Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/890 E. 2026/1146 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/890
- Karar No
- 2026/1146
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2026/890 Esas 2026/1146 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/890 KARAR NO : 2026/1146
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/03/2026 NUMARASI : 2025/1031 Esas 2026/198 Karar DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 22/12/2025 KARAR TARİHİ : 16/09/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/09/2026
Taraflar arasındaki menfi tespit istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükme karşı, davacı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; davalı banka tarafından Ankara 6. Genel İcra Dairesi 2015/16060 Esas sayılı dosyasından alınan 06/01/2025 tarihli Rehin Açığı Belgesi'ne istinaden Ankara Banka Alacakları İcra Dairesi 2025/77505 Esas sayılı dosyasından şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, takibe dayanak Rehin Açığı Belgesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının davalı bankaya borcunun bulunmadığını, takibe konu Rehin Açığı Belgesi'nin alındığı Ankara 6. Genel İcra Dairesi 2015/16060 Esas sayılı dosyasına konu olan taşınmazın, davacı şirketçe dava dışı diğer borçlu ... ... Tic. A.Ş'den ipotek yükü ile beraber satın aldığını, davacı şirketin sorumluluğunun sadece ipotekli taşınmazın değeri ile sınırlı olduğunu, rehin açığı belgesi, asıl borçlu adına düzenlenmesi gerektiğini, sorumluluğu rehinle sınırlı olan davacı şirket adına rehin açığı belgesi düzenlenemeyeceğini, şirketin sorumluğunun rehin konusu malın satılması ile sona erdiğini, davacı şirket aleyhine başlatılan takip usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla Ankara 6. Genel İcra Dairesi'nin 2015/16060 Esas sayılı dosyasından alınan 06/01/2025 tarihli Rehin Açığı Belgesinin davacı şirket açısından geçersizliğinin tespiti ile iptaline, Ankara Banka Alacakları İcra Dairesi'nin 2025/77505 Esas sayılı ilamsız icra takibine ilişkin davacı şirketin borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin şirket açısından iptaline, %20 'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde özetle; görevli mahkemenin Ankara İcra Hukuk Mahkemeleri olduğunu, takibe konu edilen işlemler icra dairelerinin işlemleri ile ortaya çıktığını, davacı tarafın dava açmadan önce davaya konu edilen icra dosyaları ile yapılan iş ve işlemler ve davadaki benzer talepler hakkında Ankara 17. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2025/432 Esas sayılı dosyası ile açılan davanın reddine karar verildiğini, kararı davacı şirketin istinaf ettiğini, davacının bu davadaki talepleri ile aynı talepleri içerdiği, bu nedenle davanın derdestlikten reddi gerektiğini, davalı bankanın herhangi bir kasıt yada kusurunun olmaması nedeniyle davalı bankaya husumet yöneltilemeyeceğini, esasa ilişkin olarak ise; davacı aleyhine başlatılan Ankara 6.Genel İcra Dairesi'nin 2015/16060 Esas sayılı dosyası ve gerekse de Rehnin Paraya Çevrilmesi Yoluyla başlatılan Ankara Banka Alacakları İcra Dairesi 2025/77505 Esas sayılı dosyaları ile davacı şirkete usulüne uygun olarak ödeme/icra emirleri gönderildiğini ve davacı şirketin itirazının olmadığını, takibin davacı şirket açısından kesinleştiğinden takip işlemleri de devam edildiğini, davacı şirket davalı bankaya olan borcuna ve icra dosyalarındaki diğer işlem ve kararlara itiraz etmemiş iken huzurunuzdaki davayı açması haksız ve kötü niyetli olduğu, bankanın fazlaya ilişkin her türlü alacağını ve bakiye temerrüt faizini talep etme hakkı bulunduğunu, davacının talepleri yersiz ve hukuka aykırı olduğunu savunmuş davanın öncelikle ilk itirazlarının nedeniyle dava şartı yokluğundan reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine, %20'den aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; tarafları ve konusu aynı olan Ankara 17. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2025/432 esas sayılı dosyasında açılan davanın karara çıktığı fakat henüz kesinleşmediği gerekçesiyle; "6100 sayılı HMK. 114/1-ı maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine" karar verilmiş, karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı istinaf dilekçesinde özetle; derdestlik koşulunun somut olayda bulunmadığını, şikayet davası ile menfi tespit davasının koşullarının farklı olduğunu, birinin takibin usulüne ilişkin bir denetimken diğerinin borcun esasına ilişkin maddi uyuşmazlığın çözümüne ilişkin olduğunu ileri sürmüştür. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; rehin açığı belgesinin geçersizliğinin ve rehin açığı belgesine istinaden başlatılan icra takibinde borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 22/07/2020 tarih ve 7751 Sayılı Yasa'nın 35.maddesi ile değişik 353/(1)-a.6.maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması." halinde duruşma yapılmadan karar verileceği, düzenlemeleri yer almaktadır. Ankara Banka Alacakları İcra Dairesi'nin 2025/77505 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Alacaklı ...A.Ş. vekili tarafından, borçlular ... ... Ltd Şirketi, ... .. A.