Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3353 E. 2026/4372 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/3353
- Karar No
- 2026/4372
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/24 E., 2024/106 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Burdur Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/14 E., 2023/21 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Burdur ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda davacılar adına kayıtlı bulunan eski 2 19... , 16... ada 24 parsel sayılı sırasıyla 19.937,77 m², 5.292,46 m² ve 18.973,05 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, yeni 2 19... , 16... ada 24 parsel numaralarıyla ve sırasıyla 17.975,90 m², 4.351,19 m² ve 18.203,28 m² yüzölçümlü olarak komisyon kararıyla; tapuda davalılar adına kayıtlı bulunan eski 2 19... , 18, 19... ada 23 parsel sayılı sırasıyla 15.596,17 m², 9.276,84 m², 9.276,83 m² ve 8.599,32 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, yeni 2 19... , 18, 19 parsel ve 1 52... parsel numarasıyla ve sırasıyla 15.148,82 m², 10.218,81 m², 11.684,42 m² ve 10.604,61 m² yüzölçümlü olarak komisyon kararıyla tespit edilmiştir. 2. Davacılar dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazların yüzölçümünün uygulama kadastrosu sırasında eksildiğini ileri sürerek, uygulama kadastrosundaki hatanın düzeltilmesini talep etmişlerdir. II. CEVAP Davalı Kadastro Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; husumetin kendilerine yöneltilmemesi gerektiğini, davanın süresinde açılıp açılmadığını denetlenmesi gerektiğini ve davanın yerinde olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "dava konusu 23... parseller yönünden yapılan incelemede 08.02.2023 havale tarihli rapor ve dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler ile yapılan keşif ve dinlenen bilirkişi beyanları bir bütün halinde düşünüldüğünde, taşınmazın alanının 28.807,89 m² geldiği, yani tapu yüzölçümünden 0407,89 m² alan fazlalığı bulunduğu, bu farklılığında, ilk tesis kadastrosu ile güncelleme çalışmalarının arasındaki geçen zaman farklılığındaki, hesaplama yöntemi ve teknolojik yöntem farklılığından kaynaklandığı, hesaplanan 28.807,89 m²lik gelen alandan kaynaklı, 0407,89 m²lik alan farkının, ifraz işlemindeki her iki taşınmazın yüzölçümlerine göre, alan farkının yeniden hesaplanarak değerlendirildiğinde, 1 52... parselin alanının 9.601,95 m² olması gerektiği, yine 1 52... parsel alanının 19.205,94 m² olması gerektiği, kadastro komisyonunca belirlenen her iki taşınmaz arasındaki sınırın, her iki taşınmazın, ifraz işleminden geldiği düşünülmeksizin, ham kadastro parselleri olduğu şeklinde varsayılarak, zemin sınırı, muhtar bilirkişi ve tanık beyanları ile hava fotoğrafı baz alınmak suretiyle düzeltme yapıldığı, gerçekte her iki taşınmaz maliklerinin, kendi talep ve rızası doğrultusunda, zemindeki ara sınıra göre değil, tamamen ana taşınmazın tapu yüzölçüm bilgilerindeki alan bilgilerinin, yüzölçümüne itibar edilerek, alan bazlı paylaşım ve ifraz işlemi yapıldığı, hazırlanan değişiklik beyannamesinin kroki kısmında, parselasyon işleminin, ne kadar alan ve hangi metre mesafesine göre ayrıldığı net olarak, değişiklik beyannamesi kroki kısmında yazıldığı, buna göre rızayi paylaşım yapılmak suretiyle, iki ayrı parsel arasına doğal olmayan, proje bazlı hesapla oluşturulmuş bir ifraz sınırı tanımlandığı, her iki taşınmaz malikince kabul beyanı imzalandığı ve imzalanan bu tescil bildiriminin sureti rapor ekinde sunulduğu dava konusu 15, 16, 17, 18... numaralı parseller yönünden yapılan incelemede, dava konusu taşınmazların ilk geldisi olan 379 numaralı parsel sayılı taşınmazın bulunduğu bölgede ilk tapulama 1955 yılında yapılmış olduğu, 08.02.2023 havale tarihli rapor ekinde sunulan 1957 tarihli hava fotoğrafları incelendiğinde taşınmazın sınırlarının bir bütün halinde net