Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/5675 E. 2026/3237 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5675
Karar No
2026/3237
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/63 E., 2025/100 K.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Dava, tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkindir.

... ili, ...lçesi, Yukarı ...Mahallesi çalışma alanında bulunan taşınmaz, 1967 yılında yapılan kadastro sırasında tescil harici bırakılmıştır.

Davacı ..., kadastro sırasında tescil harici bırakılan ve sınırlarını belirttiği taşınmaz bölümlerinin satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak adına tescil istemiyle dava açmıştır.

Davalı Hazine; taşınmazların zilyetlik ile iktisabının mümkün olmadığını, davacı lehine zilyetlik koşulları oluşmadığından davanın reddi ile taşınmazın adına tescilini talep etmiştir.

Davalı Şahitkamil Belediye Başkanlığı, taşınmazın adına tescilini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince, zilyetlikle taşınmaz edinme koşulları oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 04.05.2016 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 3.542,85 metrekare bölümün davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili ve davalı ... tarafından esasa yönelik, davacı vekili tarafından yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik olarak istinaf edilmesi üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince, istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş, kararın davalı Hazine vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairece, hava fotoğrafı incelenmesi ve yeniden keşif yapılmasına değinilerek bozulmuştur. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda (A) ile gösterilen bölümün davacı mirasçıları adına tesciline karar verilmiştir.

Ne var ki; Mahkemece, çekişmeli taşınmaz bölümleri üzerinde davacı lehine zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de bozmaya uyulduğu halde bozma gerekleri yerine getirilmemiştir.

Hal böyle olunca; sağlıklı bir sonuca ulaşmak için Mahkemece öncelikle, dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait stereoskopik hava fotoğrafları tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Komutanlığından getirilerek dosya arasına konulmalı, dosya bu şekilde ikmal edildikten sonra, yeniden oluşturulacak heyet ile mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu, 3 kişilik harita ve jeodezi mühendisi bilirkişi kurulu ve teknik bilirkişinin katılımı ile keşif yapılmalıdır. Mahallinde yapılacak keşif sırasında yerel bilirkişi ve tanıklardan dava konusu taşınmaz bölümlerinin geçmişte ne durumda bulundukları, ilk olarak ne zaman ve nasıl kullanılmaya başlandıkları, kime ait oldukları, kimden nasıl intikal ettikleri, imar-ihyaya konu edilip edilmedikleri, imar-ihyaya konu edilmiş iseler ihyanın ne zaman başlayıp bitirildiği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarının çelişmesi halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle oluşan çelişkilerin giderilmesine çalışılmalıdır.

Ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini, ne şekilde imar ve ihya edildiğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, taşınmaz üzerindeki bitki örtüsü, taşınmazın tarıma elverişliliği, taşlılık, tuzluluk, alkalilik, eğim ve erozyon gibi tarımsal faaliyete engel teşkil edecek olumsuzlukların bulunup bulunmadığı hususlarında önceki ziraatçi bilirkişi raporlarını da irdeler şekilde taşınmaz bölümlerinin önceki ve şimdiki tarımsal niteliğini açıklayan, komşu parsellerle karşılaştırmalı biçimde toprak yapısı, eğimi, bitki deseni, taşınmazın imar-ihyasının tamamlanıp tamamlanmadığı, taşınmazın içerisinde bulunan ağaçların sayısı ve yaşlarıyla birlikte tespit edilmeli, taşınmazın kapama antep fıstığı bahçesi olup olmadığı belirlenmeli, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı, gerekçeli ve taşınmazın dört bir yanını ve sınırlarını gösterecek şekilde fotoğraflarını da içeren rapor alınmalıdır.

Jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi kuruluna tevdi edilerek yukarıda belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik ve bindirmeli üç adet hava fotoğrafının stereoskop aletiyle incelenmesi neticesinde taşınmaz bölümlerinin sınırlarını ve niteliklerini, taşınmaz bölümlerinde imar-ihya tamamlanmış ise tamamlandığı tarih ile sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini, taşınmazın bahçe vasfında olup olmadığını belirtir şekilde rapor alınmalı; teknik bilirkişiden keşfi takibe ve denetlemeye imkan verir krokili rapor alınmalıdır.

3402 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca, davacı, mirasbırakanları ve mirasçıları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediği Tapu Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğü ile Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulup varsa taraf oldukları dava dosyaları getirtilmeli, aynı Kanun'un 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma Ve Arazi Kullanımı Kanun'u ile değiştirilen 14/2. maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip Kanun'un getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanmalıdır.

Yukarıda değinilen hususlar göz ardı edilerek noksan araştırma ve uygulama ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulması isabetsizdir.

Kabule göre de; Mahkemece hükme esas alınan 01.11.20 23... .12.2024 tarihli(kök-ek) fen bilirkişi raporlarında dava konusu edilen bölümün 4.698,59 metrekare olduğunun belirtildiği ancak Mahkemece taleple bağlı kalındığı belirtilerek 3.542,85 metrekare yönünden hüküm kurulmakla, hükme esas alınan fen bilirkişi raporu ile hükmün çeliştiği anlaşılmış olup infazda tereddüt oluşturmayacak bir hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

Davalı Hazine vekili ile davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ... Başkanlığına iadesine, Dosyanın ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/5675, K. 2026/3237, T. 21.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-5675-e-2026-3237-k-e2eab58fda7b