Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/994 E. 2026/1470 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/994
- Karar No
- 2026/1470
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/994 KARAR NO : 2026/1470
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/12/2022 NUMARASI : 2020/29 Esas 2022/1062 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) BAM KARAR TARİHİ : 17/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 17/06/2026
Katılma yoluyla davacı vekili ile davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin Taşıma İşleri Komisyoncusu Sigortası Poliçesi ile sigortalısı .... Şti tarafından üstlenilen uluslararası taşımalarda üçüncü kişiler nezdinde meydana gelen zararları teminat altına aldığını, müvekkilinin sigortalısı dava dışı .... Şti tarafından müşterisi dava dışı ... firmasına taze dometes cinsi gıda emtiası satıldığını, eşyanın Antalya'dan Varşova Polonya'ya taşınması işinin .... ve müvekkilinin sigortalısı tarafından üstlenildiğini, taşımanın fiilen yerine getirilmesi işinin davalı şirkete bırakıldığını, yükün taşınması sırasında yükü taşıyan aracın arızalanması nedeniyle aracın yetkili servise götürülmek zorunda kalınıldığını, bu nedenle 8 günde tamamlanması gereken karayolunun 13 günde tamamlanabildiğini, emtianın geç teslimi sonucunda taşınan taze domates cinsi emtiada küf oluştuğunu, aşırı olgunlaşma nedeni ile yumuşama, çatlama ve soyulmanın gözlemlendiğini, emtiada meydana gelen hasarın tespiti için yapılan ekspertiz çalışmaları sonucunda meydana gelen hasarın 19.848,50 Euro olduğunun tespit edildiğini, hasar sonucunda dava dışı alıcı firmanın mal bedelinin ödenmesi nedeniyle dava dışı satıcı .... firmasının zarara uğradığını, söz konusu zararın dava dışı satıcı ... firması tarafından taşıma işini üstlenen firma .... cari hesaplarına yansıtıldığını, müvekkili tarafından tanzim edilen poliçe kapsamında sigorta tazminatının zarar gören .... firmasına ödendiğini, Türk Ticaret Kanunu gereğince sigortalısının dava ve talep haklarının halefi olduğunu, uyuşmazlıkta hasarın 24/01/2017 tarihinde .... / ... plaka sayılı tıra yüklenmesine takiben aynı gece İzmir yakınlarında çekicinin sol ön makasının kırılmasından kaynaklandığının eksper raporuyla sabit olduğunu, bu nedenlerle fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydı ile, davalı tarafından Kemalpaşa İcra Müdürlüğü'nün 2018/1545 Esas sayılı dosyaya yapılan haksız itirazların iptaline ve devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere hükmedilen tazminatın davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; ..... Şti.'nin (.... Şti. ile .... firmaları arasındaki alım-satım işinden kaynaklı) yargılamaya konu taşıma işlemi için ..... Şti. ile anlaşmış olduğunu; Bu şirketin de davacı nezdinde komisyon sigorta poliçesi bulunduğunu, bu işlemde fiili taşıyıcı olarak ... ... Şti.'nin tercih edildiğini; Uluslararası bütün işlerinde olduğu gibi, bu işinde de ... Konvansiyonuna bağlı, basiretli bir tacir olarak davrandıklarını, dosyada mevcut ...