Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2775 E. 2026/4268 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2775
- Karar No
- 2026/4268
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1323 E., 2025/345 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/124 E., 2023/82 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu' nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddeleri uyarınca yapılan kadastro sırasında, 1 97... parsel sayılı 16.418,53 metrekare ve 1 96... parsel sayılı 1.120,83 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, tarla vasfında Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 96... parsel ile 1 97... parsel sayılı taşınmazların aralıksız ve davasız olarak 50 yıldan fazla süredir müvekili olan davacı ... ataları tarafından tarla vasfıyla kullanılmasına rağmen kadastro çalışmalarında hatalı olarak Hazine adına tespit edildiğini ileri sürerek, tespitin iptali ile taşınmazların davacı adına tespit ve tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, davacı lehine zilyetlikle kazanım şartlarının oluşmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "dava konusu taşınmazların orman sayılan yerlerden olmadıkları ve sonrasında da ormana dönüşmedikleri, uzman bilirkişiler tarafından eski tarihli hava fotoğraflarına dayalı olarak yapılan inceleme ve araştırmada; dava konusu taşınmazlar üzerinde çok eski yıllardan beri tarım yapıldığı, iki taşınmazın da 1957 yılından önce zilyet altına alınarak imar ihyasının tamamlandığı, 1957 yılından tespit tarihi olan 2022 yılına kadar da tarla olarak kullanıldığı, zilyetlikle kazanım koşullarının davacı lehine oluştuğu" gerekçesiyle, davanın kabulüne ve 1 96... ile 1 97... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile tespitteki vasfıyla davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili Hazine tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "uzman orman ve fen bilirkişi heyeti tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yapılan inceleme ve araştırmada; 1957 yılı hava fotoğrafında, dava konusu 1 96... parsel sayılı taşınmazın bitki formu olmayan açık renkli alan, dava konusu 1 97... parsel sayılı taşınmazın kuzeyinde küçük bitki formu olan açık ve hafif açık alan görüntüsü verdiğinin; 1970-1976-1995-2012-20 18... tarihli hava fotoğraflarında, dava konusu 1 96... parsel sayılı taşınmazın bitki formu olmayan açık renkli alan, dava konusu 1 97... parsel sayılı taşınmazın kuzeyinde sıralı dikim ağaç formu olan açık alan görüntüsü verdiğinin; her iki taşınmazın 1963-19 78... tarihli memleket haritasında, rumuz olmayan beyaz renkli alanda, 2014 tarihli memleket haritasında zeytinlik ve münferit yapraklı ağaç rumuzlu yeşil ve beyaz alanda kaldığının, dava konusu 1 96... parselin % 9 eğimli, 1 97... parselin % 7 eğimli olduğunun, her iki parselin üzerinde orman ağaç ve diri örtüsü ile kök kalıntısı ve humus bakiyesi olmadığının, toprağının açık renkli tarım toprağı olduğunun, orman ve toprak muhafaza karakteri taşımadıklarının, dava konusu 1 96... parselin öncesinden beri ekilen tarla vasfında olduğunun, dava konusu 1 97... parselde kuzey kısmında 10... -80 yaşında dikme zeytin ağacı, 2 adet 40-50 yaşında badem ağacı bulunduğunun, öncesinden beri ekilen tarla vasfında olduğunun, dava konusu her iki parselin 1957 yılından önce zilyet altına alınarak imar ihyasının tamamlandığının, 2022 yılına kadar tarla ve kısmen de zeytinlik olarak kullanıldığının, taşınmazların orman sayılan yerlerden olmadıklarının, orman içi açıklığı olmadığının tespit edilmesine göre; davanın kabulü ile, dava konusu taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile tespitteki vasfı ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı" gerekçesiyle, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazların bulunduğu bölgede orman kadastrosunun 2007 yılında yapılıp kesinleştiğini, 20 yıllık zilyetlik süresinin tamamlanmadığını, davacı lehine 3402 sayılı Kanun'un 14. ve 17. maddelerinde belirtilen mülkiyet edinme şartlarının gerçekleşmediğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup olmadıkları ve davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla iktisap şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplanmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.