İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2020/606 E. 2024/937 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2020/606
- Karar No
- 2024/937
- Karar Tarihi
T.C. ... 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C. ... 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2020/606 Esas KARAR NO : 2024/937
BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...
- ASIL DAVA -
DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 05/02/2010
- BİRLEŞEN... 1. ATM ... E SAYILI DOSYASI -
DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 14/06/2012
- BİRLEŞEN... 1. SULH HUKUK MAHKEMESİNİN ... E SAYILI DOSYASI -
DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 16/03/2010 KARAR TARİHİ : 26/12/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZIM TARİHİ : 24/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan alacak ve istirdat davalarının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı - davalı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; dava konusu işe ilişkin olarak, 24/06/2008 tarihinde hazırlanarak idareye teslim edilen revize restorasyon projelerinin onaylanması ile birlikte bu projeye bağlı olarak elektrik ve mekanik tesisat projelerinde de değişiklik olması gerektiğini, idarenin bu konuda talebinin olmadığını veya bu projelerin idarece hazırlanmadığını, projelerin onaylanmayıp yüklenicinin işe devam etmeye zorlandığını, revize projenin hazırlanmasına kadar dört hakediş ödemesinin yapıldığını, ilk üç hakediş ödemelerinin zamanında yapıldığını, 4. hakedişin zamanında ödenmeyip geciktirildiğini ve bir kısım ödemelerin ise henüz yapılmadığını, hakedişlerin gecikmesine rağmen imalatlara devam edildiğini ve ödeme sıkıntısı nedeniyle 5. hakedişin ödenmediğini, revize iş programının yapılması gerektiği hususunda 20/11/2008 tarihli tutanağın haksız ve yanlı olduğunu, idarenin onaylı revize projeyi 27/11/2008 tarihinde müteahhide teslim ettiğini, projenin yenilenmesi nedeniyle ortaya çıkan ve sözleşmede bulunmayan imalatlarla ilgili “mukayeseli keşifin” müteahhide verildiğini, keşfin idarece tek taraflı olarak hazırlandığını ve tespit edilen birim fiyatlar ile uygulamalar konusunda idare ile ciddi görüş ayrılıklarının bulunduğunu, yüklenicinin revize iş programını 25/12/2008 tarihinde idareye verdiğini, 01/12/2009 tarihine kadar süre uzatımı talep ettiğini, revize iş programının ve süre uzatımının idarece kabul edilmediğini ve 15/05/2009 tarihine kadar süre uzatımı verildiğini ve bu kararın yükleniciye bildirildiğini, idarenin revize elektrik ve mekanik tesisat projelerini hazırlama çalışmalarını yapmadığını, yüklenici tarafından hazırlanan projelerin 10/06/2009 tarihinde idareye sunulduğunu, idarenin kontrollük teşkilatınca hazırlanan mukayeseli keşfe karşı itirazlar ve uygulamaya yönelik görüş ayrılıklarının “Anlaşmazlık Tutanağı” adı altında tutanağa bağlanarak, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Yüksek Fen Kuruluna gönderildiğini, Yüksek Fen Kurulunun kararının idareye tebliğinden önce söz konusu işin, 2009 yılı ödeneğini idarenin 750.000,00 TL olarak belirlediğini, dolayısıyla yapılan imalatların ve hakedişe bağlanmamış imalatların bu miktarın üzerinde olup yeterli ödeneğin bulunmadığını, idare yetkilileriyle yapılan toplantı ile keşif artışının %50 sınırlarında olduğu ve bu ödeneğin bulunmadığı, bu durumda karşılıklı mutabakatla işin tasfiyesinin daha uygun olacağı hususunda davacının yazılı talep ile karşılıklı mutabakatla işin tasfiyesini talep ettiğini, idarece tasfiye talebinin uygun görülmediğini ve verilen süre içerisinde şantiyenin açılarak çalışmalara başlanması gerektiğini aksi takdirde sözleşmenin tek taraflı feshedileceği ve genel hükümlere göre tasfiyenin gerçekleştirileceğine dair ihtarname gönderildiğini, davacının 24/08/2009 tarihli yazısıyla çalışmalara yeniden başladığının bildirdiğini, idarenin 18/09/2009 tarihli yazısı ile sözleşmeyi feshettiğini ve teminatın irad kaydedildiğinin bildirildiğini, idarenin fesih bildiriminin ardından ihalelerden bir yıl süreyle yasaklama kararı verdiğini ve Resmi Gazetede yayınlanarak yükleniciye bildirildiğini, 20/11/2009 tarihinde idarece oluşturulan fesih komisyonunca şantiyenin idare tarafından teslim alındığını ve bu durumun 20/11/2009 tarihli “Durum Tespit Tutanağı” ile tespit edildiğini ve davalı idare aleyhine... .... .... .... tarihli ihtarnamesi ile zararların tazmini istenerek, idarenin temürrüde düşürüldüğünü belirterek sözleşme konusu işle ilgili hakedişi yapılmamış imalat ve ihzarat bedellerinin önceki hakedişler nedeniyle ödenmeyen fiyat farklarının yüklenici tarafından hazırlanan ve idareye sunulan revize restorasyon elektrik ve tesisat bedellerinin 10.000 TL'sinin faizi ile birlikte, haksız fesih nedeniyle uğramış olduğu kar kaybına ilişkin olarak şimdilik 5.000 TL nin ve nakde çevrilip irad kaydedilen teminat mektubu bedelinden doğan zarara karşılık şimdilik 5.000 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 05/07/2012 tarihli dilekçesinde ıslah talebinde bulunarak eksik harcı ikmal etmiştir. Davalı - davacı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde özetle; dava konusu işin devamı sırasında hazırlanan revize restorasyon projelerinin yüklenici ve idare tarafından ortaklaşa hazırlandığını, projelerin tamamının yüklenici tarafından hazırlanmadığını, yüklenicinin proje çizimlerinden ve onay aşamalarından haberdar olduğunu, revize proje doğrultusunda idarece hazırlanan 20/11/2008 tarihli 323.438,85 TL artış bedelli mukayeseli keşif çalışmasına yüklenicinin itiraz ettiğini ve Yüksek Fen Kurulunun emsal kararları da dikkate alınarak, 05/12/2008 tarihinde yeni bir mukayeseli keşif çalışması yaptığını , bu çalışmada artış bedelinin 316.748,45 TL olarak hesaplandığını, bu hesaplamaya yüklenicinin itiraz ettiğini, yüklenicinin hazırlamış olduğu mukayeseli keşif çalışmasında talep ettiği miktarın 940.984,04 TL olması nedeniyle tarafların anlaşma olanağı kalmadığından “Anlaşmazlık Tutanağı” tutulduğunu ve Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Yüksek Fen Kuruluna başvurulduğunu, bu kararın 07/05/2009 tarihinde idareye ulaştığını ve bu arada şantiyede herhangi bir çalışma yapılmadığını, idarenin 07/08/2009 