.2002 tarihli ve 179, 5 20... /1 olurları ile Orman İdaresine tahsis edildiği, taşınmazların eylemli orman vasfında olması nedeniyle 2011 yılında 45 numaralı Orman Kadastro Komisyonu tarafından yapılan çalışmada taşınmazların orman sınırları içerisinde gösterildiği, keşif sırasında yapılan ölçümle 39.800 m²lik dava konusu alanın, kadastro haritasına çakıştırması ile 2023 yılında İstanbul Kadastro Müdürlüğünce İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesinde 3402 sayılı Kadastro Kanun'un (3402 sayılı Kanun) 22. maddesi kapsamında yapılan kadastro güncelleme çalışmaları ile dava konusu alanın tamamının 3402 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesine göre orman vasfıyla 114 99... parsel olarak ilan edilen alanda kaldığı tespit edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; İstanbul ili ... ilçesi ... köyü 29... numaralı parsellerin 2/B vasfının kesinleşmesinden sonra yetkisiz bir kurul kararına dayanılarak tekrar orman tahdidi içerisine alınmamasının kanuni bir dayanağı olmadığından bu işlemin düzeltilmesi ile hak sahipliğinin tespiti ve korunması ile zilyetlerinde bulunan yerlerin tapu kaydının iptali ve tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "İlk Derece Mahkemesince 06.03.2020 tarihinde işlem iptali talebi yönünden idari yargı görevli olmakla usulden reddine, tapu iptali ve tecsil yönünden hukuki yarar yokluğundan davanın reddine, karar verilmişse de davacı vekilinin istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 2020/1023 Esas ve 2021/166 Karar sayılı kararı ile "Davacı tarafından dava konusu 29... sayılı 2/B parsellerinin eylemli orman olarak Orman İdaresine tahsisi işleminin iptaline ilişkin olarak İstanbul 13. İdare Mahkemesinde dava açılmış olup, İlk Derece Mahkemesince tahsis işleminin iptali isteminin İdari yargının görev alanına girdiği gerekçesiyle bu talep yönünden görevsizlik kararı verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak dava konusu parseller her ne kadar orman sınırları içerisinde gösterilmiş ise de, dava konusu parsellerin Orman İdaresine tahsisine ilişkin dayanak 12.09.2002 tarihli Milli Emlak Dairesi Başkanlığının tahsis işlemine karşı iptal davası açılmış olduğundan açılan dava sonucunda tahsis işleminin iptali ve taşınmazların 2/B vasfıyla tescili söz konusu olabilecektir. 2/B vasıflı taşınmazlarda 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun uyarınca hak sahipliğinin tespit edilmesinde davacının hukuki yararı bulunduğundan İlk Derece Mahkemesince tapu iptal ve tescil talebinin hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi doğru olmayıp, İlk Derece Mahkemesince İstanbul 13. İdare Mahkemesinde tahsis işleminin iptaline yönelik açılan davanın kesinleşmesi beklenilerek sonucuna göre tapu iptal ve tescil talebi hakkında karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle Mahkememiz ilk kararı kaldırılmış, İstanbul 13. İdare Mahkemesinin 2018/884 Esas sayılı kararında davaya konu taşınmazların orman vasfını kaybettiği gerekçesiyle orman sınırları dışına çıkarılmış ise de söz konusu yere ilişkin müfettiş raporlarında eylemli orman olduğunun tespit edilmesi üzerine bir kısmının orman olarak ... adına, bir kısmının ise ağaçlandırma ve erezyon kontrolü yapılmak üzere Ağaçlandırma ve Erezyon Kontrolü Genel Müdürlüğü adına tahsis edilmesine ilişkin işlemde; söz konusu yerlerin fiilen orman olması ve bedeli karşılığında davacıya tahsisine imkan bulunmadığının kamu yararına ve hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacının davasının reddine karar verilmiş, İstanbul 13. İdare Mahkemesinin 2018/884 Esas sayılı dosyasının kesinleştiği ve İlk Derece Mahkemesince alınan 05.06.2023 tarihli bilirkişi ek raporuna göre; dava konusu alana hava fotoğraflarının dava konusu alan ile çakıştırılması ile stereoskopik incelemesi ile haritalarda (A) harfiyle gösterilen, 39800 m²lik dava konusu alanın 1982 yılına kadar orman örtüsü ile kaplı olduğu, 31.12.1981 tarihinden önce orman olduğu, orman vasfını yitirmediği, 2023 yılında İstanbul Kadastro Müdürlüğünce İstanbul ili Pendik ilçesi Kurna Mahallesinde 3402 sayılı Kanun'un 22. maddesi kapsamında yapılan kadastro güncelleme çalışmaları ile dava konusu alanın tamamı 3402 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesine göre orman vasfıyla 114 99... parsel olarak ilan edildiği, söz konusu yerlerin fiilen orman olması ve bedeli karşılığında davacıya tahsisine imkan bulunmaması" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla İlk Derece Mahkemesi kararının tahsis işleminin yargı kararıyla usul ve kanuna uygun olduğunun tespit edildiği anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesinin dayandığı gerekçeye göre verilen karar usul ve kanuna uygun olup İlk Derece Mahkemesi kararının vakıa ve hukuki değerlendirme yönünden verilen kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu ... ilçesi ... Mahallesi 29... (XXIX VE XXXII) numaralı parsellerin 1988 yılında 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca 59 numaralı orman kadastro komisyonu tarafından Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığını, taşınmazların eylemli orman vasfında olduğunun müfettiş raporu ile tespit edilmesi üzerine dava konusu 29... numaralı 2/b parsellerinin de bulunduğu 11 adet taşınmazın eylemli orman olarak kullanılmak üzere Milli Emlak Dairesi Başkanlığının 12.09.2002 tarihli ve 179, 5 20... /1 olurları ile Orman İdaresine tahsis edildiğini, taşınmazların eylemli orman vasfında olması nedeniyle 2011 yılında 45 numaralı orman kadastro komisyonu tarafından yapılan çalışmada taşınmazların orman sınırları içerisinde gösterildiğini, müvekkili tarafından tahsis işleminin iptali ile hak sahipliğinin tespit edilerek tapu iptal ve tescil talebiyle davanın açıldığını, söz konusu taşınmazın yaklaşık 20 yılı aşkın süre önce ... tarafından devir senediyle ...'tan devralındığını, üzerinde 60... yıldan bu yana binaların, hayvan barınakların, meyve ağaçlarının ve kültür ağaçlarının bulunan taşınmazın kesintisiz ve nizasız olarak kullanıldığını, kanuni haklarının olup olmadığının yapılan keşif uygulamasıyla belirlendiğini, bilirkişi kurulunun bu maddi ve hukuki gerçeği ifade ve tespitten kaçındığını, 6292 sayılı Kanun'a göre hak sahibi olunabilmesi için 2/B uygulamasının herhangi bir şekilde iptal edilmemiş olmasının ve 6292 sayılı Kanun uygulamaları ile işgal edilen yerin sınırlarının, hak sahipliliğinin, bedelinin tespiti ve üzerindeki muhdesatın belirlenmesi gerektiğini, bunun yapılmamış olmasının bu yerlerin orman tahdidi içine alınmasını gerektirmediğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eylemli orman vasfındaki taşınmazın Orman İdaresine tahsisi işleminin iptali ile 6292 sayılı Kanun kapsamında hak sahipliğinin tespiti ile tapu iptal ve tescil talebine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.