& ....'eye ait ekspertiz raporunda da görüleceği üzere ürünü taşıyacak olan tırın bakımlarının yaptırılmış olduğunu; yine aynı raporda, nakliye sonrasında dahi dorsenin soğutma sisteminde ve motorunda herhangi bir aksaklığın mevcut olmadığının tespit edildiğinin belirtildiğini; tırın her ne kadar çekicinin sol ön makas kırığı sebebiyle yetkili servise girse ve tamir işlemleri için 3 gün süre ile yetkili serviste kalsa da bu sürenin taşımaya konu ürünlerin 'bahsedildiği ölçüde' bozulmasına sebebiyet verecek bir süre olmadığını, ürünlerin Hamule Senedi'ne düşülen notla belirtilen sabit ısı derecesinde tutulduğunu;... & .... Şirketine yaptırılan ekspertiz raporunda ... firması tarafından teslim alınan ürünlerin hasarlı olduğu tespit edilmişse de; raporun sonucunda tahmini bir kanaat ile kendilerinin sorumlu tutulduğunu; ancak, gerek taşıma öncesi ve gerekse de taşıma sonrası incelenen dorsenin tüm sistemlerinin sağlıklı çalıştığı, bu raporda da sabit olmakla beraber, ürünlerin alıcı tarafından alındıktan hemen sonra, alıcı firma tarafından Hamule Senedi'ne el konulduğunu, hasarlı olduğu iddia edilen ürünlerin sürücüden kaçırılırcasına görmesinin engellendiğini, ayrıca kurtarma işlemi bile yapılmayarak tümüyle imha edildiğini; Ekspertiz raporunun amacının bir tür hasar hesabı yapılması olmakla beraber, raporun bu aşamada ortalama bir zarar hesabı içerdiğini; Taşımada kullanılan ... - ..... plakalı aracın gerek bakımlarının düzgün bir şekilde yapıldığı gerekse de yetkili serviste ortalama süreden fazla durmaması sebebiyle, bahse konu hasarın taşıma sırasında mı yoksa - hasar tarihi ile ekspertiz işleminin yapıldığı tarih arasında geçen 2 gün içinde mi meydana geldiği ya da alıcı tarafından teslim alınan ürünlerin, sürücüden kaçırılmak suretiyle değiştirilmesi sonucunda mı gerçekleştiği sorularına cevap verilmesinin mümkün olmadığı; Kendilerinin taşımaya konu ürünleri ... Konvansiyonu kapsamında. .... Firmasının onayı, .... firmasının kontrolü ile taşıyıcıya yüklendiğini; ortalama 8-9 günlük bir yolculuğu, öze zarar gelmeyen bir hasar sebebiyle 13 günde tamamladıklarını, bu sürede taşımaya konu ürünlerin sabit ve gönderici tarafından belirlenen sıcaklık değerinde tümüyle bozulmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu; Ekspertiz yaptıran firmanın davaya dayanak yapılan ekspertizleri, tarafsızlığı şüpheden uzak olmayan, tarafların üzerinde anlaştığı bir firmaya değil tamamen kendi inisiyatiflerinde ve müvekkil şirketin de haberi olmadan seçtikleri eksper firmasına yaptırdıklarını, kaldı ki davacı tarafın ekspertiz sonucunda çıkan miktarı da müvekkil şirketten veya müvekkil şirketin ... sigortacısından talep etmediğini, doğrudan dava yoluna başvurduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. MAHKEMECE: "...Dava: Davacı sigortacının ödemiş olduğu tazminatın davalıdan rücuen tahsil edildiği itirazın iptali davasıdır. Dava 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmıştır. Davanın; davacı sigortacının sigortalısına taşıma sigortası poliçesi kapsamında ödemiş olduğu tazminatın fiili taşıyıcı davalıdan rücuen tahsili için icra takibi başlattığı, yapılan itiraz üzerine iş bu dava açılmış, Davalı zarardan sorumlu olmadığını ve davanın reddini savunmuştur. Tüm dosya kapsamına ve hükmü esas alınan bilirkişi kök ve ek raporuna göre; dava konusu taşınanın Türkiye (Antalya) - Polonya (Varşova) arasında Uluslararası Kara Yolu ile gerçekleştirildiği bu nedenle ... Konvansiyonu Hükümlerine tabii olduğu, 6102 Sayılı TTK'nın eşya taşımaya dair 856 vd. Maddeleri Hükmü uyumu olsa da Anlaşma Hükümlerini Genel-Özel olarak öncelikli uygulama alanına sahip olduğu, davaya konu taşımada dava dışı ihbar olunan ..... Şti.'nin sigortalı olduğu ve asıl taşıma işini yüklendiği, davalı .... Şti'nin ise fiili (alt) taşıyıcı olduğu, davalının fiili taşıyıcı sıfatını cevap dilekçesi ile ikrar ettiği, bu konuda bir uyuşmazlık bulunmadığı