tarihli ihtarı üzerine yüklenicinin 24/08/2009 tarihi itibariyle çalışmalara başladığını beyan ettiğini, revize restorasyon projesinin kısmi değişiklikler içerdiğini, dolayısıyla diğer imalatların devamına engel durumun bulunmamasına rağmen yüklenici tarafından verilen çalışmalara başlandığına dair beyanla birlikte, şantiyedeki çalışmalar da uzman teknik elemanın bulunmadığını, yüklenicinin 4 nolu hakedişin bir kısmının ödenmediğine ilişkin iddiasının yerinde olmadığını, Uygulama İşleri Genel Şartnamesinin 23. maddesinin “Yeni Birim Fiyat tespitinde yüklenici ile uyuşulamaz ise taraflarca anlaşmazlık tutanağı düzenlenir ve anlaşmazlıklar 10 gün içerisinde Bayındırlık Kuruluna intikal ettirilir. Yüklenici, birim fiyat uyuşmazlığı hakkında Bayındırlık Kurulu kararı beklenmeden idare tarafından tespit edilmiş fiyat üzerinden işe devam etmek zorundadır” maddesine rağmen yüklenicinin şantiyeyi kapalı tutmaya devam ettiğini ve görevli teknik personel bulunmadığını, yüklenicinin ilave ödeme ve %40 tenzilat uygulaması yapılmadığına ilişkin taleplerinin yerinde olmadığını, yüklenicinin Beypazarı Sulh Hukuk Mahkemesince yapılan delil tespitine dayanarak alacak talep ettiğini, ancak bu talebinin yerinde olmadığını, yukarıda belirtilen hususlar gözönünde bulundurularak, sözleşmenin feshedildiğini ve fesih sebebiyle idare olarak bazı talep haklarının olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Birleşen... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... sayılı dosyasında davacı - davalı vekili dava dilekçesinde; davalı idarenin... İli, Beypazarı ilçesi, Suluhan Restorasyon işini 22/05/2007 tarihinde, 1.994.368,75 TL anahtar teslimi götürü bedel ile davacı ...'a ihale ettiğini, sözleşmenin 02/07/2007 tarihinde imzalandığını, işin devamı sırasında davalı idarenin asli yükümlülüğünde olan bir takım yükümlülükleri yerine getirmediğinden, davacının işe devam edemediğini, davacı tarafça sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiğini belirterek bilirkişi raporu ile tespit edilen, bankalara ödenen kredi faiz ve komisyon tutarları kaleminde hesaplanan 134.888,22 TL fiili zarar karşılığı tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... sayılı dosyasında davalı - davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur. Birleşen... 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin ... sayılı dosyasında davalı - davacı vekili dava dilekçesinde özetle; mülkiyeti davacı idareye ait olan... ili Beypazarı İlçesi Suluhan restorasyon işinin davalının öncülüğünde kurulan ... Mimar Müteahhit – Çağdaş Elektrik Limited Şirketi ortak girişimine ihale edildiğini, davalının... ili Beypazarı ilçesi Suluhan restorasyonu işinin yapımını üstlenen iş ortaklığında pilot ortak durumunda olduğunu, iş ortaklıklarında ortakların sözleşmenin konusuna ve kapsamına girecek işleri taahhütleri ve sözleşmeden doğan ortaklığa yönelecek yükümlülüklerinin yerine getirilmesinde müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, ihale konusu işe ilişkin olarak 14/11/2007 tarihinde yapılan ilk hakediş ödemesinde gelir vergisi Kanununun 42. maddesi gereğince %3 oranında yapılması gereken 4.600,40 TL tutarında gelir vergisi tevkifatının sehven yapılmamış olduğunu, hakedişte sehven fazla ödenen 4.600,40 TL 'yi davacı hesabına yatırılmasının pilot ortak davalıya bildirildiğini, ancak ödemenin yapılmadığını, hakediş ödemesinin tahsili için... 23. İcra müdürlüğünün 2009/19478 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek 4.600,40 TL nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen... 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin ... sayılı dosyasında davalı - davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; derdestlik ve zamanaşımı itirazında bulunduğunu, ayrıca davacının aralarında akdedilen 22/05/2007 tarihli sözleşmeyi 18/09/2009 tarihinde haksız yere feshederek davalının zararına sebebiyet verdiğini, davacının sözleşmenin feshi ile birlikte davalının 120.000 TL tutarlı teminat mektubunu da nakde çevirdiğini, fesih sonrasında yaptırılan tespit dosyasına sunulan bilirkişi raporuna göre davalının hakedişe bağlanmamış 1.000.000 TL civarında alacağı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Birleşen 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/188 Esas sayılı dosyasında davalı - davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'a ihale edilen... ili Beypazarı ilçesinde bulunan Suluhan Restorasyon işinin idare tarafından haklı sebeplerle feshedildiğini, sözleşme hükümleri uyarınca, teminat mektubunun güncellenmesi sonucu ortaya çıkan fark alacaklarının, tasfiye hakediş sonucunda ortaya çıkan fark alacak tutarının, işin zamanında bitirilmemesi nedeniyle gecikme cezasının, teknik personel bulundurmama cezasının, işin zamanında bitirilmemesi sebebiyle güncel kira kaybının davalı yükleniciden tahsilini ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla bu alacak kalemlerine ilişkin olarak şimdilik 30.000 TL'nin tahakkuk tarihlerinden itibaren hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Birleşen 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/188 Esas sayılı dosyasında davacı - davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan sözleşmenin her iki tarafa borç yükleyen sözleşme vasfında olduğunu, idarenin kendi edimlerini yerine getirmeden karşı edimlerin yerine getirilmesini istemesinin mümkün olmadığını, işin revize uygulama projelerinin idare tarafıdan hazırlanmadan işe devam zorunluluğunun getirildiğini, bunun hukuka uygun olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkememize iş bu dava dosyası devredilmeden önce... .... .... .... .... .... .... .... Karar sayılı ilamı ile; asıl davanın kısmen kabulüne, hakediş yapılmamış imalat alacağı olarak 906.219,76 TL, ihrazat bedeli olarak 4.825,58 TL, yoksun kalınan kar bedeli olarak 87.207,35 TL, irat kaydedilen teminat mektubu bedelinden doğan 132.580,00 TL olmak üzere toplam 1.130.825,69 TL nin 29/01/2010 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, Birleşen... 1. ATM nin ... E sayılı dosyasında davanın kabulüne, 134.888,22 TL alacağın 29/01/2010 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, Birleşen... 