Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/636 E. 2026/512 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/636
- Karar No
- 2026/512
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/361 E., 2024/867 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Tekirdağ 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/160 E., 2023/714 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirket ile davalılar ... ve ... arasında ............... Mah. ........... Mervkii Pafta: 28, Ada: 360 Parsel: 45 sayılı parsel yönünden ............ Noterliğinin 29.11.2013 tarih ve 8367 yevmiye no'lu; aynı yer 44 parsel yönünden .......... Noterliğinin 04.12.2013 tarih ve ........... yevmiye nolu; aynı yer 7 00... parsel yönünden .............Noterliğinin 28.11.2013 tarih ve 8337 yevmiye nolu "Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat karşılığı İnşaat Sözleşmesi" imzalandığını, sözleşmeler gereğince taşınmazların %75 hissesinin davacıya devredilmesinin kararlaştırıldığını, davacının aynı yerdeki başka parsel sahipleri ile de sözleşmeler yaparak arazilerin tevhit edilip site şeklinde bir proje yapılması konusunda anlaşıldığını, tevhit işlemlerine başlandığını, hafriyat çalışmaları ve bir kısım imalatların yapıldığını, ancak davalıların tevhit için tapuda imzaya gelmediğinden tamamlanamadığını, davalıların belediyeye şikayet dilekçesi vererek inşai faaliyetlerin durmasına sebep olduğunu, sözleşmenin uzun süre sürüncemede kalmaması için vekaletname yerine geçmek üzere resmi kurumlarda yapılması gereken tüm işleri davalılar adına takip edebilmek için yetki verilmesini talep ettiklerini, taşınmazın devri ve borçlanma yetkisinin kısıtlanması ile inşai faaliyetlerin durdurulması için ihtiyati tebdir kararı verilmesini istediklerini ileri sürerek, hissedarlardan ... ile ..., ..., ... arasında yapılan satışların iptali ile tapunun satış öncesi hali ile ... adına tesciline, sözleşme haksız yere feshedildiğinden feshin geçersizliğinin tespiti ve muarazanın önlenmesine, sözleşmenin müvekkili tarafından ifasına izin ve bu konuda yetki verilmesine, davalıların üçüncü kişilerle yaptıkları kat karşılığı inşaat sözleşmelerinin feshine karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesi ile de bir kısım taşınmazlar satıldığından davanın tazminat davasına dönüştürüldüğünü, hafriyat bedeli olarak 757.000,00 TL, proje bedeli olarak 450.000,00 TL, yapı denetim bedeli olarak 175.000,00 TL, imalat bedeli 3.213.000,00 TL, arazinin etrafının çevrilmesi bedeli olarak 150.000,00 TL, orta gerilim hattının kaldırılması bedeli 180.000,00 TL masrafın davalıların hissesine düştüğünü ileri sürerek, toplam 5.485.000,00 TL'nin 01.03.2016 tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı şirket ve sahiplerinin dolandırıcılıktan hüküm giydiğini, sözleşmeyi ifa edecek mali gücünün bulunmadığını, davacı şirketin ticari faaliyetlerinin durdurulduğunu, sözleşme gereğince davacının 14.02.2014 tarihine kadar inşaat ruhsatlarını alması ve 15.02.2016 tarihine kadar inşaatları bitirip müvekkillerine teslim etmesi gerektiğini, ancak yapılan denetimde inşaatın ruhsatsız olduğu için durdurulduğunu, idari para cezası ve yıkım kararı verildiğini, müvekkillerinden vekaletname istenmediğini, 06.04.2016 tarihli ihtarla sözleşmenin feshedildiğini, 04.04.2017 tarihinde inşaatın belediyece yıktırıldığını, müvekkili ...'ın sözleşme konusu arsalarını çocukları ..., ... ve ...'ye devretmesinin dava açılmasını gerektirmediğini, karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde kendi edimlerinin hiçbirini yerine getirmeyen, süresi belli sözleşme edimini süresinde ifa etmeyen, kaçak bir takım imalatlar sebebi ile davalılar hakkında cezai idari soruşturma açılmasına sebep olan davacının tedbir talebinin reddi gerektiğini, taraf ve konuları farklı olan muvazaa sebebi ile tapu iptali tescil davası ile sözleşmenin devamı ve ifası için izin istenen davaların tefrik edilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklı olduğu, davacı tarafın 18.11.2019 tarihli dilekçesi ile davayı tam ıslah etmek suretiyle tazminat talebinin söz konusu olduğu böylelikle ifaya dair taleple ilgili daha önce karar verilmediği görülmekle, bu konuda değerlendirme yapılarak talebin sadece tazminata ilişkin kabul edilmesi karşısında ifaya izin talebi yönünden bir karar verilmesine yer olmadığı değerlendirmesinde bulunulduğu, Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararı sonrasında tarafların itirazları doğrultusunda bilirkişi ek raporu aldırıldığı, davacı yüklenici tarafından ruhsatsız ve kaçak olarak yapılan ve belediyece yıktırılan yapılara ilişkin enkaz bedelinin ıslah tarihi olan 18.11.2019 tarihinde, 1.339.169,67 TL olduğunun belirtildiği, yüklenici tarafından yapılan, kaçak ve ruhsatsız olduğu tespit edilerek yıkılan yapıların imalatı, imar uygulaması yapılmayan, tevhit ve terklerin uygulanmadığı 1/1000 uygulama imar planı içerisinde olan bir alanda yapıldığı, yapıların alanları imar uygulamasına uymaması, keşif