Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6072 E. 2026/2014 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6072
Karar No
2026/2014
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2334 E., 2023/211 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/12 E., 2022/5 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, ........ ili ....... ilçesi .........Mahallesi çalışma alanında bulunan 2 08... parsel sayılı 51.653,64 m² yüzölçümündeki taşınmaz tespit gününden önce Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan bahisle malik hanesi açık bırakılarak; 2 34... , 32, 34... parsel sayılı ve sırasıyla 21.684,42 m², 17.283,16 m², 16.858,44 m² ve 17.342,24 m² yüzölçümündeki taşınmazlar ise tapu kaydı nedeniyle tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Tespit gününden evvel davacı ... tarafından Hazine aleyhine açılan tapu iptali ve tescil davası davaya konu taşınmaz hakkında 2 08... parsel numarası altında tutanak düzenlenmesi nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmış; aynı taşınmaza yönelik olarak ... davaya katılmıştır. Yine ... vekili tarafından askı ilan süresi içerisinde ırsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 2 34... , 32, 34... parsel sayılı taşınmazların müvekkili adına tescili istemi ile açılan dava, aktarılan dava ile birleştirilmiştir. 3. Davacı ... vekili 02.03.2007 tarihli dilekçesi ile 2 08... parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak açmış olduğu davadan feragat etmiş ve adı geçenin bu parsele ilişkin davası tefrik edilerek ayrı esasa kaydedilmiş,bilahare Kulu Kadastro Mahkemesi'nin 21.03.2008 tarihli 2008/15 Esas, 89 Karar sayılı kararıyla davacı ...'nın 2 08... parsel sayılı taşınmaz hakkında açmış olduğu davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş olup hükmün temyiz edilmeksizin 05.08.2008 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. II. CEVAP Davalı Hazine vekili aşamalardaki beyanlarında davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davaya konu 2 34... parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen kısmı üzerinde ... ve mirasçıları lehine; 2 34... parselin (A) harfiyle gösterilen bölümü üzerinde ... lehine; 2 34... parselin tamamı üzerinde davacı ... lehine; 2 34... parsel sayılı taşınmazın (A) harfiyle gösterilen bölümü üzerinde ... lehine 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14, 17... /1 koşullarının oluştuğu, bahsi geçen bölümlerin evveliyatının mera yahut meradan açma olmadığı; 2 08... parsel yönünden ise fen bilirkişi raporu, dosyada mevcut 16.01.1968 tarihli ve 48 sıra numaralı tapu kaydı, Kulu Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 20.11.1967 tarihli ve 424/493 sayılı ilamı ve diğer bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, kesinleşmiş Mahkeme ilamı yoluyla ... adına tespit gören tapu kaydının dava konusu bu parselle aynı yer olduğu, krokisinin aynı ve benzer olduğu, dolayısıyla dava konusu taşınmazın kesinleşmiş Mahkeme ilamıyla oluşan tapu kaydı içerisinde kaldığı ve bu nedenle kesin hüküm teşkil ettiği, tapu kaydı maliki ...'nın ölü olduğu, 3402 sayılı Kanun'un amacının taşınmaz malların sınırlarını arazi ve harita üzerinde ileri sürerek, hukukî durumlarını tespit etmek suretiyle 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun öngördüğü tapu sicilini kurmak olduğu tüm bu nedenlerle dava konusu taşınmazın kesin hükme değer verilerek tapu kayıt maliki ... mirasçıları adına tescil edilmesi gerektiği" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 2 34... parsel sayılı taşınmazın davacı ... adına tesciline; 2 34... parsel sayılı taşınmazın 19.08.2021 önbüro kayıt tarihli bilirkişi raporunda 2 34... parsele ilişkin krokide (A) harfiyle gösterilen 20019,79 m² kısmının aynı ada ve parsel numarasıyla ... adına, geri kalan (B) harfiyle gösterilen 1664,75 m² kısmının aynı adanın en son yeni parsel numarası verilerek ham toprak vasfıyla davalı Hazine adına tapuya tesciline; 2 34... parsele ilişkin krokide (A) harfiyle gösterilen 15965,91 m² kısmının aynı ada ve parsel numarasıyla ... adına, geri kalan (B) harfiyle gösterilen 892,82 m² kısmının aynı adanın en son yeni parsel numarası verilerek ham toprak vasfıyla davalı Hazine adına; 2 34... parsele ilişkin krokide (A) harfiyle gösterilen 14359,98 m² kısmı aynı ada ve parsel numarasıyla ... ve müşterekleri adına, geri kalan (B) harfiyle gösterilen 2982,41 m² kısmının aynı adanın en son yeni parsel numarası verilerek ham toprak vasfıyla davalı Hazine adına ve 2 08... parsel sayılı taşınmazın ise ... ve müşterekleri adına hükümde gösterilen paylarla tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dosya içeriği ve toplanan delillere göre asıl davada dava konusu olan 2 08... parselin Kulu Asliye Hukuk Mahkemesinin 1967/424 Esas, 1967/493 Karar sayılı ve 20.11.1967 tarihli dosyasında