Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1853 E. 2026/4324 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1853
- Karar No
- 2026/4324
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2673 E., 2025/292 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Afyonkarahisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/252 E., 2024/98 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sonucunda, Afyonkarahisar ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 2 70... parsel sayılı 248.912,16 m² yüzölçümündeki taşınmaz, mera vasfıyla mera özel siciline tescil edilmiş, 2018 yılında ise 6831 sayılı Orman Kanunu'nu kapsamında yapılan orman kadastrosu çalışmasında ... Devlet ormanı olarak sınırlandırılmıştır. 2. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; Afyonkarahisar ili ... beldesinde 2018 yılında orman kadastro ve 2/B çalışması yapılmış olup çalışmaların 07.12.2018 tarihinde askıya çıkarak ilan tutanağına karşı herhangi bir dava açılmadığından 07.01.2019 tarihinde kesinleştiğini, 2018 yılında yapılan kesinleşen orman kadastro çalışmaları sonucunda tapuda mera olarak kayıtlı bulunan Afyonkarahisar ili ... beldesi 2 70... parsel numaralı taşınmazın ... Devlet ormanı olarak sınırlandırılan orman parseli sınırları içinde kaldığını, kesinleşmiş orman tahdidi içinde kalan dava konusu taşınmazın orman vasfında olduğunu, Devlet ormanı vasfındaki taşınmazla ilgili olarak daha önce yapılan sınırlandırmaların ve tapuların hukuki değerinin bulunmadığını ileri sürerek, dava konusu taşınmazın mera olarak sınırlandırılmasının iptali ile Devlet ormanı vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın usul ve kanuna aykırı olduğundan davayı kabul etmediklerini, dava konusu taşınmazın kadimden beri mera olduğunu, meraların kamu malı olup zamanaşımı, zilyetlik ve sair herhangi bir yolla iktisap edilemeyeceğini, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın mera vasfıyla kamu orta malı olarak tescil edildiği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2012/20-586 Esas, 2013/227 Karar sayılı 13.02.2013 tarihli ilamında arazi kadastrosunun kesinleşmesinden sonra yapılan orman kadastrosunun yeni bir kadastro çalışması sayılmasının mümkün olmadığı, arazi kadastrosunun kesinleşip tapuya tescilin sağlanmasından sonra bu taşınmazların orman sayılmasına olanak bulunmadığı, daha sonra yapılıp kesinleşen orman sınırlandırılması işleminin 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 22/1 maddesi uyarınca ve 766 sayılı Tapulama Kanunu’nun 46. maddesi uyarınca ikinci kadastro vasfı olduğundan yok hükmünde olup bütün sonuçlarıyla geçersiz olduğunun kabul edildiği, mahallinde keşif icra edilerek alınan bilirkişi raporlarının hükme esas alınmaya elverişli olduğu, dava konusu taşınmazın orman ya da öncesi orman olan yerlerden olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya içeriği ve toplanan delillere göre dava konusu 2 70... parselin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı anlaşıldığına göre davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi ile davacının taraf bilgisinin yanlış yazılmasının doğru olmadığı gerekçesiyle davacı ... İdaresi vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.2 maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne, dava konusu Afyonkarahisar ili ... ilçesi ... köyü 2 70... parsel sayılı taşınmazın mera vasfıyla yapılan sınırlandırmasının iptal edilerek özel sicilinden silinmesine, orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararının eksik inceleme ve delillerin yanlış değerlendirilmesi sonucu verildiğini, usul ve kanuna aykırı olduğunu, eldeki davada talep edilen tescil yine Hazine adına yapılacağından Hazine zararının doğmayacağı düşünülse dahi meraların tahsis amacının köy tüzel kişiliğinin menfaatini korumak, hayvan popülasyonun azalmasına sebep olacak uygulamalardan kaçınmak, köyden kente göçü önlemek; köy nüfusuna iş sahası kazandırmak ve işsizliğin artmasını önlemek, ülkedeki hayvan sayısının üretim- tüketim dengesinde üretimi teşvik edici olmak, kent nüfusuna sıkışan sosyolojik yapıyı korumak gibi birçok etken olduğunu, meralar lehine tahsis edilen köy veya kasaba halkının hayvanlarının yayılıp otlatılmasına mahsus olup özel mülkiyete konu olamayacağından üzerine bina ve ağaç dikilemeyeceğini, ancak meraların erozyona uğramasını önlemek, toprak yapısını korumak ve iklimin olumsuz etkilerini minimize etmek amacıyla ağaçlandırılması amacıyla tahsisine izin verilebildiğini, gerek yerleşik yargıtay içtihatları, gerekse 4342 sayılı Mera Kanunu dikkate alındığında ağaçlandırılmasının mera vasfını kaldırmayacağını, davaya konu mera parselinin fiili olarak orman olmadığını, açıklık alan olduğu ve halen mera olarak da fiili kullanımın mevcut olduğunun bilinmesine rağmen orman kadastrosu ile orman sınırlarına alınarak eldeki davaya konu edilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, mevcut kadastro tutanaklarına karşı genel mahkemelerde dava açma hak ve süremiz olduğu dikkate alındığında yapılan orman kadastrosunun kesinleştiğinden bahsedilemeyeceğini ve dava hakkını saklı tuttuklarını, kadimden beri mera olarak kullanılan yerlerin mera vasfıyla özel sicile kaydedileceğini, üzerinde ağaçlıkların oluşmasının veya sonradan dikilmesinin mera vasfını ortadan kaldırmayacağını, dosyadaki mahalli bilirkişi beyanları ve hava fotoğrafları göz önüne alındığında davaya konu edilen yerlerin kadim mera olduklarının anlaşıldığını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesinin davanın kabulüne ilişkin kararını kabul etmediklerini, İlk Derece Mahkemesi tarafından alınan bilirkişi raporlarında; dava konusu taşınmazın orman vasfı taşımadığını, memleket haritasında açıklık alan olarak gösterildiğini, hava fotoğraflarına göre dava konusu taşınmaz üzerindeki ağaç ve ağaççık türlerinin doğal yollarla geldiğinin tespit edildiğini, dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu belirtilmiş olmasına rağmen davanın kabulüne karar verilmiş olmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kesinleşmiş tahdide dayalı mera sicil kaydının iptali ve tescil istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar Hazine vekili ve ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.