Ş. aleyhine, 29/01/2021 tarihli Ankara 6. Genel İcra Dairesi'nin 2015/16060 Esas sayılı dosyasından alınan rehin açığı belgesine dayalı 83.383,30-TL asıl alacak, 256.756,60-TL işlemiş faiz, 12.837,83-TL BSMV olmak üzere toplam 352.977,73-TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin ... ... Ltd.Şti. ve ... ...A.Ş 'ye 19/06/2025 tarihinde tebliğ edildiği, söz konusu bu takibe karşı davacı borçlu ... tarafından işbu menfi tespit davasının açıldığı anlaşılmaktadır. Ankara 6. Genel İcra Dairesinin 2015/16060 esas sayılı takip dosyasının incelemesinde ise; alacaklı ...A.Ş. tarafından, borçlular ... ... Ltd.Şti., ... ... A.Ş ve ... ... Ltd. Şti hakkında, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatıldığı, alacaklı vekili tarafından 02/01/2025 tarihli talep dilekçesi ile "hesabının yapılarak tarafına kesin rehin açığı belgesi verilmesinin" istenilmesi üzerine, 06/01/2025 tarihli müdürlük yazısı ile İcra İflas Kanunun 152. maddesi gereğince kesin rehin açığı belgesi verildiği, bu belgeye istinaden alacaklı ...A.Ş. tarafından, yukarıda incelenen işbu davaya konu Ankara Banka Alacakları İcra Dairesi'nin 2025/77505 Esas sayılı takibinin başlatıldığı görülmüştür. Ankara 17. İcra Hukuk Mahkemesinin 2025/432 Esas 2025/695 Karar sayılı dosyasında; şikayet eden ... ...Limited Şirketi, şikayet olunan ...A.Ş. olduğu, davanın, Ankara 6. Genel İcra Dairesinin 2015/16060 esas sayılı dosyasından alınan 06/01/2025 tarihli rehin açığı belgesinin ve Ankara Banka Alacakları İcra Dairesinin 2025/77505 esas sayılı dosyasından başlatılan takibin iptaline ilişkin olup yapılan yargılama sonucunda "davanın reddine" dair karar verildiği, bu kararın şikayet eden borçlu tarafından istinaf edildiği ve Dairemiz inceleme tarihi itibariyle kesinleşmediği tespit edilmiştir. Hemen belirtmek gerekirse derdestlik dava şartı HMK'nun 114/1.ı maddesinde düzenlenmiş olup, anılan madde uyarınca aynı davanın daha önceden açılmış ve halen görülmekte olmaması dava şartıdır. Dava şartı ise HMK'nun 115. maddesi uyarınca yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilecektir. Mahkemece, tarafları ve konusu aynı olan Ankara 17. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2025/432 esas sırasında ki şikayete ilişkin davanın karara çıkarak henüz kesinleşmediği, iş bu menfi tespit davası tarihinden önce Ankara 17. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2025/432 esas sırasında aynı konuda dava açıldığı, tarafları ve konusu aynı olan ve halen derdest olan bir dava bulunmakla tarafları ve konusu aynı olacak şekilde yeni bir dava açılamayacağı gerekçesiyle; iş bu menfi tespit davasının, HMK.114/1-(ı) ve 115/2 maddeleri uyarınca derdestlik nedeniyle usulden reddine yönelik karar verildiği anlaşılmakta ise de; takip hukukuna özgü bir dava türü olan " şikayet davası", icra takibinin usule, kanuna veya olaya uygun olup olmadığına ilişkin bir icra hukuku kurumu olup bu davada maddi hukuka ilişkin bir inceleme yapılmayıp icra memurunun işleminin kanuna uygunluğunu denetlemeye ilişkindir. Menfi tespit davası ise, borçlunun icra takibine konu borç nedeniyle borçlu olmadığını ileri sürdüğü bir maddi hukuk davasıdır ve bu davada işin esası incelenecektir. Yine icra mahkemesi dar yetkili bir mahkeme olup kural olarak şekli inceleme yapar ve verdiği kararlar maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmez. Asliye Hukuk/ Ticaret Mahkemeleri ise genel hükümlere göre geniş kapsamlı bir inceleme yapmakta olup verilen kararlar maddi anlamda kesin hüküm oluşturacaktır. Sonuç olarak İcra mahkemelerinde görülmekte olan bir şikayet davası, genel mahkemelerde görülen bir menfi tespit davası yönünden derdestlik dava şartına konu edilemeyecek olup mahkemenin somut olaydaki derdestlik dava şartının gerçekleştiğine yönelik kabulünde isabet bulunmamaktadır. Hal böyle olunca mahkemece, taraflar arasında görülen Ankara 17. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2025/432 esas sırasında ki şikayete ilişkin davasının akıbeti de araştırılıp işin esasına girilerek taraf delilleri de toplanmak suretiyle hasıl olacak sonucuna göre işbu menfi tespit davasında bir karar verilmesi gerekirken davanın derdestlik dava şartı nedeniyle usulden reddine yönelik yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir. Belirtilen bu eksiklik iki dereceli yargılama hakkına ilişkin olup Dairemizce de bir karar verilmesi mümkün olmamıştır. Hal böyle olunca, ilk derece mahkemesince işin esasına girilerek uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli nitelikte olan delillerin toplanmadığı ve değerlendirilmediği anlaşılmakla 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6.maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi gereğince KABULÜNE, 2-Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/03/2026 tarih2025/1031 Esas 2026/198 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 732,00 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 5-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6 ve 362/(1)-g. maddeleri uyarıca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/09/2026
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -