Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1754 E. 2026/46 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1754
Karar No
2026/46
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 42. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1754 - 2026/46 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 42. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/1754 KARAR NO : 2026/46

TÜR K MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/02/2026 ESAS-KARAR NUMARASI : 2025/195 E., 2026/109 K. DAVACILAR : 1- VEKİLİ : DAVALI : KAYYIM : DAVA : Tespit KARAR TARİHİ : 22/09/2026 YAZIM TARİHİ : 22/09/2026

Yukarıdaki karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352 madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Müvekkilinin kızı olan ...'ın davalı kooperatifin üyesi iken 06.02.2023 tarihinde meydana gelen depremde Antakya'da vefat ettiğini, geriye mirasçı olarak annesi... ve babası ...'ın kaldığını, mirasçı babası ...'ın Kooperatifler Kanunu 14. maddesi uyarınca hissesini müvekkili...'a devredilmesi konusunda muvafakat ettiğini imzası ile tevsik ederek gerekli belgeleri bir dilekçe ile davalı kooperatif yönetim kurulu başkanlığına 14.09.2023 tarihinde teslim ettiğini, ancak davalı kooperatif Yönetim Kurulu Başkanlığınca bu konuda bir işlem yapılmadığını, akabinde bu seferde taraflarınca davalı kooperatife iadeli taahhütlü posta ile taleplerinin yeniden 12.02.2025 Tarihinde ihtar edildiğini ve fakat yönetim kurulunca herhangi bir işlem yapılmadığını belirterek ; davanın kabulü ile mezkur hissenin diğer mirasçı müvekkilinin muvafakati göz önüne alınarak müvekkili... adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili özetle: Kooperatiften çıkartılmaya müstahak olmuş birinin yeni hisse almasının mümkün olmadığını, kooperatifin temeli oluşturan kooperatifle ortak arasındaki itimat ilişkisinin bittiğini, davacının daha önce kötülediği itibar suikastı yaptığı kooperatife, bu defa da yeni bir hisse almak için dava açtığını, miras kalan hissenin mirasçılara tescilinin re'sen uygulanacak mecburi görev olmayıp kooperatif başkanının takdirine bağlı olduğunu, 1163 sayılı Kanunun 14. Maddesine göre ortağın ölümü ile ortaklık sıfatının sona ereceğini, anasözleşmede gösterilecek şartlarla ölen ortağın mirasçılarının kooperatifte ortak olarak kalmalarının sağlanabileceği denilmekle emredici bir hüküm olmadığını, murisin üyelikten zımni olarak vazgeçtiğini, 10 yıldır yani 2015 senesinden beri aidat yatırmadığını, burada yapılması gerekenin murisin kooperatif üyeliğini bıraktığının tespitinin yapılması olduğunu, 1163 sayılı kanunun 14. Maddesinde belirtilen 3 aylık müddet geçtikten, muris 17.03.2023 tarihinde vefat etmesine rağmen davacı...'ın 13.09.2023 tarihinde süre geçtikten sonra müracaatta bulunduğunu, davacının murisin hissesi olduğunu bilmediğini iddia edemeyeceğini, çünkü Ankara 13. Asliye ticaret Mahkemesi'nin 2022/439 esas sayılı dosyasına kayden...kooperatifi aleyhine açtıkları davada murisle dava arkadaşlığı yaptığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "......Ölen ortağın mirasçıların ortaklığa devam edip etmemeleri yönünde tercih hakkı bulunmaktadır. Ve mirasçılar ortaklığa devam etmek yönündeki iradesini kooperatife bildirmişlerdir. Davacıların ana sözleşmede sayılan ortaklık sıfatını taşıdıkları anlaşılmıştır. Davalı kooperatif ölen ortağın murisin üyeliğinin düştüğünü ileri sürmüş ise de; davacıların murisinin ortaklık kaydının düşürüldüğüne, ihraç edildiğine ilişkin bu hususta yönetim kurulu kararı alındığına ilişkin herhangi bir karar ya da kaydın olmadığı, olsa bile çıkarma kararına karşı ortağın tebliğinden itibaren 3 ay içinde itiraz davası açabileceği gibi genel kurula itiraz edebileceği, haklarındaki çıkarma kararı kesinleşmeyen ortakların ortaklık hak ve yükümlülükleri çıkarma kararı kesinleşinceye kadar devam edeceğinden, bu yönde verilmiş bir kararda olmadığı, davacıların murisinin ölümünden önce davalı kooperatif üyesi olduğu ve davacıların talebinin haklı olduğuna...." karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davacının 2013 yılında yapılan işlerin usulüne uygun olduğuna dair denetim kurulu raporu tanzim etmesine rağmen, yönetim kurulunun, kooperatifi, dolandırıcılık gayesiyle ile kurulduğunu belirtilerek kooperatif aleyhine çalışması, davacının iyi niyet kaidelerine ayrı davranması ve kendisiyle çelişkiye düşmesi, yeni üye tesciline hukuki imkansızlık bulunması nedenleriyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, kooperatif üyeliğinin tespiti ve tescili taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-)Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine, 2-)Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 732 TL istinaf harcının peşin olarak alındığından başkaca harç alınması yer olmadığına, 3-)Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK 359/4 madde gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 361 madde gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi.22/09/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1754, K. 2026/46, T. 22.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1754-e-2026-46-k-8bec4af6f5d6