Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1305 E. 2026/1999 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1305
Karar No
2026/1999
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/1305 KARAR NO : 2026/1999

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/12/2022 NUMARASI : 2019/449 Esas 2022/876 Karar DAVANIN KONUSU : Alacak BAM KARAR TARİHİ : 23/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 23/09/2026

Taraf vekilleri tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Asıl Davada Davacı - Karşı davalı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı kooperatif arasında 23.12.2018 tarihinde sözleşme imzalandığı ve 31.01.2020 tarihine kadar geçerli olacağı konusunda tarafların anlaştığını, sözleşme uyarınca davalı kooperatifin davacıya düzenli olarak balık ve deniz ürünü tedarik etmeyi yüklediğini, davacı şirketin ise almış olduğu ürünler karşılığında davalı kooperatife ödeme yükümlülüğü altına girdiğini, davalı kooperatifin geçen süre içinde sözleşmeye uymadığı ve davacıya satmayı taahhüt ettiği ürünleri başka yerlere sattığının tespit edildiğini, davacı tarafından yapılan ödemelerden dolayı davalı kooperatifin 91.664,57-TL borçlu olduğunu, davalı kooperatifin sözleşmeye aykırı davranışları nedeniyle davacı müvekkili şirket tarafından davalı yana İzmir 5. Noterliğinin 09756 yevmiye nolu 26/06/2019 tarihli bir ihtarname gönderildiği ve bu ihtarnamede içerik olarak davalı kooperatife sözleşmeye aykırı davranışlardan vazgeçmesi gerektiği sözleşme hükümlerine uyması aksi halde cari hesaptaki alacak ile birlikte cezai şartta dahil olmak tüm alacakların tahsili için hukuki yollara başvurulacağı ve alacak davası ikame edileceğinin ihtaren bildirildiği, ihtarnamenin 28.06.2019 tarihinde davalı tarafa tebliğ edildiğini, ihtarnameye cevap verilmemesi üzerine arabulucuya da başvurulduğunu ancak sonuçsuz kaldığını, beyan ederek; açıklanan nedenlerle; fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile, davacının davalıya ödemiş olduğu 91.664,57 TL ve 250.000,00 TL cezai şart olmak üzere toplam 341.664,57-TL alacağın 28.06.2019 temerrüt tarihinden itibaren hesaplanacak ticari işlerde uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. ASIL DAVAYA CEVAP: Davalı - karşı davacı vekili, asıl davaya cevap dilekçesi ve duruşmalarda özetle; Taraflar arasındaki sözleşmeye göre davalı kooperatif balık ve deniz ürünleri tedarik etmekle, davacı şirketin ise aldığı ürünler karşılığında faturasını zamanında ödemekle yükümlü olduğunu, davacı şirketin yükümlülüklerine riayet etmediğini, çıkarılan deniz ürünlerini zamanında almadığını çoğu kez deniz ürünlerinin çöpe dahi gittiğini, ödemeleri fatura tarihinden çok sonraları yaptığı ve bu itibarla yükümlülüklerine aykırı davrandığını, ödemelerin gecikmesinin kooperatifi zor duruma soktuğunu ve davacının defalarca uyarıldığını ancak ödemeler düzene sokulmadığından Karşıyaka 5. Noterliğinin 20.03.2019 tarih ve 9053 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmenin davalı müvekkili kooperatif tarafından haklı neden ile feshedildiğini ve fesih ihtarnamesinin karşı yana 25.03.2019 tarihinde tebliğ edildiğini, davacı şirketin, haklı çıkma maksadı kapsamında bu kez müvekkili kooperatife İzmir 5. Noterliği'nin 26.06.2019 tarihinde gönderdiği 9756 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ihtar keşide ederek kooperatifin borcu olan 91.664,57 TL.'yi ödemesini ve sözleşmeye aykırı davranış nedeni ile 250.000 TL. cezai şartın ödenmesini talep ettiğini, ayrıca müvekkil kooperatife, ne olduğu anlaşılmayan "KG farkı" açıklamalı 01.06.2019 tarihli 814033 numaralı faturayı da ihtarname ile birlikte göndererek ödenmesini istediğini, müvekkili kooperatifin ise yasal süresi içerisinde 01.07.2019 tarihinde Söke 2. Noterliğinin 6634 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile hem davacı yanın İzmir 5. Noterliği'nin 26.06.2019 tarihinde gönderdiği 9756 yevmiye numaralı ihtarnamesine cevap verdiği hem de 01.06.2019 tarih 814033 numaralı faturayı 01.07.2019 tarih 804769 numaralı iade faturası düzenleyerek davacı yana iade ettiğini, tüm bu silsileden anlaşıldığı üzere davacı şirketin, sözleşme ile üzerine düşen ödeme yükümlülüğünü zamanında yerine getirmemesinden dolayı müvekkili kooperatifin ilk olarak haklı neden ile aralarında sözleşmeyi feshettiği, davacının sözleşmeyi feshinin bulunmadığını, sözleşmenin zaten müvekkili kooperatif tarafından 20.03.2019 tarihinde feshedilmiş olduğunu, davacı yanın dava dilekçesinde bu ihtar ve iade faturasından söz etmediğini, gerçeğe aykırı şekilde kendi ihtarnamelerine de cevap verilmediğini belirtmiş ise de bu beyanların gerçeğe aykırı olduğunu, taraflar arasında imzalanan 23.12.2018 tarihli sözleşmeye göre davacı şirketin ödemeleri fatura tarihi itibari ile 7 iş günü içerisinde banka havalesi ile kooperatif başkanı .... hesabına yapılacağının düzenlendiğini ancak ekte sunulan faturaların tarihleri ve kooperatif başkanı.....Bankası hesabına yapılan ödeme tarihleri dikkate alındığında faturaların sözleşmeye aykırı bir şekilde 7-14 gün arası geç ödeme şeklinde yapıldığının görüleceğini, bu itibarla müvekkilinin taraflar arasındaki sözleşmeyi, sözleşmenin kendisine verdiği hakla 2 e , 4, 8. Maddelerine göre haklı neden ile feshettiğini ve davacının cezai şart talep hakkı bulunmadığını, bilakis müvekkili kooperatifin cezai şart talep hakkı bulunduğu ve bu konuda karşı dava ile taleplerin sunulacağını, taraflar arasında mevcut sözleşmenin "h" maddesi incelendiğinde görüleceği