Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2026/2747 E. 2026/4795 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2747
Karar No
2026/4795
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3235 E., 2025/2035 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 22. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/283 E., 2023/546 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı asil dava dilekçesinde, ...Ltd. Şti.'de 20.12.1991 tarihinde ... sicil numarası ile işe başladığını, giriş bildirgesini eklediğini,ancak bu iş yerinde 2 ay çalıştığını, daha sonra askerlik için işi bıraktığını, iş verenin sigortaya kayıt ettirdiği halde bir gün dahi prim ödemeyerek mağduriyetine sebep olduğunu, daha sonra 2006 yılında bir başka firmada sigortalı olarak işe başladığını ancak ilk sigorta eden iş verenin 2 ay sigortasız olarak çalıştırılmış ve hak kaybına sebep olduğunu, ... Kurumunun da denetleme görevini yapmadığı için iş bu davayı açmak zorunda kaldıklarını, sigorta başlangıç tarihinin 20.12.1991 tarihi olarak sayılmasını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... Başkanlığı vekili, davacı tarafından ilk sigortalı işe giriş tarihinin 20.12.1991 olarak tespitine karar verilmesi istemi ile açılan huzurdaki davanın haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğundan reddedilmesi gerektiğini, dava açılmadan önce müvekkil Kuruma başvuru gerekmekte iken davacının sigorta başlangıç tarihi açısından müvekkil Kuruma başvurmadan dava açtığından davanın dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, davacıya ait .. sigorta sicil numaralı hizmet cetvelinin incelenmesinden, davacının dava konusu ettiği dönemde herhangi bir çalışmasının bulunmadığını, ilk sigortalılık çalışmasının 10.07.2006 tarihinde gerçekleştiğinin görüldüğünü, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Davacının ilgili SGM'den getirtilen işe giriş bildirge aslı, davacının işe giriş bildirgesinin aslında bulunan fotoğrafı ile davacının mukayese yararar fotoğrafları, yine davacının işe giriş bildirgesinin aslında bulunan imzası ile huzurda alınan ıslak imzaları ve kurum kuruluşlardan celp edilen imzaları arasında benzerlik olup olmadığı hususunda bilirkişi ..'dan rapor alınmış, rapor ile işe giriş bildirgesinde bulunan imzanın ve fotoğrafın davacıya ait olduğu tespit edildiğinden bilirkişi raporu bu yönü ile hükme esas alınmıştır. Hal böyle olunca yukarıda belirtilen tespit ve gerekçeler dikkate alınarak mahkememizce ...şirketinin dava dışı Huzur Evine temizlik personeli temin ettiği bordrolu tanıklar .. ve ..ın nitelikli tanık olarak beyanları hükme esas alınmış bilirkişi raporu da dikkate alınarak,..." gerekçesiyle, davanın kabulü ile davacının, ... sicil numaralı ...Limited Şirketi ünvanlı işyerinde 20.12.1991 tarihinde bir gün süre ile çalıştığının tespitine, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Kurum vekili tarafından süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde, fiili çalışmanın ispatlanamadığını belirterek, kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2026/2747, K. 2026/4795, T. 15.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2026-2747-e-2026-4795-k-2f2ddaf41cc3