davacının muris ..., davalıların ise Kulu Malmüdürlüğü ve ... Belediye Başkanlığı olduğu davada 750 numaralı tapulama parselinin ... adına tesciline dair verilen hükmün kapsamında kaldığı, hükmün taraflarca temyiz edilmeksizin kesinleştiği ve 2 08... parsel yönünden muris ...'nın mirasçıları ile Hazine arasında maddi anlamda kesin hüküm oluşturduğu, dolayısıyla kesinleşen hüküm sonucu oluşan tapu kaydındaki hisseler gözetilerek tescil hükmü kurulması gerekirken yazılı şekilde ... mirasçıları adına tesciline karar verilmesi doğru olmasa da müşterek mülkiyete geçildikten sonra ... hissesini satın alarak 11/32 paya sahip olan ... mirasçıları tarafından hükmün istinafa getirilmemesi nedeniyle 2 08... parselin istinafa gelenin sıfatı gözetilerek ... mirasçıları adına tesciline karar verilmesinde hukuka aykırı yön görülmediği; diğer taraftan birleşen dosyada dava konusu olan 2 04... , 32, 34... parsellerin Asliye Hukuk Mahkemesinin 1967/424 Esas ve 1967/493 Karar sayılı kararının kapsamında yer almadığı, toprak tevzi komisyonunca yapılan tapulama sonucu 03.01.1963 tarihli ve 419 sıralı tapu kaydının ve 744 numaralı komisyon parseli kapsamında yer aldığı, tapunun oluştuğu 1963 yılından geriye doğru 20 yıllık süreci bilebilecek yaştaki tanık Hikmet Köse'nin beyanlarına göre davacı ... ve murisleri tarafından 1943 yılı öncesinden beri kazanıma elverişli şekilde zilyet edildiği, 2 34... numaralı mera parselinin toprak tevzi komisyonunca mera olarak 915 parsel numarası ile tahsis edildiği, 744 parselin 915 parsel sınırları dışında kaldığı, 4753 sayılı Kanun'un 8/1-b, 5618 sayılı Kanun'un Ek-3 ve Ek-4 maddeleri hükmüne göre toprak tevzi komisyonlarınca ihtiyaçtan fazla orta malı arazinin dağıtılabildiği anlaşıldığından davacı ... yararına zilyetlikle kazanım koşulları oluştuğundan 2 34... parselin davacı ... adına tesciline karar verilmesinde hata görülmediği, ancak davacı ...'nın 01.07.2021 tarihli keşifteki beyanlarına göre adına tescil kararı verilenlerce usulünce dava açılmamasına rağmen 2 34... , 34... parsellerin ..., ... ve ... mirasçıları adına tesciline karar verilmesi; ayrıca asıl ve birleşen davalar bağımsızlıklarını korumalarına rağmen karar başlığında ve hüküm fıkrasında ayrı ayrı gösterilmemeleri ve hüküm fıkrasının 2. bendinde infazda duraksama yaratacak şekilde taraflara yüklenen giderlerin belirlenmemesinin doğru olmadığı..." gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne ve resen gözetilen nedenlerle, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b.2 maddesi uyarınca anılan İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle asıl davanın kabulüne; 2 08... parsel sayılı taşınmazın hükümde gösterilen paylarla ... ve müşterekleri adına tesciline; birleşen dava yönünden ise davanın kısmen kabulüne, 2 34... parsel sayılı taşınmazın davacı ... adına tesciline; 2 34... , 34... parseller yönünden davanın reddine, taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; davanın kabulüne ilişkin kısma yönelik hükmü temyiz etttiklerini, kararın eksik inceleme ve araştırma ile verildiğini, duyuma dayalı beyanlara itibar edildiğini, davacının zilyetliğini ispat edemediğini ileri sürerek, ve resen dikkate alınacak diğer nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, somut olayda taraflar arasında kesin hüküm bulunup bulunmadığı ve gerçek kişi şahıslar lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçe dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyize sonu 2 08... parsel sayılı taşınmaza yönelik tüm, 2 34... parsel sayılı taşınmaza yönelik ise aşağıdaki bentin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Ne var ki, 3402 sayılı Kanun'un 1. maddesi uyarınca, kadastro hakimi, doğru, infazı kabil ve infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde karar vermek zorundadır. Somut olayda dava konusu 2 34... parsel sayılı taşınmaz Hazine adına tespit edildiğine göre İlk Derece Mahkemesince "tespitin iptaline" karar verilmesi gerekirken bu hususta karar verilmemiş olması isabetsizdir. Ne var ki, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin ikinci fıkrası gereğince düzeltilerek onanması gerekmiştir. VI. KARAR Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekilinin 2 08... parsele yönelen temyiz itirazlarının reddi ile bu taşınmaz hakkında verilen hükmün ONANMASINA; 2 34... parsele yönelen sair temyiz itirazlarının ise REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle ise 2 34... parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının (C) harfli bölümünün (1) numaralı bendinde yer alan "........... Mahallesi 2 34... parsel sayılı taşınmazın" kelimelerinden sonra gelmek üzere "kadastro tespitinin iptali ile" kelimelerinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/6072, K. 2026/2014, T. 26.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-6072-e-2026-2014-k-c2329e2a29af