Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/989 E. 2026/1459 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/989
Karar No
2026/1459
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/989 KARAR NO : 2026/1459

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/04/2023 NUMARASI : 2021/778 Esas 2023/364 Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) BAM KARAR TARİHİ : 17/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 17/06/2026

Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin alacağı nedeniyle İzmir 16. İcra Dairesinin 2019/11821 E. Sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, borçlunun itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, Müvekkili şirket ile davalı borçlu şirketin daha önce Karşıyaka 3.İş Mahkemesinin 2012/116 Esas ve Karşıyaka 4.İş Mahkemesinin 2015/97 Esas sayılı dosyalarında görülen davada, davalı tarafta birlikte bulunmuş olup aralarında müşterek müteselsil sorumluluk ilişkisi doğduğunu, iş bu yargılamaların bir çalışanın uğradığı iş kazası neticesinde yaralanmasına ilişkin olup, Sosyal Güvenlik Kurumunun işçiye bağladığı maaş ve diğer yardımlar nedeniyle rücu talebine dair dosyada yaralanmaya sebebiyet veren fiil; makine arızası olarak kabul edilmiş ve buna dayanılarak hüküm kurulduğunu, iş bu dosyalardan kaynaklı borcun tamamını müvekkilinin ödediğini ancak davalılara rücu hakkı bulunduğunu, davalıların borcu ödememesi nedeniyle icra takibi başlatıldığını, borçlulardan ....'nün borca itiraz etmediğini ve takibin kesinleştiğini, davalı borçlu şirketin ise hem borca hem de yetkiye itiraz ettiğini, bu nedenle itirazın iptali, takibin devamı ve davalıya ait mal varlığı üzerine ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekilinin duruşmalara katıldığı ancak cevap dilekçesi sunmadığı, sonradan beyan dilekçesi sunduğu anlaşılmıştır. MAHKEMECE: "...Karşıyaka 3.İş Mahkemesinin 2012/116 E. Sayılı dosyasının 08/04/2015 tarihinde karara çıktığı, davanın kabulüne karar verildiği, kararın 14/12/2015 tarihinde kesinleştiği, Karşıyaka 4. İş Mahkemesinin 2015/97 E. Sayılı dosyasının 15/04/2015 tarihinde karara çıktığı, davanın Davalı.... A.Ş. Hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne karar verildiği, kararın 20/05/2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Davacı tarafça davalıya işçi alacağından kaynaklı rücu hakkını kullanarak icra takibi başlatıldığı, davalı borçlu tarafından borca ve yetkiye itiraz edildiği yönündeki iddialar, İzmir 16.İcra Müdürlüğünün 2019/11821 E. sayılı dosyası, İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/496 E. Sayılı dosyası, Karşıyaka 3.İş Mahkemesinin 2012/116 E. Sayılı dosyası ve Karşıyaka 4.İş Mahkemesinin 2015/97 E. Sayılı dosyası ve sunulan deliller birlikte değerlendirildiğinde; bu yöndeki iddialar konusunda dosya kapsamı ve delil durumuna göre alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiğinden İİK'nın 72/2 maddesi gereğince talep edilen ihtiyati tedbir/haciz konusunda buna göre ihtiyati tedbir/haciz koşullarının oluşmadığı kanaatine varıldığından Davacı tarafın ihtiyati tedbir veya haciz talebinin reddine dair mahkememizce ara karar kurulmuştur. Mahkememizce verilen ihtiyati tedbirin reddi kararı üzerine, davacı vekili 23/02/2023 tarihli İstinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi sunmuştur. Bunun üzerine dosya 17. Hukuk Dairesine gönderilmiş ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 2022/1179 E.- 2022/1191 K. Sayılı kararında; istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine dair karar verilmiştir. Dosya uyuşmazlık konularında SMMM alanında uzman bilirkişi ....'e tevdi edilmiş, bilirkişi ayrıntılı gerekçeli raporunda özetle; Davacı .... Şirketi tarafından Karşıyaka 4. İş Mahkemesinin 15.11.2016 Tarih, 2015/97 Esas 2016/421 Sayılı Mahkeme Kararına istinaden, İzmir 16. İcra Dairesinin 2019/11821 Esas Sayılı dosyasında, davalı .... A.Ş. firmasından talep etmiş olduğu 67.966.19.-TL Asıl Alacak + 553,04.-TL İşlemiş Faiz olmak üzere Toplam 68.519,23.-TL alacağını Karşıyaka 4. İş Mahkemesinin dosyasında davalı .. ... A.