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/1204 E sayılı dosyasında davanın kısmen kabulüne, 4.600,40 TL alacağın dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, Birleşen... 8. ATM nin 2010/188 E sayılı dosyasında davanın reddine karar verilmiş, kararın davalı - davacı idare vekilince temyizi üzerine Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 06/02/2014 tarihli 2013/4844 Esas 2014/754 Karar sayılı ilamı ile "1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı idare vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları reddi gerekmiştir. 2-Davalı iş sahibi idare ile Çağdaş Elekt.Ltd.Şti. ve ... ortak girişimi arasında imzalanan 02.07.2007 tarihli sözleme ile ortak girişim, “Suluhan Restorasyonu (Onarımı)” işini 1.994.368,74 lira “götürü bedel” üzerinden üstlenmiş, 20.06.2008 tarihinde adi ortaklık feshedilerek işin davacı ... tarafından yürütülmesi kararlaştırılmış, iş sahibi idarenin 24.06.2008 tarihli makam oluru ile bu duruma muvafakat edilmiştir. Sözleşme'nin 9.2 maddesi uyarınca “Uygulama İşleri Genel Şartnamesi” sözleşmenin ekidir. İş sahibi idare tarafından yükleniciye gönderilen 18.09.2009 tarihli yazı ile sözleşmenin feshedildiği ve yüklenicinin kesin teminatının irat kaydedildiği yükleniciye bildirilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan 07.02.2012 tarihli bilirkişi raporunda “fesihte davalı idarenin kusurlu olduğu, fesih işleminin haksız olduğu, idarenin haksız feshi nedeniyle yüklenicinin uğradığı menfi ve müspet zararları gidermesi gerektiği” görüşüne yer verilmişse de, dosya kapsamından tarafların akdin feshinde “ortak kusurlu” oldukları anlaşılmaktadır. Zira sözleşme eki Uygulama İşleri Genel Şartnamesi'nin 19. maddesinde “yüklenicinin üstlenmiş olduğu işin devamı süresince iş yerinde bulunması esastır. Bununla birlikte yüklenici işlerin gecikmesine ve durmasına yol açmamak şartı ile noterce düzenlenmiş bir vekâletnameyle tam yetki almış ve idarece kabul edilmiş bir vekil bırakarak iş başından ayrılabilir” hükmüne, 20. maddenin 3. bendinde ise “yüklenici, işin sözleşme süresi içinde bitirilmesi için, gerekli miktarda malzemeyi ve yeterli sayıda işçiyi her an iş başında bulunduracaktır. Aksi halde, bu hususta kendisini uyarmak üzere yapılacak tebligat tarihinden başlamak üzere on gün içinde bunları istenen sayıya ve miktara tamamlamak zorundadır.” hükmüne yer verilmiştir. Şartnamenin bu hükümlerine rağmen idarenin kontrollük teşkilatı tarafından yapılan kontrollerde iş yerinde (şantiyede) hiçbir teknik personel bulunmadığı, şantiyenin kapalı olduğu ve hiçbir çalışma yapılmadığı idare elemanlarınca düzenlenen 20.11.2008, 25.12.2008, 16.01.2009 tarihli raporlarla tesbit edilmiş, bu durumda 26.01.2009 tarihinde yükleniciye bildirilmiş, bu bildirimden sonra da 09.02.2009, 04.03.2009, 18.05.2009 tarihli raporlarda şantiyenin kapalı olduğu, hiçbir çalışma yapılmadığı saptanmıştır. Yine revize restorasyon projeleri idarece onaylanıp yükleniciye verilmeden yüklenicinin projesiz işe devam ettiği yüklenici vekilinin dava dilekçesinde belirtilmiştir. Ayrıca, sözleşme ve ekleri uyarınca sözleşme konusu işte kullanılması kararlaştırılan çimento takviyeli harcın işte kullanılmaması gerektiği ve bu harç yerine horasan harcının kullanılması gerektiği yüklenici tarafından ileri sürülmüşse de, yüklenicinin 818 sayılı Borçlar Yasası'nın 357/III. maddesi hükmüne uygun şekilde imalâtın noktası noktasına başarıya ulaşması için horasan harcı kullanılmasının zorunlu olduğunu iş sahibine ihbar etmediği ve dolayısıyla bu ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediği anlaşılmaktadır. Tüm bu hususlar ve yüklenicinin işin yapım süresine göre gerçekleştirdiği imalât oranı dikkate alındığında yüklenicinin sözleşme ve eklerine aykırı hareket etmekle kusurlu olduğu, idarenin de sözleşmede kararlaştırılan çimento takviyeli harcın işin tekniğine uygun olup olmadığını araştırmadan işe göre kusurlu malzeme olan çimento takviyeli harcı sözleşme eklerinde göstermesi ve daha sonra da sözleşme ve eklerinde yer almayan çimento katkısı içermeyen harçların kullanılmasını genelge ile istemesi, revize restorasyon projelerinin onayında ve yükleniciye tesliminde gecikmesi nedenleriyle sözleşmeye aykırı davrandığı ve böylece tarafların akdin feshinde “ortak kusurlu” bulunduğu açıktır. Tazminat borcunun doğması için temel koşul kusur olduğundan, tazminat isteyen tarafın kusursuz olması kuraldır. Yüklenicinin sözleşmenin feshi nedeniyle kâr kaybı alacağı talebinde bulunabilmesi için fesihte tamamen kusursuz olması gerekir. Oysa somut olayda az yukarıda açıklanan nedenlerle her iki taraf da kusurlu bulunduğundan yüklenicinin asıl davada kâr kaybına ilişkin alacak istemi ile teminat mektubunun faiz ve komisyon gibi masraflarına ilişkin istemlerinin reddi gerekir. Bu nedenle asıl davada mahkemece kâr kaybı alacağının ve teminat mektubunun faiz ve komisyon masraflarının hüküm altına alınması doğru olmamıştır. İş sahibi idare tarafından açılan birleşen 2010/188 Esas sayılı davada akdin feshinde ortak kusurları bulunması nedeniyle iş sahibinin şantiyede “teknik eleman bulundurmama cezası” ile “gecikme cezasının” yükleniciden tahsiline ilişkin istemlerinin reddine karar verilmesi ise isabetli olmuştur. 3-Mahkemece hükme dayanak alınan asıl ve ek bilirkişi raporunda, sözleşme ve eklerinde yer almadığı halde imalâtta kullanılan horasan harcı nedeniyle yükleniciye ilave bedel ödenmesi gerektiği, sözleşmede olmayan imalâtların bedeli olarak belirlenen 811.669,19 liranın büyük bir kısmının horasan harcı fiyat farkından kaynaklandığı, imalâtlarda kullanılan horasan harcı nedeniyle ödenmesi gereken tutarın imalâtın yapıldığı yıl rayiç fiyatları ile ayrı ayrı analizlerle tesbit edildiği belirtilerek rapor ekine 5 adet “yeni fiyat analizi” eklenmiştir. Rapor eki yeni fiyat analizlerinin incelenmesinde, analizlerde, “analizlerin sözleşmenin 28., sözleşme eki Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 23. maddesine istinaden düzenlendiğinin” belirtildiği görülmektedir. Bilirkişi raporunda horasan harcının bedeli belirlenirken uygulama yılı olan 2008 yılı rayiç fiyatlarının esas alındığı, ek raporda fiyat analizlerinin Borçlar Kanunu'nun 366. maddesi