anlaşılmıştır. Uyuşmazlığın taşınan emtiada meydana gelen zararda davalı fiili taşıyıcının sorumlu olup olmadığı noktasındadır. Taşıma konusu taze domates emtiasının tamamında meydana gelen zararın, eşyanın gönderenine gecikmeli teslim edildiği, gecikmenin meydana gelmesinde davalı taşıyıcı şirketin kusurlu bulunduğu, ... Konvansiyon Hükümlerine göre: taşıyıcının gecikme nedeniyle ortaya çıkan zarardan sorumlu olduğu, gecikmenin emtiada bozulmaya yol açtığı, uzayan taşıma süresi nedeniyle oluşan zarar arasında illiyet bağı kurulduğu, gecikmeden ötürü emtianın özüne zarar geldiği, tam ziyaa nedeniyle de eşyanın tümünün imha edildiği, emtianın tamamında meydana gelen zarardan dolayı ... Konvansiyon Hükümleri çerçevesinde davalı şirketin sorumluluktan kurtuluş koşulları bulunmadığı, ... Konvansiyon Hükümlerine göre taşıyıcı taşıma aracındaki arızaya ya da araçtan kaynaklanan sair hususlara dayanarak sorumluluktan kurtulması mümkün görülmediği, araç konusu yalın bir kusursuz sorumluluk hali olarak düzenlendiği, eşyanın gerekli özenle taşınması durumunda bile ortaya çıkan ayıp ve eksikliğin haliyle gecikmenin engellenebileceği hususu kabul görse bile davalı taşıyıcının sorumluluktan kurtulamayacağı, emtia alıcı firma kontrolünde davalı taşıyıcının aracına yüklendiği ambalajının iyi durumda olduğu konusunda gönderen lehine bir karine oluştuğu kabul edilmiştir. Gecikmenin neden olduğu sorumluluk hükümlerinin burada uygulama alanı bulmamaktadır. Davalı taşıyıcının sorumluluğu ... Madde.23/I-IV Hükümlerine tabii olduğu ... Madde.23/V (Taşıma ücretini aşmayacak miktarda tazminat ödemek) hükmünün uygulama imkanı bulunmamaktadır. Taşınan emtianın alıcısı - gönderileni olan dava dışı şirket tarafından sigorta eksperine ayıp ihbarında bulunduğu, sigorta eksperince eşyanın teslim mahallinde inceleme yapıldığı ve ekspertiz raporu düzenlendiği anlaşılmaktadır. Poliçe Genel Şartlarının 5.Maddesi ile teminat dışında kalan haller sayılmış ise de, bunun ancak “Mecburi sigortaya karşı zorunlu kanuni hükümlerin olmaması ve başka bir hususun kararlaştırılmamış olması halinde uygulanabileceğinin” düzenlendiği, poliçe özel şartlarında da “teminat dışında kalan haller bakımından özel bir düzenlemeye yer verilmediğinin anlaşıldığından uyuşmazlık konusu hasarın, Sigorta Teminatı Kapsamı içinde bulunduğu, ... Konvansiyon Hükümleri'ne göre; SDR Cinsinden ve eşyanın brüt kilogramı üzerinden yapılan bilirkişi tarafından yapılan hesaplamalara göre, davalı şirketin emtianın tamamında meydana gelen zarardan dolayı sınırlı sorumluluğunun 892.457,78-TL (220.725,11-EURO) olarak hesaplandığı, eşyanın gerçek hasarsız değeri, taşınmak üzere teslimden hemen önce satıldığı için satış faturasındaki piyasa değerinin aynı zamanda gerçek zararı oluşturduğu, davacının poliçe nedeniyle yaptığı 19.848,50-EURO ödediği ve takibi miktar üzerinden açtığı bu tutarın davalı şirketin sınırlı sorumluğu olduğu tutarın altında kaldığı, davacının poliçe nedeniyle yaptığı 19.848,50-EURO hasar ödemesinden kaynaklı rücu talebinin, halefiyet kuralları, gerçek zarar ve poliçe özel – genel şartları ile uyumlu bulunduğu kanaatine ulaşılmakta davacının davasının kabulüne, Kemalpaşa İcra Müdürlüğü'nün 2018/1545 Esas sayılı dosyasında davalının; 19.848,50-EURO asıl alacaktan oluşan borca ilişkin itirazın iptali ile takip talebindeki şartlarla takibin devamına, Davaya ve icra takibine konu alacağın haksız fiilden kaynaklandığı likit ve hesaplanabilir olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. '' gerekçesi ile; H Ü K Ü M :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KABULÜ ile; 1-Kemalpaşa İcra Müdürlüğü'nün 2018/1545 Esas sayılı dosyasında davalının; 19.848,50-EURO asıl alacaktan oluşan borca ilişkin İTİRAZIN İPTALİ ile Takip talebindeki şartlarla TAKİBİN DEVAMINA, 2-Alacak likit ve hesaplanabilir olmadığından icra inkar tazminatı talebinin Reddine," şeklinde karar verilmiştir. Mahkeme kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, davacı vekili tarafından da katılma yoluyla istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemede yargılamaya konu olan taşıma işleminin, ... Şti. ve .... firmaları arasında alım-satım işi sonucunda, .... Şti. Komisyon sigorta poliçesi ile gerçekleştirdiğini, bu işlemde kullanılmış olan tırların müvekkili şirket .... tarafından kiralandığını, müvekkili şirketin bütün işlerinde olduğu gibi basiretli bir tacir gibi davranarak dosyada bulunan ekspertiz raporunda da görüldüğü üzere ürünü taşımak için kiralamış olduğu tırın bakımlarını yaptırdığını, tırın nakliye sırasında çekicinin sol ön makas kırığı sebebiyle tamir işlemleri için 3 gün süre ile yetkili serviste kaldığını, bu süreçte davacı tarafından taze domates cinsi emtiada küf oluşumu, aşırı olgunlaşma nedeniyle yumuşama, çatlama ve soyulma olduğunun iddia edildiğini, taşıma işlemini yapan tır her ne kadar 3 gün süreyle yetkili serviste kalmış olsa da bahsedilen bu süre taşımaya konu olan ürünlerin bozulmasına sebebiyet verecek bir sürenin olmadığını, buna ek olarak ürünlerin bozulmaması için müvekkili şirket tarafından tüm önlemlerin alındığını, taşıma sırasında ürünlerin Hamule Senedi'ne düşülen notla sabit ısıda tutulduğunu, yerel mahkemece yapılmış olan yargılamada bilirkişilerce yargılamanın esaslı unsurlarının gözden kaçırıldığını, hem gerekçeli kararda hem de bilirkişi raporlarında müvekkilinin fiili taşıyıcı olduğuna kanaat getirildiğini, müvekkili şirketin işbu davanın tarafı olmadığını, noter vasıtasıyla yapılmış olan sözleşmeler gereği ilgili taşıma işlemini gerçekleştiren tır/tırların sorumluluk tarihinde .... tarafından kiralandığını, müvekkilinin bu taşıma işine "yasal yollar vasıtasıyla tır kiralamak" haricinde herhangi bir dahilinin olmadığını, olay tarihinde zilyetlik haklarının ....'e ait olduğunu, ....in taşıyıcı olduğu sabit olarak davaya konu olan domateslerin taşıyıcılığını üstlendiğini ve ... Konvansiyonuna uygun olarak bahsi geçen plaka ve dorseleri .... A.Ş. İle ... sigortasına akdettiğini, olay tarihinde tırların ve dorselerin zilyetliği, kullanım hakları ve bunlara bağlı olarak gelişen sorumluluk kira ve sigorta sahibinin ....olduğunu, bu nedenle sorumluluğun doğrudan ... ..'e ait olup davacı taraf .... A.Ş.'nin, davaya konu olan nedeniyle oluşan zararını ... A.Ş.'den tazmin etmesinin gerektiğini, yerel mahkemece yapılan yargılamada gerekçeli karara etkili olan ekspertiz raporunun tarafsızlığı şüpheden uzak olmayan, tarafların üzerinde anlaştığı bir firma tarafından değil tamamen kendi insiyatiflerinde ve müvekkili şirkete de bilgi verilmeden seçilen eksper firma tarafından yapıldığını belirterek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. Davacı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle; Davalı tarafça hasar miktarı bilindiğinden, alacağın likit ve tartışmasız olduğu sabit olup davalının icra takibine yaptığı itirazda tamamen haksız olduğunun sübut bulması ve alacağın da likit olması sebebiyle