Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2026/2657 E. 2026/3242 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2657
- Karar No
- 2026/3242
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1243 E., 2024/800 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ...u 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/56 E., 2023/83 K.
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucu; ...u ili,... ilçesi, ...Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 47... , 1 77... , 1 80... , 2 17... , 1 43... , 1 75... ve 47 parseller davalı ... adına, 1 47... , 1 77... , 1 81... ve 32, 1 91... ve 3, 1 92... , 2 17... ve 1 75... parseller ... ... adına, 1 91... ve 4 parseller...evlatları ..., ......ve ... adına 1/4 'er hisse ile ve 1 91... parsel ... adına senetsizden tespit edildiği, tespitin itiraz edilmeksizin 23.06.2009 tarihinde kesinleştiği, akabinde ... ... adına kayıtlı taşınmazlar 14.01.2014 tarihli intikal işlemi ile mirasçıları olan bir kısım davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... adına tapuda kayıt edilmiştir.
Davacı; ...u ili,... ilçesi, ...köyünde bulunan 1 47... parsel, 1 75... parsel, 1 77... parsel, 1 81... ve 32 parsel, 1 91... ve 3 parsel, 1 92... parsel, 2 17... parsel, 1 43... parsel, 1 47... parsel, 1 77... parsel, 1 75... ve 47 parsel, 1 80... parsel, 2 17... parsel, 1 91... , 4 ve 6 parsel sayılı taşınmazların muris babası ...'tan kadastro tespiti sırasında davalılara intikal ettiğini, bu yerlerin babası ...'ın mirasçılarına dedesi ...'tan intikal ettiğini, muris dedesi ve babasından kalan başka taşınmaz da olmadığını, kadastro tespiti sırasında davaya konu taşınmazların kendilerinden kaçırıldığını, erkek kardeşlerinin kendileri ve çocukları üzerine taşınmazları tescil ettirdiğini, bu yerlerde babası ve dedesinden dolayı hakkının olduğunu, davalıların sonradan satın aldıkları yer de olmadığını belirterek taşınmazların tapusunun iptali ile hissesi oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...; davacı tarafından ileri sürülen dava konusu taşınmazların muris babası ...'dan kadastro tespiti sırasında müvekkilinin de aralarında yer aldığı davalılara intikal ettiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davaya konu 1 43... parsel, 1 77... parsel, 1 75... parsel, 1 80... parsel, 1 75... parsel, 1 47... parsel, 2 17... parsel sayılı taşınmazların müvekkiline ait olup müvekkilinin babasından intikal etmediğini, taşınmazların kök tapusu incelendiğinde müvekkilinin babası ya da dedesinin söz konusu taşınmazların mülkiyetine ya da zilyetliğine hiçbir zaman sahip olmadığını, bu taşınmazların müvekkili tarafından 30-40 sene kadar önce satın alınan yerler olduğunu, bahsi geçen satış senetlerinin dosyaya sunulamadığını, bu hususta araştırma yapılmasını talep ettiklerini, ayrıca yine müvekkili tarafından satın alınan 1 92... parsel ile 1 91... ve 4 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespiti sırasında müvekkili tarafından çocukları ..., ......ve ... adına yazdırıldığını, davacının, muris babası ... ya da dedesi üzerine herhangi bir taşınmaz bulunup bulunmadığını araştırmadan hareket ettiğini, muris ... ve muris ...'in ölmeden önce taşınmazlarını satıp satmadığı yönünde araştırma yapılması gerektiğini, murislerden mirasçılara hiçbir malvarlığı kalmadığını, ayrıca hak düşürücü sürenin de geçtiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 12.12.2018 tarihli ve 2017/536 Esas, 2018/825 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazların kadastro tutanaklarının incelemesinde, bir kısım taşınmazların ... / ... ... tarafından 20 yılı aşkın süredir