üzere taraflar arasında mutabık kalınan 94.262,55 (önceki cari hesaptan 22.262,55 TL. + 25.12.2018 tarihli avanstan 72.000 TL)TL'nin müvekkili kooperatifin davacı şirkete ödemesi gerekli miktar bulunduğunu, H maddesinin 1. Fıkrasına göre bu borcun mal karşılığında her kesilen faturadan %10 kesilerek ödeneceğini, bu itibarla kesilen 3 adet faturadan yapılan kesintiler düşüldükten sonra hesap hatalarını kabul anlamına gelmemek üzere 91.664,57 TL davacı şirkete borç bulunduğunu, ancak davacı şirketin ödemeleri aksatması sebebi ile de düştüğü ekonomik sıkıntı nedeni ile şu an itibari ile müvekkili kooperatifin borç ödemesini gerçekleştirememiş olduğu ve en kısa zamanda borç ödemesini yapmayı planladığını, beyan ederek; açıklanan nedenlerle; gerekli yargılama yapılarak davacının 250.000,00 TL cezai şart taleplerinin reddine, rakamlardaki maddi hatalar kabulümüzde olmamak üzere 91.664,57 TL borçluluk durumunu kabul etmemiz nedeni ile HMK 312/2 Yargılama giderleri ve vekalet ücretinden ayrıca sorumlu tutulmamayı talep ettiği görülmüştür. KARŞI DAVA : Davalı-karşı davacı vekili karşı dava dilekçesi ve duruşmalarda özetle; taraflar arasında akdedilen sözleşme, müvekkil kooperatif tarafından sözleşmenin 2/e, 4 ve 8. Maddeleri gereğince haklı neden ile feshedilmiş olup müvekkil kooperatif, davacı yana bu durumu bildirerek Karşıyaka 5. Noterliğinin 20.03.2019 tarih ve 9053 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile haklı neden ile fesih yaptığından 250.000,00-TL. cezai şartın sözleşme gereğince karşı yan ... .. Şti. 'nden ödenmesi taleplerinin bulunduğunu, bu talepleri talebimiz hakkında taraflarınca arabulucuya da başvurulmuş olup 2019/6611 başvuru numaramız ile yapılan 08/10/2019 Tarihli arabuluculuk anlaşamama tutanağından anlaşılacağı üzere sonuçsuz kaldığını, dilekçe ekinde anlaşamama tutanağı aslının sunulduğunu, tüm bu nedenler ile taraflar arasında akdedilen sözleşme gereğince davacı-karşı davalı ... Şti.'nden 250.000,00- TL. cezai şart miktarındaki alacaklarının sözleşmenin fesih tarihi olan 20/03/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. KARŞI DAVAYA CEVAP: Davacı - karşı davalı vekili karşı davaya cevap dilekçesi ve duruşmalarda özetle; davalı yanın açmış olduğu karşı dava ile ileri sürdükleri iddialarına katılmalarının mümkün olmadığını, karşı yanın mahkemeye vermiş olduğu cevap dilekçesinde müvekkile yönelik olarak fesih bildiriminde bulunulduğunu belirtmiş ise de Karşıyaka 5.Noterliği tarafından müvekkilin eline ulaşmış ve tebliğ edilmiş bir fesih bildirimi olmadığını, bu anlamıyla ilgili fesih işlemini kabul etmediklerini, sözleşmeye göre ve genel hukuk kurallarına göre fesih bildiriminin sonuç doğurabilmesi için müvekkil şirkete tebliğ edilmesi gerektiğini, ayrıca kabul anlamına gelmemek koşuluyla davalı yanın usulen bir ihtar ve fesih bildirimi olduğunu kabul etseler bile bu feshin içerik ve esas yönünden de hukuka aykırı olduğunu, dilekçe ekinde dosyaya sunmuş oldukları müvekkil şirketin cari hesap dökümünde gösterilen ödemeler, fatura bilgileri ve davalı kooperatif yetkilisi ... ...'in Söke ....Bankası hesabına yapılan havale bilgileri karşılaştırıldığında tarafların karşılıklı imzaladıkları sözleşmede düzenlenen faturaların en geç 7 iş günü içerisinde ödenmesi gerektiği şartının müvekkil tarafından hiçbir zaman ihlal edilmediğinin görüleceğini, yapılacak olan karşılaştırma sonunda müvekkilin 7 iş gününde edimini yerine getirdiğinin görüleceğini, ayrıca bir diğer hususun, davalının müvekkile 91.664,57-TL borcu olması durumu olduğunu, karşı yanın da kabul ettiği ve dava dilekçelerinde de belirttikleri üzere davalı yanın müvekkile hali hazırda 91.664,57-TL borcu bulunduğunu, borcu bulunan kooperatifin müvekkilin ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğinden bahisle sözleşmeyi fesih etmek istemesinin hayatın ve hukukun gerçeklerine aykırı olduğunu, ayrıca müvekkilin zamanında borcunu ödemediğinden bahisle zor duruma düştükleri iddiasının asılsız kaldığını, dava açarken, dava dilekçelerinde de belirttikleri üzere, müvekkile düzenli ve zamanında mal tedarikinde bulunmayıp sözleşmeye aykırı davranarak kusurlu davranışlarıyla sözleşmenin taraflarınca haklı olarak fesih edilmesine neden olan tarafın karşı taraf olduğunu, kusurlu davranışlarıyla sözleşmenin son bulmasına neden olan karşı tarafın karşı dava açarak cezai şart istemesinin de hukuka aykırı olduğunu, açıklanan nedenlerle ve fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile, müvekkilinin davalıya ödemiş olduğu 91.664,57-TL ve 250.000,00-TL cezai şart olmak üzere toplam 341.664,57-TL alacaklarının 28/06/2019 temerrüt tarihinden itibaren hesaplanacak ticari işlerde uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. MAHKEMECE: "...DELİLLER :Davacı- karşı davalı vekili savunmasını ve iddialarını ispata yönelik olarak; taraflar arasında akdedilen 23/12/2018 tarihli sözleşme, İzmir 5. Noterliğinin 26/06/2019 tarihli 09756 yevmiye nolu ihtarnamesi, bilirkişi incelemesi, ticari defter ve kayıtlar, arabuluculuk tutanağı, tanık, yemin ve hükme haiz tüm yasal delillere dayandığı görülmüştür. Davalı- karşı davacı vekili savunmasını ve iddialarını ispat yönünde; 23/12/2018 tarihli balık distribütörlük sözleşmesi, Karşıyaka 5. Noterliğinin 20/03/2019 tarih ve 9053 yevmiye numaralı ihtarnamesi, tebliğ şerhi, İzmir 5. Naterliği'nin 26.06.2019 tarihinde gönderdiği 9756 yevmiye numaralı ihtarnamesi, tebliğ şerhi, Söke 2. Noterliğinin 01/07/2019 tarihinde 6634 yevmiye numaralı ihtarnamesi, tebliğ şerhi, 01/06/2019 tarihli 814033 numaralı fatura, 01/07/2019 tarih 804769 nurnaralı iade faturası, 28/12/2018 tarih 804872 no'lu fatura ve bu faturanın 11/01/2019 tarihinde ödenen ... Bankası dekontu, aynı tarihli 658235 nolu irsaliyesi ; 04/01/2019 tarih 804876 mumaralı fatura aynı tarihli 658236 nolu irsaliyesi ; 10/01/2019 tarih 804877 numaralı fatura ile aynı tarihli 658237 nolu irsaliyesi ve bu faturaların 18/01/2019 tarihinde yapılan ödemesine ilişkin ... Bankası dekontu, TR.... nolu ... 