Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/6568 E. 2026/4428 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/6568
- Karar No
- 2026/4428
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1306 Esas - 2023/674 Karar
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı ... nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı ve diğer davalı ...'ın sürücüsü olduğu aracın yaya konumunda olan davacı ...'a çarparak yaralanmasına neden olduğunu ve davalı ... şirketine başvuru yapılmış olmasına rağmen davacının zararının giderilmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacılardan ... yönünden 5.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, davacılardan ...yönünden 20.000,00 TL manevi tazminatın ve diğer davacıların her biri yönünden ayrı ayrı 5.000,00'er TL manevi tazminatın davalı ...'tan tahsili ile davacılara verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kazanın meydana gelmesinde davalı müvekkilinin kusuru bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... Katılım Sigorta A.Ş davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu kaza nedeniyle tarafların kusur durumunun belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan 16.01.2020 tarihli kusur raporunda; 2002 doğumlu çocuk yaya ...'ın kendi can güvenliğini tehlikeye düşürecek şekilde park halindeki araçların arasında oynarken, kaplama üzerinde seyir halinde bulunan otomobile rağmen yakın mesafeden, kontrolsüzce kaplamaya girip, bu yol üzerinde ilk geçiş hakkına sahip biçimde seyir halinde olan aracın çarpmasına maruz kaldığı olayda asli derecede etken olduğu, davalı sürücü ...'ın ise sevk ve idaresindeki otomobiliyle seyrederek olay mahalli yol bölümüne geldiğinde, yolun sağında park halinde bulunan araçların arasından aniden yakın mesafeden kaplamaya giren çocuk yayaya mesafenin yakın olması nedeniyle çarpmayı önleyemediği olayda, olayın oluşu üzerine etken hatalı tutum ve davranışı bulunmadığından atfı kabil kusuru bulunmadığının belirlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunda eksik ve yanlış değerlendirme yapıldığını, davalının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/b maddesi uyarınca hızını azaltması gerekirken hızlı bir şekilde seyir halinde iken davacıya çarparak yaralanmasına neden olduğunu ve mahkemece davanın reddine karar verilmesi nedeniyle tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken iki ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalılardan ...'ın sürücüsü olduğu ve diğer davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacı yaya ...'a çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 1.Davacılar vekilinin davacılardan ... ve ...'a yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Kanun'un 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. HMK'nın 362/1.a maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 6763 Sayılı Kanunun 44. maddesiyle HMK'ya eklenen ek 1. maddesinde öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2023 yılı için 238.730,00 TL’dir Dosya içeriğine göre; reddedilen ve temyize konu edilen miktarlar davacılardan ... yönünden 5.000,00 TL manevi tazminat ve diğer davacı ... yönünden 5.000,00 TL manevi tazminat istemine ilişkin olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kalmaktadır O halde Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz kabiliyeti olmayıp davacılar vekilinin adı geçen davacılar yönünden temyiz dilekçesinin HMK’nun 362/1-a maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir. 2.Davacılar vekilinin davacılardan ...'a yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 10/4. maddesi uyarınca maddi ve manevi tazminat talebi yönünden ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesinin usul ve yasaya uygun olmasına ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin davacılardan ...'a yönelik temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin davacılardan ... ve ...'a yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin davacılardan ...'a yönelik temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacı ...'a yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.