Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1008 E. 2026/1689 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1008
- Karar No
- 2026/1689
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1008 KARAR NO : 2026/1689
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/01/2023 NUMARASI : 2022/149 Esas 2023/23 Karar DAVA : MENFİ TESPİT KARAR TARİHİ : 07/07/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 08/07/2026
Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı arasında uzun yıllardır devam eden un alışverişine ilişkin ticari bir ilişki olduğunu, davalının satış şartları gereği, davacının sipariş verirken, teslim alınmayan ürünlerin çeklerini keşide edip, davalıya teslim ettiğini, daha sonra davalının üretim planı doğrultusunda, çeki çok önceden peşinen alınmış ürünlerin davalı tarafından gönderildiğini, dava konusu çekte, ürün alınmadan önce ileri tarihli keşide edilip davalıya teslim edildiğini, ancak davalının çek konusu ürünleri davacıya teslim etmediğini, davalının ürünleri teslim edemediği gibi ürünler karşılığı önceden keşide edilen dava konusu çeke de karşılıksız şerhi işlettiğini ve icra takibi başlattığını, dava konusu çeklerden dolayı davacının borçlu olmadığını belirterek.... Bankası ... Şubesine ait 5581876 seri no'lu 12/02/2020 keşide tarihli 51.391,00 TL ve... Bankası ... Şubesine ait 5581877 seri no'lu 11/03/2020 keşide tarihli 102.615,00 TL bedelli çeklerinden dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine çeklerin iptaline, %20’den az olmamak üzere tazminatın kötüniyetli davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafça esasa cevap süresi içerisinde cevap dilekçesinin sunulmadığı görülmüştür. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince " ....Davanın konusu menfi tespit talebidir. 6100 Sayılı HMK'nın 222. maddesinin: 1.fıkrası ile, Mahkemenin, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği, 2. Fıkrası ile, Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olmasının şart olduğu, 3. Fıkrası ile, İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterlerin, sahibi lehine delil olarak kullanılamayacağı, bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtların birbirinden ayrılamayacağı düzenlenmiştir. Davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde dosyaya sunulan 19/07/2022 tarihli bilirkişi raporu ile; 2018 yılından devreden borcunun 36.057,00-TL olduğu, 2019 yılı içerisinde davalı tarafından düzenlenen ve davacı kayıtlarına işlenen fatura tutarının 902.055,55-TL olduğu, toplam borcun 938.112,55-TL olduğu, buna karşılık davacı tarafça davalıya toplam 538.973,00-TL tutarlı çek verildiği ve toplam 385.000,00-TL tutarlı kısmın kredi kartı ile ödendiğinin kayıtlı olduğu ancak, kredi kartı ödemelerine ilişkin ödemeyi kanıtlayıcı belge bulunmadığı ve toplam 87.795,00-TL tutar için kredi kartı ile ödeme kaydı bulunmadığı tespit edildiği bildirilmiştir. Davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde dosyaya sunulan 01/08/2022 tarihli rapor ile 2018 yılından devreden davalı alacak miktarının 33.618,50-TL olarak kaydedildiği, 2019 yılı içerisinde 902.056,50-TL tutarlı satış faturası düzenlendiği, faturaların iade edildiğine veya itiraz edildiğine dair kayıt bulunmadığı, davacı tarafça davalı tarafa toplam 1.114.896,00-TL tutarlı çek verildiği, ancak çeklerin karşılıksız çıktığı, çek kanunu gereğince banka tarafından karşılıksız çıkan çek yaprağı başına ödemesi gereken toplam 36.291,00-TL'nin düşülmesi neticesinde kalan 1.078,605,00-TL'nin şüpheli alacaklar hesabına intikal ettirildiği tespit edildiği bildirilmiştir. Dosyaya sunulan her iki raporun birlikte incelenmesi neticesinde, taraflar arasındaki un alım-satımına dayanan ticari ilişki kapsamında, 2019 yılı içerisinde davalı tarafça, davacı tarafa toplamda 902.055,55-TL tutarlı mal teslim edildiği anlaşılmıştır. Ancak tarafların ticari defterlerindeki ödemelere ait kayıtlar birbirini doğrulamamaktadır. Zira, davacı kayıtlarına göre ödemelerin bir kısmının çek verilerek yapıldığı, bir kısmının kredi kartı ile ödendiği kayıtlı iken, davalı kayıtlarında ödemelerin tamamının çek verilerek yapıldığı ve çeklerin tamamının karşılıksız çıktığı kayıtlıdır. Bu kapsamda mahkememizin 09/11/2022 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararı ile taraf vekillerine ödemelere ait belgeleri dosyaya sunmak için kesin süre verilmiştir. Davacı tarafça ara karar sonrasında herhangi bir beyan dilekçesi sunulmamış olup, bilirkişi raporlarına ilişkin beyan dilekçesi de sunulmamıştır. Davalı vekilince sunulan beyan dilekçeleri ile de