Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2026/2591 E. 2026/4365 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2591
- Karar No
- 2026/4365
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/3036 E., 2026/215 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ortaca 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/11 E., 2024/433 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl dosya davacısı ... vekili ve birleşen dosya davacısı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Muğla ili ... ilçesi ... Beldesi köyü çalışma alanında yapılan kullanım kadastrosu sonucunda, 1 79... parsel sayılı 14.171,54 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı" şerhi yazılarak, tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. 2. Asıl dosyada davacı ... vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu taşınmazın fiilen kullanıcısı ve zilyedi olduğunu, 1988'den beri kullandığını, 1988'den 2000'e kadar araziye yaptığı ahşap evde yaşadığını, arpa buğday hasat ektiğini, meyve sebze diktiğini, hayvan beslediğini, ahşap kulübe yaptığını ve 12 yıl orada yaşadığını ileri sürerek, dava konusu taşınmazın müvekkilinin zilyetliğinde olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. 3. Birleşen dosya davacısı ... vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu taşınmazda 40-50 yıldır nizasız, fasılasız bir şekilde zilyet olduğunu, dededen babaya babadan taksimen/intikalen müvekkiline kaldığını, müvekkilinin babası vefat ettikten sonra da müvekkilinin kullandığını, müvekkilinin dedesi ve babasının zamanında keçi ve koyun ağılı olarak kullandığını, daha sonra kendileri ve hayvanlarını barınması için yapılar yapıldığını, ot, yem, buğday, arpa, sebze yetiştirildiğini ileri sürerek, dava konusu taşınmazın müvekkilinin zilyetliğinde olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "Asıl dosya kapsamında 26.05.2022 tarihinde yapılan keşif sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazda keşif tarihi itibari ile ekili ve dikili herhangi bir kültür bitkisinin bulunmadığı, parselin yaklaşık %25'lik kısmında ortalama 20-25 cm suyun olduğu, %25'lik kısmının da taşlık kayalık formunda tarıma elverişli olamayacak durumda olduğu, taşınmazın geri kalan kısmında yabani bitkilerin kısmen kazıldığı, yüzey sularının tahliye edilse de, keşif tarihi itibari ile tarıma elverişli hale gelmediği ve tarımsal üretimin olmadığının tespit edildiği, yöre iklimine uygun her türlü tarıma elverişli olduğunun tespit edildiği, raporda çelişki bulunması ve birleşen dosya kapsamında taşınmazın bulunduğu mahalde 26.04.2024 tarihinde yeniden keşif icra edildiği, 08.08.2024 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın meşçere haritasında bataklık rumuzlu alanda kaldığı, 2024 yılı uydu görüntülerinde ... Gölü çevresindeki sazlık bataklık alanla benzer özellikler gösterdiği, genel yapı itibariyle homojen bir yapıda düze yakın bir topoğrafyaya sahip olduğu, toprak muhafaza karakteri taşımadığı, üzerinde yer yer su birikintilerinin olduğu, asfalt yolun kenarına yakın kısımlarda zakkum bitkilerinin yoğun olarak bulunduğu, iç kısımlarda su birikintilerinin olduğu yerlerde sazlık ve bataklık bitkilerinin olduğu, devamında kayalık kısımların bulunduğu, keşif günü itibariyle ekili ve dikili herhangi bir kültür bitkisinin olmadığı, parsel sınırları içerisinde zeminde sabit olmayan camları kırık vaziyette taşınabilir durumda ahşap tekerlekli (tiny house) karavanın mevcut olduğu, dava konusu taşınmazın devamında bulunan ... Gölü çevresindeki sazlık bataklık alanla benzer özellikler gösterdiği, orman bütünlüğünün bozulmadığının tespit edildiği" gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir. III. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı asıl dosyada davacı ... vekili ve birleşen dosyada davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "dava konusu taşınmazda kullanım kadastrosunun 2010 yılında yapıldığı ve 24.06.2010 tarihinde kesinleştiği, davacı ..., taşınmazın 1988 yılından beri, birleşen dosya davacısı ... ise taşınmazı 40-50 yıldır zilyedi olduğunu belirterek dava açmış olmalarına göre davacıların kullanımının 2010 yılından önceki nedenlere dayandığı, davaların açıldığı 18.01.20 21... .06.2022 tarihi itibariyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3 maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle davanın dinlenilme olanağı olmadığı" gerekçesiyle asıl dosya davacısı ... vekili ile birleşen dosya davacısı ... vekilinin istinaf başvurularının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararın kaldırılarak, yeniden hüküm kurmak suretiyle asıl ve birleşen davaların hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Asıl dosya davacısı ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin kadastro sonrası nedene de dayandığını, kararın usul ve hakkaniyete aykırı olduğunu ve müvekkilinin zilyetliğini halen sürdürdüğünü belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Birleşen dosya davacısı ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin kadastro sonrası nedene de dayandığını, kararın usul ve hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkilinin zilyetliğini halen sürdürdüğünü, birleşen dava yönünden dinlenen mahalli bilirkişiler ve tanıklarla davalarının sübuta erdiğini ve dosyadaki raporların çelişkili olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde asıl ve birleşen dosya davacılarının kullanım haklarının bulunup bulunmadığı hususuna ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asıl dosya davacısı ... vekili ve birleşen dosya davacısı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 732,00 TL peşin harçların onama harcına mahsubuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.