Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/4929 E. 2026/4366 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4929
- Karar No
- 2026/4366
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1372 E., 2025/660 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Muş Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/275 E., 2024/3 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Muş ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda davacı adına kayıtlı bulunan eski 410 parsel sayılı 69.455,94 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 1 04... parsel numarasıyla ve 61.060,83 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. 2. Davacı Hazine dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın yüzölçümünün uygulama kadastrosu sırasında küçüldüğünü belirterek, uygulama kadastrosundaki hatanın düzeltilmesini talep etmişlerdir. II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "Her ne kadar davacı vekilinin 05.01.2024 tarihli dilekçesi ve ekinde sunduğu teknik rapor ile söz konusu bilirkişi raporuna, dava konusu parselin doğu sınırının yenileme çalışması ile batı istikametine kaydırılarak parsel alanının azaltıldığı, eski tarihli uydu görüntüsüne göre parselin bir kısmının dere yatağı üzerinde yer aldığı, zamanla derenin yatak değiştirdiği, güncel durumda dere yatağının eski duruma göre güneye doğru kaydığı, yenileme çalışması sırasında eski pafta sınırına göre krokide (A) harfi ile gösterilen alanın parsel sınırları dışında bırakıldığı, bu alanın parsel sınırına alınmaması nedeninin belirtilmediği, eski ve yeni uydu görüntüsüne göre de (A) harfi ile gösterilen alanın parsel sınırları çıkarılmasına gerekçe olmadığı, bu nedenle krokide (A) harfi ile gösterilen alanın da dava konusu parsele dahil edilerek eski sınırlarının korunması ve pafta zemin uyumunun sağlanmasının gerektiği kanaatiyle itiraz edilmiş ise de; düzenlenen bilirkişi raporunun yeterli ve denetime elverişli olacak şekilde düzenlenmiş olması, itiraz dilekçesi ekinde sunulan teknik raporda belirtilen hususun mahkemece alınan bilirkişi raporunda açıklandığı ve bu haliyle itiraza konu husus hakkında infazı kabil bir hükme esas alınabilecek doğru sınırın nasıl olması gerektiğine ilişkin bir açıklamaya yer verilmeyerek farazi ve afaki bir tespitten ibaret olduğuna dair kanaate varıldığı, taraf beyanları, bilirkişi raporları, mahalli bilirkişi beyanları dosya kapsamına alınan ortofotolar, hava fotoğraflarına dayalı olarak denetlenmiş ve bu bilgiler ışığında, bilirkişi açıklamalarının ve sunmuş olduğu krokilerin uygulamaya dair tatmin edici ve yeterli olduğu, bilirkişinin konusunda uzman bilirkişi olduğu, bu sebeple bilirkişi raporunun hükme esas kabul edilmesi gerekeceği, netice itibarıyla 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi gereğince dava konusu taşınmaz üzerinde yapılan yenileme/güncelleme işleminin doğru olduğu, yapılan yenileme çalışmalarında hata bulunmadığı ve tesis kadastrosu ile uygulama kadastrosu arasındaki farkın tesis kadastrosu çalışmaları sırasında dönemin teknolojik donanım yetersizliğinden kaynaklı tersimat ve hesaplama hatalarından kaynaklandığı, Kadastro Müdürlüğünce yapılan sınırlandırmanın 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine, yönetmelik ve genelge hükümlerine uygun olarak tespit edildiği" gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiştir. III. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi çalışmalarında esas alınan sınırların kadastro paftası ile uyumlu bulunduğu, taşınmazların yüzölçümlerinde meydana gelen eksilmenin tesis kadastrosu sırasında alan hesabının hatalı yapılmasından kaynaklandığı, bu yöndeki harita mühendisi raporunun hüküm kurmaya yeterli bulunduğu" gerekçesiyle davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; haksız ve hakkaniyete aykırı karar olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.