Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1768 E. 2026/41 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1768
- Karar No
- 2026/41
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 42. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 42. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/1768 KARAR NO : 2026/41
TÜR K MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/02/2026 ESAS-KARAR NUMARASI : 2022/915 E., 2026/112 K. DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ...(e-tebligat) DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ...(e-tebligat) DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 22/09/2026 YAZIM TARİHİ : 22/09/2026 Yukarıdaki karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352 madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında mevcut sözleşme kapsamında müvekkili şirketin hizmet edimini bütünüyle ifa ettiğini, taraflar arasında düzenlenen fatura ve tutulan cari hesaba göre sabit olan borcun davalı şirket tarafından yapılan tüm uyarılara rağmen ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla Ankara 12. İcra Müdürlüğü'nün 2022/4867 esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibinin haksız itiraz nedeniyle durduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına ve müvekkili lehine icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep etmiştir. Davalı vekili özetle: Müvekkili şirketin davacıya borçlu olduğunu kabul etmemekle birlikte, yapılacak inceleme sırasında müvekkilinin alacaklı olduğunun anlaşılması halinde davacıya borçlu olduğu kanaati oluşursa takas mahsup def'inde bulunduklarını, alacak likit olmadığı için icra inkar tazminatı talep edilemeyeceğini, takibin kötü niyetle yapılmış olması nedeniyle davacıdan kötü niyet tazminatında bulunduklarını belirterek davanın reddini dilemiştir. İlk derece mahkemesince "...İddia, savunma, dayanılan deliller, mail yoluyla taraflar arasında düzenlenen cari hesap mutabakatı ve özellikle her iki yanın ticari defter ve kayıtlarının incelenmek suretiyle düzenlenen 02/12/2025 tarihli mali müşavir raporu ve tüm dosya kapsamı bütün olarak değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı şirketin davalı şirketten takip tarihi itibariyle 604.426,78 TL alacaklı olduğu anlaşılmakla, bu miktar için davanın(alacak likit ve hesaplanabilir olmakla, davacı lehine icra inkar tazminatına da hükmolunarak, takibin kötü niyetle yapıldığı anlaşılmamakla, reddedilen kısım için kötü niyet tazminat isteminin haklı olmadığı da dikkate alınarak) kısmen kabulü cihetine gidilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: İlk derece Mahkemesi ilamının gerekçesiz olduğu, davacı tarafın delillerini HMK 140/5' e uygun olarak yasal süresinde sunmadığı, 12.02.2024 tarihli ara celse tutanağında davacının yasal süre içinde delillerini sunmadığının duruşma zaptına geçtiği, 04.06.2024 tarihli celsede HMK' ya aykırı olarak davacı tarafa yeniden kesin süre verildiği, davacı tarafça 04.06.2024 tarihinde de kendilerine verilen 2 (iki) haftalık süreye uyulmayarak 11.07.2024 tarihinde deliller sunularak gider avansı yatırıldığı, davacı taraf her ne kadar cevaba cevap dilekçesi eklerinde ticari defterlerini Ek-3 şeklinde sunulmuş gibi göstermiş ise de; dilekçe ekinde bu eklerin olmadığı, davacı tarafın HMK 140/5' te belirtilen yasal süreden 260 gün sonra sunmuş olduğu delillere muvafakatlerinin bulunmadığı halde, delillerinin toplandığı, Türk Ticaret Kanunu (TTK) madde 89/2 uyarınca, bu sözleşmenin geçerli olması için mutlaka yazılı şekilde yapılması gerektiği, müvekkilinin ticari defterlerinin yeri yasal sürede bildirildiği halde incelemeye tabi tutulmadığı, müvekkilinin işçilik alacaklarının hesaplanmadığı nedenleriyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-)Davalı vekilinin vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine, 2-)Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 41.288,39 TL istinaf harcından peşin alınan 10.322,09 TL'nın mahsubu ile bakiye 30.966,30 TL'nın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-)Davalı vekilinin tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-)HMK 359/4 madde gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 361 madde gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi.22/09/2026
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...