doğrultusunda hesaplandığı yazıldığı halde, bilirkişi raporu eki fiyat analizlerinde Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 23. maddesine istinaden hesaplama yapıldığının belirtilmesi çelişkili olmuştur. Kaldı ki mahkemece sözleşme konusu işte fiilen kullanılan harcın analizi yaptırılmadığı gibi, davalı vekili tarafından dosyaya sunulan 16.04.2012 tarihli Mardin Müzesi Restorasyon Konservasyon ve Analiz Laboratuarınca düzenlenmiş “Beypazarı Suluhan Harç Analizine İlişkin Teknik Rapor” da incelenen harç ve derz örneklerinde çimento kullanıldığının tespit edildiği belirlendiğinden, bilirkişi raporundaki yapılan işte çimento içermeyen horasan harcı kullanıldığına ilişkin tesbit ile davalı vekilince sunulan teknik rapordaki tesbit arasındaki çelişki de giderilmemiştir. Bu haliyle bilirkişi raporunun kendi içinde çelişkili olması, yeterli inceleme ve araştırmayı içermemesi nedeniyle hükme esas alınamayacağı açıktır. O halde mahkemece yapılması gereken iş; dava tarihi ve yargılama sürecinde yürürlükte bulunan HUMK'nın 284 ve Dairemizce temyiz incelemesinin yapıldığı tarihte yürürlüğe girmiş bulunan 6100 sayılı HMK'nın 281/III. maddesi gereğince gerçeğin ortaya çıkması için, konunun niteliğine göre uzman sayılacak kişilerden yeniden bilirkişi heyeti oluşturularak mahallinde keşif yapılmak suretiyle, sözleşme konusu işte fiilen kullanılan harcın örneklerinin alınıp resmî yetkili laboratuarlarda analizinin yaptırılarak öncelikle harcın niteliğini belirlemek, analiz sonucuna göre kullanılan harç sözleşme ve eklerinde kullanılması kararlaştırılan harca uygun ise sözleşme fiyatlarıyla, sözleşmede kullanılması öngörülenden farklı bir harç ise sözleşme eki Uygulama İşleri Genel Şartnamesi'nin 22. ve 23. madde hükümlerine göre fiyatının belirlenerek yüklenici alacağını saptamak, alacağı bulunduğunda asıl davada hüküm altına almak, yapılacak inceleme sonucunda yükleniciye fazla ödeme yapıldığının anlaşılması halinde ise asıl davayı reddetmek, iş sahibinin açtığı birleşen 2010/188 Esas sayılı davayı belirlenen fazla ödeme miktarı üzerinden kabul etmek, yüklenici tarafından açılan birleşen ... Esas sayılı davada yüklenicinin isteminin koşulları oluşmadığından birleşen davanın reddine karar vermek olmalıdır. Kararın açıklanan nedenlerle bozulması uygun bulunmuştur." gerekçesi ile mahkememiz kararının bozulmasına karar verilmiş, dosya bu kez mahkememizin 2014/1223 Esasına kaydedilmiş ve Yargıtay bozma kararına uyularak yargılamaya devam olunmuştur. Bu kez, mahkememizin 06/12/2018 tarihli 2014/1223 Esas 2018/999 sayılı kararı ile asıl dava yönünden bozma kapsamı dışında kalan ve kesinleşen 120.000,00 TL teminat mektubu bedeli, 4.825,58 TL ihrazat bedeli, hakedişe bağlanmamış 94.550,50 TL yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davacının yoksun kalınan kar ve teminat mektubunun faiz ve komisyon masraflarına ilişkin istemin reddine, davacının sözleşme dışı imalat bedeli talebinin kabulü ile 811.669,10 TL nin 29/01/2010 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, Birleşen... 1. ATM nin ... E sayılı davanın reddine, Birleşen... 8. ATM nin 2010/188 E sayılı davanın reddine, Birleşen... 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/1204 E sayılı davanın bozma ilamı kapsamında kesinleşmesiyle yeniden hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmiş, kararın davalı - davacı idare vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2019/749 Esas 2019/3874 Karar sayılı kararı ile "1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre davalı ve birleşen ... ve 2010/188 Esas sayılı dosyalar davacısı iş sahibinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir. 2-Mahkemece hükmüne uyulan Dairemizin 06.02.2014 gün ve 2013/4844 Esas – 2014/754 Karar sayılı bozma ilamında “…yeniden bilirkişi heyeti oluşturularak mahallinde keşif yapılmak suretiyle, sözleşme konusu işte fiilen kullanılan harcın örneklerinin alınıp resmi yetkili laboratuvarlarda analizinin yaptırılarak öncelikle harcın niteliğinin belirlenmesi, analiz sonucuna göre kullanılan harç, sözleşme ve eklerinde kullanılması kararlaştırılan harca uygun ise sözleşme fiyatlarıyla, sözleşmede kullanılması öngörülenden farklı bir harç ise sözleşme eki Uygulama İşleri Genel Şartnamesi’nin 22. ve 23. maddesi hükümlerine göre fiyatının belirlenerek yüklenicinin alacağının saptanması gerektiği açıklanmıştır. Mahkemece bozma ilamından sonra yapılan yargılama sırasında, taraf vekilleri huzurunda ve bilirkişi nezaretinde sözleşme konusu binadan karot metodu ile “duvar harç örnekleri” alınmış, yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu hükme esas alınan 27.09.2017 tarihli bilirkişi raporu ve Gazi Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Malzeme Araştırma ve Koruma Laboratuvarı’nda yapılan inceleme sonucu düzenlenen 15.05.2017 tarihli analiz raporunda, sözleşme konusu restorasyonu yapılan binanın bir kısım yüzeylerinde çimento katkılı horasan harcı, bir kısmında ise katkısız horasan harcı kullanıldığı belirlenmiştir. Sözleşme eki teknik şartnamede restorasyonu yapılan binada çimento takviyeli harç kullanılacağı belirtildiği halde, iş sahibi idarece yayınlanan 06.08.2009 tarihli iç genelgede “korunması gerekli eski eser hiçbir yapı onarımında çimentolu harç kullanılmayacaktır” denilerek sadece horasan harcının kullanılmasının istendiği ve bu şekilde idarece iş değişikliği yapıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda restorasyonu yapılan binada kullanılan çimento takviyeli dolgu harçlarından bir kısmının %15 çimento ilaveli horasan harcı, bir kısmının ise %10 çimento ilaveli horasan harcı olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda sözleşme ve eklerinde çimento katkısı oranının belirtilmemiş olması halinde gerek %10 gerekse %15 çimento katkılı horasan harcı kullanılarak yapılan imalâtlar sözleşmeye uygun olup iş değişikliği sayılamayacağından bu imalâtlar bakımından yeni birim fiyat tespiti ve fiyat farkı verilmesi mümkün değildir. Sözleşme ve eki şartnamede çimento katkısı yönünden oran belirtilmiş olup da gerçekleştirilen imalâtlarda çimento oranının farklı olması halinde ise, bu yüzeylerde sözleşme ve eklerinde kararlaştırılan miktar