Ş. firması aleyhine herhangi bir karar verilmemiş olması sebebi ile hukuki yön ve değerlendirme sayın mahkemeye ait olmak üzere; davacı ... Şirketi'nin davalı .... A.Ş. firmasından talep edebileceği alacak bedelinin bulunmadığı görüş ve kanaatine varılmıştır. Davacı ve davalı vekilinin itirazlarını irdeler şekilde, ek rapor alınmak üzere bilirkişiye tevdi edilmiş olup, bilirkişi ek raporunda özetle: Önceki tespitlerini tekrarlar şekilde rapor sunmuştur. Dosya uyuşmazlık konularında yeniden incelenmek üzere bilirkişi ....'a tevdi edilmiş olup, bilirkişi ayrıntılı gerekçeli raporunda özetle: Dava dışı işçi ....'nin iş kazasından dolayı ....Şirketi tarafından toplam %85 kusur oranına göre müşterek ve müteselsil sorululuk kapsamında, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun zararı olarak yapılan asıl ve ferileriyle toplam 192.570,87 TL tutarlı ödemenin içinde; Davalı .... Şirketinin %30 kusur oranına isabet eden sorumluluk tutarının da bulunduğu, buna göre Davalı ... Şirketinin hesaplanan sorumluluk tutarının 67.966,19 TL olduğu, zaman aşımına yönelik değerlendirmelerin ve hesaplanan sorumluluk tutarından dolayı davacı tarafından davalıya rücu yapılıp yapılamayacağının, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına ilişkin taleplerin değerlendirmesinin mahkemeye ait olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/496 E. - 2020/485 K. Sayılı dosyası, Karşıyaka 3. İş Mahkemesi'nin 2012/116 E. Sayılı dosyası, Karşıyaka 4. İş Mahkemesi'nin 2015/97 E. Sayılı dosyası, İzmir 16. İcra Müdürlüğü'nün 2019/11821 E. Sayılı dosyalarının birer suretlerinin Uyap vasıtasıyla mahkememize gönderildiği ve dosya içerisine alındığı anlaşılmıştır. İncelenen İzmir 16. İcra Dairesinin 2019/11821 E. Sayılı dosyasında alacaklı tarafın davacı .... Şirketi, borçlu tarafın davalı .... olduğu, icra takibinin toplam alacak miktarı olan 68.519,23 TL yönünden başlatıldığı, borçlunun itirazı üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmıştır. Dava; İİK nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline ilişkindir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dosyadaki tüm belge ve bilgiler birlikte değerlendirildiğinde; Karşıyaka 3. ve 4. İş Mahkemelerinde görülen davalar sonucunda, davalının da bu mahkeme dosyalarından müştereken sorumlu tutulup tutulmayacağına ilişkin yapılan icra takibine karşı İİK. 67/1 gereğince açılan itirazın iptali davasıyla yapılan yargıma sonucunda, Karşıyaka 4. İş Mahkemesinin 2015/97 E. ve Karşıyaka 3. İş Mahkemesinin 2012/116 E. Sayılı dosyasında davalı bakımından zamanaşımı nedeniyle reddine karar verildiği bu kararın, ilgili mahkemeler dosyasında davacılara bakımından geçerli olacağı, davacının kusur oranları kapsamında rucü şartlarının bulunduğu ve ödeme yaptığı tarih itibariyle de zamanaşımı sürecinin başlayacağı kanaatine varılmıştır. Ayrıca davalının cevap süresi içerisinde zaman aşımı defin de bulunmadığından, zaman aşımının görülen dava bakımından dikkate alınmamasına, icra dosyasında icra dairesinin yetki itirazı olmuş olsa da para alacağı olması nedeniyle davacının ikamet adresinde de takip yapılabileceğinden, yetkili icra dairesinde takibin yapıldığı anlaşılmakla, mahkememizce alınan 20/02/2023 tarihli bilirkişi ve ek raporunun denetime elverişli hüküm kurmaya yeterli olduğu ve hesaplamaya da itibar edilmek suretiyle davacının davasının kabulü ile itirazın iptaline takibin devamına faizin ise takip öncesi davacının temerrüte düşürüldüğü belgelenmediğinden yasal faizin takip tarihinden itibaren işletilmesine, alacak likit niteliği taşıdığından asıl alacak olan 67.966,19 TL'nin %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine dair aşağıda belirtir haliyle hüküm kurulmuştur.'' gerekçesi ile; HÜKÜM : Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre; 1-Davacının davasının Kabulüyle, İzmir 16. İcra Müdürlüğü'nün 2019/11821 E. Sayılı dosyasında asıl alacak 67.966,19 TL'nin takip tarihinden itibaren yıllık %9 faiz oranıyla takibin bu haliyle devamına, takip tarihinden önce borçlunun temerrüte düştüğüne