Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1332 E. 2026/1544 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1332
Karar No
2026/1544
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2023/1332

KARAR NO:2026/1544

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:(KAPATILAN)İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:21/02/2023

NUMARASI:2020/234 Esas - 2023/151 Karar

DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ:13/07/2020

İSTİNAF KARAR TARİHİ:23/09/2026

Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın, davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA:Davacı vekili, müvekkilinin davalıya mermer sattığını, fakat davalının mermer bedelinin bir kısmını ödemediğini, bu nedenle 57.008,10-TL asıl alacak ve 845,62-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 57.853,72-TL'nin tahsili için davalı aleyhine İstanbul Anadolu 13. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takibinin başlatıldığını, ancak davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının icra takibine itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili, müvekkilinin davacıdan aldığı ürünlerin fiyat farkından dolayı davacıya fatura düzenlenmesi için davacının İstanbul Şubesi'nin yetkili çalışanıyla anlaşma sağlandığını, yetkili çalışanın yaptığı işlemlerin davacıyı bağlayacağını, fiyat farkı faturasının yetkili çalışana elden teslim edildiğini, yine çalışandan yazılı belge alındığını, davacının 04/12/2019 tarihli faturaya süresinde itiraz etmediğini ve davacının alacağından daha fazla bedel için takip başlattığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece, davalının davacının kestiği faturalara kısmi ödeme yaptığı, ayrıca davadan sonra da takip borcu için 18.100-TL ödediği, taraflar arasında fiyat farkı anlaşması yapıldığına dair dosyada belge bulunmadığı, davacının çalışanı tarafından verildiği iddia edilen adi yazılı belge ve mesaj kayıtlarının ispata elverişli olmadığı ve davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 57.008,10-TL alacaklı olduğunun belirlendiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davalının icra takibine itirazının 57.008,10-TL asıl alacak ve 730,17-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 57.738,27-TL yönünden iptaline, kabulüne karar verilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına; davalı tarafından yapılan 18.100-TL ödemenin icra dairesince infaz aşamasında dikkate alınmasına; fazlaya ilişkin talebin reddine ve likit 57.008,10-TL alacağın %20'si 11.401,62-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili, müvekkilinin davacının İstanbul'daki Şube Müdürü ile yaptığı anlaşmaya istinaden davacıya düzenlenene fiyat farkı faturalarının müdüre teslim edildiğini, fatura düzenlenmesinin davalının şube müdürü tarafından istenildiğini, Ticaret Sicil Gazetesi'nden görüleceği üzere müdürün bu hususta yetkisi bulunduğunu; davacı şirketin, müdürü hakkındaki şikayetine istinaden başlatılan İstanbul Anadolu CBS'nin 2020/26851 sayılı soruşturmasının değerlendirilmediğini; müvekkilinin düzenlediği iki iade faturası dikkate alındığında kalan 18.099,33-TL'nin davadan sonra davacıya ödendiğini; icra inkar tazminatı şartları bulunmadığını belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE:Dava, taraflar arasındaki ticari satım sözleşmesi kapsamında faturaya dayalı ürün bedeli alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davaya konu İstanbul Anadolu 13. İcra Dairesi'nin ... dosyasıyla, alacaklı davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan takipte, 57.008,10-TL asıl alacak ve 845,62-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 57.853,72-TL'nin %13,75 avans faiziyle tahsilinin istenildiği, takip dayanağı olarak cari hesaba ve davalıya gönderilen ihtarlara dayanıldığı; davalının yetkiye ve takibe itirazı üzerine takibin durduğu belirlenmiştir. Talimat yoluyla Antalya 2. ATM'den alınmış mali müşavir bilirkişi raporunda davacının usulüne uygun defterlerinin incelendiği, takip tarihli itibariyle davacının davalıdan 57.008,10-TL alacaklı göründüğü, davalının davacıya kestiği 04/12/82019 tarihli 38.586,51-TL ve 20/12/2019 tarihli 322,26-TL bedelli toplam 38.908,77-TL bedelli fiyat farkı faturalarının davacıda kayıtlı olmadığı, davacının bu faturaları 26/12/2019 ve 08/01/2020 tarihli ihtarlarla iade ettiği; dava dışı ve davalının savunmasında belirttiği davacının şube müdürünün ... kayıtlarına göre 23/12/2017-06/12/2019 tarihleri arasında davacıda çalıştığı; davacının 26/12/2019 tarihli ihtarla 57.008,09-TL'nin tebliğden 3 gün içinde ödenmesini istediğinden ve ihtarın davalıya 30/12/2019'da tebliğ edildiğinden davalının 03/01/2020 temerrüt tarihinden 06/02/2020 takip tarihine kadar %13,75 avans faizi oranı üzerinden 730,17-Tl işlemiş faiz isteyebileceği belirtilmiştir.Davalının ticari defterlerinin incelendiği 12/12/2021 tarihli mali müşavir bilirkişi raporunda, davalının defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, 31/12/2019 itibariyle davalının davacıya 100.468,72 fatura-70.000-TL ödeme=30.468,72-TL borçlu göründüğü, davalının davacıya davadan sonra 14/09/2020 tarihinde 18.100-TL ödediği; takip tarihi itibariyle davalının davacıya 57.008,10-TL borçlu olduğunun