ve orandan farklı olan miktar ve oranında fiyat farkı istenmesi mümkündür. Yapılan inceleme sonucu düzenlenen analiz raporu ve bilirkişi raporunda, binada çimento katkılı horasan harcı yanında çimento katkısız horasan harcı da kullanıldığı belirlendiğinden sözleşmede bulunmadığı anlaşılan bu horasan harcının birim fiyatının tespitiyle ilgili olarak da, sadece sırf horasan harcı (çimento takviyesiz) kullanılan yüzey bakımından sözleşme hükümleriyle sözleşme eki Uygulama İşleri Genel Şartnamesi’nin 22/2 maddesindeki sıralamaya uyularak ve anılan maddedeki yöntem izlenerek yeni birim fiyat hesaplamasının yapılması gerekir. Mahkemece yukarıda belirtilen hususlar dikkate alınmaksızın düzenlenen yetersiz ve denetime elverişli olmayan asıl ve ek bilirkişi raporunun hükme esas alınması doğru olmamıştır. O halde mahkemece, 6100 sayılı HMK’nın 281/3 maddesi gereğince gerçeğin ortaya çıkması için yeniden oluşturulacak tarihi eserlerin onarımı ve restorasyonu konusunda uzman 3 kişilik teknik bilirkişi kurulundan az yukarıda açıklanan hususlar dikkate alınarak ve belirtilen yönteme uygun hesaplama içeren gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp değerlendirilerek asıl ve birleşen 2010/188 Esas sayılı davada sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığı gibi, asıl dava ile ilgili hüküm bozulduğundan bozmadan sonra verilecek kararda, asıl davada talep edilen tüm alacak kalemleri ile ilgili yeniden hüküm oluşturulması gerekirken, bir kısım alacak kalemleri ile ilgili “yeniden karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmesi ve bir kısım alacak kalemleri ile ilgili de yeniden hüküm kurulması doğru olmamıştır. Kararın açıklanan nedenlerle bozulması uygun bulunmuştur." gerekçesi ile mahkememiz kararının bozulmasına karar verilmiş, dosya bu kez mahkememizin 2020/606 Esasına kaydedilmiş ve Yargıtay bozma ilamına uyularak yargılamaya devam olunmuştur. Asıl dava; yüklenici tarafından açılan, eser sözleşmesinin iş sahibi idare tarafından haksız feshi nedeniyle mahrum kaldığı kâr, ödenmeyen imalât bedeli, revize proje bedellerinden doğan alacak, nakde çevrilen teminat mektubu bedelinden doğan alacak istemlerine, birleşen ... Esas sayılı dava; yüklenici tarafından açılan, idare tarafından zamanında ödenmeyen imalât bedelleri nedeniyle yüklenicinin bankalardan kullanmak zorunda kaldığı kredilerin faiz ve komisyonlarından doğan zararın tahsili istemine, birleşen ... Esas sayılı dava; iş sahibi idare tarafından açılan, yükleniciye hakediş ödemesi yapılırken sehven kesilmeyen gelir vergisi tevkifatının yükleniciden tahsili istemine, birleşen 2010/188 Esas sayılı dava; iş sahibi idare tarafından açılan, teminat mektubunun güncellenmesi nedeniyle oluşan alacak, yükleniciye yapılan fazla ödeme, gecikme cezası, teknik personel bulundurmama cezası ve kira kaybı alacağının tahsili istemlerine ilişkindir. Taraflarca usulüne uygun dayanılan deliller celbedilmiş, bilirkişi raporları alınmıştır. ... ili Beypazarı ilçesi, Suluhan Restorasyon (Onarım) İşi 22/05/2007 tarihinde Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu Kapsamındaki Kültür Varlıklarının Rölöve, Restorasyon, Restitüsyon Projeleri, Sokak Sağlıklaştırma, Çevre Düzenleme Projeleri ve Bunların Uygulamaları ile Değerlendirme, Muhafaza, Nakil İşleri ve Kazı Çalışmalarına İlişkin Mal ve Hizmet Alımlarına Dair Yönetmelik kapsamında açık ihale usulü ile ... – Çağdaş Elektrik İnş. Tek. Res. Dek. Tic. Ltd. Şti adi ortaklığına en uygun teklif olarak değerlendirilerek ihale edilmiş, ihale kararı 15/06/2007 tarihinde onaylanmıştır. Bunun üzerine ... - Çağdaş Elektrik İnş. Tek. Res. Dek. Tic. Ltd. Şti adi ortaklığı ile davalı - davacı idare arasında... ili, Beypazarı ilçesinde bulunan Suluhan Restorasyon İşi Sözleşmesi 02/07/2007 tarihinde 1.994.368,75 TL anahtar teslimi götürü bedel ile imzalanmış, 05/07/2007 tarihinde yer teslimi yapılarak restorasyon işine başlanmış, sözleşmeye göre işin süresi 520 gün olarak ve işin bitirilme tarihi 06/12/2008 olarak tespit edilmiş, 20/06/2008 tarihinde adi ortaklık feshedilerek işin davacı - davalı ... tarafından yürütülmesi kararlaştırılmış, iş sahibinin 24/06/2008 tarihli makam oluru ile bu duruma muvafakat verilmiş ve sözleşmeye konu iş davacı - davalı ... tarafından devam ettirilmiştir. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2019/749 Esas 2019/3874 Karar sayılı bozma ilamı sonrasında eserlerin onarımı ve restorasyonu konusunda uzmanlığı bulunan üç kişilik bilirkişi heyetinden mahkememizce aldırılan 17/01/2022 tarihli bilirkişi raporunda; sözleşmelerin iki tarafında aynı sadakat ve sorumlulukla bağlı oldukları akitler olduğu, sözleşmeye taraf olanların her birinin ayrı ayrı kusurlu olması ile hatalı fesih işleminin gerçekleştiği, ... tarafından ihale usulünün doğru tespit edilemediği, uygulama projesi olmayan proje ile ihale işleminin gerçekleştirildiği, aşırı düşük sorgulama sırasında sunulan dosyanın eksik incelenmesi sebebiyle işin elenmesi gereken istekliye ihale edildiği, çalışılmayan günlerin sözleşmede yer almamasının sözleşmenin maddeleri arasında çelişkiye yol açtığı, hatalı bir durum oluşturduğu, ortak girişimin küçük ortağın ayrılması sonrasında yeni sözleşme imzalanmamış olmasının hatalı bir durum oluşturduğu, ihale dosyasında yer almayan ve yüklenici tarafından gerçekleştirilen imalatlar için yeni birim fiyat tespitlerinin yapılıp bu imalatlar için yükleniciye ödeme yapılması kanaatinde olduğu, bu imalatlar karşılığında ödenmesi gereken bedelin 394.125,08 TL'ye %18 KDV ve Fiyat Farkı ilave edilip yasal kesintilerin (KDV Tevkifatı, Vergiler vb.) yapılması sonrasında ödeme yılına kadar uygulanacak yasal faiz ile tespitinin mümkün olduğu rapor edilmiştir. Taraf vekillerinin beyan ve itirazları üzerine mahkememizce aldırılan ek raporda, kök rapordaki tespit ve görüşler tekrar edilmiştir. Asıl ve kök raporda yapılacak hesaplama sonucunda çıkacak imalat bedeli için ayrıca fiyat hesaplaması yapılması gerektiği yönünde kanaat bildirilmesine karşın fiyat farkı hesabı yapılmadığından fiyat farkı hesabı yapılmasını ve asıl davada ve birleşen ... Esas sayılı davada davacı birleşen diğer davalarda davalı ... vekilinin diğer itirazlarının karşılanmasına