Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/894 E. 2026/1153 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/894
Karar No
2026/1153
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2026/894 Esas 2026/1153 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/894 KARAR NO : 2026/1153

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29/04/2026 NUMARASI : 2026/110 Esas 2026/329 Karar DAVA : Ek Tasfiye DAVA TARİHİ : 11/02/2026 KARAR TARİHİ : 16/09/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/09/2026

Taraflar arasındaki Ek tasfiye istemine ilişkin işin yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçeyle şirketin ihyasına ve ek tasfiyesine yönelik verilen hükme karşı, davalı tasfiye memuru tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; ...'ın, tasfiye edilen ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne ait fabrikada çalışmakta iken 14/12/2017 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle, davacı ve manevi zarar gören eşi ... ile çocukları ... ve ... adına, bu şirkete karşı Ankara Batı 3. İş Mahkemesi 2018/374 Esas sayılı dosya ile maddi ve manevi tazminat talepli dava açıldığını, mahkemece, şirket aleyhine maddi ve manevi tazminata hükmedildiğini, bu kararın Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/3954 Esas 2025/4951 Karar sayılı, 25/03/2025 tarihli ilamıyla, şirketin ticaret sicilden terkin edilmesi nedeniyle davacı tarafa, şirketin ihya edilmesi ve tasfiye memuru atanmak üzere süre verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulduğunu, mahkemesince, bozma gereği tarafına davalı şirketin ihyası için dava açılmak üzere süre verildiğini belirterek ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı memurluk cevap dilekçesinde özetle; şirketin tasfiye kararının ve ilanlarının usulüne uygun yapıldığını, ihyanın söz konusu olmadığını, TTK 547. Maddesi gereği ek tasfiye kararı verilebileceğini, şirketin terkin tarihinde derdest davalarının, alacak ve borçlarının kurumca bilinmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün işbu davanın açılmasına sebebiyet vermediğini belirterek yargılama gideri ve vekalet ücretinden muaf tutulmalarına karar verilmesini istemiştir. Davalı tasfiye memurunun, usulüne uygun dava dilekçesi tebliğine karşın davaya cevap vermediği anlaşılmıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; husumetin tasfiyeyi sağlayan son tasfiye memuru davalı ... ile ticaret sicil müdürlüğüne yöneltilmesinin yerinde olduğu, şirketin 30/09/2021 tarihli genel kurulunda tasfiyeye girme kararı aldığı, bu kararın 07/10/2021 tarihli ve 10425 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde tescil ve ilan edildiği, şirketin tasfiyeye girdiğine dair alacaklılara çağrı yapılan üç ilanın gazetede yayınlandığı, 27/04/2022 tarihli şirketin tasfiyesinin sonlandığına dair aldığı genel kurul kararının tescilinin 28/04/2022 tarihinde yapıldığı, terkinin 28/04/2022 tarihinde Türkiye Ticaret sicili gazetesinde ilan edildiği, davacının alacağına ilişkin Ankara Batı 3. İş Mahkemesi'nin 2025/299 esas (eski 2018/374) sayılı dosyası yönünden terkin edilen şirketin TTK'nun 547. Maddesi gereğince ek tasfiye amacıyla ihyası gerektiği, davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü yasal hasım olup dava açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama giderlerinin davalı son tasfiye memuru üzerinde bırakılması gerektiği gerekçeleriyle "Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı iken terkin edilen ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketinin tüzel kişiliğinin Ankara Batı 3. İş Mahkemesinin 2025/299 Esas sayılı dosyasının yargılaması ve bu dosyada verilecek kararın icra ve infazı işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyası ile ek tasfiyesine, ek tasfiye işlemlerini sağlamak üzere tasfiye memuru olarak davalı (... TC kimlik numaralı) ...'in atanmasına, tasfiye memuru lehine ücret takdirine yer olmadığına" dair karar verilmiş, karara karşı davalı ... tarafından, istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı istinaf dilekçesinde özetle; tasfiyeye ilişkin tüm ilanların Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yapılarak davacı tarafın alacağı için herhangi bir başvuruda bulunmadığını, şirketin tasfiyesi bu şekilde tamamlandıktan sonra tasfiyenin tamamlanma kararının da Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiğini, şirketin ortağı ve tasfiye memuru olarak tasfiye işlemlerinin tarafından yürütülerek şirketin tüzel kişiliğinin bu şekilde sonlandırıldığını, dava ile şirkete yeniden tüzel kişilik verilmesini ve ihya edilmesini kabul etmediğini ileri sürmüştür. