Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/529 E. 2026/1487 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/529
- Karar No
- 2026/1487
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2023/529
KARAR NO :2026/1487
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:(KAPATILAN)İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:03/12/2019
NUMARASI :2017/863 Esas - 2019/1286 Karar
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:10/08/2017
İSTİNAF KARAR TARİHİ:16/09/2026
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA:Davacı vekili; onaylanan sipariş formu kapsamında davalının dava konusu ürünleri teslim etmesi hususunda mutabık kalındığını, bu kapsamda 05.04.2017 tarihinde 69.248,98 -USD, 12.05.2017 tarihinde faturanın kalan tutarı olan 12.464,82 -USD olmak üzere toplam 81.713,80- USD mal bedeli ödendiğini, buna rağmen davalının hiçbir ürün teslim etmediğini, iş ilişkisinin haklı nedenle feshedildiğini, Gebze ... Noterliğinden 16.06.2017 tarihli ihtarname keşide edildiği ,ihtardan sonuç alınamayınca İstanbul Anadolu 7. İcra Dairesinin .... sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, borçlunun haksız itirazı ile duran takibin devamı, itirazın iptali ve %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili; dava dilekçesindeki beyanların kabulünün mümkün olmadığını, ticari defterlerden anlaşılacağı üzere müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, taraflar arasında akdedilmiş bir sözleşme olmadığını, TTK'nın 87, 88 ve 95. maddeleri uyarınca cari hesap mukavelesi de bulunmadığından likit bir alacaktan söz edilemeyeceğini, peşin satışlarda mal tesliminin aynı anda yapıldığının kabul edildiğini ve bunun ticari karine olduğunu, demir-çelik işinde de peşin satışla birlikte mal teslimi yapıldığını belirterek davanın reddini ve %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece; taraflar arasında alım satım ilişkisi kurulduğu, mal teslim edilmediği iddiasıyla ödenen bedellerin iadesi amacıyla icra takibi başlatıldığı; davacının defter ve kayıtlarına göre 05/04/2017'tarihinde 69.248,98-USD, 12/05/2017'tarihinde KDV bedeli olan 12.464,82-USD ödenerek sözleşme bedelinin tamamının ödendiği,avans ödemesi yapıldığını iddia eden davacının ispat yükünün kendisinde olduğu, davalının itiraz etmediği mail yazışmalarından gönderildiği anlaşılan proforma faturada avans ödemesi yapılacağının kararlaştırıldığı, böylece TBK'nın 207/2 maddesindeki karinenin aksinin ispat edildiği; ancak aynı proforma faturada KDV bedelinin mal tesliminde ödeneceğinin düzenlendiği, davacının KDV bedelini de ödemesi karşısında ödemenin yapıldığı tarihte malı teslim aldığı kanaatine varıldığı; yemin delili hatırlatılmasına rağmen davacı vekilinin yemin deliline dayanmadığını bildirdiği gerekçesiyle davanın ispatlanamadığı sonucuna varılmış ve davanın esastan reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, takip konusu alacağın varlığının sabit olduğunu, itirazların iptali ile alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, 07/03/2018 tarihli dilekçe ile delil listesinin (ticaret sicil kayıtları, ticari defter ve belgeler, tanık, yemin, keşif, bilirkişi incelemesi ve sair yasal delil) süresinde, detaylı ve açıklamalı olarak mahkemeye sunulduğunu, dava dilekçesinde ve delil listesinde açıkça yer verilen, tensip gereği bir kez daha dosyaya sunulan delillerin gereği gibi değerlendirilmediğini belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava, taraflar arasında kurulmuş alım satım sözleşmesi kapsamında davacıya mal tesliminin yapılmadığı sebebine dayalı olarak ödenen bedelin iadesi amacıyla başlatılan İstanbul Anadolu 7. İcra Dairesinin.... sayılı takip dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın iptali ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir
Mahkemece ispat yükünün davacıda olduğu ve davanın ispatlanamadığı kabul edilmiş: davacı tarafça davalının malı teslim ettiğini ispatlayamaması sebebiyle davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Uyuşmazlık davacı tarafça yapılan 69.248,98-USD ve 12.464,82-USD tutarındaki ödemelerin avans niteliğinde mi, teslim karşılığı bedel ödemesi mi olduğu noktasında toplanmaktadır. 