için mahkememizce aldırılan 02/08/2022 havale tarihli bilirkişi ikinci ek raporunda; fiyat farkı hesaplanması ile ilgili itirazlar hakkında, bilirkişi heyetinin önceki ek raporundaki görüşlerinin aynen devam ettiği, ancak mahkeme kararı gereği işin sözleşmesine göre fiyat farkı hesabı yapıldığını, birim fiyat tespiti ve iş yerinde 1 m3 söndürülmemiş kireç hazırlanması ile ilgili itirazlar hakkında, asıl raporda da belirtildiği üzere bilirkişi heyetince yüklenici ve İdare arasında ihtilafa konu olan yeni imalat analizleri için kullanılacak malzeme ve işçilik rayiçlerinin davacı tarafından aşırı düşük sorgulama dosyası içerisinde İdareye arz edilen ve İdarece uygun görülen benzer birim fiyatlar kullanılarak oluşturulduğu, Uygulama İşleri Genel Şartnamesinin sözleşmede bulunmayan işlerin birim fiyat tespiti başlıklı 23. maddesinin açık hükmü gereği Proje ve imalat değişikliği kaynaklı olarak yeni birim fiyat tespiti yapılması gerektiği, Yargıtay bozma ilamında da bahsedildiği üzere oluşturulan yeni imalat analizinde kullanılan malzeme ve işçilikler fiyat tespiti için sözleşmenin Uygulama İşleri Genel Şartnamesinin 23.'üncü maddesindeki hususlara uyulmasının şart olduğu, ihale dosyasında olmayan yeni rayiçlerde ise imalatın uygulama yılı olan ...ne ait 2008 yılı Eski Eser Birim Fiyatları kitabındaki rayiç fiyatların kullanıldığı, ayrıca yardımcı analiz olan iş yerinde 1 m3 söndürülmemiş kireç hazırlanması ile ilgili yeniden değerlendirme yapıldığı, yüklenici tarafından aşırı düşük sorgulama dosyası içerisinde yer alan benzer işler için vermiş olduğu bedeller kullanılarak tekrardan değerlendirildiği, yeniden değerlendirme sonucu uygulama yılı esas alınarak 1 m3 söndürülmemiş kireç hazırlanması fiyatının 51 TL olarak hesaplandığı, alacaktan kesinti yapılması teklifine itiraz hakkında, davacı tarafın heyetlerince sonuç kısmında yapılan “KDV ve Fiyat Farkı ilave edilip yasal kesintilerin (KDV Tevkifatı, Vergiler vb.) yapılması sonrasında” hususuna itiraz ettiği, idarelerce yüklenicilere ödenecek her türlü hakedişin kesintilere tabi olduğu, bu kesintilerden bazıları Gelir/Kurumlar Vergisi, Damga Vergisi ve KDV Tevkifatı olduğu, bu kesintiler yapılmadan yapılacak ödemeler Kamu Zararı hususunu doğurur ve Kişisel Geri Ödemeyi (Zimmet) gerektirdiği, dolayısıyla yükleniciye imalattan kaynaklı yapılacak her türlü ödemenin kesintiye tabi tutulması gerektiği, bunun sonrasında tespit edilecek faiz vb. artırımın mahkemenin yetkisinde olduğu, sonuç olarak, hesaplanan fiyat farkının 210.450,13 TL olduğu, yeni birim fiyat tespiti ve yeniden değerlendirme sonucu esas alındığında bedelin ödenmemiş 405.052,50 TL'lik bir ödemenin yükleniciye ödeme yapılması, toplamda 615.502,63 TL ödeme yapılması kanaatinde oldukları rapor edilmiştir. Bilirkişi kök, 1. ek rapor ile 2. ek rapordaki imalat bedeline yönelik olarak, ayrıca 2. ek rapora itirazlar da değerlendirilmek suretiyle denetimine elverişli ve açıklayıcı rapor alınması için mahkememizce aldırılan 24/03/2023 havale tarihli bilirkişi üçüncü ek raporunda; Yargıtay Bozma İlamında da bahsedildiği üzere oluşturulan yeni imalat analizinde kullanılan malzeme ve işçilikler fiyat tespiti için sözleşmenin Uygulama İşleri Genel Şartnamesindeki hususlara uyulmasının şart olduğu, bilirkişi heyetlerince yüklenici ve İdare arasında ihtilafa konu olan yeni imalat analizleri için kullanılacak malzeme ve işçilik rayiçlerinin yüklenici tarafından aşırı düşük sorgulama dosyası içerisinde yer alan benzer işler için vermiş olduğu bedeller kullanılarak hazırlandığı, ihale dosyasında olmayan yeni rayiçlerde ise imalatın uygulama yılı olan ...ne ait 2008 yılı Eski Eser Birim Fiyatları kitabındaki rayiç fiyatların kullanıldığı, ayrıca işin sözleşmesi 02.07.2007 tarihinde imza altına alınmış olup 05.07.2007 tarihinde ise yükleniciye iş yeri tesliminin yapıldığı, 2019/3874 Karar Nolu Yargıtay bozma ilamında “iş sahibi idarece yayınlanan 06.08.2009 tarihli iç genelgede” korunması gerekli eski eser hiçbir yapı onarımında çimentolu harç kullanılmayacaktır” denilerek sadece horasan harcının kullanılmasının istendiği ve bu şekilde iş değişikliği yapıldığının anlaşıldığı ifadesine yer verildiği, ancak bilirkişi heyetlerince imalatın iç genelge yayın tarihinden önce yapıldığı tespit edildiğinden ve buna istinaden raporların hazırlandığı, bu bağlamda, davacı yüklenicinin aşırı düşük teklif sorgulama dosyası içerisinde İdareye sunduğu benzer iş kalemleri için verdiği malzeme ve işçilik fiyatlarının esas alındığı, Uygulama İşleri Genel Şartnamesinde belirtilen hususlar doğrultusunda yüklenicinin teklif fiyatları esas alınarak hesaplama yapıldığından bozma ilamına herhangi bir aykırılık teşkil etmediğinin düşünüldüğü, ayrıca yardımcı analiz olan iş yerinde 1 m3 söndürülmemiş kireç hazırlanması ile ilgili yeniden değerlendirme yapıldığı, kök raporda verilen 1 m3 söndürülmemiş kireç hazırlanması fiyatı 26 TL'nin yazılım programından kaynaklı bir yazılım hatası olduğundan ikinci ek raporda da belirtildiği üzere yeniden değerlendirme sonucu uygulama yılı esas alınarak 51 TL olarak hesaplandığı rapor edilmiştir. Davaya konu han restorasyonu işinde sadece sırf horosan harcı (çimento takviyesiz) kullanılan yüzeyin belirlenmesi, Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin az yukarıda belirtilen 10/10/2019 tarihli bozma ilamında işaret edilen yol izlenerek 2008 yılı itibariyle "Sözleşme Hükümleri İle Sözleşme Eki Uygulama İşleri Genel Şartnamesinin 22/2 maddesindeki (23.maddesi de) sıralamaya uyularak ve anılan maddedeki yöntem izlenerek yeni birim fiyat hesaplamasının", hesaplanan tutarlar itibariyle sadece sırf horosan harcı (çimento takviyesiz) kullanılması nedeniyle sözleşme dışı imalat tutarının belirlenmesi, 4. hakedişin ödenmeyen kısmının miktarının ve 5.hakedişin yapılması gerekip gerekmediğinin, ödenmeyen kısmın bulunup bulunmadığının, bulunmakta ise miktarının rapor edilmesi hususunun değerlendirilmesi için mahkememizce aldırılan 31/10/2024 tarihli bilirkişi dördüncü ek raporunda; 24.07.2024 tarihinde heyetlerince istenen belgelerin taraflarına teslim edildiği, ... ... Bölge Müdürlüğü teknik elemanları ile yüklenicinin hazırlamış ve imza altına alınmış 4 adet