icra inkar tazminatı talebinin reddine yönelik verilen kararın bozulmasını ve İİK madde 67 gereği alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava: Davacı sigortacının ödemiş olduğu tazminatın davalıdan rücuen tahsil edildiği itirazın iptali istemine ilişkindir. HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. Davalı taraf cevap dilekçesinde fiili taşıyıcı olduğunu açıkça ikrar etmiştir. Ancak istinafında fiili taşıyıcı olmadığını, aracı .... şirketine kiraladığını ileri sürmüştür. Davalının cevap dilekçesindeki ikrarı karşısında ve dosya kapsamına göre husumete yönelik istinaf itirazı yerinde bulunmamıştır. Mahkemece bilirkişi heyetinden rapor alınmış, 12.10.2021 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; Dava konusu taşımanın Türkiye (Antalya)- Polonya (Varşova) arasında uluslararası karayolu ile gerçekleştirildiği hususu göz önüne alındığında ... Konvansiyonu hükümlerine tabii olduğu; 6102 sayılı TTK “nın eşya taşımaya dair 856 vd. Maddeleri hükmü uyumlu olsa da, Andlaşma hükümleri genel-özel olarak öncelikli uygulama alanına sahip olduğu, davaya konu taşımada dava dışı/ihbar olunan .... Şti.(Sigorta Sözleşmesinin tarafı olup, Asıl taşıma işini üstlenen), Davalı ....Şti. Fiili (Alt) Taşıyıcı olduğu, mezkür şirketler arasında taşıma işinin fiilen davalıya devredilip devredilmediğine ilişkin hukuki değerlendirmenin Mahkememize ait olduğu, davalının fiili taşıyıcı sıfatını cevap dilekçesi ile ikrar ettiğinin görüldüğü, uyuşmazlık konusu taşıma işinde, taşıma konusu taze domates emtiasının tamamında meydana gelen zararın eşyanın gönderenine gecikmeli teslim edilmiş olmasından kaynaklandığı ve uzayan taşıma süresi nedeniyle oluşan zarar arasında illiyet bağı bulunduğu, gecikmenin meydana gelmesinde davalı/taşıyıcı şirketin kusuru bulunduğu, emtianın tamamında meydana gelen zarardan dolayı ... Konvansiyonu hükümleri çerçevesinde davalı şirketin sorumluluktan kurtuluş koşulları bulunmadığı, ... Konvansiyonu hükümlerine göre taşıyıcı taşıma aracındaki arızaya, ya da araçtan kaynaklanan sair hususlara dayanarak sorumluluktan kurtulması mümkün görülmediği, araç konusu yalın bir kusursuz sorumluluk hali olarak düzenlendiği, eşyanın gerekli özenle taşınması durumunda bile, ortaya çıkan ayıp ve eksikliğin, haliyle gecikmenin engellenebileceği hususu kabul gördüğü taktirde , davalı taşıyıcı sorumluluktan kurtulamayacağı, emtia alıcı firma kontrolünde davalı taşıyıcının aracına yüklendiği, ambalajının iyi durumda olduğu konusunda gönderen lehine bir karine oluştuğu, ... Konvansiyon hükümlerine göre, taşıyıcının gecikme nedeni ile ortaya çıkan zarardan sorumlu olduğu, gecikme emtiada bozulmaya yol açtığı, uzayan taşıma süresi nedeniyle oluşan zarar arasında illiyet bağı kurulduğu, gecikmeden ötürü emtianın özüne zarar geldiği, tam zıyaa nedeniyle de eşyanın tümü imha edildiği, gecikmenin neden olduğu sorumluluk hükümleri burada uygulama alanı bulmadığı, davalı taşıyıcının sorumluluğu ... m. 23/1-1V hükümlerine tâbi olduğu, ... m.23/.V (taşıma ücretini aşmayacak miktarda tazminat ödemek) hükmünün uygulama imkânı bulunmadığı, taşınan emtianın alıcısı/gönderileni olan dava dışı şirket tarafından Sigorta Eksperine ayıp ihbarında bulunulduğu ve Sigorta Eksperince de eşyanın teslim mahallinde inceleme yapıldığı, ekspertiz raporu tanzim edildiği görüldüğü, davacı şirketin ödemiş olduğu tazminat nedeni ile davalıya rücu koşullarının oluşup oluşmadığı bakımından poliçe özel şartlarının Türkçe