İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2021/448 E. 2024/831 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2021/448
Karar No
2024/831
Karar Tarihi

T.C. ... 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/448 Esas - 2024/831

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C. ... 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2021/448 Esas KARAR NO : 2024/831

DAVA : Şirket Hisse Tespit ve Tescil DAVA TARİHİ : 12/08/2014

BİRLEŞEN ... 2.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2022/142 ESAS SAYILI DOSYASI

DAVA : Şirket Hisse Tespit ve Tescil DAVA TARİHİ : 21/02/2022

BİRLEŞEN ... 10.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2021/342 ESAS SAYILI DOSYASI

DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 08/06/2021 KARAR TARİHİ : 05/12/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZIM TARİHİ : 05/01/2025

Mahkememizde görülmekte olan Şirket Hisse Tespit ve Tescil ile Alacak davalarının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı vakıf ile davalı arasında Hiperbarik oksijen kabin/ekipmanlarının alımı/kullanımı, işletilmesi ve bu manada kurulacak şirkete ortaklık (gerekirse şirket hisse devri), bu şirketin/işyerinin açılması, tüm masraflarının karşılanması, kiralarının ödenmesi anlamında protokol ve inanç sözleşmesi yapıldığını, bu nedenle ...Med. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin kurulduğunu, akdedilen inanç sözleşmesi/protokol neticesinde hiperbarik oksijen kabin ekipmanlarının bedelinin davacı tarafından karşılandığını, fiilen cihazın da karşı tarafa teslim edildiğini, cihazın toplam bedelinin 340.000 Euro olduğunu, bu cihazın davalı tarafından 2 yıldan fazla süredir kullanıldığını, söz konusu şirket merkezinin içine yapılan mobilya gibi tüm alımlar, masraflar ve yerin kira ödemelerinin davacı tarafından karşılandığını, davalının ...Med. San. ve Tc. Ltd. Şti.'nin %69'luk payına davacı vakıf adına ortak edildiğini, sermayesinin davacı tarafından ödendiğini, tüm masrafların da davacı tarafından yapıldığını, davalının kurulan bu şirketin %60'lık hissesini davacının istenildiği zaman masrafsız devretmeyi taahhüt ettiğini, inanç sözleşmesinde şirketin kar ve zararının davacıya bildirileceği ve davacı şirketin muhasebesini denetleyeceğinin belirtildiğini, ancak şirketi fiilen ve resmen yöneten davalının ihtarnameye rağmen taahhütlerine uymadığını, hisse devrini vermediğini, kar paylaşımı yapmadığını, muhasebeyi denetletmediğini, mahkeme yoluyla yaptırılan tespitte şirketin halen mevcut olduğunun, adreste faal olarak çalıştığının, davacıya ait ekipmanların çalışır vaziyette olduğunun tespit edildiğini belirterek inanç sözleşmesi/protokol gereği ...Med. ve Tic. Ltd. Şti.'nin %69 hissesinin davacı adına devir ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının haksız ve gerçek dışı olduğunu, ...Med. ve Tic. Ltd. Şti.'nin 14/05/2012 tarihinde kurulduğunu, kuruluşunun 17/05/2012 tarihli ticaret sicil gazetesinde ilan edildiğini, şirketin 300.000 TL sermayeli ve kuruluşta %30 hissesinin davalı adına, %70 hissesinin diğer ortak ...'na ait olduğunu, söz konusu şirketin tıp merkezi işletmek amacıyla kurulduğunu, ve diğer ortak ...'nun doktor olduğunu, ilgili yönetmeliğe göre tüzel kişilerin tıp merkezi işletebilmeleri için %51 hissesinin doktora ait olması gerektiğini, şirketin tek faaliyetinin ...... .... .... Oksijen Tedavi Merkezinin işletilmesi olduğunu, bu işletme için davalının ortağı olduğu ...Med. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin davacının hissedarı olduğu ... Sağlık Eğitim Yayın ve Danışmanlık San. Tic. Ltd. Şti'den 10/10/2012 tarihli sözleşme ile bir adet hiperbarik oksijen kabininin kiralandığını, yıllık kira bedeli olarak ...Med. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin yıllık karının %1'i olarak kararlaştırıldığını, şirketin ve tıp merkezinin kurulduğu ilk zamanlarda diğer işleri nedeniyle yönetimden uzak kalan davalının işçilerin paralarının ödenmediğini, SGK ve Vergi dairesine yüksek miktarda borçlanıldığını fark ettiğini, bunun üzerine şirketi ve tıp merkezini ayakta tutmak için kendi imkanları ile borçları ödeyerek tıp merkezinin masraflarını üstlendiğini, tıp merkezinin zor duruma düşmesine sebep olan ...'na düşen %69'luk payı 19/12/2012 tarihinde devir aldığını, bu hususun 08/01/2013 tarihinde sicil gazetesinde ilan edildiğini, bu tarih itibariyle şirketin %99 hissesinin müvekkiline ait olduğunu, %1'lik hissesinin ...'na ait olduğunu, bu arada davalı ile davacı arasında inanç sözleşmesi imzalandığını, davacı vakfın başkanı ile davalının meslektaş olup uzun yıllardır tanışıklığın verdiği güven ilişkisine dayanılarak inanç sözleşmesinin yapıldığını, inanç sözleşmesinin yapılış amacının davacının o tarihlerde özel üniversite kurabilmek için YÖK'e yapacağı başvuruyu güçlendirmek ve başvuru makamı nezdinde vakfın böyle bir tıp merkezi işlettiği izlemini yaratmak olduğunu, sözleşmenin göstermelik bir sözleşme olduğunu ve sözleşme hükümlerinin uygulanamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur. Birleşen ... ... .... .... Esas sayılı davasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı Vakıf ile dava dışı ... arasında söz konusu hiperbarik oksijen kabin/ekipmanlarının alımı/kullanımı, işletilmesi ve bu mana da kurulacak şirkete ortaklık, (gerekirse şirket hisse devri) bu şirketin/işyerinin açılması, tüm masrafların karşılanması, kiraların ödenmesi anlamında Protokol ve İnanç Sözleşmesi yapıldığını, bu mana da davalı şirket'in kurulduğunu, akdedilen İnanç Sözleşmesi/Protokol neticesinde; söz konusu hiperbarik oksijen kabin/ekipmanlarının bedelinin davalı vakıfça karşılandığını ve fiilen de cihaz karşı tarafa teslim edildiğini, davalı tarafça uzunca bir süre bu ekipmanları “malı gibi, pervasızca, hesap vermeksizin“ kullanıldığını, cihazın toplam bedelinin 340.000 Euro civarında olduğunu, yine söz konusu şirket merkezinin içine yapılan mobilya vd. tüm alımlar masraflar ve yerin kira ödemeleri davalı vakıfça karşılandığını, karşı tarafın %69'luk payına davacı vakıf adına ortak edildiğini, sermayesi davacı vakıf tarafından ödendiğini, tüm masrafların da davacı vakıfça yapıldığını, yine ...'in, kurulan bu şirketin %69 hissesini davacı vakıfa istenildiği zaman aynı gün içerisinde masrafsız devretmeyi de taahhüt/imza ettiğini, şirketin ortaklık sermayesinin davacı vakıfça ödendiğini, inanç sözleşmesinde de durumdan bahsedildiğini, inanç sözleşmesinde şirket kar zararının davacı vakfa bildirileceğini, davacı vakfın şirket muhasebesini denetleyeceğinin de dercedildiğini, ancak şirketi fiilen/resmen yöneten ...'in bu taahhütlerin hiçbirine uymadığını, hisse devrini vermediğini, kar paylaşımı yapmadığını, muhasebeyi denetletmediğini, 10/01/2014 tarihinde davacı vakıf tarafından davalı tarafa, tarafın %69luk payına davacı vakfa/iktisadi işletmesine devredilmesine, inanç sözleşmesinde davalıya yüklenen diğer sorumlulukların yerine getirilmesine dair ihtarname yollandığını, ancak bugüne kadar herhangi bir sonuç/cevap alınamadığını, netice itibarı ile; davalı yanın inanç sözleşmesi, ek protokollerde belirtilen yükümlükleri yerine getirmemekte kararlı gözüktüğünü, davacının %69’una sahip olduğu şirket ve yine davacının aldığı tüm eşya/ekipmanlar da davalının kullanımında/gasbında olduğunu, Borçlar Kanunu’nun İnanç Sözleşmesini düzenleyen hükümleri 18/66/99/125 vd. devamı maddeler ile Türk Ticaret Kanunu’nun hisse devir vaadine ilişkin hükümlerinin açık olduğunu, yine Medeni Kanun’un iyi niyet ve devamı maddeleri çerçevesinde davalının aslında tümü davacı vakfa ait olan Hiper-b Med. San. Ve Tic. Ltd. Şti. nin %69’luk payının davacı vakfa devri ve tescilini talep etmek zarureti hasıl olduğunu, bu anlamda ... ...Esas sayılı dosyasında ... aleyhine davalı şirketin %69'luk payının davacı vakıf adına tescili için dava açıldığını, açılan davanın reddolduğunu, akabinde anılan karar ... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesinin 2020/1414 Esas, 01.06.2021 tarih 2021/702 Karar sayılı kararı ile;" Davacı yan işbu davada, davalı ile arasındaki inanç sözleşmesi gereğince dava dışı ... Med. ve Tic. Ltd. Şti. 