hakedişin incelendiği, anahtar teslim götürü bedel işlerde projeye esas puantaj usulü ödeme yapıldığından metraj cetveli oluşturulmayarak ödeme yapıldığının görüldüğü, bu usul ile devam edildiği, 5 nolu hesap kesme hakkedişi yapılmak üzere ...nden mahkemeye gönderilen ve taraflarına iletilen belgelerden “5-son-tasfiye hakediş raporunun” anılan İdare tarafından tek taraflı imza altına alındığı yüklenici firmanın itiraza esas şerhli imzasının bulunmadığının görüldüğü, ayrıca tek taraflı yapılan “5-son-tasfiye hakediş raporun” da 644.263,13 TL gibi müteahhitten kamu alacağı hesaplandığının görüldüğü, yapılan hakedişin detaylı incelemesinde kamu alacağının teknik personel bulundurmama cezasından kaynaklandığının tespit edildiği, ancak teknik personel bulundurmama cezasının hakediş işlemlerine dahil edilebilmesi için tutanaklarla ispatlanmasının esas olduğu, teknik personel bulunmama durumunun ihale makamına da iletilen şantiye defterine her gün ayrı ayrı olarak yazılması ve ayrıca şantiyede yerinde hazırlanacak ve hazır bulunanlarca imzalanacak bir tutanakla tevsikinin şart olduğu, tek taraflı imza altına alınmış “5-son-tasfiye hakediş raporu” eklerinde 28/12/2008 tarihinden 17/09/2009 tarihine kadar farklı meslek gruplarındaki 4 teknik personel için 267 günlük teknik personel bulundurmama cezasının hesaba dahil edildiğinin tespit edildiği, söz konusu 267 günün içerisinde çalışılmayan günler, hafta sonu tatilleri ve resmi tatil günlerinin de dahil edilerek hesaplama yapıldığı, ayrıca bu hesaplamanın eklerinde toplamda 26.01.2009, 06.02.2009, 03.03.2009, 13.04.2009, 15.05.2009, 26.08.2009, 04.09.2009 ve 23.09.2009 tarihlerinde toplam 8 günlük olarak tespit edilen uyarı yazısı, rapor ve tutanak adı ile teknik personelin bulunmadığı yazılarının görüldüğü, bu hususların son yapılacak hesap kesme hakedişinde değerlendirilebilmesi için onaylı şantiye defterlerinin ve 267 gün hesap edilen teknik personel bulundurulmadığına dair çalışmadığı günleri belirten tutanakların gerektiği, taraflarınca ek olarak şantiye defterlerinin temin edilmesinin talep edildiği, ancak heyetlerine iletilen herhangi bir belge ve tutanak olmadığı, belirtilen hususlar çerçevesinde hazırlanan kesin hesapla yüklenicinin 17.09.2009 tarihi itibarıyla 444.528,67 TL alacağı olduğu rapor edilmiştir. Asıl dava yönünden yapılan değerlendirmede; Asıl dava yüklenici tarafından açılan, eser sözleşmesinin iş sahibi idare tarafından haksız feshi nedeniyle mahrum kaldığı kâr, ödenmeyen imalât bedeli, revize proje bedellerinden doğan alacak, nakde çevrilen teminat mektubu bedelinden doğan alacak istemlerine ilişkindir. Asıl davaya konu ödenmeyen imalât bedeli ve revize proje bedellerinden doğan alacak istemleri yönünden yapılan değerlendirmede; ... .... .... .... .... .... .... Karar sayılı bozma ilamı sonrasında mahkememizce aldırılan bilirkişi kök ve ek raporları kapsamında, 02/08/2022 havale tarihli bilirkişi ikinci ve 24/03/2023 tarihli üçüncü ek raporu ile Yargıtay bozma ilamında da bahsedildiği üzere oluşturulan yeni imalat analizinde kullanılan malzeme ve işçilikler fiyat tespiti için sözleşmenin Uygulama İşleri Genel Şartnamesinin 23.'üncü maddesindeki hususlara uyulmasının şart olduğu, ihale dosyasında olmayan yeni rayiçlerde ise imalatın uygulama yılı olan ...ne ait 2008 yılı Eski Eser Birim Fiyatları kitabındaki rayiç fiyatların kullanıldığı, ayrıca yardımcı analiz olan iş yerinde 1 m3 söndürülmemiş kireç hazırlanması ile ilgili yeniden değerlendirme yapıldığı, yüklenici tarafından aşırı düşük sorgulama dosyası içerisinde yer alan benzer işler için vermiş olduğu bedeller kullanılarak tekrardan değerlendirildiği, imalatın iç genelge yayın tarihinden önce yapıldığı dikkate alındığında yeniden değerlendirme sonucu uygulama yılı esas alınarak 1 m3 söndürülmemiş kireç hazırlanması fiyatının 51 TL olarak hesaplandığı rapor edilmiş, mahkememizce bu fiyat belirlemesi açıklanan gerekçelerle yerinde görülmüştür. yine davaya konu han restorasyonu işinde sadece sırf horasan harcı (çimento takviyesiz) kullanılan yüzeyin belirlenmesi, Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin az yukarıda belirtilen 10/10/2019 tarihli bozma ilamında işaret edilen yol izlenerek 2008 yılı itibariyle "Sözleşme Hükümleri İle Sözleşme Eki Uygulama İşleri Genel Şartnamesinin 22/2 maddesindeki (23.maddesi de) sıralamaya uyularak ve anılan maddedeki yöntem izlenerek yeni birim fiyat hesaplamasının", hesaplanan tutarlar itibariyle sadece sırf horasan harcı (çimento takviyesiz) kullanılması nedeniyle sözleşme dışı imalat tutarının belirlenmesi, 4. hakedişin ödenmeyen kısmının miktarının ve 5.hakedişin yapılması gerekip gerekmediğinin, ödenmeyen kısmın bulunup bulunmadığının, bulunmakta ise miktarının rapor edilmesi hususunun değerlendirilmesi talep edilmiş, bilirkişi heyetinin hükme esas alınabilir nitelikteki 31/10/2024 tarihli son ek raporu kapsamında uyuşmazlık değerlendirildiğinde 5 nolu hesap kesme hakkedişi yapılmak üzere ... tarafından mahkememize gönderilen belgelerden “5-son-tasfiye hakediş raporunun” davalı - davacı İdare tarafından tek taraflı imza altına alındığı, yüklenici firmanın itiraza esas şerhli imzasının bulunmadığı, ayrıca tek taraflı yapılan “5-son-tasfiye hakediş raporun”da 644.263,13 TL gibi davacı - davalı yükleniciden kamu alacağı hesaplandığı, ancak bilirkişi marifetiyle yapılan hakedişin detaylı incelemesinde kamu alacağının teknik personel bulundurmama cezasından kaynaklandığının tespit edildiği, teknik personel bulundurmama cezasının hakediş işlemlerine dahil edilebilmesi için tutanaklarla ispatlanmasının esas olduğu, teknik personel bulunmama durumunun ihale makamına da iletilen şantiye defterine her gün ayrı ayrı olarak yazılması ve ayrıca şantiyede yerinde hazırlanacak ve hazır bulunanlarca imzalanacak bir tutanakla tevsikinin şart olduğu, tek taraflı imza altına alınmış “5-son-tasfiye hakediş raporu” eklerinde 28/12/2008 tarihinden 17/09/2009 tarihine kadar farklı meslek gruplarındaki 4 teknik personel için 267 günlük teknik personel bulundurmama cezasının hesaba dahil edildiğinin tespit edildiği, söz konusu 267 günün içerisinde çalışılmayan günler, hafta sonu tatilleri ve resmi tatil günlerinin de