tercümesinin de incelenmesi uygun olacağı, poliçenin genel şartları itibariyle rücu koşullarının oluştuğu hususunun kabulü gerektiği, bilirkişi heyeti tarafından ... Konvansiyonu hükümleri muvacehesinde SDR cinsinden ve eşyanın brüt kilogramı üzerinden yapılan hesaplamalara göre, davalı şirketin emtianın tamamında meydana gelen zarardan dolayı sınırlı sorumluluğu 892.457,18-TL (220.725,11 EURO) olarak hesap edildiği, eşyanın (emtianın) gerçek/hasarsız değeri, taşınmak üzere teslimden hemen önce satıldığı için satış faturasındaki piyasa fiyatı (değeri) aynı zamanda gerçek zararı oluşturduğu, davacının poliçe nedeniyle yaptıği 19.848,50 EURO ve bu tutar üzerinden icra takibi asıl alacağı miktar davalı şirketin sınırlı sorumlu olduğu tutarın altında kaldığı, davacının sigortalısına ödemesi likit olduğu, rücu edilecek bedelin davacının talebine uygun bulunduğu, icra inkar tazmınatına ilişkin hukuki değerlendirmelerin mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir. Bilirkişi .... tarafından düzenlenen 30/05/2022 tarihli ek raporda özetle ; Davacı tarafından ibraz edilen poliçe özel şartlarında da “teminat dışında kalan haller bakımından özel bir düzenlemeye yer verilmediği” tespit edildiği, bu nedenle incelenen ve davacı tarafından ibraz edilen Türkçe Tercümeye dayalı poliçe özel şartları gereği de uyuşmazlık konusu hasarın, Sigorta Teminatı Kapsamı içinde bulunduğu kanaatine varıldığı, Kök rapordaki gibi ; Davacının poliçe nedeniyle yaptığı 19.848,50-EURO hasar ödemesinden kaynaklı rücu talebinin, halefiyet kuralları, gerçek zarar ve poliçe özel – genel şartları ile uyumlu bulunduğu, icra inkar tazminatına ilişkin hukukî değerlendirmelerin Mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir. Sonuç olarak; davalı taraf fiili taşıyan olarak eşyaları taşıdığından ve uluslararası karayolu taşıması sözkonusu olduğundan ... hükümleri uygulanacağından, davalı taşıyıcı teslime kadar hasar ve zarardan sorumlu olduğundan, araçtaki teknik arıza nedeniyle ürünün geç teslim edilmesinden dolayı bozulduğunun ekspertiz raporu ile ortaya konulmuş olmasına, davacı tarafça da sigortalısına ödeme yapılmış olmasına göre davanın kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır davalının istinaf nedenleri yerinde değildir . Alacak belirlenebilir olmadığından, zarar söz konusu olduğundan bunun da yargılama sonucunda ortaya konulacağından mahkemenin icra inkar tazminatı talebini reddetmesine bir isabetsizlik bulunmamıştır. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına göre taraf vekillerinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/12/2022 tarih, 2020/29 Esas ve 2022/1062 Karar sayılı kararına karşı taraf vekillerinin istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 732,00 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 179,90 TL ve 179,90 TL harç olmak üzere toplam 359,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 372,20 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 8.352,04-TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 1.908,11 TL istinaf nispi karar harcı ile 179,90 TL istinaf maktu karar harcı olmak üzere toplam 2.088,01 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 6.264,03 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Taraf vekilleri tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Kararın re'sen taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 361/1. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 17/06/2026