'nin % 69 hissesinin adına devri ve tesciline karar verilmesini talep etmiş olduğunu, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verildiğini. İşbu davada payın şirket pay defterine de tescili istendiğine göre husumetin hisseleri devralındığı ileri sürülen limited şirkete de yöneltilmesi gerektiğini, davanın 2014 yılında açıldığını ve bu zaman zarfında yargılama yapıldığı gözetildiğinde hisselerinin devri ve tescili talep edilen ... Med. ve Tic. Ltd. Şti. 'ne karşı dava açılarak işbu dava ile birleştirilmesinin sağlanması gerekirken usulünce taraf teşkili sağlanmadan hüküm tesisi doğru görülmemiştir." gerekçesi ile kaldırıldığını, kaldırma kararı üzerine yeni esas numarası veren ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/448 Esas sayılı dosyasında 21.01.2022 tarih 1 nolu ara kararı ile; "Davacı vekiline ... Med ve Ticaret Ltd Şti'ye karşı Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı da göz önünde bulundurularak dava açıp iş bu dava ile birleştirilmesi için " süre verildiğini, öncelikle iş bu davanın ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/448 Esas sayılı dosyasında görülmekte olan dava ile birleştirilmesini,

yapılan inanç sözleşmesi/protokol gereği ...Med. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin %69luk payına davacı vakfa devir/tescilini talep ve dava etmiştir. Birleşen ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/342 Esas sayılı davasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı vakıfın, dava dışı ... ile Hiperbarik oksijen kabini işletmesi için bir şirket kurmak üzere anlaştığını, bu anlamda dava dışı ...'e ödemeler yaptığını, davacı vakfın bu inanç sözleşmesinden mütevellit şirket hissesinin %69'unun devri için ... ...Esas sayılı dosyasında tespit davası açtığını, bu davayı açana kadar ortağı olduğu şirket adına bir çok ödeme yaptığı ve davalı şirkete borç para gönderdiğini, ... ...Esas sayılı dosyasında alınan 07.01.2016 tarihli bilirkişi raporunda davacı defterlerinin incelenmesinde 2013 yılı sonu itibariyle 430.790,57 TL, davalı yanın ticari defterlerinin incelemesinde ise 314.608,33 TL davacı Vakfın alacaklı olduğu tespit edildiğini, davacı Vakfın 14.04.2021 tarihli Vakıflar Bölge Müdürlüğü denetim raporunda davalı şirketten 438.473,82 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği belirterek davalı yana gönderilen ve davalı yan adına ödenen toplam 438.473,82 TL'nin 07.01.2016 tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Mahkememizin 2014/1141 Esas 2018/682 Karar sayılı ilamı ile asıl davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince istinaf edilmiş, ... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nin 01/06/2021 tarihli 2020/1414 Esas 2021/702 Karar sayılı ilamı ile "Davacı yan işbu davada, davalı ile arasındaki inanç sözleşmesi gereğince dava dışı ... Med. ve Tic. Ltd. Şti. 'nin % 69 hissesinin adına devri ve tesciline karar verilmesini talep etmiş olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. İşbu davada payın şirket pay defterine de tescili istendiğine göre husumetin hisseleri devralındığı ileri sürülen limited şirkete de yöneltilmesi gerekir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 18/09/2014 tarih 2014/7746 Esas 2014/14033 Karar sayılı emsal ilamı). Hal böyle olunca mahkemece, davanın 2014 yılında açıldığı ve bu zaman zarfında yargılama yapıldığı gözetildiğinde hisselerinin devri ve tescili talep edilen ... Med. ve Tic. Ltd. Şti. 'ne karşı dava açılarak işbu dava ile birleştirilmesinin sağlanması gerekirken usulünce taraf teşkili sağlanmadan hüküm tesisi doğru görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzeni gözetilerek kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereği kaldırılarak dosyanın mahkemesine gönderilmesine" karar verilmiş, dosyanın bu kez mahkememizin 2021/448 Esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuş, birleşen davalar iş bu kaldırma ve gönderme kararından sonra eldeki dava ile birleştirilmiştir. Asıl ve birleşen ... Esas sayılı davası; davacı ile davalı arasında imzalanan protokol ve inanç sözleşmesine dayalı olarak kurulan ...Med. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin %69'luk hissesinin davacıya devir ve tescili istemine, birleşen ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/342 Esas sayılı davası; alacak istemine ilişkindir. Taraflarca usulüne uygun dayanılan deliller celbedilmiş, bilirkişi kök ve ek raporu alınmıştır. Dosya kapsamındaki ticaret sicil müdürlüğü dosyasından, ...Med. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin 14/05/2012 tarihinde 300.000,00 TL sermaye ile %70 hissesi dava dışı ..., %30 hissesi davalı ...'e ait olmak üzere kurulduğu, 03/01/2013 tescil tarihli hisse devri ile ...'nun mevcut hissesinin 207.000 TL'sini davalı ...'e devrettiği, hali hazırda %99 hissenin davalı ...'e, %1 hissenin ...'na ait olduğu anlaşılmaktadır. Taraflar tarafından imzalanan 18/11/2012 tarihli İnanç Sözleşmesinde, davacının inanan olarak, davalının inanılan olarak yer aldığı, ...Med. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin % 69 hisseye karşılık 207.000,00 TL ile davacı hesabına ortak olunduğu, ortaklıkla ilgili tüm masraflar vb. ödemelerin inanan davacı tarafından yapılacağı, inanılan davalının davacıya ait olan %69'luk hisseyi istediği zaman bu hisseleri talep tarihi ile aynı gün içerisinde noterden devredeceği ve devir ederken de herhangi bir ücret talep etmeyeceği, inanılan davalının davacının haberi ve yazılı izni olmadan %69 şirket hissesini bir başkasına devretmeyeceği, ortaklık sermayesi olan 210.000,00 TL'nin ve kuruluş masraflarının inanan davacı tarafından ödeneceği, şirketin kar ve zararının davacıya bildirileceği, davacının şirketin muhasebesini denetleyeceği, şirketin çalışması ve işleyişi için gerekli olan aylık alım ve satımları dışındaki gereksinim ve harcamalar ile ilgili kararların davacı ile davalı tarafından birlikle karara bağlanacağı, şirketin çalışmaları ile ilgili senelik raporların tanzim edilerek davacıya sunulacağı hususlarının düzenlendiği görülmüştür. Taraflar arasında imzalanan aynı tarihli ortaklık sözleşmesinde, faaliyet konusu hiper barik oksijen tedavisi olan şirketin %30 ortağı olan davalının şirketin %99 yönetiminin (ticari, idari, mali, hukuki, yasal ve her türlü) sorumluluğunu üstlendiği, ayrıca şirketin danışmanlık görevini ifa edeceği, diğer ortak ...'nun bu sorumluluğun %l payı oranında bu temsile iştirak edeceği, ...oksijen tedavi şirketinin kuruluş masrafları dahil her türlü giderlerinin davacı tarafından karşılanacağı ve bu taahhüdün işletmenin faaliyete geçmesi ile sona ereceği, bu giderlerin kuruluş masrafları, işletme için gerekecek tıbbi araç, gereç, donanım, yer tespiti, tadilat, tamirat, onarım, tefrişat ve her türlü giderleri içerdiği, belirtilen ödemeleri yapan ve işletme faaliyete geçeceği zaman kadar ana sermayenin tümünü karşılamayı taahhüt eden davacıya, davalının payına isabet eden ve davacı tarafından ödemesi yapılan borç miktarının 25/10/2012 günü itibari ile 24 ayar altın üzerinden hesap edileceği ve ödeme günlerinde kar payından ödemeyi yapan davacıya ödeyeceği, şirketin %99 hissesini uhdesinde bulunduran davalının bu ödemeyi taahhüt ettiği borcu bitinceye kadar ödemeye devam edeceği, borcun bitiminden sonra işletmenin elde edeceği %30'luk net karın (masraflar düşüldükten sonra elde edilecek) kendisine işletmece ödeneceği, kuruluşun tüm giderlerini karşılayan davacının sağladığı bu imkanlar karşılığında işletmenin faaliyete geçmesi ile birlikte bu işletme devamı suresince elde edeceği net karın %69'unu davacının alacağı hususlarının düzenlendiği görülmüştür. 10/10/2012 tarihli Hiperbarik Oksijen Kabini kiralama sözleşmesinde, kiralayanın ...Med. Ve Tic. Ltd. Şti., kiraya verenin ... Sağlık Eği. Danş. Ltd. Şti. olduğu, kira ödeme şekli ve zamanı maddesinde şirket karının %1'ine tekabül eden kısmının kira olarak ödeneceğinin kararlaştırılarak sözleşmeye aykırı davranma halinde 100.000,00 Euro cezai şart kararlaştırıldığı görülmüştür. Dava dışı ... Ltd. Şti. tarafından Selçuk Geyveli'ye hitaben düzenlenen 03/10/2013 tarihli ihtarnamede, ... Ltd. Şirketi'nin müdürü olduğu ve aynı zamanda ...