6098 sayılı TBK'nın 555 vd. maddelerinde düzenlenmiş olan havale, hukuksal nitelikçe bir ödeme vasıtasıdır. Havalenin, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal karine mevcuttur. Bu yasal karinenin tersini (havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını) ileri süren havaleci (muhil), bu iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür.Genel kural birlikte ifa olup, bu yönde karine bulunmakla beraber, bu karinenin aksinin ispatı mümkündür. Sadece ispat yükü yer değiştirecektir. Davacı, parası peşin olarak gönderilen malların kendilerine teslim edilmediğini, proforma faturalara göre mal bedelini peşin ödediklerini, malı teslim etmiş ise davalının ispatlamakla yükümlü olduğunu ileri sürmüştür.Davalı teslime yönelik bilgi belge sunmadığı gibi malların teslim edildiğini de ileri sürmemiştir. Davacının toplamda proformada yazılı tutarla birebir örtüşecek şekilde 81.713,80-USD ödeme yaptığı sabit olup, davalının bu ödemeye dair bir açıklama da yapmadığı görülmektedir. Satım akdinde fatura tanzim etmesi gereken taraf da satıcı olan davalı olup, somut olayda ödeme belgesini ibraz eden, davalıya keşide edilen ve yanıtsız bırakılan ihtarnameyi ibraz eden davacının, sunabileceği başkaca bir belge yoktur. Bu sebeple eldeki davacının avans ödemesi yaptığını ispatlamış olup bu meyanda aldığı avansa karşılık mal teslim ettiğini davalı kanıtlamalıdır.Davalının da ihtaratlı süreye rağmen defterlerini sunmayarak davacının HMK'nın 222. maddesinde yer alan karineden istifade etmesini de engellediği göz önüne alınmadan, ispat yükü davacıda kabul edilerek hüküm kurulması doğru olmamıştır.Ayrıca taraflar arasında başka satım akitlerinin de mevcut olduğu, eldeki davada dayanılan 30/05/2017 tarihli proforma fatura ile aynı tarihli başka bir proforma faturaya istinaden davacı, davalıya ürün bedelini KDV dahil davalının dolar hesabına swift geçilmek suretiyle ödediğini ancak malların tam olarak teslim edilmediğini, sipariş teslim tarihinden 9 gün sonra ancak bir kısım malların teslim edildiğini ileri sürerek dava açmış, bu dava İstanbul Anadolu 6 ATM'nin 2017/1006 Esas sayılı dosyasında görülmüş, davalı bu yargılama sırasında da defter ve kayıtlarını sunmamış, anılan mahkemenin, 2019/1191 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karar istinaf edilmeyerek kesinleşmiştir. Buradan hareketle, taraflar arasında 30/05/2017 tarihi itibariyle satım akdi ilişkisi ve proformaya istinaden davacının önden avans ödediği, daha sonra davalının mal teslimi yaptığı şeklinde ilerleyen bir ticari ilişkileri olduğu anlaşılmaktadır. Somut olayda da davacı avans ödemesi yapmış, davalı mal teslimi yaptığını ortaya koyamamıştır. Bu halde, TBK'nın 125. maddesi gereği, dönme halinde her iki taraf aldığını birbirine iade edeceğinden, davanın kısmen kabulüne, davalının takibe itirazının iptali ile likit ve belirlenebilir alacak için 81.713,80-USD üzerinden takip tarihindeki kur dikkate alınarak (81.713,80 x 3,6159-TL= 295.468,92-TL'nin) %20'si oranında (59.093,78-TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekmektedir. Davacının Gebze ... Noterliği'nden 16/06/2017 tarihli ihtarnamesini keşide ettiği anlaşılmaktaysa da dosyada tebliğ mazbatası sunulmadığı, davacı davalının temerrüdünü kanıtlayamadığından, takip öncesi işlemiş faiz isteminin reddi gerekir.Açıklanan sebeplerle davanın kabulüne karar verilmek gerekirken davanın reddine karar verilmesi yerinde bulunmamış, istinaf nedenleri yerinde görülen davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne kararın kaldırılmasına, yapılan hata yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, yeniden karar verilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/12/2019 Tarih 2017/863 Esas, 2019/1286 Karar sayılı kararın HMK'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;"Davanın kısmen kabulüne, davalının İstanbul Anadolu 7. İcra Dairesi'nin ... sayılı takibe yaptığı itirazının kısmen iptaline, takibin 81.713,80-USD asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine ,
Alacağın takip tarihindeki kur (295.468,92-TL) karşılığının %20'si oranında hesap edilen 59.093,78-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,"İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;"Alınması gereken 19.793,30-TL karar ve ilam harcından, icra veznesine yatırılan 1.487,87-TL, mahkeme veznesine yatırılan 3.557,94-TL olmak üzere toplam 5.045,81-TL harcın mahsubu ile 14.747,49-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye ödenmesine,Davacı tarafça yatırılan 5.077,21-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından yapılan 1.050-TL bilirkişi ücreti, 122,50-TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.172,50-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 1.170-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,Davacı lehine takdir olunan 46.361,14-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davalı lehine takdir olunan 1.548-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Yatırılan 179,90-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine,Davacı tarafından yapılan 111-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 16/09/2026