söylenebileceğini, fakat davalının davacıya kestiği davacının iade ettiği toplam 38.908,77-TL bedelli 2 adet fiyat farkı kabul edilirse (57.008,10-TL-38.908,77-TL=)18.099,33-TL kalan borcun davadan sonra ödendiği belirtilmiştir.Somut olayda davacı şirket, davalıya sattığı faturalara dayanan toplam 127.008,10-TL mermer bedeli karşılığında davalının 70.000-TL ödediğini, kalan 57.008,10-TL ile işlemiş faizin tahsili için takip başlatmıştır. Davalı ise, davacının İstanbul Şubesi'ndeki müdürü ile aralarındaki anlaşmaya göre davacıya kestiği 2 adet toplam 38.908,77-TL bedelli fiyat farkı faturalarının hesapta dikkate alınması gerektiğini, borç tutarının istenildiği kadar olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı davadan sonra 14/09/2020 tarihinde davacıya 18.100-TL ödemiştir.Davalı dosyaya sunduğu, davacının İstanbul'daki şube müdürüyle aralarındaki whatsapp yazışmasını ve o kişiden aldığı 18/12/2019 tarihli fiyat farkı hesaplamasının birlikte yapıldığına dair bir fotokopi sunmuştur.Davacı, davalının bu savunmasını kabul etmeyerek, söz konusu şube müdürünün usulsüz ve şirket menfaatine aykırı eylemleri sebebiyle işten çıkartıldığını, savcılığa şikayet edildiğini ve davalı temsilcisinin şube müdürüne 25/07/2019'da 13.100-TL ve 27/08/209 tarihinde 11.730-TL gönderildiğine dair CBS soruşturma dosyasından alınmış iki adet dekont sunmuştur. ... kayıtlarına göre, dava dışı şube müdürü davacı şirketten 06/12/2019 tarihinde işten çıkarılmıştır. Ayrıca 23/12/2019 tarihli ...'deki ilana göre 06/12/2019 tarihli YKK ile şube müdürünün görevden alındığı ve kararın 17/12/2019 tarihinde tescil edildiği görülmüştür.Davalının davacıya kestiği 10/09/2019-04/12/2019 tarihleri arasındaki 15 adet faturaya ilişkin 04/12/2019 tarihli 38.586,51-TL ve 10/11/2019-11/12/2019 tarihleri arasındaki 12 adet faturaya ilişkin 20/12/2019 tarihli 322,26-TL bedellidir. Toplam tutarı 38.908,77-TL olan iki faturada da "anlaşılan fiyatlara göre çıkarılan fiyat farkı faturasıdır" açıklaması vardır. 04/12/2019 tarihli faturanın teslim alan kısmında davacının 06/12/2019 tarihinde işten çıkardığı şube müdürüne atfedilen isim ve imza bulunduğu, fakat alındığı tarihin yazılmadığı ve diğer faturada bir teslim kaydı bulunmadığı görülmüştür. Davacı davalıya gönderdiği 26/12/2019 tarihli ihtarda ilk faturayı 23/12/2019'da kargoyla, 2. faturanın ise telefon mesajıyla 20/12/2019 tarihinde görüntüsünün gönderildiğini, davadaki açıklamalarla faturaların kabul edilmeyerek iade edildiğini ve 57.008,09-TL'nin tebliğden itibaren 3 gün içinde ödenmesini istemiştir. İhtar davalıya 30/12/2019'da tebliğ edilmiş olup, davalı 02/01/2020 tarihli cevabi ihtarında, faturaları tekrar davacıya göndermiş; davacı da 08/01/2020 tarihli ihtarla tekrar faturaları iade etmiştir. Buna göre davalı faturaların davacıya teslim tarihini kanıtlayamamış olup, davacının her iki faturaya da süresinde itiraz ettiği kabul edilmiştir Ayrıca davacı, dava dışı eski şube müdürüne gönderdiği 30/12/2019 tarihli ihtarla davalının adının geçtiği şirketlerle ilgili yaptığı işlemlerden dolayı verdiği zararın tahsili istenilmiştir. Mahkemece getirtilmiş İstanbul Anadolu CBS'nin 2020/26851 sayılı soruşturma dosyasında, davacının dava dışı eski şube müdürünü güveni kötüye kullanma suçundan şikayet ettiği, davada değinilen ve başka şirketlerle ilgili hususların şikayete konu edildiği ve şüphelinin ifadesinin alındığı görülmüştür.Yine davacının söz konusu eylemleri tespitinden sonra yaptığı işlemler gözetildiğinde, basiretli davranmadığı itirazı isabetli bulunmamıştır. Buna göre davalının 06/12/2019 tarihinde işten çıkartılmış davacının eski müdürüyle anlaşma yapıldığından bahisle, kestiği 04/12/2019 ve 20/12/2019 tarihli iki faturanın, dolayısıyla anlaşma iddiasının davacı tarafından kabul edilmediği, fiyat farkı anlaşmasının dayanağının da açıklanamadığı , davacı ile eski şube müdür arasındaki mevcut durum ve davalının delil olarak dayandığı el yazısı belgenin müdürün işten çıkartılmasından sonra yani 18/12/2019 tarihine ait olduğu gözetildiğinde, her iki faturanın eski şube müdürünün yetkisi dahilinde yapıldığı kabul edilmemiştir. Her iki tarafın da kayıtları ve dosyadaki delillere göre, davanın sonucuna etkili bir bulgu içermeyen soruşturma dosyasının sonucunun da beklenmesine gerek yoktur. Bu nedenle mahkemece, 57.008,10-TL asıl alacak ve 730,17-TL işlemiş faiz üzerinden davanın kısmen kabulüne ve faturaya dayalı belirlenebilir likit alacak için icra inkar tazminatına karar verilmesinde hata görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle ve ileri sürülen istinaf nedenleriyle sınırlı olarak yapılmış inceleme sonucunda, davanın kısmen kabulü ile davadan sonra 14/09/2020 yapılmış 18.100-TL ödemenin infazda dikkate alınmasına dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davalı vekilin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 3.944,10-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 2.221-TL harcın mahsubu ile kalan 1.723,10-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 20-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 23/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/1332, K. 2026/1544, T. 23.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1332-e-2026-1544-k-3c7585b0bb6c