ödemelerin yapılmadığı beyan edilmiştir. Dosyaya sunulan bilgi, beyan ve bilirkişi raporlarının birlikte değerlendirilmesi neticesinde, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalı tarafça davacı tarafa 2019 yılı içerisinde 902.055,55-TL tutarlı mal teslim edildiği, 2018 yılından devreden alacak ile birlikte toplam 938.112,55-TL alacaklı olduğu anlaşılmış olup, davacı tarafça bu mal teslimlerinin karşılığı ödemelerin yapıldığı ispatlanamadığından davanın reddine dair şekilde karar verilmiştir. "şeklindeki gerekçe ile " Davanın REDDİNE'' karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında uzun yıllardır devam eden un alışverişine dair ticari bir ilişkinin söz konusu olduğunu, davalının satış şartları gereği, müvekkilinin sipariş verirken, teslim alınmayan ürünlerin çeklerini keşide edip, davalıya teslim ettiğini, daha sonra davalının üretim planı doğrultusunda, çeki çok önceden peşinen alınmış ürünlerin davalı tarafından gönderildiğini, dava konusu çekte, ürünün alınmadan önce, ileri tarihli keşide edilip, davalıya teslim edildiğini ancak davalının çek konusu ürünleri müvekkiline teslim etmediğini, davalının ürünleri teslim edemediği gibi, bu ürünler karşılığında önceden keşide edilen dava konusu çeke de karşılıksız şerhi işlettiğini ve bilahare icra takibine konu ettiğini, özellikle ürün teslimine ilişkin sevk irsaliyelerinin incelendiğinde; çek konusu ürünlerin müvekkiline teslim edilmediğinin ortaya çıkacağını, diğer yandan davalı tarafın (sözde) alacağın tahsili için, şikayet konusu çeke dayanarak Kula İcra Müdürlüğü'nün 2020/277 Esas sayılı dosyasıyla icra takibine konu ettiğini, çeke dayanılarak icrai işlem yapılmasının hukuka aykırı olup, hakkın suistimali niteliğinde olduğunu, dava konusu çeklerden dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının ortada olduğunu, dosyada mevcut bilirkişi raporunda; 09/07/2022 tarihli bilirkişi raporu ile; 2018 yılından devreden borcunun 36.057,00 TL olduğunu, 2019 yılı içerisinde davalı tarafından düzenlenen ve davacı kayıtlarına işlenen fatura tutarının 902.055,55 TL olduğunu, toplam borcun 938.112,55 TL olduğunu, buna karşılık davacı tarafça davalıya toplam 538.973,00 TL tutarlı çek verildiğini ve toplam 385.000,00 TL tutarlı kısmın kredi kartı ile ödendiğinin kayıtlı olduğunu ancak, kredi kartı ödemelerine ilişkin ödemeyi kanıtlayıcı belge bulunmadığı ve toplam 87.795,00 TL tutar için kredi kartı ile ödeme kaydının bulunmadığının tespit edildiğinin bildirildiğini, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde; dosyaya sunulan 01/08/2022 tarihli rapor ile 2018 yılından devreden davalının alacak miktarının 33.618,50 TL olarak kaydedildiğini, 2019 yılı içerisinde 902.056,50 TL tutarlı satış faturasının düzenlendiğini, faturaların iade edildiğine veya itiraz edildiğine dair kaydın bulunmadığını, davacı tarafça davalı tarafa toplam 1.114.896,00 TL tutarlı çek verildiğini, ancak çeklerin karşılıksız çıktığını, çek kanunu gereğince banka tarafından karşılıksız çıkan çek yaprağının başına ödenmesi gereken toplam 36.291,00 TL'nin düşülmesi neticesinde kalan 1.078,605,00 TL'nin şüpheli alacaklar hesabına intikal ettirildiğinin tespit edildiğinin bildirildiğine ilişkin rapor düzenlendiğini, her iki raporun birbiri ile çeliştiğini, çeklerin ticari defterlerde kayıtlı olmamasının da iddialarını ispatlar nitelikte olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; davaya konu iki adet çekten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine yönelik menfi tespit davasıdır. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar res'en gözetilerek ve yine HMK 357/1.maddesindeki, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinaf incelemesi sırasında dinlenemez ve yeni delillere dayanılamaz hükmü çerçevesinde yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmiştir. İş bu karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Kula İcra Müdürlüğü'nün 2020/277 Esas sayılı dosyasının incelenmesinden davalı alacaklı şirket tarafından davacı borçlu hakkında 24.07.2020 tarihinde 51.391,00 TL çek bedeli, 102.615,00 TL çek bedeli, 5.139,10 TL çek tazminatı, 2.925,06 TL işlemiş faiz, 10.261,50 TL Çek tazminatı , 4.758,25 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 177.089,91 TL üzerinden Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı görülmüştür. Takibe dayanak olarak 11.03.2020 keşide tarihli 104.840,00 TL bedelli ve 12.02.2020 keşide tarihli 53.616,00 TL bedelli iki adet çek gösterilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sırasında davacının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde düzenlenen 19/07/2022 tarihli bilirkişi raporunda, davacının 2018 yılından devreden borcunun 36.057,00-TL olduğu, 2019 yılı içerisinde davalı tarafça davacı adına düzenlenen ve davacı kayıtlarına işlenen faturalar toplamının 902.055,55-TL olduğu, bu şekilde davacı ticari defterlerine göre davacının davalıya toplam borcun 938.112,55-TL olduğu, buna karşılık davacı tarafça davalıya toplam 538.973,00-TL çeklerle ve toplam 385.000,00-TL kredi kartı ile ödeme olmak üzere toplam 923.973,00TL ödeme kaydının olduğu, bu şekilde davacı ticari defterlerine göre davacının davalıya kayden bakiye (938.112,55-TL- 923.973,00 TL=) 14.139,00 TL borcunun kaldığı, kredi kartı ödemelerine ilişkin ödemeyi kanıtlayıcı belge sunulmadığı, toplam 538.973,00-TL çekle ödemenin toplam 87.795,00-TL tutarlı iki adet çek için banka ödeme kaydının bulunmadığı, diğer çeklerle ilgili olarak banka hesaplarında ödeme kayıtlarının bulunduğu, davaya konu iki adet çekin davacıya ait ticari defterlerde kaydının bulunmadığının tespit edildiği bildirilmiştir. Davalı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen 01/08/2022 tarihli rapor ile 2018 yılından devreden davalı alacak miktarının 33.618,50-TL olarak kaydedildiği, 2019 yılı içerisinde davalı tarafça davacı adına 902.056,50-TL tutarlı satış faturasının düzenlendiği, faturaların iade edildiğine veya itiraz edildiğine dair kayıt bulunmadığı, davacı tarafça davalı tarafa toplam 1.114.896,00-TL tutarlı çeklerin verildiği, bu çekler arasında davaya konu iki adet çekinde bulunduğu, ancak çeklerin karşılıksız çıktığı, çek kanunu gereğince banka tarafından karşılıksız çıkan çek yaprağı başına ödemesi gereken toplam 36.291,00-TL'nin düşülmesi neticesinde kalan 1.078,605,00-TL'nin şüpheli alacaklar hesabına intikal ettirildiğinin tespit edildiği bildirilmiştir. Çek kıymetli evrak olup, sebepten mücerret bir ödeme aracıdır. Çek kural olarak muaccel bir borcun tasfiyesi amacıyla verilir ve çek bir ödeme aracıdır. Çekin, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle avans olarak verildiğinin dava değeri itibarıyla davacı tarafça HMK 200 ve devamı maddeleri gereğince yazılı deliller ile kanıtlanması gerektir. Dava konusu çekin taraflar arasındaki alım-satım ilişkisi nedeni ile satış bedeli olarak davalıya verildiği dosya kapsamı ile sabittir. Davacı tarafça dava konusu çeklerin davalı tarafça davacıya satılıp teslim edilecek mallar karşılığında ileri tarihli olarak düzenlenerek davalıya teslim edilen avans çeki olduğu, ancak karşılığı malların teslim edilmediği, bu nedenle dava konusu çekin bedelsiz olduğu iddia edilmiştir. Davalı ise dava konusu çek karşılığı malların teslim edilmiş olmasına rağmen bedelinin davalı tarafça ödenmediği savunma olarak ileri sürülmüştür. TBK'nın 207. maddesine göre satım akdi kural olarak peşin olup, alıcı ve satıcının edimlerini aynı anda ifa etmesi asıldır. TBK'nın 207/2. maddesi gereğince sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir adet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı gün ifa etmekle yükümlüdürler. Mahkemece bu maddenin dikkate alınarak ispat yükünün davacıya yükletilmesi yerindedir. Zira, ödeme aracı olan ve yazılı belge niteliğindeki çeki elinde bulunduran davalının ayrıca emtiayı teslim ettiğini kanıtlamasına gerek bulunmamaktadır. İspat yükü TMK'nın 6 ve HMK'nın 190. maddesine göre davacıda olup, davacının miktar itibariyle borçlu olmadığını yazılı delille kanıtlaması gerekir. Bir ödeme aracı olan çekin ilerde teslim edilecek emtiaya karşılık avans olarak verildiği ve çek bedeli kadar mal teslim edilmediğini ileri süren davacı bu hususu ispat etmelidir. (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 21.06.2017 tarih, 2016/7961 E. -2017/5343 K. Sayılı kararı da bu yöndedir) Ispat yükü üzerinde olan davacı tarafça bu yöndeki iddia yazılı deliller ile kanıtlanamamıştır. Yukarıda anlatılan nedenlerle dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına göre davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/01/2023 tarih ve 2022/149 Esas 2023/23 Karar sayılı hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 732,00TL maktu karar harcından peşin olarak alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadan karar verildiğinden davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın kesinleştirme, harç ikmali ve gider/delil avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 6-Kararın Dairemizce taraflara/vekillerine tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere 07/07/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.