Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2026/2699 E. 2026/4801 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2699
- Karar No
- 2026/4801
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/332 E., 2025/351 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının sigorta başlangıç tarihinin 02.01.1986 olduğunun tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... Kurum Başkanlığı cevap dilekçesinde, işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp fiili çalışmanın ispatlanması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 15.06.2021 tarihli kararı ile davanın kabulü ile davacının sigorta başlangıç tarihinin 02.01.1986 olduğunun tespitine, karar vermiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 15.06.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 23.11.2021 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 23.11.2021 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, fiili çalışmaya yönelik eksik araştırma yapıldığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, davacı adına 02.01.1986 tarihli ilk işe giriş bildirgesi verilmiş ise de yargıtay bozma ilamında belirtildiği üzere salt işe giriş bildirgesi verilmesinin, fiili çalışmaya karine teşkil etmeyeceği, davacının sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşulun, hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığının şüpheden uzak şekilde ortaya konulması olduğu, bu kapsamda bozma öncesi ve sonrasında beyanlarına başvurulan dava konusu dönem itibariyle işveren ve bordro tanığı olup aynı zamanda işverenin kardeşi olan tanıkların müphem beyanlarda bulundukları, davacının dava konusu çalışmanın geçtiği yer ve çalışma arkadaşlarını dahi hatırlayamadığı birlikte değerlendirildiğinde yapılan tüm araştırma ve incelemeler neticesinde hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığının ortaya konulamadığı sabit olduğundan davanın reddine karar vermek gerekmiş..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, fiili çalışmanın ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulünün gerektiğini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.