Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/3120 E. 2026/4355 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3120
- Karar No
- 2026/4355
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/855 E., 2025/901 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Sivas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/200 E., 2024/204 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... vekili ve Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro çalışmaları sırasında, Sivas ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 30... , 1 30... , 1 30... , 1 01... , 1 33... ve 1 32... parsel sayılı sırasıyla 97.132,29 m², 3.658,14 m², 4.701,13 m², 7.190,06 m², 5.080,11 m² ve 6.587,01 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmişlerdir. 2. Davacı ... dava dilekçesinde; irsen, intikalen ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, Sivas ili ... ilçesi ... köyü 1 30... ve 12 parsellerin tamamının, 1 01... , 1 30... , 1 33... ve 83 parsellerin bir bölümünün muris ... mirasçıları adlarına tapuya tescillerine karar verilmesini talep etmiş ve bilahare yargılama sırasında, muris ... mirasçıları açılan davaya muvafakat etmişlerdir. II. CEVAP Davalılar ... vekili ve Hazine vekili cevaplarında; davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "... Dava konusu taşınmazların orman arazisi ve Hazine arazisi vasfında olmadığı, tarım arazisi olduğu, komşu tarla vasıflı taşınmazlar ile aynı özelliğe sahip olduğu, bölge arazi şartları göz önüne alındığında öteden beri şahıs arazisi olarak kullanıldığı, Devletin tasarrufu altında olan bir yerlerden olmadığı, özel mülkiyete konu edilebilecek yerlerden mutlak kuru tarım arazisi olduğu ve Hazineye ait olmadığı, taşınmazın davacıların babası tarafından 40-50 yıldır nizasız ve fasılasız olarak ekilip biçildiği, davacıların babasının ölümü üzerine davacılara kaldığı, yapılan kadastro tespitinin hatalı olduğu, dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıkların davacıların iddialarını teyit eder şekilde beyanlarda bulundukları ..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalılar ... vekili ve Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "dava konusu taşınmazların istinaf incelemesine konu bölümlerinin uygulaması yapılan 1955, 1961, 19 73... tarihli hava fotoğrafları ile 19 65... tarihli memleket haritalarında ormansız açık alanda kaldığı, tarımsal amaçlı kullanıldığı, dava konusu bölümlerin tüm sınırlarının belirgin olarak görüldüğü ve geometrisi ile hava fotoğrafında gözlenen geometrilerinin aynı olduğu, orman veya mera sayılan alanlardan olmadığı, bu haliyle dava konusu taşınmazların istinaf incelemesine konu bölümlerine ilişkin olarak davacı yan lehine zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğu ve İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık olmadığı" gerekçesiyle davalılar ... vekili ve Hazine vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazların orman olduğunu, zilyetlikle kazanılamayacağını, orman içi açıklık olduğunu, uzun süredir kullanılmadıklarını, bilirkişi raporlarının denetime elverişsiz olduğunu ve tarım arazisi olup olmadığı konusunda açıklık bulunmadığını belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazların uzun süredir kullanılmadıklarını, orman içi açıklık olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini, zilyetliğini iradi olarak terk edildiğini ve senetsiz araştırması yapılmadığını belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazlarda iddia edilen yerlerin davacılara ait olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar ... vekili ve Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazine ve 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.