nizasız kullanılması nedeniyle adına tescil edildiği, bir kısmının ise ... tarafından çocukları ..., ... ..., ...'e hibe edilmesi nedeniyle bu kişiler adına tespit gördüğü, dinlenen tanık beyanlarına göre taşınmazların tarafların atalarından mirasen kaldığı, dosya içerisinde bulunan veraset ilamına göre davacının da taşınmazlarda hakkının bulunduğu gerekçesiyle dava konusu 1 91... parsel dava dışı bir kişi üzerine kayıtlı olduğundan bu taşınmaz yönünden davanın reddine, diğer taşınmazlar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili ile davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ... vekili ve davalılar ..., ... ve ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi'nin 28.01.2021 tarihli ve 2020/1075 Esas ve 2021/100 Karar sayılı kararıyla; somut olayda davacının miras payı oranında tapu iptali ve tescil talebinde bulunduğu ve 1 91... ve 4 parsellerin tapu malikleri olan ..., ......ve ...'ın muris ...'ın mirasçısı olmadığı nazara alınarak davacının anılan parseller yönüyle aktif dava ehliyeti olup olmadığının değerlendirilmediği, ayrıca çekişmeli 1 43... , 1 47... ve 1 77... sayılı parsellere ait tapu kayıtları incelendiğinde davalı adına olan kayıt üzerinde ...Bankası lehine ipotek bulunmasına rağmen mahkemece, çekişmeli taşınmazlar üzerinde ipotek...bulunan ...Bankası adına dava dilekçesi ile duruşma gününün tebliğ edilmediği, bu halde taraf koşulu sağlanmaksızın karar verilmesinin isabetli olmadığı, öte yandan çekişmeli taşınmazların evveliyatında tarafların ortak murisi ...'a ait olduğu gerekçesi ile hüküm kurulmuş ise de, mahalli bilirkişi ve taraf tanıklarının yaşları ile murisin 1949 yılında öldüğü göz önüne alındığında, dinlenilen mahalli bilirkişi ve tanıkların yaşları dikkate alınarak çekişmeli taşınmazların evveliyatı hakkında yeterli bilgi sahibi olabilecek elverdiğince yaşlı başkaca mahalli bilirkişi olup olmadığı araştırılmak sureti ile dinlenilmemesinin de isabetli olmadığı, hal böyle olunca, mahkemece davacı tarafa davasını çekişmeli 1 43... , 1 47... ve 1 77... parsel sayılı taşınmazlar üzerinde ipotek...bulunan ...Bankasına yöneltmesi için süre ve imkan tanınarak taraf koşulunun sağlanması, dava dilekçesi ve duruşma gününün adı geçen ipotek sahibine 7201 sayılı Tebligat Kanunu ile Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde tebliğ edilmesi, varsa savunma ve delillerinin incelenip toplanması, akabinde mahallinde fen bilirkişisi, mahalli bilirkişiler ve taraf tanıkları huzuru ile yeniden keşif yapılması, yapılacak keşifte mahalli bilirkişi ve tanıklardan, çekişmeli taşınmazların öncesinde kime ait olduğu, tarafların müşterek murisi ...'tan intikalen gelip gelmediği, çekişmeli taşınmazlar tarafların müşterek murisinden intikalen geliyor ise, murisin ölümünden sonra terekesinin mirasçıları arasında taksim edilip edilmediği, taksim yapılmış ise ne zaman, nerede, kimlerin katılımı ile yapıldığı, taksime tüm mirasçılarının katılıp katılmadığı, katılmayanlar var ise bunların temsil edilip edilmedikleri ya da sonradan taksime icazet verip vermedikleri, taksim yapılmış ise çekişmeli taşınmazların kime isabet ettiği, kim ya da kimler tarafından ne kadar süredir ve ne şekilde kullanıldığı hususlarının maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması, somut olayın özelliğine göre davalı ... tarafından satın alınan taşınmaz olup olmadığının sorulması, tanık beyanları ile yerel bilirkişilerin beyanları çeliştiği takdirde yüzleştirme yapılarak çelişkinin giderilmeye çalışılması, fen bilirkişisinden keşfi takibe elverişli rapor ve kroki alınması; 1 91... ve 4 parsel yönünden davacının aktif dava ehliyeti olup olmadığı araştırılarak bundan sonra toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin isabetsiz olduğu, davalı ... vekili, davalı ... ve arkadaşları vekili ve davalı ... ve arkadaşları vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-4.maddesi gereği esasa ilişkin istinaf nedenleri incelenmeksizin ayrı ayrı kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden yargılama yapılarak karar verilmek üzere Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; mahallinde yapılan keşifte ve duruşmada dinlenen tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarına göre, dava konusu taşınmazların tarafların müşterek murisi ...'tan intikan gelen taşınmazlar olduğu, muris ...'a da aynı şekilde babası ...'tan miras kalan taşınmazlar olduğu hususunun tartışmasız olduğu, zaten muris ...'ın çok erken bir zamanda (19.06.1947) ölmesi nedeniyle esasen taşınmazların dedeleri ...'tan miras geldiği, dolayısıyla muris ...'ın ölüm tarih dikkate alındığında, davacının kardeşleri olan ... ve ... ...ın miras paylaşımı yapacak yaşa gelmeleri için epeyce vakit geçmesi gerektiği, zaten dinlenen tanık ve mahalli bilirkişilerin de bütün mirasçıların bir araya gelerek geçerli bir miras taksimi yapılmadığını, zira kadastro tespiti yapılana dek zaten taşınmazların muris ...'ın ölümünden sonra davacının kardeşleri tarafından kullanıldığını beyan etmekle, davacı ve kardeşlerinin bir araya gelerek kadastro öncesinde bir taksim anlaşması yapmadıkları kanaatine varıldığı, dolayısıyla Kadastro Kanunu'nun 15/1. maddesi uyarınca mirasçılar arasındaki taksim iddiasının ispatlanmadığı, ayrıca davalılar murisi ...'ın taşınmazları satın aldığına yönelik iddiasının da ispatlanmadığını, muris ... veya ... tarafından davalılar murisleri ... ve ... ...a bağışlaması veya zilyetliği teslim etmesi yahut sağlığında taksim yapmasının da söz konusu olmadığı, öte yandan 1 91... ve 4 parsel sayılı taşınmazların esasında kadastro tespitinde ... adına tespit gördüğü, bu taşınmazların da aynı şekilde muristen intikalen gelen araziler olduğu için davacının dava açma ehliyeti olduğunun kabul edildiği, ayrıca ...Mahallesi, 1 91... parsel sayılı taşınmazın ... adına kayıtlı olduğu, son olarak davacının diğer kardeşleri ..., ... ... ve ...'ın altsoyu mevcut olduğu dikkate alınarak müşterek muris ...'ın (eşi ... ... da 19.11.2021 tarihinde vefat etmiştir) mirası 4 kardeşe paylaştırılacağından, davacıya murisin miras payı olarak 1/4 oranda pay geleceği gerekçesiyle ...Mahallesi 1 91... parsel sayılı taşınmaz haricindeki dava konusu taşınmazlar yönünden açılan davanın bu oranda kabulüne, 1 91... parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın bir kısım davalılar (..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... ... ...) vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, Mahkemece yapılan keşifte alınan mahalli bilirkişi ve tanıkların beyanları ve tüm dosya kapsamından çekişmeli taşınmazın kök muris ...'tan kaldığının anlaşılmasına, tereke paylaşılmadığı sürece mirasçılardan bir ya da birkaçı tarafından sürdürülen fiili kullanımın tereke adına sürdürülmüş sayılacağından Mahkemece yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı ... ve arkadaşları vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı bir kısım davalılar (..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... ... ...) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: -K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 15.347,29 TL bakiye temyiz giderinin temyiz edenlerden alınmasına, Dosyanın ...u 1. Asliye Hukuk Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.