olarak göründüğü, ancak keşif tarihiyle zeminde gösterilen ara sınırların 1957 tarihli hava fotoğraflarından tespit edilemediği, ayrıca dava konusu taşınmazlara ait incelenen 1971, 19 81... tarihli hava fotoğraflarında görülen sınırın keşif sırasında gösterilen sınırla örtüştüğü ancak davaya konu parsellerin tamamının alan baz alınarak yüzölçüm değerlerine göre oluşturulduğu, yani oluşan ve sonraki hava fotoğraflarında görülen sınırların ilk tesis kadastrosundan gelmediği, taşınmazlar bir bütün halinde değerlendirildiğinde rapor eki krokide hesaplanıp gösterilen ve rapor ekinde sunulan, Ek-4'teki, sınır, koordinat ve alan hesap bilgilerine göre, (A), (B), (C), (D), (E), (F), (G), (H) ve (I) harfleri ile gösterilen kısımların, davaya konu taşınmazların bazılarında iptal edilerek, bazı parsellere eklenmesi ya da çıkarılması gerekmekte olduğu, bilirkişilerin ortak düzenledikleri 08.02.2023 havale tarihli rapor krokisinde (B), (A) ve (D) harfleri ile gösterilen alanın davacı parselinden çıkarılması gerektiğini belirtmiş iseler de dava konusunun niteliği gereği taleple bağlılık ilkesi de nazara alınarak talep konusu olmayan şekilde davacının parselinden aleyhine olacak şekilde düzeltim yapılmadığı, 08.02.2023 havale tarihli rapor bir bütün halinde değerlendirilmesinde hüküm vermeye ve denetime elverişli olduğu, davalı kadastro müdürlüğü ve dava konusu 2 19... ve 19 parsel sayılı taşınmaz maliklerine açmış olduğu dava yönünden lehine kazandırma yapılan taşınmaz maliki olmadığı ve davada taraf sıfatının bulunmadığı" gerekçesiyle davalı Kadastro Müdürlüğüne yönelik davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 1 14... . maddeleri gereğince pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, dava konusu 2 19... ve 16 parsel sayılı taşınmaz maliklerinin 2 19... parsel sayılı taşınmaz maliki olan ...'a ve 2 19... parsel sayılı taşınmaz maliki olan ...'e yönelik davanın 6100 sayılı Kanun'un 1 14... . maddeleri gereğince pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, 2 19... ve 19 parsel sayılı taşınmazlar yönünden 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca düzenlenen uygulama kadastrosu sonucu oluşan kadastro uygulama tutanağı gibi tapu siciline aynen aktarılmasına, 2 19... parsel sayılı taşınmaz maliklerinin, 2 19... parsel sayılı taşınmaz maliki olan ...'e yönelik açılan 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi gereğince yapılan tespite itiraza ilişkin davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 2 19... ve 19 parsel sayılı taşınmazlar hakkında 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi gereğince düzenlenen kadastro ve kadastro komisyon tespitlerinin iptaline, 08.02.2023 havale tarihli bilirkişi raporu ve krokisinde (C) harfiyle gösterilen yeşil renk ile boyalı olarak gösterilen 143,32 m²lik kısmın davalıya ait 2 19... parsel sayılı taşınmazdan iptal edilerek, 2 19... parsele eklenmesi sonucunda, 2 19... parsel sayılı taşınmazın 18.119,22 m² yüzölçümüyle, 2 19... parsel sayılı taşınmazın (08.02.2023 havale tarihli bilirkişi raporu ve krokisinde kırmızı renk ile gösterilen (E) harfli kısmın iptali ile) 12.023,26 m² yüzölçümüyle tapuya tesciline, 2 19... parsel sayılı taşınmaz malikinin, 2 19... parsel sayılı taşınmaz maliki olan ...'e yönelik açılan 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi gereğince yapılan tespite itiraza ilişkin davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 2 19... ve 17 parsel sayılı taşınmazlar hakkında 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi gereğince düzenlenen kadastro ve kadastro komisyon tespitlerinin iptaline, 08.02.2023 havale tarihli bilirkişi raporu ve krokisinde; (E) harfiyle gösterilen kırmızı renk ile boyalı olarak gösterilen 2.982,24 m²lik kısmın davalıya ait 2 19... parsel sayılı taşınmazdan iptal edilerek, 2 19... parsele eklenmesi sonucunda, 