Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5305 E. 2026/2017 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/5305
- Karar No
- 2026/2017
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/774 E., 2024/828 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... (Kapatılan) Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/4 E., 2023/4 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ........ ili .......... ilçesi ........ Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi gereğince yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda davacı ........ adına kayıtlı bulunan eski 1524 parsel sayılı 25.460,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 43 65... sayılı parsel numarasıyla ve 24.383,30 m² yüzölçümlü olarak; davalı ... ve paydaşları adına kayıtlı bulunan eski 1526 parsel sayılı 17.395,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise yeni 43 64... sayılı parsel numarasıyla ve 19.087,60 m² yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. 2. Davacı ... vekili 20.05.2016 tarihli dava dilekçesinde özetle; ..... ili ...... ilçesi ...... Mahallesinde yapılan kadastro yenileme çalışmaları neticesinde müvekkiline ait 43 65... parsel sayılı taşınmazının yüzölçümünün azaldığını iddia ederek dava açmıştır. II. CEVAP 1. Davalı Hazine vekili, uygulama kadastrosunun doğru yapıldığını ve evvelki hataların giderildiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. 2. Davalı ...; aleyhe olan hususları kabul etmediğini beyan etmiştir. 3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın öncelikle usulden, aksi takdirde esastan reddine karar verilmesini savunmuştur. 4. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın öncelikle usulden, aksi takdirde esastan reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle "... 3 kişilik jeodezi ve fotogrametri mühendisinden oluşan bilirkişi kurulu tarafından yöntemine uygun şekilde tesis kadastrosu ve 22/a maddesi gereğince yapılan uygulama kadastrosu paftaları ile tesis kadastro tarihine en yakın tarihli hava fotoğraflarının çakıştırılması neticesinde, hava fotoğraflarına göre teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen ve tescil harici yolda kalan 475,89 m²lik kısmın davacı tarafa ait eski 1524 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kaldığı, sınırın mevcut tel örgüsünün olduğu yerden ölçülmesinin kadastro paftasına göre hatalı olduğu, tel örgü ile çevrili sınırın sabit sınır olmadığı, sonradan oluşturulan bir sınır olduğu, yine dava konusu parselin güneydeki sınırının, ... çayı ve ... çayından sonra 1526 sayılı parsel olduğu, iki parsel arasında ... çayının mevcut olduğu, tapulama çalışmaları sırasında her iki parsel arasındaki ... çayının geçtiği çay yatağına ait ve aynı zamanda dava konusu ... nolu parsel ile 1526 sayılı parsel arasındaki mevcut ortak köşe noktalarının yeterli sayıda okunduğu, o tarihte mevcut ... çayının zemindeki ölçü ve sınırlandırmasının eksiksiz olarak ölçülüp tapulama paftasına tersim edildiği, herhangi bir teknik hataya rastlanmadığı, eski tarihli hava fotoğraflarına göre ... çayının yatak değiştirdiği, zemindeki mevcut çayın sonradan oluştuğu, 22/a uygulama çalışmalarında, dava konusu 1524 sayılı parsel ile 1526 sayılı parsel arasındaki ... çayı ile olan ortak mülkiyet sınırlarının hatalı olarak değerlendirildiği..." gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 03.01.2023 havale tarihli bilirkişi raporunun ekindeki krokide (A) harfi ile yeşil renkle gösterilen ve tescil harici yolda kalan 475,89 m²lik kısmın ve krokide (B) harfi ile mavi renkle gösterilen ve tescil harici dere yatağında kalan 382,62 m²lik kısmın ve yine krokide (C) harfi ile kırmızı renkle gösterilen ve eski 15 26... ada 4 parsel sayılı taşınmazın içerisinde kalan 123,63 m²lik kısmın bu parselden çıkartılarak eski 15 24... ada 31 parsel sayılı taşınmaza eklenmesine ve neticeten eski 15 24... ada 31 parsel sayılı taşınmazın 25.365,44 m² yüzölçümlü olarak; eski 15 26... ada 4 parsel sayılı taşınmazın ise 18.963,97 m² yüzölçümlü olarak tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; eksik inceleme ile karar verildiğini, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verildiği halde Hazine lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin isabetsiz olduğunu ileri sürerek ve resen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.