şirketinin de 17/03/2012 tarihi itibarı ile müdürü seçildiği, bu tarihten itibaren şirketi zarara uğratıp zimmetine para geçirdiği, şirket gelirlerinden Hiper B şirketine farklı şekillerde kullandığı belirtilmek suretiyle açıklama talep edildiği görülmüştür. Davacı tarafından davalıya hitaben düzenlenen 29/11/2013 tarihli ihtarnamede, inanç sözleşmesinin 2. maddesinde davacının talebi halinde hiçbir ücret talep etmeden hisselerini davacıya devredeceğinin vurguladığını, sözleşmede ihlal edilen maddeler olduğunu, bu konuları konuşmak üzere 10 gün içerinde görüşme talep ettikleri bildirilmiştir. Davacı tarafından davalıya hitaben düzenlenen 10/01/2014 tarihli ihtarnamede, İnanç Sözleşmesi ve Ortaklık Taahhüdünün şartlarının yerine getirilmesi için tekrar 10 günlük süre ile görüşme talep edildiği bildirilmiştir. ... 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin tespit dosyasında alınan 26/07/2014 tarihli raporda; tespite konu hiperch zyron 12 marka oksijen kabin ve ekipmanlarının Hiperbarik Oksijen Tedavi Merkezinde faal olarak hizmet vermeyi sürdürdüğü tespit edilmiştir. İstinaf kanun yolu incelemesi sonrasında mahkememizce mali müşavir bilirkişi ile nitelikli hesap alanında uzman bilirkişiden aldırılan 23/08/2023 tarihli kök rapor ile; taraflar arasında ...Med. Ve Tic. Ltd. Şti'nin %69'luk hissesinin devrine dair bir inanç sözleşmesi yapıldığı, ... .... .... ve Kült. Dayn. Vakfı Basın Yay. ve Dağ. İktisadi İşletmesi ile ... arasında yapılan bu sözleşmenin 2. maddesinde, "İnanan Vakfa ait olan 469 oranında hissenin ... tarafından istediği zaman talep tarihi ile aynı gün içerisinde noterden devredecek ve devre ilişkin herhangi bir ücret talep etmeyecektir. Bu sözleşme gereğince söz konusu şirketin ortaklık sermayesi olan 210.000,00 TL ve kuruluş masrafları inanan Vakıf tarafından ödenecektir." hükmünün yer aldığı, taraflar arasında yapılan bu sözleşme adi yazılı şekilde olup Türk Ticaret Kanunu'nun 595/1 maddesi ve .... ..... .... Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere “pay devri veya devir vaadi hakkındaki sözleşme yazılı şekilde yapılmamış ve noterce de onaylanmamış ise, ilgililer açısından da büküm ifade etmez”. Söz konusu sözleşmenin davalı taraf açısından bir devir vaadi niteliği taşıdığı şüphesizdir. Yapılan sözleşmenin noter tarafından onaylanmamış olduğu da göz önünde bulundurulduğu zaman sözleşmenin geçerli nitelikte olmayıp taraflar açısından hüküm ifade etmeyeceği ve sözleşme kapsamında yapılan ifaların tasfiyesinin gerekeceği hususlarının görüldüğü, davalı vekili dilekçesinde Vakıf ile şirket arasında yapılan sözleşmenin asıl amacının Vakfın yapacağı üniversite açma izni başvurusu için durumunu kuvvetlendirmek adına medikal merkez işletiyor izlenimi vermek olduğunu belirterek muvazaa iddiasında bulunuduğu, yapılan sözleşmenin amacının şirket hisse devri değil, geçici olarak Vakfı sağlık merkezi işletiyor olarak göstermek olduğu, ancak.... .... .... Karar sayılı kararında da görüldüğü üzere “muvazaanın varlığını iddia eden taraf veya bunların ardılı (halefi) sıfatı ile hareket eden, başka bir anlatımla sözleşmenin yanlarından birine dava açan kişi Medeni Kanun'un 6. maddesi gereğince bu iddiasını ispat etmek zorundadır, Senede bağlı bir sözleşmeye karşı muvazaa iddiası, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 288 ve 290. maddelerinde belirtildiği üzere ancak yazılı delille kanıtlanabilir.” denildiği, görüleceği üzere özellikle yazılı bir senet bakımından muvazaa iddiasının yine yazılı bir delille kanıtlanması gerektiği, davalı vekilinin cevap dilekçesinde muvazaa iddiasında bulunmasının ardından muvazaaya ilişkin herhangi bir delil sunmadığından ve görünürde kalan kısım bakımından da muvazaaya ilişkin net deliller bulunmadığından muvazaa sebebiyle sözleşmenin geçersiz olup olmadığı hususunun mahkemenin takdirinde olduğu, davacı vekili, 2021/342 Esas sayılı birleşen dosya dava dilekçesinde davacı Vakfın 14.04.2021 tarihli denetimine tâbi olduğu Vakıflar Genel Müdürlüğü denetiminde davalı şirketten 438.473,82 TL alacaklı olduğu iddiasında bulunarak alacağını talep ettiği, dosya kapsamında önceden alınan bilirkişi raporunda da görüldüğü üzere Türkiye Ekonomik ve Kült. Dayn. Vakfı'nın 2013 yılı ticari defter kayıtlarında Vakfın, Davalı Şirketten 430.790,57 TL