2 19... parsel sayılı taşınmazın 7.333,43 m² yüzölçümüyle, 2 19... parsel sayılı taşınmazın (08.02.2023 havale tarihli bilirkişi raporu ve krokisinde yeşil renk ile gösterilen (C) harfli kısmın iptali ile) 12.023,26 m² yüzölçümüyle tapuya tesciline, 1 52... parsel sayılı taşınmaz maliklerinin, 1 52... parsel sayılı taşınmaz maliki olan ...'a yönelik açılan 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi gereğince yapılan tespite itiraza ilişkin davasının kabulüne, 1 52... ve 24 parsel sayılı taşınmazlar hakkında 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi gereğince düzenlenen kadastro ve kadastro komisyon tespitlerinin iptaline, 08.02.2023 havale tarihli bilirkişi raporu ve krokisinde (A) harfiyle kırmızı renk ile boyalı olarak gösterilen 1.002,66 m²lik kısmın davalıya ait 1 52... parsel sayılı taşınmazdan iptal edilerek, 1 52... parsele eklenmesi sonucunda, 1 52... parsel sayılı taşınmazın 19.205,94 m² yüzölçümüyle, 1 52... parsel sayılı taşınmazın ise 9.601,95 m² yüzölçümüyle tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili, davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "her ne kadar davacılar tarafından Kadastro Müdürlüğü yönünden verilen pasif husumetten ret kararı istinaf edilmişse de bu davalarda husumetin, itiraz edenin taşınmazı aleyhine yapılan tespit sonucunda yüzölçümü artan ya da lehine ortak sınır değiştirilen taşınmazın malikine yöneltilmesi gerektiği göz önüne alındığında davacıların zaten dava dilekçesinde davaya konu taşınmazların komşu taşınmazlarına husumet yönelttiği, bununla birlikte Kadastro Müdürlüğüne de husumet yönelterek dava açtığı, hal böyle olunca Mahkemece Kadastro Müdürlüğü aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, işin esası yönünden ileri sürülen istinaf nedenlerine gelince; yargılama sırasında icra edilen keşif sonucu düzenlenen teknik bilirkişi rapor ve ek rapor içeriğinden krokilerin izlenebildiği, rapor içeriğindeki açıklamalara ve bu raporda yapılan çakıştırmalara göre; taraflara ait parsellerin tesis kadastrosu sırasında tek bir parsel olarak tespit gördüğü ve tesis kadastrosunun kesinleşmesinden sonra tarafların bayiilerinin rızaen taksimine konu olarak ifraz edildikleri, uygulama kadastrosu sırasında taraf bayileri tarafından tesis kadastrosu sonrasında yapılan ifraz sonucu rızaen ve kayden oluşturulan bu sınırların geçerli sınır olarak esas alınması gerekirken, tarafların tesis ve ifrazdan sonra zeminde fiilen kullanıma dayalı olarak oluşturdukları sınırların esas alınmasında isabet bulunmadığı, bu nedenle bu ifraz sınırlarını belirleyen bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulmasında bir isabetsizlik olmadığı, her ne kadar bazı parsellerde sonuç yüzölçümleri ile tesis kadastrosu sonucu oluşan yüzölçümleri arasında farklılıklar meydana gelmişse de hakimin taleple bağlı olduğu, ancak davaya konu parseller hakkında tarafların sıfatlarını gözeterek karar verebileceği, dava açılmayan hususlarda resen düzeltme yaparak tüm sınırları dava kapsamından bağımsız ifraz haritasına uygun düzeltmesinin olanaklı olmadığı" gerekçesiyle davacılar vekili, davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporunun müvekkillerinin haklı olduğunun ispatlandığını, rapor doğrultusunda davayı ıslah etmek istediklerini ancak Mahkemenin bu hakkı kullandırmadığını, Kadastro Müdürlüğünün hatalı tespit ettiğini ona ilişkin kararın da hatalı olduğunu, 2 19... parselin 19.935,85 m² olması gerektiğinin tespit edildiğini ancak Mahkemenin 18.119,22 m² olarak karar verdiğini ve takdir edilen vekalet ücretinin de usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... temyiz dilekçesinde; kararın kanuna aykırı olduğunu ve bilirkişi raporunun usule uygun düzenlenmediğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili ve davalı ...'in temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.