ilişkin ihtarat bulunmadığından, faizin takip tarihinden itibaren işletilmesine, Davalının cevap süresi içerisinde zaman aşımı defin de bulunmadığından, zaman aşımı definin dikkate alınmamasına, İcra dosyasında icra dairesinin yetki itirazı olmuş olsa da para alacağı olması nedeniyle davacının ikamet adresinde de takip yapılabileceğinden, yetkili icra dairesinde takip yapıldığının kanaatine, Alacak likit nitelik taşıdığından; 67.966,19 TL'nin %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, " şeklinde karar verilmiştir. Mahkeme kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığı gibi, zaman aşımı, hak düşürücü sürelerin geçtiğini, kararda açıkça görüleceği üzere müteselsil borçluların davacı ile diğer davalı .... olduğunu, bu karardan dolayı müvekkili şirketin davacıya(SGK) herhangi bir borcunun bulunmadığını, bu hususun mahkeme kararı ile belirlendiğini, kararın kesinleştiğini, SGK’nın müvekkilinden bir talep hakkı olmadığından bu ilam gereği ödeme yapan davacının müvekkilini de kapsar şekilde ödeme yaptığından söz edilemeyeceğini, bilindiği üzere rucuen alacak davası açılabilmesi için borçlular arasında müteselsil sorumluluk ilkesi olması, talepte bulunan borçlunun hakkından fazlasını ödemesinin gerektiğini, davanın müvekkili şirket hakkında reddedilmiş olduğundan, davacının ödediğini iddia ettiği bedelden müvekkilinin bir sorumluluğunun olmadığını, davanın haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, takibe itirazlarının yerinde olduğunu, davanın reddini ve % 20 den aşağı olmamak üzere tazminatın davacıdan tahsili ile taraflarına verilmesine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olmadığını, yargılama aşamasında yapılan bilirkişi incelemesinde verilen 06/04/2022 tarihli bilirkişi raporu ile de davacının takibe konu SGK müdürlüğüne yapmış olduğu ödemeden dolayı müvekkili şirketten bir alacak bedeli bulunmadığının, davanın haksız olduğunun belirlendiğini, mahkemece yanlış değerlendirme yapılarak karar verildiğini, öncelikle; icra müdürlüğü dosyasına yapılan itirazlarında da zamanaşımı definde bulunduklarından süresinde zaman aşımı definde bulunulmadığından bahisle bu hususun dikkate alınmaması kararının yerinde olmadığını beyanla ve açıkladıkları diğer nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda bir karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava: itirazın iptali istemine ilişkindir. HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; Mahkemece aldırılan bilirkişi raporlarının denetime elverişli ve açık olmasına, Karşıyaka 4. İş Mahkemesi'nin 2015/97 esas, 2016/421 karar sayılı dosyasında davacının ve davalının davaya konu İş kazasındaki sorumluluk oranlarının %30 olarak belirlenmiş olmasına davacı tarafça dava dışı SGK ya 192.570,87 TL ödeme yapılmış olmasına, davacı ve davalının meydana gelen kazada müteselsil sorumlulukların olması, davacının tüm tazminat bedelini ödemesi nedeniyle davalıya sorumluluğu oranında rücu edebilecek olmasına, belirlenen rücu bedelinin dosya kapsamına uygun olmasına, davalı hakkında Karşıyaka 4. İş mahkemesinin 2015/97 esas, 2016/421 karar sayılı dosyasında zaman aşımı nedeniyle red kararı verilmesinin, davacı tarafından davalıdan rücu talebinde bulunmasına engel olmayacağına, davacının 25/09/2019 tarihinde ödeme yapmış olmasına, 27/08/2019 tarihinde süresi içerisinde davalıdan talepte bulunmuş olmasına, alacağın zaman aşımına uğramadan takibe konulmuş olmasına, davalı tarafça dava da cevap dilekçesi sunmayarak zaman aşımı def'in de bulunmamış olmasına göre davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/04/2023 tarih, 2021/778 Esas ve 2023/364 Karar sayılı kararına karşı davalının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 4.642,77 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 1.180,00 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 3.462,77 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 17/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/989, K. 2026/1459, T. 17.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-989-e-2026-1459-k-1a94028e2562