alacağı olduğunun tespit edildiği, .... ..... .... Müdürlüğü denetim raporunda 438.473,82 TL alacak tespit edildiği ileri sürülmüş olsa dahi dosya kapsamında bu iddiayı kanıtlar nitelikte herhangi bir delil bulunmadığı, ancak dosya içeriğinde bulunan ticari defter dökümlerine yani davacı taraf ticari defter kayıtlarına göre, davalı şirketten 430.790,57 TL alacaklı olduğu sonuç ve kanaatine ulaşıldığı, nihai takdir ve hukuki değerlendirme Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere; Asıl davada: taraflar arasındaki hisse devri sözleşmesi yazılı olarak yapılmış ise de, limited şirket hisse devirlerinin yasada belirlenen ve bağlı olduğu şekle uygun olarak hisse devir sözleşmesi düzenlenmediği, bu nedenle taraflar arasındaki sözleşmenin Limited Şirket Hisse Devir Sözleşmesi olarak nitelendirilemeyeceği, bu bakımdan Limited Şirket yönetiminden veya hissesini devredenden, hisse devrinin tescil ve ilanının beklenemeyeceği, Mahkemece Limited Şirket hisse devrine ilişkin yasal şartları taşımadığından sözleşmenin geçersiz sayılması halinde, tarafların birbirlerine verdiklerini iade ile yükümlü oldukları, sözleşme tarihinde %30 hissesi olan davalı ...'in, hissesinden daha fazlasını davacıya satmasının fiilen mümkün olamayacağı, şirketin diğer ortağı .... .... .... veya ...Sağlık Medikal San. ve Tic. Ltd. Şti'ne husumet yöneltilmesi gerekirken sadece şirket ortaklarından birine karşı açılan davanın eksik hasımla açıldığı hususunun Mahkemenin taktirinde olduğu, Birleşen ... 10 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/342 Esas sayılı davanın, davalıya gönderilen ve davalı yan adına ödenen toplam 438.473.82 TL'nin 07.01.2016 tarihinde itibaren işleyecek avans faiz ile birlikte davalıdan tahsili talep edilmiş olmasına rağmen, önceki bilirkişi raporlarında da tespit edilmiş olduğu üzere davacı vakfın dosya içeriğinde bulunan ticari defter dökümlerine, yani davacı taraf ticari defter kayıtlarına göre, davalı şirketten 430.790,57 TL alacaklı olduğunun hesap edildiği, mahkemenin; “Birleşen ... 2 ATM'nin 2022/ 142 Esas sayılı davanın, yapılan inanç sözleşmesi/protokolü gereği ...Med. ve Tic. Ltd. Şti.'nin %69 hissesinin davacı vakfa devir/tescili ve davalının şirket üzerindeki tasarruflarının engellenmesi talep edilmiş olmasına rağmen, taraflar arasındaki hisse devri sözleşmesi yazılı olarak yapılmış ise de, limited şirket hisse devirlerinin yasada belirlenen ve bağlı olduğu şekle uygun olarak hisse devir sözleşmesi düzenlenmediği, bu nedenle taraflar arasındaki sözleşmenin Limited Şirket Hisse Devir Sözleşmesi olarak nitelendirilemeyeceği, bu bakımdan Limited Şirket yönetiminden veya hissesini devredenden, hisse devrinin tescil ve ilanının beklenemeyeceği, Limited Şirket hisse devrine ilişkin yasal şartları taşımadığından sözleşmenin geçersiz” sayılması halinde; sözleşme nedeniyle tarafların birbirlerine verdiklerini iade ile yükümlü oldukları, keza sözleşme tarihi itibariyle 430 hissesi olan davalı ...'in, hissesinden daha fazlasını davacıya satmasının fiilen mümkün olamayacağı rapor edilmiştir. Tarafların beyan ve itirazları üzerine mahkememizce aldırılan 14/12/2023 tarihli ek rapor ile; kök rapordaki görüş ve kanaati değiştirecek yeni bir belge de sunulu olmadığından, 23.08.2023 tarihli raporda ulaşılan görüş ve kanaatlerinde herhangi bir değişiklik olmadığı rapor edilmiştir. Davacı vekilinin itirazları ile mahkememizin 11/05/2023 tarihli ara kararı gereği tanzim edilen bilirkişi raporunda birleşen ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/342 esas sayılı dosyasına konu alacak talebi yönünden mali müşavir bilirkişinin değerlendirmelerinin denetlenebilir mahiyette bulunmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin nitelendirilmediği, ticari kayıtlardaki alacak sonucunun hangi ilişkiye dayandığının açıkça ortaya konulmadığı anlaşıldığından bu hususlarda mahkememizce mali müşavir bilirkişi ile nitelikli hesap alanında uzman bilirkişiden aldırılan 14/12/2023 tarihli ek rapor ile; davacı vakfın davalı şirketten 430.790,57 TL alacaklı olduğu, davacı talebi doğrultusunda davacı taraf alacağına değişen oranlarda