'e ait Söke .... Bankası Hesap hareketleri, tanık , bilirkişi incelemesi, arabuluculuk tutanağı, kooperatif defter ve belgeleri ile sair yasal delillere dayandığı görülmüştür. Tarafların dosyaya celbini talep ettiği bilgi ve belgelerin dosyaya teminine müteakiben, uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bilgi gerektirdiğinden, Söke Asliye (Ticaret) Hukuk Mahkemesi'ne talimat yazılarak, davalı şirket defter ve kayıtları ile dosya üzerinde inceleme ile rapor aldırılması hususunda dosyanın konusunda uzman mahkememizce resen tespit edilecek olan SMMM ve su ürünleri konusunda uzman bilirkişiden oluşacak heyete tevdi ile, taraflar arasında ticari ilişkinin kapsamı, bu ilişki kapsamında tarafların edimlerini süresinde tam ve eksiksiz olarak yerine getirip getirmediği, siparişlerin zamanında ve istenilen nitelikte ve miktarda karşılanıp karşılanmadığı, bedellerinin ödenip ödenmediği, sözleşme süresi içerisinde davalı karşı davacı kooperatifin, davacı karşı davalı şirket dışında sözleşmeye konu su ürünlerine ilişkin satış yapıp yapmadığı, yapmış ise ne miktarda sattığı, sözleşmenin yapıldığı 23/12/2018 tarihi itibariyle sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın ödenmesi halinde iş bu miktarın davalı karşı davacının ekonomik mahvına sebebiyet verip veremeyeceğini gösterir, tarafların iddia ve savunmalarını karşılar nitelikte dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli rapor alınmasına, karar verildiği, dava dosyasının SMMM ... ve ...bilirkişisi ...'den oluşan bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi heyeti tarafından dosyaya ibraz edilen 09/04/2021 tarihli raporda özetle; davacı tarafından ödenen 91.664,57 TL'ye 28/06/2019 tarihinden itibaren dava tarihine kadar %19,5 temerrüt faiz oranından 2.938,29 TL faiz işlediği, faiz ile birlikte cari hesaptan dolayı davacının toplam 94.602,86 TL alacağının olduğu, davalının sözleşme hükümlerini süresinde tam ve eksiksiz olarak yerine getirip getirmediği, siparişlerin zamanında ve istenilen nitelikte ve miktarda karşılanıp karşılanmadığı konusunda bir tespit olmadığı, davalı - karşı davacının davacı karşı davalı şirket dışında sözleşmeye konu ürünlere ilişkin dava dışı şahıslara satış yapıp yapmadığı hususunda tespit yapılamadığını, ancak davacının sözleşmenin 4.maddesindeki fatura bedellerinin 7 iş günü içerisinde ödenmesi ile ilgili maddeyi iki fatura da ihlal ettiği, sayın mahkemece davalının cezai şartı ödemesi yönünde hükmedilmesi durumunda öz sermayesini yitirmiş kooperatifin ekonomik olarak sarsılmasına, başka bir deyişle mahvına sebep olacağı, sözleşmede cezai tutar olan 250.000,00-TL'nin 28/06/2019 tarihinden itibaren dava tarihine kadar %19,5 temerrüt faiz oranından 8.013,70-TL faiz ile birlikte 258.013,70-TL olduğunu rapor ve beyan ettikleri görülmüştür. Davacı-karşı davalı vekilinin itirazları ve talebi ile davalı-karşı davacının itirazları kapsamında ek rapor aldırılması hususunda Söke ASHM ne talimat yazılmasına, taraf vekillerinin itirazlarının tek tek incelenerek, iş bu itirazları karşılar mahiyette ek rapor tanzimi, ayrıca sözleşmede kararlaştırılan cezai şart miktarının davalı-karşı davacının ekonomik mahvına sebebiyet verip vermediği hususunun, davalı-karşı davacının sözleşme tarihindeki ekonomik büyüklüğünün tespiti ile, iş bu tarih itibariyle değerlendirilerek rapor düzenlenmesine karar verildiği, dosyanın bilirkişi heyetine yeniden tevdi edildiği, bilirkişi heyeti tarafından dosyaya ibraz edilen 21/09/2022 tarihli raporda özetle; taraflar arasındaki sözleşmede, davalının "60 ile 80 numara karabiga türü karidesleri suya koymadan ahşap kasalarda teslim edecektir. Satacağı yılan balıkları 200 gramdan aşağı olmayacak, dil balığı da minimum 8 tanesi 1 kilogram ve büyüğü olacaktır." şeklinde belirleyici özellikler bulunduğunu, davalı tarafından diğer şahıslara yapılan satışlara ilişkin faturalarda ve satışlarda bu özelliklerde satışların yapılıp yapılmadığı tespit edilemediğini, sözleşmede kararlaştırılan cezai şart miktarı ödenmesinin davalının ekonomik sarsılmasına sebebiyet verecek miktarda olduğunu beyanla kök rapor üzerinde değişiklik yapmayı gerektirecek bir husus olmadığını beyan ettikleri görülmüştür. Uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bilgi gerektirdiğinden, dosyanın konusunda uzman SMMM ....'e tevdii ile tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda, davacı şirket defter ve kayıtları ile dava dosyası üzerinde inceleme yapılarak, taraflar arasındaki sözleşmenin yapıldığı tarih itibarı ile, sözleşmede kararlaştırılan cezai şart alacağı miktarının ödenmesinin, davacının ekonomik mahvına sebebiyet verip vermediği, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının dava tarihi itibariyle davalıdan olan alacak miktarını gösterir dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli rapor alınmasına karar verildiği, bilirkişi tarafından dosyaya ibraz edilen 15/04/2022 tarihli raporda özetle; Davacı/karşı davalı...