Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1765 E. 2026/45 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1765
- Karar No
- 2026/45
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 42. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 42. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/1765 KARAR NO : 2026/45
TÜR K MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 31/03/2026 ESAS-KARAR NUMARASI : 2025/641 E., 2026/268 K. DAVACI : ... -... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... DAVA : KARAR TARİHİ : 22/09/2026 YAZIM TARİHİ : 22/09/2026
Yukarıdaki karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352 madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Müvekkili aleyhine davalı tarafından Ankara 8. Genel İcra Dairesinin 2025/52868 Esas sayılı numarasına kayıtlı takip başlatıldığını, icra takibine konu alacakların kesinlikle hiç bir hukuki dayanağı olmadığını, takibe dayanak cezai işlemin konusunun da gerçeği yansıtmadığını, alacağın muaccel olmadığını, davalı kooperatifin idare tarafından kesilen 863.405,00 TL'yi yapılan görüşmeler neticesinde taksitlendirdiğini, hisse başına düşen 16.929,51 TL olduğunu, bu bedelin 4 eşit taksitle ödeneceğini ileri sürerek borçlu olmadığının tespiti ile müvekkili aleyhine başlatılan takibin iptaline karar verilmesini Davalı usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır. İlk derece mahkemesince ".....dava dışı idarenin, tarla niteliğindeki tarım arazisinin çitler çekilerek ve yapı inşaa edilerek çok sayıda bağımsız bölümler ve tescili mümkün olmayan fiili hisseler oluşturulması, parselin 1427 m2 yüz ölçümüne sahip kısmında kazı dolgu ve tesfiye işlemleri vb. İnşası vasıtasıyla yapı ve yol inşaa edildiği bu faaliyetler sonucu belli bir kısmında doğal toprak yapısının ve tarımsal niteliğinin bozulmuş olması nedeniyle idari yaptırım kararı uygulamış olduğu anlaşılmaktadır. Şu durumda; idari yaptırım kararının sadece taşınmaz üzerindeki yapıya ilişkin olmadığı, taşınmazın fiilen bölünerek tarım arazisinin tarımsal niteliğinin bozulmuş olması nedeniyle idari yaptırım kararı uygulanmış olduğu görülmektedir. Anılan idari yaptırım kararına itiraz edildiği ya da idari para cezasına iptal edildiği ileri sürülmüş değildir. Davalı kooperatifin idari yaptırım kararını payları oranında üyelerinden tahsil etmesine yönelik genel kurul kararı da iptal edilmemiş olduğuna göre davaya konu icra takibinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. İdari işlemler yapıldıkları anda kesinlik kazanmakta olup kooperatifin dava dışı idareye yapmış olduğu ödeme tarihinden faiz istemesi de hukuka uygundur. Açıklanan nedenlerle davanın reddine...." karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Yerel mahkemece keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmadığı, eksik inceleme ile hüküm kurulduğu, kooperatif ana sözleşmesinin dosyaya kazandırılmadığı, idari para cezasının şahsiliği ve kusur durumunun araştırılmadığı, borcun muaccel olmadığı, yerel mahkemece kararın gerekçesiz şekilde verildiği, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği edenleriyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, kooperatif aidat borcundan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-)Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine, 2-)Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 732 TL istinaf harç peşin alındığından harç alınmasına yer olmadığına, 3-)Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK 359/4 madde gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 361 madde gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi.22/09/2026
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...