olmak üzere dava tarihi itibariyle 314.878,40 TL avans faizi hesap edildiği, buna göre mahkemenin takdirinde olmak üzere, dava tarihi itibariyle işlemiş avans faizi dahil toplam (430.790,57 + 314.878,40) 745.668,97 TL davacının davalıdan alacaklı olabileceği, taraflar arasındaki ilişkinin, 18.11.2012 tarihinde kurulmuş olan “...Sağlık Medikal Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ile İlgili Ortaklık Sözleşmesi Taahhüdü” başlıklı sözleşmeden kaynaklı davalı taraf yükümlülükleri kapsamında olduğu, yapılan hisse sözleşmesinin noter tarafından onaylanmamış olduğu da göz önünde bulundurulduğunda sözleşmenin hisse devri bakımından geçerli nitelikte olmayıp taraflar açısından hüküm ifade etmeyeceği, ancak sözleşme kapsamında yapılan ifaların tasfiyesinin gerekeceği sonucuna ulaşıldığı rapor edilmiştir. Asıl dava ve birleşen ... Esas sayılı davası yönünden yapılan değerlendirmede; ... Bölge Adliye Mahkemesi .... .... .... Karar sayılı ilamı gereği hisselerinin devri ve tescili talep edilen .... ..... .... Ticaret Mahkemesi'nde açılan 2022/142 Esas sayılı dava eldeki dava ile birleştirilerek davaya devam olunmuştur. Tüm dosya kapsamından; davalı limited şirketin hisse devrine ilişkin davacı vakıf ile davalı ortak ... arasında davaya konu inanç sözleşmesinin akdedildiği 18/11/2012 tarihinde ...Med. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin %70 hissesinin dava dışı ..., %30 hissesinin davalı ...'e ait olduğu, buna karşın inanç sözleşmesi ile davalı ...'in sahibi olmadığı toplam %69 oranında hisseyi 207.000 TL bedel ile davacıya devretmeyi taahhüt ettiği, taraflar arasında imzalanan aynı tarihli ortaklık sözleşmesinde, faaliyet konusu hiper barik oksijen tedavisi olan şirketin %30 ortağı olan davalı ...'in, davalı şirketin %99 yönetiminin (ticari, idari, mali, hukuki, yasal ve her türlü) sorumluluğunu üstlendiği, buna karşın davalı ...'in cevap dilekçesi ile dava dışı ortak ...'na düşen %69'luk payı 19/12/2012 tarihinde devir aldığını savunduğu, bu tarihin inanç sözleşmesi tarihinden sonraki bir tarihe ilişkin olduğu, 03/01/2013 tescil tarihli hisse devrinin Ticaret Sicili Gazetesinde 08/01/2013 tarihinde ilan edildiği, bu açıklamalar karşısında inanç sözleşmesinin akdedildiği 18/11/2012 tarihinde davalı ...'in devrini taahhüt ettiği, davalı şirketin %69 hissesine sahip olmadığı anlaşılmaktadır. Yargısal kararlarda inançlı sözleşme, inanılan tarafın elde ettiği hakkı, taraflarca güdülen amaç sona erdikten veya belirli bir süre geçtikten sonra inanana veya üçüncü kişiye devretme taahhüdünü içeren bir anlaşma olarak tarif edilmiştir (HGK, 13.5.1992 tarih, 1992/14-249 E, 1992/323 K). İnançlı sözleşme ile inanan (itimat eden) bir mülkiyet veya alacak hakkını inanılana (mutemede) devretmekte, borçlandırıcı bir sözleşme ile de inanılan kişinin hak ve yetkilerini sınırlandırmaktır. İnanılan hakkını kullanırken kararlaştırılan koşullara uymayı, amaç gerçekleşince veya süre dolunca tekrar hakkı inanana iade etmeyi yükümlenmektedir. Kural olarak devir edilebilir nitelikteki tüm haklar inançlı işleme konu olabilir. Buradan hareketle somut olaya tekrar bakıldığında inançlı sözleşmenin konusunu oluşturan hakka, devir taahhüdü altına giren davalı ...'in sahip olması, kimse sahip olduğundan fazlasını devredemeyeceğinden, sözleşmenin geçerlilik koşuludur. Oysa ki sözleşmesinin akdedildiği 18/11/2012 tarihinde davalı ...'in devrini taahhüt ettiği, davalı şirketin %69 hissesine sahip değildir. Öte yandan ise şirketin kurulduğu tarihten itibaren davalı ... şirketin kurucu ortağı olmakla, şirketin kuruluşundan itibaren ortaya konan bir inanç sözleşmesi de bulunmamaktadır. Bu halde davaya dayanak olan 18/11/2012 tarihli inanç sözleşmesi uyarınca davalı ...'in %69 oranında şirket hisse devrini sağlamayı taahhüt edeceği borçlandırıcı bir işleme girmesi mümkün olmadığından, mahkememizce ancak somut talep kapsamında uyuşmazlık değerlendirilebileceğinden, yine Türk Ticaret Kanunu uyarınca limited şirkette usulüne uygun resmi şekilde yapılmış bir hisse devir sözleşmesi de bulunmadığından, asıl ve birleşen ... Esas sayılı davalarının reddine