Şti'nin defterlerinde yapılan inceleme ile; taraflar arasında sözleşme doğrultusunda başlayan ticari ilişki kapsamında Davalı/karşı davacı Kooperatif tarafından deniz ürünlerine ait faturalar düzenlendiği, faturaların bir kısmının kapalı olarak düzenlendiği ve Kasa hesabına kaydedildiği, diğer faturaların ise açık hesap (cari hesap) şeklinde Satıcılar ana hesabı altında 320 01 267 kodlu hesapta .... adı ile takip edildiği, kasa hesabı ve cari hesaba kaydedilen fatura ve tüm kayıtlar birlikte değerlendirildiğinde, davacı karşı davalı ...Şti defter kayıtlarına göre davalı- karşı davacı ....'nin 46.257,61-TL alacaklı kaldığının görüldüğü, talimat mahkemesinde Kooperatif defterlerinde yapılan inceleme ile hazırlanan bilirkişi heyet raporunda ise ...Şti'nin 91.077,87 TL alacaklı olduğu tespit edildiğinden tarafların defter kayıt farkları karşılaştırılarak; kooperatif defterlerinde kayıtlı olan ancak...Şti defterinde kayıtlı olmayan ödemeler toplamı (kooperatif defterlerindeki kayıtlı tutara göre) 137.880,00 TL olarak tespit edildiği, ödemeler davacı ...defterlerinde kayıtlı olmamakla birlikte davacı vekilinin dilekçesinde bu ödemeler dikkate alınarak 91.664,57 TL talep edildiğinin anlaşıldığı, ödemeler dosya kapsamında görülen banka hesap ekstrelerinde incelenerek toplamı 137.922,15-TL olarak tespit edildiği, .... tarafından düzenlenen 01.06.2019 tarihli Kg farkı faturasına karşılık Kooperatif tarafından aynı tutarda 544,52-TL bedelli bir iade faturası düzenlendiği ancak bu faturanın .... defterlerinde kayıtlı olmadığı ve bakiyede bu tutarda farka neden olduğunun tespit edildiği, tüm belgelerde yapılan incelemeler sonucunda; davacı/karşı Davalı ....Şti'nin davalı/karşı davacı ....'nden 91.120,02 TL alacaklı kaldığının tespit edildiği, asıl davada, davacı ....Şti tarafından cari hesap bakiyesi yönünden 91.664,57-TL'nin talep edildiği anlaşılmakla birlikte, talepte Kooperatif tarafından düzenlenen karşı iade faturasının dikkate alınmamış olması nedeniyle tarafınca hesaplanan bakiye ile talep arasında 544,52-TL fark bulunduğu, incelemelerde öncelikle ...Şti tarafından düzenlenen “Kg farkı” açıklamalı 544,52-TL bedelli faturanın dayanağı tespit edilememiş olup, yapılan hesaplama ile ....Şti'nin talep edilebileceği tutar 91.120,02 TL olarak hesaplandığı, nihai takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, tespit edilen 91.120,02-TL davacı alacağı için ....Şti tarafından keşide edilen 26.06.2019 tarihli İzmir 5.Noterliği 09756 yevmiye numaralı ihtarnamenin tebliğ tarihi 28.06.2019 ile dava tarihi 27.08.2019 arasında 2.920,83 TL faiz hesaplandığı, ...Şti tarafından keşide edilen 26.06.2019 tarihli İzmir 5.Noterliği 09756 yevmiye numaralı ihtarnamede açıklanan “Kooperatifin ürün tedarik edimini yerine getirmediği ve şirkete satmayı taahhüt ettiği deniz ürünlerini başka yerlere sattığı” konularında talimat mahkemesinde alınan bilirkişi raporunda inceleme yapılmış ise de; Davalı Kooperatifin sözleşmede belirlenen kriterlerdeki ürünleri başkasına sattığına dair tespit yapılamadığının Görüldüğü, davacı vekilinin 11.10.2021 tarihli ek rapora itiraz dilekçesinde “Kooperatif tarafından müvekkiline kesilmeyen fatura ve irsaliyelerin başkalarına kesilmiş olduğunun kolaylıkla görülebileceği, bu hususta tespitte bulunulmamasının raporda eksikliğe neden olduğu, bu durum tespit edilmeden karşılıklı kusur ve ihlaller yönünden bir değerlendirme yapmanın söz konusu olamayacağı” yönündeki itirazı görülmekte ise de davalı kooperatif faturaları tarafınca incelenemediğinden bu konuda değerlendirme yapılamadığını, karşı dava yönünden yapılan incelemelerde detayları görüleceği üzere; Davalı/karşı davacı Kooperatif tarafından sözleşme sonrasında düzenlenen 10 adet faturadan 2 tanesinin Davacı/karşı davalı ...Şti tarafından gecikmeli olarak ödendiği tespiti doğrultusunda sözleşmenin ihlal edildiği ve sözleşmenin öncelikle Kooperatif tarafından feshedildiği sonucuna varılması mümkün olup, nihai takdir ve değerlendirmenin mahkemeye ait olduğu, karşı davacı tarafından başlatılan davada 250.000,00 TL cezai şartın ihtar ve fesih tarihi olan 20.03.2019 tarihinden itibaren hesaplanacak ticari işlerde uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davacı -karşı davalıdan tahsili talep edildiği, 20.03.2019 tarihli Karşıyaka 5.Noterliği 09053 yevmiye numaralı ihtarnamenin 25.03.2019 tarihinde tebliğ edildiği ve sözleşmenin Kooperatif tarafından haklı gerekçe ile fesh edildiği, 250.000,00-TL Cezai Şart bedelinin talep edilebileceği kanaatine varılması durumunda değerlendirilmek üzere; sözleşmenin 8. Maddesinde belirlenen 250.000,00 TL cezai şart bedeli için ihtarnamenin 25.03.2019 tebliğ tarihi ile 16.10.2019 karşı dava tarihi arasında işlemiş faiz hesaplaması aşağıda yapılarak 27.337,33-TL faiz hesaplandığı, nihai takdirin mahkemeye ait olduğunu rapor ve beyan ettiği görülmüştür. Davacı-karşı davalının itirazına binaen, dava dosyasının bilirkişiye tevdi ile, itirazları karşılar mahiyette ve ayrıca sözleşmede kararlaştırılan cezai şart alacağı miktarının, sözleşme tarihi itibarı ile ödenmesi, davacı - karşı davalının ekonomik büyüklüğü itibarı ile ekonomik mahvına sebebiyet verip vermeyeceğini gösterir, dosya kapsamına uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli ek rapor aldırılmasına karar verildiği, bilirkişi tarafından dosyaya ibraz edilen 22/07/2022 tarihli ek raporda özetle; kök rapor ile aynı olduğu, sözleşme tarihi itibariyle kararlaştırılan 250.000,00-TL cezai şart alacağı miktarının, davacı-karşı davalı .... Şti nin ekonomik