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; Ticaret Sicilinden terkin edilen ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin TTK 547.maddesi hükümlerine göre ek tasfiyesi için ihya edilmesi istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Ankara Batı 3. İş Mahkemesi'nin 2025/299 esas (eski 2018/374) sayılı derdest dosyası kapsamına göre, davacı tarafından, dava dışı ihyası talep edilen şirket aleyhine iş kazasından kaynaklanan alacaklarının tahsili istemiyle tazminat davası açıldığı, yargılamanın devamı sırasında davalı şirketin tasfiye işlemleri sonucunda sicil kaydının silinmesi üzerine mahkemesince, Yargıtay bozma ilamı gereği yeniden taraf teşkili sağlanmak üzere davacı yana, dava dışı şirketin ihyası için dava açmak üzere yetki ve süre verildiği anlaşılmakta olup bu hususta taraflar arasında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Ticaret sicil kaydının incelenmesinde; ihyası istenen şirketin 30/09/2021 tarihli genel kurulunda tasfiyeye girme kararı aldığı, 27/04/2022 tarihli kararla tasfiye kapanışı yapıldığı, 28/04/2022 tarihinde ise tasfiye kapanışı ile sicil kaydının silindiği, elde ki davaya dayanak Ankara Batı 3. İş Mahkemesi'nin 2025/299 esas (eski 2018/374) sayılı davasının ise 07/08/2018 tarihinde açıldığı dosya kapsamından anlaşılmıştır. Bilindiği üzere şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. Ancak tüzel kişiliğin sona erebilmesi için şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılmış olması gerekmektedir. Tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi aynı zamanda hukuki bir işlemdir. Bu işlemin veya kararın hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün değildir. Eksik veya hatalı işlem sonucu şirketin sicilden tasfiye sonucu terkinine karar verilmiş ise, bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına sahiptir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 547.maddesinde "(1)Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinden bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemleri yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya bir kaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir" hükmü düzenlenmiştir. Şirket tüzel kişiliğinin ihyası davasında, husumet tasfiyeyi sağlayan memur ile ticaret sicil müdürlüğüne düşer (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 08/10/2019 tarih ve 2019/3602 Esas 2019/6319 Karar sayılı ilamı). Somut davada, davalı şirketin, 30/09/2021 tarihli genel kurulunda tasfiyeye girme kararı alınarak şirket tasfiye memurluğuna ...'in seçildiği, 27/04/2022 tarihli şirketin tasfiyesinin sonlandığına dair genel kurul kararının tescilinin ise 28/04/2022 tarihinde yapılması suretiyle söz konusu şirketin terkin edildiği, ancak bu işlemler sırasında davacı tarafından, dava dışı şirket hakkında 07/08/2018 tarihinde açılan ve iş kazasına dayalı Ankara Batı 3. İş Mahkemesi'nin 2025/299 Esas (eski 2018/374) sırasında derdest olan bir tazminat davası bulunduğu, bu durumda, davacı tarafın, derdest olan davası nedeniyle şirketin ihyasını istemekte hukuki yararının bulunduğu ve şirketin ihyasının gerektiği, husumetin tasfiyeyi sağlayan memur ile ticaret sicil müdürlüğüne yöneltilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından ilk derece mahkemesinin ihyaya ilişkin kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne yönelik kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı ...'in istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davalı ...'in istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalıdan alınması gereken 732,00-TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 16/09/2026

Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/894, K. 2026/1153, T. 16.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-894-e-2026-1153-k-a91e4e825af5