karar vermek gerekmiştir. Birleşen ... .... .... .... .... .... Esas sayılı davası yönünden yapılan değerlendirmede; Tüm dosya kapsamından mahkememizce aldırılan kök rapor ve 14/12/2023 tarihli ek rapordan; davacı ile iş bu davada dava dışı ... arasında akdedilen 18.11.2012 tarihli “...Sağlık Medikal Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ile İlgili Ortaklık Sözleşmesi Taahhüdü” sözleşmesinden kaynaklı olarak yapılan ifaların 430.790,57 TL olduğu, nitekim her iki tarafın ticari defterlerine göre de davacının davalıdan 430.790,57 TL alacaklı olduğunun uyumlu olduğu, inanç sözleşmesi kapsamında davacının davalı şirketin hissedarı haline gelmemesi nedeniyle, şirketin hissedarı olduğuna inanarak yapmış olduğu ödemeleri geri istemekte haklı olduğu kabul edilerek birleşen ...Ticaret Mahkemesi'nin 2021/342 Esas sayılı davasının kısmen kabulü ile; 430.790,57 TL'nin 08/06/2021 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl ve birleşen ... Esas sayılı davalarının REDDİNE, 1.a-Asıl dava yönünden; 1.a.a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 427,60 TL harçtan peşin alınan 25,20 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 402,40 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 1.a.b-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerilerinde bırakılmasına, 1.a.c-Davalı tarafından asıl davada yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 1.a.ç-Davalı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 30.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 1.a.d-HMK'nın 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının ve delil avansının kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, 1.b-Birleşen ... Esas sayılı davası yönünden; 1.b.a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 427,60 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 1.b.b-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerilerinde bırakılmasına, 1.b.c-Davalı tarafından birleşen davada yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 1.b.ç-Davalı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 30.000 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, 1.b.d-HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının ve delil avansının kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, 2-Birleşen ...Ticaret Mahkemesi'nin 2021/342 Esas sayılı davasının KISMEN KABULÜ ile; 430.790,57 TL'nin 08/06/2021 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2.a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 29.427,30 TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından peşin yatırılan 7.488,04 TL harcın mahsubu ile bakiye 21.939,26 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, davacı tarafından peşin yatırılan 7.488,04 TL harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 2.b-Davacı tarafından yapılan 54,50 TL tebligat ücreti ve 2,50 TL dosya masrafı olmak üzere toplam 57 TL yargılama giderinin kabul-ret oranına göre hesaplanan 55,97 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 2.c-Davacı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 68.618,59 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2.ç-Davalı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/2. maddesi uyarınca takdir olunan 7.683,25 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 2.d-Arabuluculuk bürosu tarafından yapılıp Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan, dava dilekçesine ekli arabuluculuk son tutanağı Uyap'a eklenerek arabulucuya ödenen ücret belirlenemediğinden tarifeye göre en düşük ücret olan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13. ve 14. fıkraları gereğince haklılık oranı göz önünde bulundurularak hesaplanan 23,76 TL'sinin birleşen ...Ticaret Mahkemesi'nin 2021/342 Esas sayılı davasında davacıdan, 1.296,24 TL'sinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 2.e-HMK'nın 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.05/12/2024

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2021/448, K. 2024/831, T. 05.12.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2021-448-e-2024-831-k-4378ca7c68d7