mahvına sebebiyet vereceğini rapor ve beyan ettiği görülmüştür. DEĞERLENDİRME :Asıl dava; distribütörlük sözleşmesinden doğan cari hesap alacağı ve cezai şart alacağı istemine, karşı dava ise distribütörlük sözleşmesinin feshinden doğan cezai şart alacağı istemine ilişkin olduğu, yapılan yargılama, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere, asıl ve karşı davada; taraflar arasında 23/12/2018 tarihinde imzalanan balık distribütörlük sözleşmesinden doğan ticari ilişki kapsamında, davacı-karşı davalının talep ettiği, davalı-karşı davacının kabul ettiği 91.664,57-TL cari hesap alacağı yönünde uyuşmazlık bulunmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, sözleşmenin haklı olarak feshedilip edilmediği, sözleşmenin feshinden dolayı tarafların cezai şart alacağı ödemesi gerekip gerekmediği noktasında toplanmıştır. Davacı-karşı davalı ile davalı-karşı davacının kabulünde olduğu 23/12/2018 tarihli "Balık Distribütörlük Sözleşmesi" kapsamında, davacı-karşı davalının, davalı-karşı davacıya peşin ödenen avans karşılığı davalı-karşı davacıdan sözleşmede belirtilen nitelikte ve standartlardaki balık ürününün, davalı-karşı davacı tarafından üçüncü şahıslara satılmayarak, davacı-karşı davalıya satış ve teslim edileceği, satış ve teslimi yapılan deniz ürününe ilişkin davalı-karşı davacı tarafça düzenlenecek fatura bedelinin, fatura bedelinden peşin avanstan mahsup edilmek üzere %10 kesinti yapılarak, 7 gün içerisinde davacı-karşı davalı tarafından, davalı-karşı davacıya ödenmesinin kararlaştırıldığı, ancak davacı-karşı davalı tarafından iki adet fatura bedelinin sözleşmede kararlaştırılan sürede ödenmediği, davacı-karşı davalının iş bu kapsamda sözleşmenin işbu hükmünü ihlal ettiği anlaşılmıştır. Her ne kadar davacı-karşı davalı tarafça, davalı-karşı davacının sözleşme kapsamında kendilerine satış ve teslim edilmesi gereken deniz mahsulünün, kendilerine satış ve teslimi yerine dava dışı üçüncü şahıslara satış ve tesliminin yapılarak siparişlerinin karşılanmadığı, bu nedenle davalı-karşı davacının sözleşmeyi ihlal ettiği iddia edilmiş ise de, gerek davalı-karşı davacı defter ve kayıtları üzerinde, gerekse de davacı-karşı davalı defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemelerde, davalı-karşı davacının sözleşmede kararlaştırılan nitelikteki deniz mahsulünü, davacı-karşı davalı yerine dava dışı üçüncü şahıslara satış ve teslim edildiğinin tespit edilemediği, davacı-karşı davalının iş bu iddiasını ispata yarar nitelikte kanıt sunamadığı, yine davacı-karşı davalının, davalı-karşı davacı tarafından siparişlerinin karşılanamadığı iddiasında bulunmuş ise de, davacı-karşı davalı tarafça iş bu hususta davalı-karşı davacının ihtar edildiğine dair herhangi bir belgeye de rastlanılmadığı, bu nedenle davacı-karşı davalının iddialarının ispat edilemediği, taraflar arasındaki sözleşmenin davalı-karşı davacı tarafça haklı nedenle feshedildiği kanaatine varılarak ispat edilemeyen asıl davadaki cezai şart alacağı miktarına ilişkin istemin reddine, davalı-karşı davacı tarafça da kabul edilen cari hesap alacağına ilişkin istemin ise kabulüne, karşı davanın ise, sözleşmenin karşı davacı tarafından haklı nedenle feshedildiğinden, sözleşmede kararlaştırılan 250.000,00-TL cezai şart alacağının, davacı-karşı davalı tarafından, davalı-karşı davacıya ödenmesi gerektiği ancak iş bu miktar cezai şart alacağının, sözleşme tarihi itibariyle davacı-karşı davalının ekonomik mahvına sebebiyet vereceğinden, mahkememizce taraflarca kararlaştırılan iş bu cezai şart alacağı miktarı üzerinden %50 tenzilat yapılmak suretiyle karşı davanın kısmen kabulü ile aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur.'' gerekçesi ile; HÜKÜM: Gerekçesi HMK 294/4 mad. gereğince bir ay içinde açıklandığı üzere; 1-Asıl davanın KISMEN KABULÜ ile 91.664,57-TL cari hesap alacağının 28/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı-karşı davacıdan alınarak davacı-karşı davalıya verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Karşı davanın KISMEN KABULÜ ile 125.000,00-TL cezai şart alacağının karşı dava tarihi 16/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine," şeklinde karar verilmiştir. Mahkeme kararına karşı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davacı-karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili davacı şirket ile davalı kooperatif arasında 23/12/2018 tarihinde bir sözleşme imzalanmış bulunduğunu, 31.01.2020 tarihine kadar geçerli olacağı konusunda taraflarca anlaşılmış olan bu sözleşmenin iki tarafa tam yükümlülük yükleyen bir sözleşme şeklinde imza edildiğini, işbu sözleşmede yazılan maddeler uyarınca davalı kooperatifin müvekkiline düzenli olarak balık ve deniz ürünü tedarik etmeyi yüklendiğini, müvekkili şirketin ise almış olduğu bu ürünler karşılığında davalı kooperatife ödeme yükümlülüğü altına girdiğini, davalı kooperatifin geçen süre içerisinde sözleşmeye uymadığını, müvekkili şirkete ürün tedarik edimini yerine getirmediği gibi sözleşme ile müvekkili şirkete satmayı taahhüt etmiş olduğu sözleşme konusu deniz ürünlerini başka yerlere sattığının müvekkili şirket tarafından tespit edildiğini, davalı kooperatifin sözleşmeye aykırı davranışları nedeniyle müvekkili şirket tarafından davalıya İzmir 5. Noterliğinin 09756 yevmiye nolu 26/06/2019 tarihli bir ihtarname gönderdiğini, bu ihtarnamede içerik olarak davalı kooperatife sözleşmeye aykırı davranışlardan vazgeçmesi gerektiği sözleşme hükümlerine uyması aksi halde cari hesaptaki alacak ile birlikte cezai şart ta