Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1965 E. 2026/4275 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1965
Karar No
2026/4275
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/982 E., 2025/137 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/130 E., 2023/67 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, 2 01... parsel sayılı tarla vasıflı taşınmaz, "2004 yılından beridir ..., ... , , ..., ve ...'ın müşterek kullanımında olduğu" tutanağın edinme kısmında açıklanmak suretiyle Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 2 01... parsel sayılı taşınmazın aralıksız ve davasız olarak 80-90 seneden beridir müvekkili ve ataları tarafından tarla vasfıyla kullanmasına rağmen kadastro çalışmalarında hatalı olarak Hazine adına tespit edildiğini ileri sürerek, tespitin iptali ile dava konusu taşınmazın müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ve davacı lehine zilyetlikle kazanım şartlarının oluşmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava konusu taşınmazın dört yönden Devlet ormanı ile çevrili olduğu dikkate alındığında, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 17. maddesi uyarınca orman içi açıklığı niteliğinde olduğu, taşınmaz her ne kadar tarımsal faaliyette kullanılıyor olsa da bu gibi yerlerin imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği hükümlerine göre iktisabının mümkün olmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "uzman orman ve fen bilirkişisi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yapılan inceleme ve araştırmada; dava konusu taşınmazın dört tarafının orman parseli ile çevrili olmasına göre 6831 sayılı Kanun'un 17/2. maddesi göre orman içi açıklık nitelğinde olduğu, dava konusu taşınmazın eğiminin %15-20 olduğu, orman ve toprak muhafaza karakteri taşıdığı ve orman sayılan yerlerden olduğunun belirlendiği, davacı tarafça dayanılan bir tapu kaydı bulunmadığı, dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 1. maddesine göre orman sayılan yerlerden olduğu, özel mülkiyete konu olamayacağı ve dolayısıyla gerçek kişi yararına 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddelerinde düzenlenen imar-ihya ve zilyetlik koşullarının oluşmadığı anlaşılmasına göre, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık olmadığı" gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 1970-1972 tarihlerinde müvekkili ile kardeşleri adına tespit gördüğünü, Orman İdaresinin itirazı üzerine dava konusu parselin evveliyatı orman toprağı olduğundan ve bilim ve fen bakımından orman özelliğini kaybettiğinden, davalı Hazine adına tespit edildiğini, yapılan keşif sonrasında düzenlenen bilirkişi raporuna göre de kültür arazisi olduğunun belirlendiğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman niteliğinde olup olmadığı ve davacı yararına zilyetlikle kazanım şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği hususlarına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/1965, K. 2026/4275, T. 10.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-1965-e-2026-4275-k-6991f08e3a61