dahil edilerek hesaplama yapıldığı, ayrıca bu hesaplamanın eklerinde toplamda 26.01.2009, 06.02.2009, 03.03.2009, 13.04.2009, 15.05.2009, 26.08.2009, 04.09.2009 ve 23.09.2009 tarihlerinde toplam 8 günlük olarak tespit edilen uyarı yazısı, rapor ve tutanak adı ile teknik personelin bulunmadığı yazılarının görüldüğü, bu hususların son yapılacak hesap kesme hakedişinde değerlendirilebilmesi için onaylı şantiye defterlerinin ve 267 gün hesap edilen teknik personel bulundurulmadığına dair çalışmadığı günleri belirten tutanakların gerektiği, mahkememizce şantiye defterlerinin ve ispata yarar delillerin sunulması için kesin süre verilmiş ise de kesin süre içerisinde bu delillerin dava dosyasına ibraz edilmediği, bu kapsamda bilirkişi heyetince yerinde inceleme de yapılmak ve teknik analiz dosyaya kazandırılmak suretiyle hazırlanan kesin hesapla yüklenicinin 17.09.2009 tarihi itibarıyla 444.528,67 TL alacağı olduğu anlaşılmakla, asıl davaya konu ödenmeyen imalât bedeli ve revize proje bedellerinden doğan alacak istemleri yönünden asıl davanın kısmen kabulü ile; 444.528,67 TL'nin 29/01/2010 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermek gerekmiştir. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 06/02/2014 tarihli 2013/4844 Esas 2014/754 Karar sayılı bozma ilamı ile tarafların akdin feshinde "ortak kusurlu" oldukları, yüklenicinin, sözleşmenin feshinde ortak da olsa kusurunun bulunması nedeniyle kar kaybı ve teminat mektubunun faiz ve komisyon gibi masraflarının tazminini talep edemeyeceği, bu taleplerin reddi gerektiği belirlenmekle kar kaybı ve nakde çevrilen teminat mektubu bedelinden doğan alacak istemlerine ilişkin taleplerin asıl davada fazlaya ilişkin istemin reddi suretiyle reddine karar vermek gerekmiştir. Birleşen... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı davası yönünden yapılan değerlendirmede; Birleşen... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı davasında mahkememizin 2014/1223 Esas 2018/999 Karar sayılı ilamı ile verilen hüküm temyiz edilmeksizin kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Birleşen... 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı davası yönünden yapılan değerlendirmede; Birleşen ... Esas sayılı dava; iş sahibi idare tarafından açılan, yükleniciye hakediş ödemesi yapılırken sehven kesilmeyen gelir vergisi tevkifatının yükleniciden tahsili istemine ilişkin olup, taraflar arasında imzalanan eser sözleşmesine ilişkin olarak davalı - davacı idarenin tevkifat uygulamakla yükümlü olduğu, bununla birlikte idarenin şirketin bu yükümlülüğünü yerine getirmeyerek tevkifat uygulamaksızın davacı - davalı yükleniciye ödediği belirlemesinde bulunulduğu, bu haliyle davacının, ödenen tevkifat tutarının rücuen tahsilini talep edemeyeceği anlaşılmakla, davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Birleşen ... Esas sayılı davası yönünden yapılan değerlendirmede; Yargıtay ... ... .... .... .... .... .... .... Karar sayılı bozma ilamı ile işaret edildiği üzere akdin feshinde tarafların ortak kusurlu olması ve asıl davada izah edildiği üzere davacı - davalı yükleniciye fazladan ödeme yapılmaması nedeniyle davalı - davacı iş sahibi idare tarafından açılan, teminat mektubunun güncellenmesi nedeniyle oluşan alacak, yükleniciye yapılan fazla ödeme, gecikme cezası, teknik personel bulundurmama cezası ve kira kaybı alacağının tahsili istemli birleşen davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl davanın KISMEN KABULÜ ile; 444.528,67 TL'nin 29/01/2010 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 1.a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 30.365,75 TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından yatırılan 297 TL peşin harç ve 16.500 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 13.568,75 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, davacı tarafından peşin yatırılan 297 TL peşin harç ve 16.500 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 16.797 TL harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 1.b-Davacı tarafından yapılan 17,15 TL başvurma harcı, 1.219,95 TL posta gideri, 11.000 TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 12.237,10 TL yargılama giderinin kabul-ret oranına göre hesaplanan 4.809,18 TL'sinin davalıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 1.c-Davalı tarafından yapılan 1.064,28 TL posta gideri, 10.000 TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 11.064,28 TL yargılama giderinin kabul-ret oranına göre hesaplanan 6.716,01 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına, 1.ç-Davacı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 70.679,30 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 1.d-Davalı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 106.959,55 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 2-Birleşen... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı davasında mahkememizin 2014/1223 Esas 2018/999 Karar sayılı ilamı ile verilen hüküm temyiz edilmeksizin kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, 3-Birleşen... 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı davasının REDDİNE, 3.a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 427,60 TL harçtan peşin alınan 68,35 TL peşin harç harcın mahsubu ile bakiye 359,25 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3.b-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 3.c-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 3.ç-Davalı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 4.640 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Birleşen ... Esas sayılı davasının REDDİNE, 4.a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından yatırılan 445,50 TL peşin harcından mahsubu ile Hazineye irat kaydına, kalan 17,90 TL karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4.b-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4.c-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 4.ç-Davalı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 30.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-HMK'nın 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 26/12/2024
Başkan ... e-imza Üye ... e-imza Üye ... e-imza Katip ... e-imza