dahil olmak üzere tüm alacakların tahsili için hukuki yollara başvurulacağı ve alacak davası ikame edileceğinin ihtaren bildirildiğini, yerel mahkeme tarafından hüküm kurulur iken kendilerinin bu durumu yargılama sırasında ispatlayamadıklarından bahis ile cezai şart taleplerinin ret edildiğini, yargılama sırasında bu sözleşmeye aykırı durumun ortaya çıkarılamamasının nedeninin sorumluluğunun taraflarına ait olmadığını, bu durumun aydınlatamamasının nedeninin mahkemenin etkin bir yargılama yürütmemesinden kaynaklandığını, müvekkili şirkete kesilen ve kesilmeyen faturalar arsında 75 tane fatura ve 67 tane irsaliye fişinin kayıp ve eksik durumda ve müvekkiline kesilmemiş durumda olduğunu, bu durumun kendisinin bile en yalın haliyle müvekkilinden başka yerlere mal verildiğinin, sevkiyat yapıldığının ve sözleşmenin ihlal edildiğinin açık göstergesi olduğunu, zira yargılama sırasında davalının başkaca yerlere mal verilip verilmediğinin incelenmesi yönündeki taleplerine yönelik olarak bilirkişilerin vermiş oldukları cevap ve incelemelerinde davalının defterlerinin incelenemediğini bu sebeple herhangi bir ihlal olup olmadığını tespit edilemediğinin belirtildiğini, davalının defterlerinin dosyaya tam olarak sunulmamış olmasının sorumlusunun müvekkili şirket olmadığını, bilirkişilerin tespit ettiği üzere müvekkili şirketin davalı kooperatiften 91.664,57,00 TL cari hesaptan gelen alacağının mevcut olduğunu, bu durumu davalı kooperatifin de kabul ettiğini, bu durumun bilirkişi incelemesinde değerlendirmesi gerekirken hiçbir şekilde bu hususa değinilmediğini, ayrıca karşı tarafın de kabul ettiği 91.664,57 00 TL alacağın 2019 yılından gelmekde olup günümüz enflasyon koşullarında değerini kaybetmiş olması karşısında müvekkili aleyhine 125.000,00 TL de cezai şarta hükmedilmesinin müvekkilini ekonomik olarak zor durumda bıraktığını, yerel mahkemece hüküm kurulur iken vekalet ücretleri yönünden değerlendirmenin usul ve yasaya aykırı olarak yapıldığını, karşı taraftan alacaklı oldukları 91.664,57 TL yönünden lehlerine vekalet ücretine karar verilirken avukatlık kanunu 6. maddeye atıf ile lehlerine 14.666,32 TL vekalet ücretine karar vermesi gerekirken 7.333,16 TL vekalet ücretine karar verildiğini, vekalet ücreti yönünden bir diğer hususun ise kendilerinin ret olan cezai şart talepleri yönünden karşı yana 38.000,00 TL vekalet ücretine hükmederken karşı yanın ret olan 125.000,00 TL si üzerinden kendi lehlerine vekalet ücretine hükmetmediğini, bu kararı verirken de herhangi bir gerekçe ileri sürmediğini, yerel mahkemenin vermemiş olduğu vekalet ücreti yönünden herhangi bir kanuni dayanağın olmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. Davalı-karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sözleşme gereği davacı şirketin, yükümlülüklerine riayet etmediğini, çıkarılan deniz ürünlerini zamanında almadığını, çoğu kez deniz ürünlerinin çöpe dahi gittiğini, yine sözleşme gereği ürünlerin faturasını zamanında ödemekle yükümlü olmasına rağmen ödemelerini fatura tarihinden çok sonraları yaptığını, bu itibarla yükümlülüklerine aykırı davrandığını, müvekkili kooperatifin deniz ürünü üretimini köylü balıkçılar vasıtası ile yapmakta olup 1 günlük dahi ödemenin gecikmesinin balıkçılara yapılacak ödemeleri aksatmakta, bunun ise kooperatifi zor duruma düşürdüğünü, davacının ödemedeki gecikmeleri nedeni ile zor duruma düşen kooperatifin çeşitli kereler davacıyı uyarmış ise de ödemeler düzene sokulamadığından Karşıyaka 5. Noterliğinin 20/03/2019 tarih ve 9053 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmenin müvekkili tarafından haklı neden ile feshedildiğini, anılan fesih ihtarnamesinin karşı yana 25.03.2019 tarihinde tebliğ edildiğini, davacı şirketin, haklı çıkma maksadı kapsamında olsa gerek bu kez müvekkili kooperatife İzmir 5. Noterliği’nin 26.06.2019 tarihinde gönderdiği 9756 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ihtar keşide ederek kooperatifin borcu olan 91.664,57 TL.’yi ödemesini ve sözleşmeye aykırı davranış nedeni ile 250.000 TL. cezai şartın ödenmesini talep ettiğini, ayrıca müvekkili kooperatife, ne olduğu anlaşılmayan “kg farkı” açıklamalı 01/06/2019 tarihli 814033 numaralı faturayı da ihtarname ile birlikte göndererek ödenmesini istediğini, davacı şirketin, sözleşme ile üzerine düşen ödeme yükümlülüğünü zamanında yerine getirmemesinden dolayı müvekkili kooperatifin ilk olarak haklı neden ile aralarındaki sözleşmeyi feshetmiş olup davacının sözleşmeyi feshinin bulunmadığını, zaten sözleşmenin müvekkili kooperatif tarafından 20.03.2019 tarihinde feshedildiğini, kabul beyanlarının bulunması nedeni ile asıl davadaki 91.664,57-TL açısından yerel mahkeme kararına bir diyeceklerinin olmadığını, yapılan yargılamada asıl dava açısından davacının davasını ispatlayamadığını, feshin davalı-karşı davacı tarafından haklı olarak yapıldığı kanaatine varıldığından davacının cezai şart isteminin reddinin yerinde olduğunu, ancak açmış oldukları karşı davalarında haklı nedenle fesh etmiş oldukları kanaatine varılmasına rağmen cezai şart taleplerinin sözleşmeye göre aynen kabulüne karar verilmesi gerekmekteyken davacı-karşı davalının ekonomik mahvına sebep olunacağından bahisle %50 tenzilat ile karar verilmesinin hatalı olduğunu beyanla yerel mahkeme kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava: Alacak istemine ilişkindir. HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece davalı şirket kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmış bir SMM bilirkişisi ve su ürünleri konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmış . 09/04/2021 tarihli raporda özetle; "davacı tarafından ödenen 91.664,57 TL'ye 28/06/2019 tarihinden itibaren dava tarihine kadar %19,5 temerrüt faiz oranından 2.938,29 TL faiz işlediği, faiz ile birlikte cari hesaptan dolayı davacının toplam 94.602,86 TL alacağının olduğu, davalının sözleşme hükümlerini süresinde tam ve eksiksiz olarak yerine getirip getirmediği, siparişlerin zamanında ve istenilen nitelikte ve miktarda karşılanıp karşılanmadığı konusunda bir tespit olmadığı, davalı - karşı davacının davacı karşı davalı şirket dışında sözleşmeye konu ürünlere ilişkin dava dışı şahıslara satış yapıp yapmadığı hususunda tespit yapılamadığını, ancak davacının sözleşmenin 4.maddesindeki fatura bedellerinin 7 iş günü içerisinde ödenmesi ile ilgili maddeyi iki fatura da ihlal ettiği, sayın mahkemece davalının cezai şartı ödemesi yönünde hükmedilmesi durumunda öz sermayesini yitirmiş kooperatifin ekonomik olarak sarsılmasına, başka bir deyişle mahvına sebep olacağı, sözleşmede cezai tutar olan 250.000,00-TL'nin 28/06/2019 tarihinden itibaren dava tarihine kadar %19,5 temerrüt faiz oranından 8.013,70-TL faiz ile birlikte 258.013,70-TL olduğu" belirtilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından dosyaya ibraz edilen 21/09/2022 tarihli ek raporda özetle; "taraflar arasındaki sözleşmede, davalının "60 ile 80 numara karabiga türü karidesleri suya koymadan ahşap kasalarda teslim edecektir. Satacağı yılan balıkları 200 gramdan aşağı olmayacak, dil balığı da minimum 8 tanesi 1 kilogram ve büyüğü olacaktır." şeklinde belirleyici özellikler bulunduğunu, davalı tarafından diğer şahıslara yapılan satışlara ilişkin faturalarda ve satışlarda bu özelliklerde satışların yapılıp yapılmadığı tespit edilemediğini, sözleşmede kararlaştırılan cezai şart miktarı ödenmesinin davalının ekonomik sarsılmasına sebebiyet verecek miktarda olduğunu beyanla kök rapor üzerinde değişiklik yapmayı gerektirecek bir husus olmadığı" belirtilmiştir. Davacı şirket defter ve kayıtları ile dava dosyası üzerinde inceleme yapılması için dosyanın tevdi edildiği bilirkişi tarafından düzenlenen 15/04/2022 tarihli raporda özetle; " Davacı/karşı davalı...Şti'nin defterlerinde yapılan inceleme ile; taraflar arasında sözleşme doğrultusunda başlayan ticari ilişki kapsamında Davalı/karşı davacı Kooperatif tarafından deniz ürünlerine ait faturalar düzenlendiği, faturaların bir kısmının kapalı olarak düzenlendiği ve Kasa hesabına kaydedildiği, diğer faturaların ise açık hesap (cari hesap) şeklinde Satıcılar ana hesabı altında 320 01 267 kodlu hesapta .... adı ile takip edildiği, kasa hesabı ve cari hesaba kaydedilen fatura ve tüm kayıtlar birlikte değerlendirildiğinde, davacı karşı davalı ...Şti defter kayıtlarına göre davalı- karşı davacı ....nin 46.257,61-TL alacaklı kaldığının görüldüğü, talimat mahkemesinde Kooperatif defterlerinde yapılan inceleme ile hazırlanan bilirkişi heyet raporunda ise ....'nin 91.077,87 TL alacaklı olduğu tespit edildiğinden tarafların defter kayıt farkları karşılaştırılarak; kooperatif defterlerinde kayıtlı olan ancak ....Şti defterinde kayıtlı olmayan ödemeler toplamı (kooperatif defterlerindeki kayıtlı tutara göre) 137.880,00 TL olarak tespit edildiği, ödemeler davacı .... defterlerinde kayıtlı olmamakla birlikte davacı vekilinin dilekçesinde bu ödemeler dikkate alınarak 91.664,57 TL talep edildiğinin anlaşıldığı, ödemeler dosya kapsamında görülen banka hesap ekstrelerinde incelenerek toplamı 137.922,15-TL olarak tespit edildiği, .... tarafından düzenlenen 01.06.2019 tarihli Kg farkı faturasına karşılık Kooperatif tarafından aynı tutarda 544,52-TL bedelli bir iade faturası düzenlendiği ancak bu faturanın .... defterlerinde kayıtlı olmadığı ve bakiyede bu tutarda farka neden olduğunun tespit edildiği, tüm belgelerde yapılan incelemeler sonucunda; davacı/karşı Davalı ...Şti'nin davalı/karşı davacı ....'nden 91.120,02 TL alacaklı kaldığının tespit edildiği, asıl davada, davacı ....Şti tarafından cari hesap bakiyesi yönünden 91.664,57-TL'nin talep edildiği anlaşılmakla birlikte, talepte Kooperatif tarafından düzenlenen karşı iade faturasının dikkate alınmamış olması nedeniyle tarafınca hesaplanan bakiye ile talep arasında 544,52-TL fark bulunduğu, incelemelerde öncelikle ...Şti tarafından düzenlenen “Kg farkı” açıklamalı 544,52-TL bedelli faturanın dayanağı tespit edilememiş olup, yapılan hesaplama ile ....Şti'nin talep edilebileceği tutar 91.120,02 TL olarak hesaplandığı, nihai takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, tespit edilen 91.120,02-TL davacı alacağı için ...Şti tarafından keşide edilen 26.06.2019 tarihli İzmir 5.Noterliği 09756 yevmiye numaralı ihtarnamenin tebliğ tarihi 28.06.2019 ile dava tarihi 27.08.2019 arasında 2.920,83 TL faiz hesaplandığı, ....Şti tarafından keşide edilen 26.06.2019 tarihli İzmir 5.Noterliği 09756 yevmiye numaralı ihtarnamede açıklanan “Kooperatifin ürün tedarik edimini yerine getirmediği ve şirkete satmayı taahhüt ettiği deniz ürünlerini başka yerlere sattığı” konularında talimat mahkemesinde alınan bilirkişi raporunda inceleme yapılmış ise de; Davalı Kooperatifin sözleşmede belirlenen kriterlerdeki ürünleri başkasına sattığına dair tespit yapılamadığının Görüldüğü, davacı vekilinin 11.10.2021 tarihli ek rapora itiraz dilekçesinde “Kooperatif tarafından müvekkiline kesilmeyen fatura ve irsaliyelerin başkalarına kesilmiş olduğunun kolaylıkla görülebileceği, bu hususta tespitte bulunulmamasının raporda eksikliğe neden olduğu, bu durum tespit edilmeden karşılıklı kusur ve ihlaller yönünden bir değerlendirme yapmanın söz konusu olamayacağı” yönündeki itirazı görülmekte ise de davalı kooperatif faturaları tarafınca incelenemediğinden bu konuda değerlendirme yapılamadığını, karşı dava yönünden yapılan incelemelerde detayları görüleceği üzere; Davalı/karşı davacı Kooperatif tarafından sözleşme sonrasında düzenlenen 10 adet faturadan 2 tanesinin Davacı/karşı davalı ....