esnasında alanda yapılaşmanın farklı şekilde ve söz konusu düzenlemeye hiçbir şekilde uymadan yapıldığının görülmesi, dolayısıyla yüklenici tarafından yapılan hafriyatların davalılar tarafından kullanılmadığı ve kullanma yararının olmadığı kanaatine varıldığı, yapıların alanlarının imar uygulamasına uymaması, keşif esnasında alanda yapılaşmanın farklı şekilde ve söz konusu düzenlemeye hiçbir şekilde uymadan yapıldığının görülmesi, dolaysıya yüklenici tarafından yapılan projelerin davalıların hiçbir şekilde işine yaramadığı ve davalılarca kullanılmadığı kanaatine varıldığı, Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtildiği hali ile bilirkişilerden tazminat talep kalemleri olan hafriyat bedeli, proje bedeli, yapı denetim bedeli, imalat bedeli, arazi etrafı çevreleme bedeli ve orta gerilim hattı kaldırma bedelleri yönünden rapor hazırlanması istenmiş olup; ruhsatsız ve kaçak olmakla yıktırılmış imalat bedeline hükmedilemeyeceği çoğun içinde az da vardır kuralı doğrultusunda var ise enkaz bedeli üzerinden karar verilmesi gereğinin gözetilmesi kaydıyla ve tam ıslah tarihi olan 18.11.2019 tarihi baz alınarak enkaz bedelini hesapladıkları, ayrıca yaptıkları değerlendirmede daha önce hazırlanan 28.08.2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda yapı ruhsatı alınmadığı için sözleşme konusu iş ile ilgili ödenmesi gereken yapı denetim bedelinin tespit edilemediği, dava dışı elektrik firması ............ tarafından dava konusu taşınmazların bulunduğu arsa üzerine elektrik tesisi isabet etmediği bildirildiğinden orta gerilim hattının kaldırılmasına ilişkin bir bedelin tespit edilemediği, yapıların alanları imar uygulamasına uymadığı keşif esnasında alanda yapılaşmanın farklı şekilde ve söz konusu düzenlemeye hiçbir şekilde uymadan yapıldığı görülmekle, yüklenici tarafından yapılan hafriyatların davalılar tarafından kullanılmadığı ve kullanma yararının olmadığı da net şekilde belirlenmekle, hafriyat bedeli de talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 18.11.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile talep tazminata ilişkin olmakla ifraza izin talebi yönünden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, tazminat taleplerine ilişkin olarak talebin kısmen kabulü ile, 1.339.169,67 TL enkaz bedelinin ıslah tarihi olan 18.11.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hisseleri oranında alınarak davacıya verilmesine, hafriyat, proje, yapı denetim, imalat, arazi etrafı çevreleme ve orta gerilim hattı kaldırma bedellerine ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yüklenicinin imalat bedeli talebi itibariyle yapılan inşaatın imara aykırı ve kaçak olması sebebiyle davacının imalât bedeli talep edemeyeceği, ancak çoğun içinde azda vardır ilkesi gereğince enkaz bedelini arsa sahiplerinden talep edebileceği, davacı yüklenicinin enkaz bedeli talep edebilmesi için, enkazdan davalı arsa sahiplerinin ekonomik olarak yararlanması gerektiği oysa dosya kapsamı itibariyle kaçak binanın belediye tarafından yıkılıp enkazının alındığı, arsa sahiplerinin enkaz bedelinden herhangi bir ekonomik yararlanması olduğunun dosya kapsamında ispatlanamadığı, Mahkemece yazılı olduğu şekilde enkaz bedelinin tahsiline yönelik kararın hatalı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden esas hakkında karar verilmesine, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; öncelikle tarafların iyiniyetli olup olmadıklarına karar verilmesi gerektiğini, davacının taraflar arasında sözleşme imzalandıktan sonra tevhit işlemi için müracatta bulunduğunu, gerekli harçları yatırdığını, davalıları davet etmesine rağmen tevhit işlemlerini tamamlamaya gelmediklerini, davalıların sözleşmeyi haksız olarak tek taraflı fesih ederek başka bir şirket ile sözleşme imzaladıklarını, davalıların kötü niyetli olduklarını, davacı şirket temsilcisi ...............'un haksız bir şekilde tutuklandığını ve dava sürecinde tutuklu kaldığını, şirket temsilciliğine Volkan Bulut'un getirildiğini, işin başında hafriyat yapılıp yüksek gerilim hattı çekildiğinde şirket tarafıdan sonradan tamamlanmak üzere ruhsatsız inşaata başlandığını, ruhsatsız yapılar projeye aykırı gözükse de vaziyet planı itibariyle tüm parselleri kapsayan avan projeye uygun olarak yapıldığını, tevhit işleminin tamamlanmasından sonra da yasaya uygun hale getirilmesi mümkün olduğunu, ancak başka şirket ile anlaşma yapılmasının davalıların kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, mahkemeden kaçak olarak yapılan imalatların büyük projeye uygun ve yasal hale getirilip getirilemeyeceğine yönelik rapor alınması talebinin mahkemece kabul edilmediğini, yargılama sırasında mahkeme hakimi tarafından davayı tazminat davasına çevirmeleri hususunda yetkisi olmadığı halde kendilerine mahkeme zabıtlarına da geçen baskı, zorlama ve süre verme olaylarının da düşündürücü olduğunu, hiç istemedikleri halde davalarını tazminata çevirmek zorunda kaldıklarını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.