Şti tarafından gecikmeli olarak ödendiği tespiti doğrultusunda sözleşmenin ihlal edildiği ve sözleşmenin öncelikle Kooperatif tarafından feshedildiği sonucuna varılması mümkün olup, nihai takdir ve değerlendirmenin mahkemeye ait olduğu, karşı davacı tarafından başlatılan davada 250.000,00 TL cezai şartın ihtar ve fesih tarihi olan 20.03.2019 tarihinden itibaren hesaplanacak ticari işlerde uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davacı -karşı davalıdan tahsili talep edildiği, 20.03.2019 tarihli Karşıyaka 5.Noterliği 09053 yevmiye numaralı ihtarnamenin 25.03.2019 tarihinde tebliğ edildiği ve sözleşmenin Kooperatif tarafından haklı gerekçe ile fesh edildiği, 250.000,00-TL Cezai Şart bedelinin talep edilebileceği kanaatine varılması durumunda değerlendirilmek üzere; sözleşmenin 8. Maddesinde belirlenen 250.000,00 TL cezai şart bedeli için ihtarnamenin 25.03.2019 tebliğ tarihi ile 16.10.2019 karşı dava tarihi arasında işlemiş faiz hesaplaması aşağıda yapılarak 27.337,33-TL faiz hesaplandığı" belirtilmiştir. Aynı bilirkişiden alınan 22/07/2022 tarihli ek raporda özetle;" kök rapor ile aynı olduğu, sözleşme tarihi itibariyle kararlaştırılan 250.000,00-TL cezai şart alacağı miktarının, davacı-karşı davalı... Şti nin ekonomik mahvına sebebiyet vereceği" belirtilmiştir. Alınan bilirkişi raporlarına ve tüm dosya kapsamına göre sözleşme gereği davacı karşı davalı tarafından davalı karşı davacıya faturaların kesilmesinden itibaren 7 gün içerisinde ödeme yapılması gerektiği belirlenmiş iken davacı karşı davalının iki adet fatura bedelini sözleşmede kararlaştırılan sürede ödemediği, dolayısıyla karşı davacının haklı nedenle sözleşmeyi feshettiği anlaşılmaktadır. Sözleşme hükmünü davacı karşı davalının ihlal etmiş olduğu anlaşıldığından sözleşmede düzenlenen cezai şart bedelini talep edemeyecektir. Karşı dava yönünden ise; karşı davalı sözleşme hükümlerine aykırı davranmış olmakla sözleşme gereği karşı davacıya cezai şart ödemekle yükümlü olup, alınan bilirkişi raporlarına göre belirlenen cezai şart karşı davalının ekonomik olarak mahvına neden olacağından mahkemece cezai şartta yapılan indirim miktarı yerindedir bu nedenle karşı davacının cezai şartın tamamının kabulü yönündeki istinafı yerinde bulunmamıştır . Davacı karşı davalının cezai şart yönünden istinafına gelince ;Davalı karşı davacı tarafça sözleşme hükümlerinin ihlal edildiği davacı tarafça ispatlanamadığından mahkemece asıl davadaki cezai şart alacağı yönünden verilen ret kararı yerindedir karşı davaya ilişkin cezai şart yönünden verilen kararda da yukarıda belirtildiği gibi bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Asıl davada davacının vekalet ücretleri yönünden İstinafına gelince; asıl dosyada davalı taraf cari hesaba ilişkin alacağı cevap dilekçesiyle kabul ettiğinden AAÜT ne göre mahkemece yarı oranında vekalet ücretine hükmedilmesi yerindedir bu hususta bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Karşı davada reddedilen cezai şart alacağı yönünden karşı davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi de yerindedir çünkü mahkemece cezai şartta takdir hakkı kullanılarak indirim yapılmıştır. Bu durumda reddedilen kısımla ilgili davalı aleyhine vekalet ücretine hükmedilemez yerleşik Yargıtay içtihatları da bu yöndedir . Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına göre taraf vekillerinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/12/2022 tarih, 2019/449 Esas ve 2022/876 Karar sayılı kararına karşı davacı-karşı davalı vekili ile davalı-karşı davacı vekillerinin istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf başvurusu sırasında; a)Asıl dava yönünden alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin olarak alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL harcın asıl dava davacısından alınarak hazineye gelir kaydına, b)Asıl dava yönünden alınması gereken 6.261,60 TL istinaf nispi karar harcından peşin olarak alınan 1.565,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.696,20 TL harcın asıl dava davalısından alınarak hazineye gelir kaydına, c)Karşı dava yönünden alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin olarak alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL harcın karşı dava davacısından alınarak hazineye gelir kaydına, d)Karşı dava yönünden alınması gereken 8.538,75 TL istinaf nispi karar harcından peşin olarak alınan 2.134,68 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.404,07 TL harcın karşı dava davalısından alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Asıl davada, davacı karşı davalı ile karşı davada, davalı karşı davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerlerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kararın re'sen taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 361/1. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 23/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/1305, K. 2026/1999, T. 23.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1305-e-2026-1999-k-98322004be90